(Modern?)Sanat hakkında konuşalım

Katılım
22 Aralık 2023
Mesajlar
4.734
Makaleler
4
Çözümler
90
Beğeniler
6.815
Herkese merhaba. Bazen çok alakasız yerlerde aklınıza bahsetmeye deceğecek fikirler gelir. Benim de bu fikir aslında tuvaletin konforu sırasında geldi. Aklıma şu soru takıldı; Neden modern sanat böyle oldu? Böyle oldu derken günümüz sanat anlayışının neden tekdüze gittiğini, çok saçma şeylerin de sanat sayıldığını ve değer gördüğü. Bir yandan da "Biz faniler mi göremiyoruz? Bizde o sanat anlayışı yok mu?" diye de düşündüm. Kendimi dışarıya izole edip şu anki bilgi birikimimle düşünmeye başladım.

Eski bilindik eserlere baktığımızda en bilinenlerin, en değerlilerin arkasında bir "hikayesi" olan ve o hikayesinin arkasında bir mücadele olan eserlerin değer gördüğünü söyleyebiliriz. Günümüzden çok önceye gittiğimizde bugün sıradan insanların sahip olduğu hakların neredeyse hiçbirine sahip olmadığımızı görürüz. Geçmişin diktatör ve teokratik yönetimli devletlerinde gücü elinde bulunduran kişinin sözü geçiyordu, piramitte aşağıya indikçe ona göre haklarınız ve imkanlarınız makas farkıyla düşüyordu. "Sanat" kelimesini tanımlayabilecek bilgi birikimine bile sahip olmayabilirdi halk. Söylediğiniz bir kelime dahi sizin ölümünüze sebep olabilirdi.

İnsanlar her zaman kendini ve çevresini, kendi bakış açısıyla anlatmak istemiştir. Bunu da sanat ile yapmıştır. Eski zamanlara baktığımızda sürekli bir baskı ve kısıtlamaların olduğunu görüyoruz. Bu zamanda da insanlar, döneme aykırı veya dönemi tam yansıtan eserler üreterek o baskıya karşı koyuyor. Resimlerini ve heykellerini gizli yapıyor, ürettiği yazılı eserleri vs. el altından yaymaya çalışıyor veya hiç göstermiyor. İnsanların kendilerini ifade etmek için bir şeylerden feragat etmesi gerekiyor, bu özgürlüğünüz veya hayatınız olabilir. Kendinizi çok ciddi sonuçları olabilmesi ihtimaline rağmen ifade etmeye çalışıyorsunuz, gizleniyorsunuz veya yakalanmadan fikrinizi yaymaya çalışıyorsunuz. Bugüne kadar gelen eserlerin çoğunun bir hikayesi var ve o hikayelerin ardında ciddi bir mücadele ve başkaldırı var. Riskler var. O zamanın sanatını da bu kadar cazip ve değerli kılan şey de bu bence. O sanatı sanat yapan sanatın kendisi değil, o sanat için verilenlerdir. O sanatı üretmek için zamanınızı, belki canınızı veya itibarınızı veriyorsunuz, o'nu daha fazla kişiye ulaştırmak veya korumak için türlü türlü işlere giriyorsunuz. Eski sanatı da değerli kılan da bu, harcadıklarınız.

Günümüze geldiğimiz zaman artık böyle bir durumda değiliz. Herhangi bir ekseni veya tarafı aldığımızda bu tarafların çok rahat bir şekilde fikrini belirtebildiğini ve eskisi kadar bir şey vermesine gerek olmadığını görüyoruz. Eskiden belki şiirlerinizi birileri dinleyecek diye şehir-şehir gezmeniz gerekirken bugün bir fikrinizi iki tık ile söyleyebilir hale geldiniz ve bunun bedeli de o kadar ağır değil veya hiç. Artık ölüm korkusu olmadan veya itibarımızı zedelemeden kendimizden bir şey harcamadan fikrimizi belirtebiliyoruz. Karşı çıkanlar olsa dahi bunu geri çevirmek veya kendi avantajına kullanmakta mümkün. Eskiden "ben tanrıya inanmıyorum" demeniz hayatınıza mal olurken bugün YouTube'de "tanrı yok" diyen birçok şahsı bulabilirsiniz.

Fikirlerin özgürleşmesiyle ve fikirleri paylaşmanın bedelinin çok ucuzlaması nedeniyle günümüz sanatı değerini yitirdi. Eski sanat anlayışıyla bakarsak sanatı sanat yapan şey onu üretmek ve yaymak için ödediğimiz bedeldi. Artık böyle bir bedel olmadığı için eski sanat anlayışıyla günümüzde sanat değerini yitirdi ancak günümüzde bir şeyler farklı. Günümüzde fikrini belirtmek artık bir sorun veya bedel ödenmesi gereken bir şey değil, ancak günümüzde farklı olabilmek bir sorun ve bedel ödenmesi gereken bir şey.

Bugün "x akımı", "y akımı", "z akımı" gibi trendler hayatın her alanında insanları birbirine benzemeye itti. Artık her şey o kadar birbirine benzedi ki insanlar birbirinden farklı olmak için normalin dışına çıkmaya başladı. Günümüzün sanat anlayışı da aslında farklı olma arayışında, farklılığı bulma çabasında. Sanat üreten herkesin yapmaya çalıştığı şey normalin dışına çıkarak farklı olabilmek. İyi veya kötü olması fark etmeden farklı olabilmeye çalışıyoruz. Eski zamanın üzerinden "zaman" geçti, o hikayeler günümüze ulaştı, savaşlara ve yağmalara tanık oldular ve üzerinden zaman geçti. Günümüz sanatı ise hala yolunu kaybetmiş ve yönünü arayan bir disiplin.

Günümüz sanatını ve eski sanatı ayıran en büyük şey, eski sanatın düşünce özgürlüğünün eksikliğinde yaratılması ve bütün aşamalarında verilmesi gereken tavizler idi. Günümüzde ise bu tavizler kalmayınca sanat anlayışı bu günün en büyük eksikliği olan farka kaydı. Bugün eski sanatı konuşup üzerinde yorum yapabiliyoruz, çünkü o dönem kapandı ve ulaşan eserler elimizde. Ancak günümüzdeki sanat hala yolunu aramakta ve bu döngünün içerisinde biz varız. Bu dönem bitmeden veya içerisinde daha uzun süre kalmadan yorum yapmamız, günümüz sanat anlayışına "kötü" dememize sebep oluyor. Modern sanatı anlamlandırabilmek için içerisinde daha fazla kalmamız, ona zaman tanımamız ve yolunu bulmasını beklememizi gerektiriyor. İşte o zaman geldiğinde modern sanata daha farklı bakacağımızı düşünüyorum.

Öyle rastgele zamanda aklıma gelen ve kendimce tartmaya değer gördüğüm bir konuydu. Bu soru benim çok ilgimi çekiyor ve sizin de düşüncelerini gerçekten merak ediyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim, eğer ilginizi çektiyse sizin de fikirlerinizi gerçekten duymak isterim. Esenlikle kalın.
 
Bence o kadar basit değil. Zaten birkaç paragraf yazmamın ve kendimce değerlendirmenin de sebebi buydu. Okumadığınız için çok hakim olamadınız bence anlatmak istediğim şeye.
Hocam ben tam paragrafı okudum. O cümle dikkatimi çekti o yüzden o cümleyi alıntıladım.
 
Siz biraz daha hikayesi olsun istiyorsunuz galiba, hergün Fransız ihtilali olmuyor ve hikayesi olan tablolarda yok çünkü her şey basitleşti kimse reklamını canıyla, aklıyla vermesine gerek yok, sevilen bir şey gün yüzüne çıkar sadece keşfedilmeli. Benim şu anki mimariler hoşuma gidiyor mesela.
 
Hikayesinden çok sanatı sanat yapan şeyi aramaya odaklandım, kendi bilgi birikimim ile eski zamanda eskinin eksikliğinin düşünce özgürlüğü olduğunu ve bu dönemde üretilen eserler için verilen tavizlerin o sanata değer kattığına vardım. Günümüz sanatının ise günümüzün eksikliği olan farklılıktan yola çıktığını ancak bunun yeni olduğunu ve hala da yolunu aradığını düşünüyorum. Direkt kıyas yaptığımızda "kötü" izlenimi canlanıyor ama yorum yapmak için modern zamanın yolunu bulmasına ihtiyacı olduğu görüşündeyim. Hiçbir sanat üreticisi ilk ürettiği edebi eserle mükemmele ulaşmıyor, daha fazlasını ürettikçe sanatına sanat katıyor.
 
Sanat biraz mimari olarak da daha soyut hale gidiyor mesela Ayosofya ile İstanbul Modern farkı diyebiliriz.

Aslında bu her yerde her zaman bir farklılık olcakki "ilk ben" diyeceksin kaçtane isyanları konu alan kitap var ama biz sadece bize ulaşanları ve ilkleri biliyoruz.

Benim içinde arkasında olay olan eserler daha güzel ama şu anlık yok çünkü olay yok.
 
Bana kalırsa da modern sanat bir cacığa benzemiyor.
Bir şeyi ifade etmediği için veya en azından sanat eseri diye sergilenen eseri inceleyen birisine bir şey çağrıştırmadığı için bir cacığa benzemiyor diyip geçiyorum.

Bir kadın heykeline bakıyorum herif ne güzel taşa kadını oyup üzerine tül geçirmiş diyorum, bir de modern sanat videosuna denk geldim kadının kocaman kıçına boyayı sürtüp sürtüp tabloya oturtuyorlardı.
 
Ben biraz daha zaman verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Televizyon ve internet, sırf 20-30 yılda kucağımıza bir bomba gibi indi. Sosyal medya geniş çaplı hayatımızda sadece 10-15 yıldır var, yapay zekanın kendimce milat taşı olan ChatGPT 3'ün halka yayımlanması 2023 Kasım, geçen sene. Modern hayatımızı oluşturan unsurlar çok kısa zamandır hayatımızda, eski sanatı değerlendirirken bazen birkaç yüzyılı kapsayan, en azından bir insan ömrünü kapsayan periyotlarda değerlendiriyoruz.
 
Modern sanat hayatımıza girmiş en woke en saçma şeylerden birisidir woke kültürünün dünyayı sardığı yetmiyor sanat, bilim, spor gibi dalları da ağlarının arasına alıyor.

Ben son 2 yılda gelenekçi birine dönüştüm normalde gelişimi savunan bir insandım ama bu gelişimin sonu bizim için hiç iyi olmayacak her yararın bir zararı var her şeyin bir zıttı olduğu gibi.

Mimari olarak bile baktığımızda sanki eski yapılar gelecekte yeniler geçmişte yapılmış gibi hissettiriyor bana.



Gerçek sanat budur birbirinin kopyası olan yapılar sanattan bağımsız. Resim konusuna gelelim mesela geçenlerde bir video gördüm sanatçının biri kadını soyuyor üstüne boya döküyor ve kadını bir ipe bağlayıp büyük bir tuval üstünde sallandırıyor kadının üstünden akan boyalarla ortaya “sanat” demeye bin şahit istenen şey çıkıyor. Bunun neresi sanat? Mona Lisa gibi bir eserle bu ilkokul çocuklarının boyama kitaplarına yaptığı karamalar gibi duran eser bir mi?

Daha çok fazla ve farklı örnek verebilirim ama gerek yok. Sanatta günümüz dünyasında woke kültüründen ibaret.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…