- Katılım
- 22 Aralık 2023
- Mesajlar
- 4.733
- Makaleler
- 4
- Çözümler
- 90
- Beğeniler
- 6.810
Herkese merhaba. Bazen çok alakasız yerlerde aklınıza bahsetmeye deceğecek fikirler gelir. Benim de bu fikir aslında tuvaletin konforu sırasında geldi. Aklıma şu soru takıldı; Neden modern sanat böyle oldu? Böyle oldu derken günümüz sanat anlayışının neden tekdüze gittiğini, çok saçma şeylerin de sanat sayıldığını ve değer gördüğü. Bir yandan da "Biz faniler mi göremiyoruz? Bizde o sanat anlayışı yok mu?" diye de düşündüm. Kendimi dışarıya izole edip şu anki bilgi birikimimle düşünmeye başladım.
Eski bilindik eserlere baktığımızda en bilinenlerin, en değerlilerin arkasında bir "hikayesi" olan ve o hikayesinin arkasında bir mücadele olan eserlerin değer gördüğünü söyleyebiliriz. Günümüzden çok önceye gittiğimizde bugün sıradan insanların sahip olduğu hakların neredeyse hiçbirine sahip olmadığımızı görürüz. Geçmişin diktatör ve teokratik yönetimli devletlerinde gücü elinde bulunduran kişinin sözü geçiyordu, piramitte aşağıya indikçe ona göre haklarınız ve imkanlarınız makas farkıyla düşüyordu. "Sanat" kelimesini tanımlayabilecek bilgi birikimine bile sahip olmayabilirdi halk. Söylediğiniz bir kelime dahi sizin ölümünüze sebep olabilirdi.
İnsanlar her zaman kendini ve çevresini, kendi bakış açısıyla anlatmak istemiştir. Bunu da sanat ile yapmıştır. Eski zamanlara baktığımızda sürekli bir baskı ve kısıtlamaların olduğunu görüyoruz. Bu zamanda da insanlar, döneme aykırı veya dönemi tam yansıtan eserler üreterek o baskıya karşı koyuyor. Resimlerini ve heykellerini gizli yapıyor, ürettiği yazılı eserleri vs. el altından yaymaya çalışıyor veya hiç göstermiyor. İnsanların kendilerini ifade etmek için bir şeylerden feragat etmesi gerekiyor, bu özgürlüğünüz veya hayatınız olabilir. Kendinizi çok ciddi sonuçları olabilmesi ihtimaline rağmen ifade etmeye çalışıyorsunuz, gizleniyorsunuz veya yakalanmadan fikrinizi yaymaya çalışıyorsunuz. Bugüne kadar gelen eserlerin çoğunun bir hikayesi var ve o hikayelerin ardında ciddi bir mücadele ve başkaldırı var. Riskler var. O zamanın sanatını da bu kadar cazip ve değerli kılan şey de bu bence. O sanatı sanat yapan sanatın kendisi değil, o sanat için verilenlerdir. O sanatı üretmek için zamanınızı, belki canınızı veya itibarınızı veriyorsunuz, o'nu daha fazla kişiye ulaştırmak veya korumak için türlü türlü işlere giriyorsunuz. Eski sanatı da değerli kılan da bu, harcadıklarınız.
Günümüze geldiğimiz zaman artık böyle bir durumda değiliz. Herhangi bir ekseni veya tarafı aldığımızda bu tarafların çok rahat bir şekilde fikrini belirtebildiğini ve eskisi kadar bir şey vermesine gerek olmadığını görüyoruz. Eskiden belki şiirlerinizi birileri dinleyecek diye şehir-şehir gezmeniz gerekirken bugün bir fikrinizi iki tık ile söyleyebilir hale geldiniz ve bunun bedeli de o kadar ağır değil veya hiç. Artık ölüm korkusu olmadan veya itibarımızı zedelemeden kendimizden bir şey harcamadan fikrimizi belirtebiliyoruz. Karşı çıkanlar olsa dahi bunu geri çevirmek veya kendi avantajına kullanmakta mümkün. Eskiden "ben tanrıya inanmıyorum" demeniz hayatınıza mal olurken bugün YouTube'de "tanrı yok" diyen birçok şahsı bulabilirsiniz.
Fikirlerin özgürleşmesiyle ve fikirleri paylaşmanın bedelinin çok ucuzlaması nedeniyle günümüz sanatı değerini yitirdi. Eski sanat anlayışıyla bakarsak sanatı sanat yapan şey onu üretmek ve yaymak için ödediğimiz bedeldi. Artık böyle bir bedel olmadığı için eski sanat anlayışıyla günümüzde sanat değerini yitirdi ancak günümüzde bir şeyler farklı. Günümüzde fikrini belirtmek artık bir sorun veya bedel ödenmesi gereken bir şey değil, ancak günümüzde farklı olabilmek bir sorun ve bedel ödenmesi gereken bir şey.
Bugün "x akımı", "y akımı", "z akımı" gibi trendler hayatın her alanında insanları birbirine benzemeye itti. Artık her şey o kadar birbirine benzedi ki insanlar birbirinden farklı olmak için normalin dışına çıkmaya başladı. Günümüzün sanat anlayışı da aslında farklı olma arayışında, farklılığı bulma çabasında. Sanat üreten herkesin yapmaya çalıştığı şey normalin dışına çıkarak farklı olabilmek. İyi veya kötü olması fark etmeden farklı olabilmeye çalışıyoruz. Eski zamanın üzerinden "zaman" geçti, o hikayeler günümüze ulaştı, savaşlara ve yağmalara tanık oldular ve üzerinden zaman geçti. Günümüz sanatı ise hala yolunu kaybetmiş ve yönünü arayan bir disiplin.
Günümüz sanatını ve eski sanatı ayıran en büyük şey, eski sanatın düşünce özgürlüğünün eksikliğinde yaratılması ve bütün aşamalarında verilmesi gereken tavizler idi. Günümüzde ise bu tavizler kalmayınca sanat anlayışı bu günün en büyük eksikliği olan farka kaydı. Bugün eski sanatı konuşup üzerinde yorum yapabiliyoruz, çünkü o dönem kapandı ve ulaşan eserler elimizde. Ancak günümüzdeki sanat hala yolunu aramakta ve bu döngünün içerisinde biz varız. Bu dönem bitmeden veya içerisinde daha uzun süre kalmadan yorum yapmamız, günümüz sanat anlayışına "kötü" dememize sebep oluyor. Modern sanatı anlamlandırabilmek için içerisinde daha fazla kalmamız, ona zaman tanımamız ve yolunu bulmasını beklememizi gerektiriyor. İşte o zaman geldiğinde modern sanata daha farklı bakacağımızı düşünüyorum.
Öyle rastgele zamanda aklıma gelen ve kendimce tartmaya değer gördüğüm bir konuydu. Bu soru benim çok ilgimi çekiyor ve sizin de düşüncelerini gerçekten merak ediyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim, eğer ilginizi çektiyse sizin de fikirlerinizi gerçekten duymak isterim. Esenlikle kalın.
Eski bilindik eserlere baktığımızda en bilinenlerin, en değerlilerin arkasında bir "hikayesi" olan ve o hikayesinin arkasında bir mücadele olan eserlerin değer gördüğünü söyleyebiliriz. Günümüzden çok önceye gittiğimizde bugün sıradan insanların sahip olduğu hakların neredeyse hiçbirine sahip olmadığımızı görürüz. Geçmişin diktatör ve teokratik yönetimli devletlerinde gücü elinde bulunduran kişinin sözü geçiyordu, piramitte aşağıya indikçe ona göre haklarınız ve imkanlarınız makas farkıyla düşüyordu. "Sanat" kelimesini tanımlayabilecek bilgi birikimine bile sahip olmayabilirdi halk. Söylediğiniz bir kelime dahi sizin ölümünüze sebep olabilirdi.
İnsanlar her zaman kendini ve çevresini, kendi bakış açısıyla anlatmak istemiştir. Bunu da sanat ile yapmıştır. Eski zamanlara baktığımızda sürekli bir baskı ve kısıtlamaların olduğunu görüyoruz. Bu zamanda da insanlar, döneme aykırı veya dönemi tam yansıtan eserler üreterek o baskıya karşı koyuyor. Resimlerini ve heykellerini gizli yapıyor, ürettiği yazılı eserleri vs. el altından yaymaya çalışıyor veya hiç göstermiyor. İnsanların kendilerini ifade etmek için bir şeylerden feragat etmesi gerekiyor, bu özgürlüğünüz veya hayatınız olabilir. Kendinizi çok ciddi sonuçları olabilmesi ihtimaline rağmen ifade etmeye çalışıyorsunuz, gizleniyorsunuz veya yakalanmadan fikrinizi yaymaya çalışıyorsunuz. Bugüne kadar gelen eserlerin çoğunun bir hikayesi var ve o hikayelerin ardında ciddi bir mücadele ve başkaldırı var. Riskler var. O zamanın sanatını da bu kadar cazip ve değerli kılan şey de bu bence. O sanatı sanat yapan sanatın kendisi değil, o sanat için verilenlerdir. O sanatı üretmek için zamanınızı, belki canınızı veya itibarınızı veriyorsunuz, o'nu daha fazla kişiye ulaştırmak veya korumak için türlü türlü işlere giriyorsunuz. Eski sanatı da değerli kılan da bu, harcadıklarınız.
Günümüze geldiğimiz zaman artık böyle bir durumda değiliz. Herhangi bir ekseni veya tarafı aldığımızda bu tarafların çok rahat bir şekilde fikrini belirtebildiğini ve eskisi kadar bir şey vermesine gerek olmadığını görüyoruz. Eskiden belki şiirlerinizi birileri dinleyecek diye şehir-şehir gezmeniz gerekirken bugün bir fikrinizi iki tık ile söyleyebilir hale geldiniz ve bunun bedeli de o kadar ağır değil veya hiç. Artık ölüm korkusu olmadan veya itibarımızı zedelemeden kendimizden bir şey harcamadan fikrimizi belirtebiliyoruz. Karşı çıkanlar olsa dahi bunu geri çevirmek veya kendi avantajına kullanmakta mümkün. Eskiden "ben tanrıya inanmıyorum" demeniz hayatınıza mal olurken bugün YouTube'de "tanrı yok" diyen birçok şahsı bulabilirsiniz.
Fikirlerin özgürleşmesiyle ve fikirleri paylaşmanın bedelinin çok ucuzlaması nedeniyle günümüz sanatı değerini yitirdi. Eski sanat anlayışıyla bakarsak sanatı sanat yapan şey onu üretmek ve yaymak için ödediğimiz bedeldi. Artık böyle bir bedel olmadığı için eski sanat anlayışıyla günümüzde sanat değerini yitirdi ancak günümüzde bir şeyler farklı. Günümüzde fikrini belirtmek artık bir sorun veya bedel ödenmesi gereken bir şey değil, ancak günümüzde farklı olabilmek bir sorun ve bedel ödenmesi gereken bir şey.
Bugün "x akımı", "y akımı", "z akımı" gibi trendler hayatın her alanında insanları birbirine benzemeye itti. Artık her şey o kadar birbirine benzedi ki insanlar birbirinden farklı olmak için normalin dışına çıkmaya başladı. Günümüzün sanat anlayışı da aslında farklı olma arayışında, farklılığı bulma çabasında. Sanat üreten herkesin yapmaya çalıştığı şey normalin dışına çıkarak farklı olabilmek. İyi veya kötü olması fark etmeden farklı olabilmeye çalışıyoruz. Eski zamanın üzerinden "zaman" geçti, o hikayeler günümüze ulaştı, savaşlara ve yağmalara tanık oldular ve üzerinden zaman geçti. Günümüz sanatı ise hala yolunu kaybetmiş ve yönünü arayan bir disiplin.
Günümüz sanatını ve eski sanatı ayıran en büyük şey, eski sanatın düşünce özgürlüğünün eksikliğinde yaratılması ve bütün aşamalarında verilmesi gereken tavizler idi. Günümüzde ise bu tavizler kalmayınca sanat anlayışı bu günün en büyük eksikliği olan farka kaydı. Bugün eski sanatı konuşup üzerinde yorum yapabiliyoruz, çünkü o dönem kapandı ve ulaşan eserler elimizde. Ancak günümüzdeki sanat hala yolunu aramakta ve bu döngünün içerisinde biz varız. Bu dönem bitmeden veya içerisinde daha uzun süre kalmadan yorum yapmamız, günümüz sanat anlayışına "kötü" dememize sebep oluyor. Modern sanatı anlamlandırabilmek için içerisinde daha fazla kalmamız, ona zaman tanımamız ve yolunu bulmasını beklememizi gerektiriyor. İşte o zaman geldiğinde modern sanata daha farklı bakacağımızı düşünüyorum.
Öyle rastgele zamanda aklıma gelen ve kendimce tartmaya değer gördüğüm bir konuydu. Bu soru benim çok ilgimi çekiyor ve sizin de düşüncelerini gerçekten merak ediyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim, eğer ilginizi çektiyse sizin de fikirlerinizi gerçekten duymak isterim. Esenlikle kalın.