Bireysel silahlanma ve serbest piyasayı destekleyen biri olarak bu iki konuya katılmıyorum. Sağlık sektörü ABD'nin en büyük eksilerindendir, o konuda hemfikirim.
Bunun sürekli ülkeyi eleştirmekle, Amerikan rüyasıyla yaşamakla alakası yok. Doğduğum ülkeye karşı aidiyet hissim kalmadı. Herhangi bir Avrupa ülkesine veya Amerika'ya hayranlık da beslemiyorum. İsviçre ve İskandinav ülkeleri hariç.
Bu ülkeye hiçbir bir şey borçlu değilim, benden çaldıklarını da geri alacak gücüm yok zaten.
Öncelikle, şunu açıkça belirtmek isterim: Bireysel silahlanma ve serbest piyasa üzerindeki tercihlerin tamamen sana ait ve bunu saygıyla karşılıyoruz. Ancak konu sadece kişisel tercihlerden ibaret değil; toplumda var olan genel sorunları görmek ve bunları kabullenmek de mantığın gereğidir. Amerika'daki silah kültürü ve ekonomik eşitsizlik gibi yapısal sorunlar, senin bireysel tercihlerinin etkisiyle yok olmaz. Bunlar herkes için geçerli gerçeklerdir.
İkinci olarak, aidiyet meselesi. "Kendi ülkemle hiçbir bağım kalmadı" diyorsun. Bu tamamen senin tercihin, fakat eleştirdiğimiz nokta farklı: Türkiye'yi sürekli eleştirmek ve diğer ülkeleri yüceltmek, kişisel bir hayranlık değil, zihni bir bağlılıkla ilgilidir. Aidiyet hissin olmasa bile, kendi ülkeni küçümsemek ve bunu savunmak acizlik göstergesidir.
Bak, senin yazdığın bazı noktalar mantıklı olabilir ama gerçekleri görmek lazım. Türkiye'nin ekonomik ve sosyal durumu gençler için giderek daha zor hale geliyor. İşsizlik, enflasyon, fırsat eşitsizliği. 2023'te yaşananlar bunu açıkça gösterdi. Ülke gençlerine yeterli fırsat sunamıyor. Bu yüzden birçok kişi Amerika veya Almanya'da yaşama hayali kuruyor. Bu, kör hayranlık değil, mantıklı bir seçenek arayışı.
ABD'de de sorunlar var, evet. Ama ekonomi, eğitim ve fırsatlar açısından bakınca Türkiye ile kıyaslandığında çoğu genç için daha cazip bir seçenek. Türkiye'den gitmek isteyen gençlerin sayısı bunu açıkça gösteriyor. Türkiye'nin hali belli, siz de biliyorsunuz, biz de yaşıyoruz. Bu kendi ülkesini sevmemekle ilgili değil, geleceğini garanti altına almakla ilgili.
Eleştiri yapmak değerli ama kendi ülkenin sunduğu imkanları ve gençler için gerçek fırsatları görmek şart. İnsanlar hayal kuruyor, çünkü imkanlar daha iyi. Türkiye'de gelecek kaygısı yaşayan bir genç için Amerika veya Almanya hayali kurmak tamamen normal ve mantıklı.
Türkiye'deki gençlerin Amerika veya Almanya'yı hayal etmesi anlaşılabilir bir durum; işsizlik, enflasyon ve eşitsizlik önemli ve ciddi sorunlar. Ancak sorun, sadece başka bir ülkeyi yüceltmek değil, kendi ülkemizi doğru bir şekilde değerlendirebilmekte yatıyor.
Devamlı olarak ülkemizi küçümsemek, problemleri abartmak ve yabancı ülkelere özlem duymak aslında çözüm arayışından çok, şikayet etmekten ibarettir. Tarih boyunca bu millet en zor zamanlarda bile ayağa kalkabilmiştir; şimdi sadece hayal kurmakla yetinmek, geçmişten ders çıkarmamak demektir.
Amerika veya Almanya'daki fırsatlar çekici olabilir ama orada da bazı zorluklarla karşılaşmak mümkün. Fırsatlar yalnızca coğrafya ile değil; vizyon, azim ve kişisel gayretle de belirlenir.
Sonuç olarak: Geleceğini güvence altına almak mantıklı bir tercih olabilir. Fakat bunu bahane ederek sürekli ülkemizi eleştirmek ve başka ülkelere imrenmek, tartışmaya açık bir tutum. Eleştiride bulunun ve çözüm önerileri getirin; sadece hayal kurmakla kalmak, sorunları olduğundan daha basit göstermekten başka bir şey olmaz.