Alex Mason 2
Yetkin
- Katılım
- 30 Aralık 2023
- Mesajlar
- 606
- Çözümler
- 2
- Beğeniler
- 181
19 yaşındayım ve 6 senedir psikiyatriste gidiyorum. 13 yaşında başladım. Temizlik takıntım vardı. Okul eşyalarıma dokunduktan sonra teknolojik aletlerime dokunamazdım çünkü okul bana çok kirli geliyordu. Mesela ergen psikiyatristime temizlik takıntım olduğunu söyledim. O da Abilify şurup yazdı ve ödevler verdi. Örneğin banyoda çok uzun süre kalıyordum. Her hafta 5 dakika azaltarak banyodan çıkıyordum. 1 saat kalıyorsam sonraki hafta 55 dakika kalıyordum. Ancak o zamanlar OKB'm çok beyin tırmalayıcı değildi. Bu, ergen psikiyatristimdi. Bundan sonrası yetişkin psikiyatristimle ilgili.
2025 yılından itibaren bahsedeyim. Aynı yıl içerisinde iki kez psikiyatri hastanesine yattım. Kız meselesinden dolayı intihara kalkıştım. İlk yattığımda majör depresyon ve kendime zarar verme hâlleri nedeniyle yatırıldım. Psikoza da girmişim. 9 kez EKT uygulandı. 1 ay sonra hastaneden taburcu oldum. İlk taburcu olduğum zamanlar her şey iyiydi fakat 1-2 ay sonra OKB'm yeniden patlak verdi. Mesela dizi izlerken hem anlamadığım için hem de obsesyon nedeniyle defalarca geri sarıyordum. Vücut geliştirme ile uğraştığım için anneme sürekli yemeği zeytinyağıyla yapıp yapmadığını defalarca sorardım. Protein tozu almıştım; karekodu okutarak orijinal olup olmadığını defalarca kontrol ederdim. Orijinal olduğunun onay yazısını görsem bile emin olamıyordum. Sonrasında aynı soruları defalarca sormaya başladım ve bazen ne sorduğum soruyu ne de aldığım cevabı anlayabiliyordum. Ya da aslında anlıyordum fakat kaygı nedeniyle emin olamıyordum. Aynı soruyu 30-60 kez sorduğum oluyordu. Mesela anneme bir sonraki ay protein tozu alıp almayacağımızı veya spor salonu üyeliğini yenileyip yenilemeyeceğimizi defalarca sorardım.
Bir gün bu takıntılara dayanamayıp kendime zarar vermek üzereyken devlet psikiyatri hastanesine yattım. Orası da benim için çok kötüydü. Telefon yasaktı, dışarı çıkmak yasaktı. Oradaki herkes 45-50 yaşlarındaydı ve 18 yaşında olan tek kişi bendim. Yaşıtlarım üniversitede eğlenirken ve eğitim görürken ben psikiyatri hastanesine yatıyordum. İnsanların vakit geçirebileceği doğru düzgün bir aktivite yoktu. 3-4 yaşındaki çocuklara uygun kutu oyunları koymuşlardı. Bir tane de televizyon vardı ve saçma sapan diziler oynuyordu. O kadar kötüydü ve bana o kadar stres yaptı ki 2-3 gün büyük tuvaletimi yapamadım. Zaman geçsin diye uyumaya çalışıyordum fakat çok fazla ses olduğu için uyuyamıyordum. Şizofreni hastaları da vardı ve onların bağırma sesleri geliyordu. Yanlış anlaşılmasın, onları suçlamıyorum. Sadece 18 yaşında olup psikiyatri hastanesine yatmak benim için çok ağırdı. Yaşıtlarımın çoğu üniversitede şenliklerde eğlenirken ben psikiyatri hastanesinde azap çekiyordum. Sonrasında tedaviyi reddedip evime döndüm.
Daha sonra daha deneyimli ve yaşlı bir psikiyatriste gittik. Bana Zedprex, Rivoclon ve Risperdal yazdı. OKB için de ödevler verdi. Mesela anneme aynı soruyu defalarca sorarken bunu 15 kez yapıyordum. Spor salonu üyeliği ve protein tozu alıp almayacağımız gibi soruları 30 kez soruyorsam her hafta beşer beşer azaltıyorduk. 3'e kadar düşürebildik. Sonrasında aralık ayında bunu dizginledim. Aralık-ocak aylarında panik atak ve öfke nöbeti geçirdiğim özel bir olay oldu. Sürekli kusuyordum. İştahım vardı ve yemek yiyebiliyordum fakat üzerinden 1 saat geçmeden kalbim hızlanıyor ve kusuyordum. Yani panik atak geçiriyordum. Doktor, panik atak teşhisini 2026 yılının haziran-temmuz aylarında koydu. Başta doktor da anlayamadı. İlk olarak Buspon yazdı fakat etki etmedi.
Yakın zamandan veya şu anki durumumdan bahsedeceğim. OKB'm yeniden başlıyordu fakat bu sefer 30-60 gibi sayılara çıkmıyordu. Maksimum 5 kez soru sorma seviyesindeydi. Ağustos-eylül aylarında takıntılarım tekrar başladı fakat dediğim gibi sayısı daha azdı. Bunun yanında kontrol etme takıntım da vardı. Windows ayarlarımı kontrol ediyordum; açık veya kapalı olduğundan emin olamıyor, defalarca bakıyordum. Yapmayınca rahatlayamıyordum. Psikiyatristimin verdiği ödevleri yapmakta da zorlanıyordum. Essitalopram, yani Citoles kullandım fakat etki etmedi. Hatta takıntılarım daha da arttı. Şöyle bir takıntım da var: Mesela Techolay Sosyal'de herhangi birinin "GTX 1650 ile uyumlu işlemci" şeklinde bir konu başlığı yazdığını görünce içimden bir obsesyon geliyor ve "Konu sahibinin ekran kartıyla dalga geçtin." diyor. Ardından kendi kendime 4 kez "Ben onun ekran kartıyla dalga geçmedim, aklıma istemsiz bir düşünce geldi." diye söylüyorum. Sonra hapse giren veya kelepçeli birini görünce obsesyon ya da halk tabiriyle vesvese geliyor: "Sen onunla dalga geçtin, 4 kere Tanrı'dan özür dile. Yoksa hapse girersin." diye. Ya da bilgisayarımla ilgili takıntım oluyor: "Eğer 4 kere Tanrı'dan özür dilemezsen bilgisayarın eskir, virüs bulaşır veya bozulur." şeklinde bir kaygı geliyor. Fakir birini gördüğümde de içimden obsesyon/kaygı geliyor ve sanki onunla dalga geçmişim gibi hissediyorum. Bunun kaygı olduğuna eminim fakat kendimi ikna etmeye çalışıyorum. "Ben öyle bir şey demedim, aklımdan istemsiz bir düşünce geçti." diye 4 kez söylüyorum fakat bazen kaygı nedeniyle 4'ten fazla söylediğim de oluyor. 3-4 gündür Faverin kullanıyorum. Öncesinde zaten Risperdal ve Rivoclon kullanıyordum.
Şimdi asıl soruma geçeceğim. Psikiyatristimden memnunum. Psikiyatristimin profesör unvanı var ve tecrübeli bir psikiyatrist. Kitap okumak gibi yapmak istemediğim şeylere beni zorlamıyor. "Yakın zaman" diye başlayan paragraftaki takıntılarımdan dolayı psikiyatristim Faverin yazdı. 1 ay sonra tekrar muayeneye gideceğim. Annem, takıntılarım geçmediği için tedavinin yetersiz olduğunu düşünüyor. Bundan 1 sene önce "imge terapi" diye, psikiyatrist ücretinden bile daha pahalı olan biriyle online görüşme yapmıştım. Yok neymiş, göl hayal edecekmişim, gölün bana ne hissettirdiğini gözlerimi kapatarak söyleyecekmişim. Yanıma da hayalî bir evcil hayvan alacakmışım. Kitap okumamı falan söylüyordu. Gram yararı olmadı. Bu imge terapiyi yapan kişi psikiyatrist değildi fakat söylediğine göre psikiyatri alanında eğitimler almıştı. Bana yararı olmadığı için bırakma kararı aldım. Kadın da bıraktığım için benim emek harcamadığımı, hiç çabalamadığımı söyledi ve beni suçladı. Oysa çabaladım. Bir yandan psikiyatristimin verdiği ödevleri yapıyor, bir yandan da ilaçlarımı kullanıyordum. Beni suçladığını profesör olan psikiyatristime de söyledim. "Doktor hastayı suçlayamaz." dedi. Ayrıca imge terapinin yararlı bir şey olmadığını söyledi.
Daha önce psikoloğa da gittim fakat hep beni suçluyorlar ya da ne yapmam gerektiğini söylemiyorlar. Psikologların "Kitap oku." gibi bana anlamsız gelen önerileri, suçlayıcı ifadeleri ve gitar çalar gibi bacaklarını üst üste atıp önlerindeki kâğıda sessizce benim hakkımda bir şeyler yazmaları beni daha da kötü hissettiriyor. Arada da bana garip gelen şeyler söylüyorlar. Cemre Demirel'in dediği gibi, üniversitede 1-2 slayt okuyup onu doğru sanıyorlar. Hatta bir psikolog, beni zorbalayan keko ve serserilerin eğitimle düzeleceğini söyledi.
Annem şu an bir kitap okuyor. Okuduğu kitabı bir uzman psikolog yazmış ve beni o psikoloğa götürmek istiyor. Ancak şu ana kadar 4-5 psikoloğa gittim ve hiçbiri bana iyi gelmedi. Sizce ne yapmalıyım? Sadece psikiyatrist ile tedavi yürütülebilir mi? Psikologlar bana iyi gelmiyor. Klinik psikoloğa da gittim.
2025 yılından itibaren bahsedeyim. Aynı yıl içerisinde iki kez psikiyatri hastanesine yattım. Kız meselesinden dolayı intihara kalkıştım. İlk yattığımda majör depresyon ve kendime zarar verme hâlleri nedeniyle yatırıldım. Psikoza da girmişim. 9 kez EKT uygulandı. 1 ay sonra hastaneden taburcu oldum. İlk taburcu olduğum zamanlar her şey iyiydi fakat 1-2 ay sonra OKB'm yeniden patlak verdi. Mesela dizi izlerken hem anlamadığım için hem de obsesyon nedeniyle defalarca geri sarıyordum. Vücut geliştirme ile uğraştığım için anneme sürekli yemeği zeytinyağıyla yapıp yapmadığını defalarca sorardım. Protein tozu almıştım; karekodu okutarak orijinal olup olmadığını defalarca kontrol ederdim. Orijinal olduğunun onay yazısını görsem bile emin olamıyordum. Sonrasında aynı soruları defalarca sormaya başladım ve bazen ne sorduğum soruyu ne de aldığım cevabı anlayabiliyordum. Ya da aslında anlıyordum fakat kaygı nedeniyle emin olamıyordum. Aynı soruyu 30-60 kez sorduğum oluyordu. Mesela anneme bir sonraki ay protein tozu alıp almayacağımızı veya spor salonu üyeliğini yenileyip yenilemeyeceğimizi defalarca sorardım.
Bir gün bu takıntılara dayanamayıp kendime zarar vermek üzereyken devlet psikiyatri hastanesine yattım. Orası da benim için çok kötüydü. Telefon yasaktı, dışarı çıkmak yasaktı. Oradaki herkes 45-50 yaşlarındaydı ve 18 yaşında olan tek kişi bendim. Yaşıtlarım üniversitede eğlenirken ve eğitim görürken ben psikiyatri hastanesine yatıyordum. İnsanların vakit geçirebileceği doğru düzgün bir aktivite yoktu. 3-4 yaşındaki çocuklara uygun kutu oyunları koymuşlardı. Bir tane de televizyon vardı ve saçma sapan diziler oynuyordu. O kadar kötüydü ve bana o kadar stres yaptı ki 2-3 gün büyük tuvaletimi yapamadım. Zaman geçsin diye uyumaya çalışıyordum fakat çok fazla ses olduğu için uyuyamıyordum. Şizofreni hastaları da vardı ve onların bağırma sesleri geliyordu. Yanlış anlaşılmasın, onları suçlamıyorum. Sadece 18 yaşında olup psikiyatri hastanesine yatmak benim için çok ağırdı. Yaşıtlarımın çoğu üniversitede şenliklerde eğlenirken ben psikiyatri hastanesinde azap çekiyordum. Sonrasında tedaviyi reddedip evime döndüm.
Daha sonra daha deneyimli ve yaşlı bir psikiyatriste gittik. Bana Zedprex, Rivoclon ve Risperdal yazdı. OKB için de ödevler verdi. Mesela anneme aynı soruyu defalarca sorarken bunu 15 kez yapıyordum. Spor salonu üyeliği ve protein tozu alıp almayacağımız gibi soruları 30 kez soruyorsam her hafta beşer beşer azaltıyorduk. 3'e kadar düşürebildik. Sonrasında aralık ayında bunu dizginledim. Aralık-ocak aylarında panik atak ve öfke nöbeti geçirdiğim özel bir olay oldu. Sürekli kusuyordum. İştahım vardı ve yemek yiyebiliyordum fakat üzerinden 1 saat geçmeden kalbim hızlanıyor ve kusuyordum. Yani panik atak geçiriyordum. Doktor, panik atak teşhisini 2026 yılının haziran-temmuz aylarında koydu. Başta doktor da anlayamadı. İlk olarak Buspon yazdı fakat etki etmedi.
Yakın zamandan veya şu anki durumumdan bahsedeceğim. OKB'm yeniden başlıyordu fakat bu sefer 30-60 gibi sayılara çıkmıyordu. Maksimum 5 kez soru sorma seviyesindeydi. Ağustos-eylül aylarında takıntılarım tekrar başladı fakat dediğim gibi sayısı daha azdı. Bunun yanında kontrol etme takıntım da vardı. Windows ayarlarımı kontrol ediyordum; açık veya kapalı olduğundan emin olamıyor, defalarca bakıyordum. Yapmayınca rahatlayamıyordum. Psikiyatristimin verdiği ödevleri yapmakta da zorlanıyordum. Essitalopram, yani Citoles kullandım fakat etki etmedi. Hatta takıntılarım daha da arttı. Şöyle bir takıntım da var: Mesela Techolay Sosyal'de herhangi birinin "GTX 1650 ile uyumlu işlemci" şeklinde bir konu başlığı yazdığını görünce içimden bir obsesyon geliyor ve "Konu sahibinin ekran kartıyla dalga geçtin." diyor. Ardından kendi kendime 4 kez "Ben onun ekran kartıyla dalga geçmedim, aklıma istemsiz bir düşünce geldi." diye söylüyorum. Sonra hapse giren veya kelepçeli birini görünce obsesyon ya da halk tabiriyle vesvese geliyor: "Sen onunla dalga geçtin, 4 kere Tanrı'dan özür dile. Yoksa hapse girersin." diye. Ya da bilgisayarımla ilgili takıntım oluyor: "Eğer 4 kere Tanrı'dan özür dilemezsen bilgisayarın eskir, virüs bulaşır veya bozulur." şeklinde bir kaygı geliyor. Fakir birini gördüğümde de içimden obsesyon/kaygı geliyor ve sanki onunla dalga geçmişim gibi hissediyorum. Bunun kaygı olduğuna eminim fakat kendimi ikna etmeye çalışıyorum. "Ben öyle bir şey demedim, aklımdan istemsiz bir düşünce geçti." diye 4 kez söylüyorum fakat bazen kaygı nedeniyle 4'ten fazla söylediğim de oluyor. 3-4 gündür Faverin kullanıyorum. Öncesinde zaten Risperdal ve Rivoclon kullanıyordum.
Şimdi asıl soruma geçeceğim. Psikiyatristimden memnunum. Psikiyatristimin profesör unvanı var ve tecrübeli bir psikiyatrist. Kitap okumak gibi yapmak istemediğim şeylere beni zorlamıyor. "Yakın zaman" diye başlayan paragraftaki takıntılarımdan dolayı psikiyatristim Faverin yazdı. 1 ay sonra tekrar muayeneye gideceğim. Annem, takıntılarım geçmediği için tedavinin yetersiz olduğunu düşünüyor. Bundan 1 sene önce "imge terapi" diye, psikiyatrist ücretinden bile daha pahalı olan biriyle online görüşme yapmıştım. Yok neymiş, göl hayal edecekmişim, gölün bana ne hissettirdiğini gözlerimi kapatarak söyleyecekmişim. Yanıma da hayalî bir evcil hayvan alacakmışım. Kitap okumamı falan söylüyordu. Gram yararı olmadı. Bu imge terapiyi yapan kişi psikiyatrist değildi fakat söylediğine göre psikiyatri alanında eğitimler almıştı. Bana yararı olmadığı için bırakma kararı aldım. Kadın da bıraktığım için benim emek harcamadığımı, hiç çabalamadığımı söyledi ve beni suçladı. Oysa çabaladım. Bir yandan psikiyatristimin verdiği ödevleri yapıyor, bir yandan da ilaçlarımı kullanıyordum. Beni suçladığını profesör olan psikiyatristime de söyledim. "Doktor hastayı suçlayamaz." dedi. Ayrıca imge terapinin yararlı bir şey olmadığını söyledi.
Daha önce psikoloğa da gittim fakat hep beni suçluyorlar ya da ne yapmam gerektiğini söylemiyorlar. Psikologların "Kitap oku." gibi bana anlamsız gelen önerileri, suçlayıcı ifadeleri ve gitar çalar gibi bacaklarını üst üste atıp önlerindeki kâğıda sessizce benim hakkımda bir şeyler yazmaları beni daha da kötü hissettiriyor. Arada da bana garip gelen şeyler söylüyorlar. Cemre Demirel'in dediği gibi, üniversitede 1-2 slayt okuyup onu doğru sanıyorlar. Hatta bir psikolog, beni zorbalayan keko ve serserilerin eğitimle düzeleceğini söyledi.
Annem şu an bir kitap okuyor. Okuduğu kitabı bir uzman psikolog yazmış ve beni o psikoloğa götürmek istiyor. Ancak şu ana kadar 4-5 psikoloğa gittim ve hiçbiri bana iyi gelmedi. Sizce ne yapmalıyım? Sadece psikiyatrist ile tedavi yürütülebilir mi? Psikologlar bana iyi gelmiyor. Klinik psikoloğa da gittim.