Tarihi kademeli düşünün, 1. Dünya Savaşı'na katılmama gibi bir durumu olsaydı zaten katılmazdı emin ol. Ne demek istiyorum. Balkan savaşlarından bahsediyorum. Olaydan yıllar önce yaşanan Balkan Savaşlarında Almanya Osmanlı'ya yardım etti. 1. Dünya Savaşı Almanya üzerine oynandı ve bilin bakalım Almanya kime ben sana yardım ettim sıra sende dedi. Daha da ilginç olan 1909 yılına kadar 40 yıl başta olan 2. Abdülhamid Osmanlı'yı her yere peşkeş çekti. Oralara yerleşen dış güçler -2. Abdülhamid sayesinde- zaten 1. Dünya Savaşı ile Osmanlı topraklarını paylaşmıştı. Yani istese de istemese de 1. Dünya Savaşı'na katılmak zorundaydı Osmanlı. Sonrasında M. K. Atatürk ve silah arkadaşları çıkıp aklı temsil etmeselerdi şimdi ülke yoktu. Doğu Kürdistan, Batı zaten Yunanistan olmuştu. İstanbul'u Fetheden Mehmet onu koruyan Atatürk'tür. O zaman Osmanlı'nın manda ve himaye fikrini destekleyip dış güçleri ülkeye satanların torunları bugün ülkemizi ne hale getirdi iyi bakın. Din, tarih bilmezlerin güç sahibi olduğu yerde de ülkemizin her bir fabrikası satıldı. 2. Atatürk de gelmezse olacaklar yukarıda dediğim gibi olacak.
 
@serkansgp, ekstradan belirtmek istiyorum: 1. Dünya Savaşı “Beyler, toplanın, bi' savaşalım.” diyerek ortaya çıkmamıştır. O dönemde yaşanan savaşlara sonradan 1. Dünya Savaşı adı verilmiştir. Yani Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nın doğrudan içinde sayılabilir; çünkü savaşın tarihleri dışında olsa bile, o savaşa katılmasına neden olan bazı çatışmalarda yer almıştır.

Bir şekilde, bu savaşlara hiç katılmadığını varsayalım. Osmanlı padişahları bir süre sonra aşırı derecede geri kafalı bir yönetime sahip olmuştur. Yine de yıkılırdı.
 
Çöküşü yine kaçınılmaz olurdu. Öyle ki vatanına bağlı kişileri sırf sana karşı geldiler diye ülkeye katkı sağlamasına izin vermektense sürgüne ya da zindana atmaya giderek kendince çözüm bulduğunu zanneden bir yönetim vardı.
 
@KökBilgi, Avrupa’dan gelen edebiyatçıların (Namık Kemal, Tevfik Fikret, Rıza Tevfik gibi.) kitaplarını, Avrupa’nın bizden ileride olduğunu ve bizim halen çok geride olduğumuzu belirttikleri için yasakladılar, hatta bazılarını sürgüne yolladılar. Günümüzde ise bu edebiyatçıların yazılarını Türk Dili ve Edebiyatı derslerinden kaldırdılar. Sanırım 1-2 sene öncesine kadar müfredatta yer alıyordu.