tear
Üstün
- Katılım
- 31 Ocak 2024
- Mesajlar
- 2.486
- Makaleler
- 34
- Çözümler
- 31
- Beğeniler
- 3.200
Bu makale, insanlığın ya nesli tükenecek kadar uzun süre yaşayacağını ya da gelecekteki bir medeniyetin evrim geçmişini ya da varyasyonlarını simüle etmek için yeterince büyük bir bilgisayar gücüne sahip olmayacağını ya da muhtemelen şu anda bir bilgisayar simülasyonunun içinde yaşadığımızı savunuyor. Bu durumda, gelecekte torunlarımızın atalarını simüle edecek kadar gelişmiş bir teknolojiye sahip olacağımızı düşünmek yanlış olur, eğer şu anda bir simülasyonun içinde yaşamıyorsak. Bu sonuçtan başka birkaç sonuç da tartışılıyor.
Makale, bilim kurgunun ve teknoloji tahminlerinin gelecekteki hesaplama gücüne dair öngörülerine dayanarak bu tezi geliştiriyor. Buna göre, gelecek nesiller, süper güçlü bilgisayarları sayesinde atalarını veya atalarına benzer insanları ayrıntılı simülasyonlarında çalıştırabilirler. Bu simüle edilen insanlar bilinçliyse, büyük olasılıkla çoğu zihin, orijinal ırktan ziyade orijinal ırkın ileri torunları tarafından simüle edilen insanlara aittir. Bu durumda, eğer şu anda bir bilgisayar simülasyonunun içinde yaşamadığımızı düşünmüyorsak, torunlarının atalarını simüle edeceklerine inanma hakkına sahip olmadığımız sonucuna varırız. Makale, bu temel fikri daha ayrıntılı bir şekilde açıklar.
Bunun, geleceğe dönük spekülasyonlarla ilgilenenler için ilginç olduğu kadar, daha saf teorik soruları da ortaya koyabileceğini belirtiyor. Yapısal bağımsızlık varsayımı, zihin felsefesinden bir varsayım olarak alınıyor ve bu varsayımın, bilgisayarların bilinçli deneyimlerle ilişkilendirilebileceği anlamına geldiği kabul ediliyor. Makale, bu varsayıma dayanarak gelecekteki bir medeniyetin insan zihnini simüle etme yeteneğini tartışıyor ve bunun için gereken hesaplama gücünü tahmin ediyor.
Sonuç olarak, makale, gelecekteki bir medeniyetin, sadece bir kısmını bu amaç için ayırsa bile, insanlık tarihini simüle etmek için yeterli hesaplama gücüne sahip olacağını öne sürüyor.
Bu makalenin temel argümanı şu şekilde özetlenebilir: Eğer medeniyetimizin post-insan aşamasına ulaşma ve atalar simülasyonları çalıştırma olasılığı yüksekse, neden simülasyonun içinde değiliz?
Bu argüman, ya post-insan aşamasına ulaşan medeniyetlerin oranının neredeyse sıfır olduğunu, ya da atalar simülasyonlarına ilgi gösteren medeniyetlerin oranının neredeyse sıfır olduğunu, ya da bizim gibi deneyimlere sahip insanların neredeyse hepsinin bir simülasyonda yaşadığını belirtir.
Bu sonuçtan birkaç olası sonuç çıkarılabilir:
Kaynak: Are You Living in a Simulation?
Makale, bilim kurgunun ve teknoloji tahminlerinin gelecekteki hesaplama gücüne dair öngörülerine dayanarak bu tezi geliştiriyor. Buna göre, gelecek nesiller, süper güçlü bilgisayarları sayesinde atalarını veya atalarına benzer insanları ayrıntılı simülasyonlarında çalıştırabilirler. Bu simüle edilen insanlar bilinçliyse, büyük olasılıkla çoğu zihin, orijinal ırktan ziyade orijinal ırkın ileri torunları tarafından simüle edilen insanlara aittir. Bu durumda, eğer şu anda bir bilgisayar simülasyonunun içinde yaşamadığımızı düşünmüyorsak, torunlarının atalarını simüle edeceklerine inanma hakkına sahip olmadığımız sonucuna varırız. Makale, bu temel fikri daha ayrıntılı bir şekilde açıklar.
Bunun, geleceğe dönük spekülasyonlarla ilgilenenler için ilginç olduğu kadar, daha saf teorik soruları da ortaya koyabileceğini belirtiyor. Yapısal bağımsızlık varsayımı, zihin felsefesinden bir varsayım olarak alınıyor ve bu varsayımın, bilgisayarların bilinçli deneyimlerle ilişkilendirilebileceği anlamına geldiği kabul ediliyor. Makale, bu varsayıma dayanarak gelecekteki bir medeniyetin insan zihnini simüle etme yeteneğini tartışıyor ve bunun için gereken hesaplama gücünü tahmin ediyor.
Sonuç olarak, makale, gelecekteki bir medeniyetin, sadece bir kısmını bu amaç için ayırsa bile, insanlık tarihini simüle etmek için yeterli hesaplama gücüne sahip olacağını öne sürüyor.
Bu makalenin temel argümanı şu şekilde özetlenebilir: Eğer medeniyetimizin post-insan aşamasına ulaşma ve atalar simülasyonları çalıştırma olasılığı yüksekse, neden simülasyonun içinde değiliz?
Bu argüman, ya post-insan aşamasına ulaşan medeniyetlerin oranının neredeyse sıfır olduğunu, ya da atalar simülasyonlarına ilgi gösteren medeniyetlerin oranının neredeyse sıfır olduğunu, ya da bizim gibi deneyimlere sahip insanların neredeyse hepsinin bir simülasyonda yaşadığını belirtir.
Bu sonuçtan birkaç olası sonuç çıkarılabilir:
- Eğer insan-tipi medeniyetlerin post-insan aşamasına ulaşma olasılığı çok düşükse, muhtemelen post-insanlık seviyesine ulaşmadan önce yok olacağız.
- Eğer post-insan medeniyetlerin atalar simülasyonlarına ilgi gösterme olasılığı çok düşükse, ileri medeniyetlerin yollarında önemli bir şekilde birleşim olmalıdır, böylece atalar simülasyonları çalıştırmak isteyen neredeyse hiç kimse yoktur.
- Eğer insan deneyimlerinin çoğunluğu bir simülasyonda yaşıyorsa, büyük olasılıkla kendimizi bir simülasyonda yaşıyor olarak kabul etmeliyiz.
Kaynak: Are You Living in a Simulation?