Dünyadaki kötülüklerin veya fakir halkın sorumlusunun tanrı değil insanlar olduğunu düşünüyorum ben.

Ama insanların da sebebi tanrı değil mi? Yani bir delinin eline silah verip. "sorumluluk bende değil onda" demek gibi bir şey. Eğer insanlara özgür irade vermiş ise kötülüklerin ortaya çıkmasına izin vermiş olur bence.
 
Bilim ve felsefe olarak bir şey diyemem ancak gidip geri dönen insanların anlattıklarına göre bir nevi görev zinciri var. Karma gibi bir şeyler yaşanıyor. Tanrı hiçbir şeye karışmıyor. Fakat dünyaya gelmeden önce kendi ruhunu benliğini geliştirmek için kendin yaşantıyı seçiyormuşsun. Farklı farklı evrenler ve yaşamlar var mış falan.
 
Tanrinin varligini tartismak mantiksiz cunku tamamen bir inanc meselesi. Ne ben yoklugunu kanitlayabilirim ne sen varligini kanitlayabilirsin. Tartisilabilecek konu tanri varsa nasil bir tanri olabilecegi yani dinler.
 
Yıldızlar, evren, vücudumuz, doğa, kimya, fizik, hücreler... Bunların kendi kendine oluşması mantıksız geliyor. Arkasında bir sebep olduğunu düşünüyorum.
10000 yıl önce:

+ Kanka tanrı var mı?
- Olmasaydı yağmuru kim yağdırırdı, depremi kim yapardı...
+ Haklısın kanka.
 
Tanrılar diye soruyu değiştirebilir. Keza kadiri mutlak olan ile tanrı aynı kişi değildir. Zeus da bir tanırıdır. Ben bir tanrıya inanıyorum diyemem ama kesin bir şekilde inanmıyorum da diyemem. Ben bilinemez olduğunu düşünüyorum. Zamanı bile algılamakta sıkıntı çeken beynimizin zaman dışında olan bir şeyi anlayabileceğini de asla düşünmüyorum.
 
Yoksa neden olmadığını mı düşünüyorsunuz? Kendi fikrimi kısa bir şekilde dile getirecek olursam; bence var. Yıldızlar, evren, vücudumuz, doğa, kimya, fizik, hücreler... Bunların kendi kendine oluşması mantıksız geliyor. Arkasında bir sebep olduğunu düşünüyorum.

Tanrının olup olmayacağının bilinmesinin mümkün olmayacağını düşünüyorum.
 
Agnostik bir düşünceye sahip bireyim.

"Tanrı var mı?" gibi soruları saçma buluyorum çünkü "Tanrı" dediğimiz tanımı kanıtlayabilecek veya onu reddedip tamamen inkar edebilecek hiçbir delile sahip değilsiniz ve olamazsınızda. Kanıtlanamayan veya inkar edilemeyen bir olguyu tartışmak ne kadar mantıklı ve doğru? Biraz değişik bir örnek olacak ama, bu "simülasyonda yaşıyoruz" kafası ile aynı. Simülasyonda yaşadığımı kanıtlayabilir misiniz? Hayır. Peki reddedebilir misiniz? Hayır. Çünkü bu durumda mantık aranmaz. Sebebi ise ne kanıtlanabilir ve reddedilebilir olmasıdır.

Din kavramlarını 'çürütemezsiniz' veya 'kanıtlayamazsınız' dememin sebebi bu. Ay'ın ikiye bölündüğünün kanıtını getirebilir misin? Getiremezsin. Çiçekten, börtü böcek hücre evren vesaire gibi şeylerle gelirsin onlarla ikna etmeye çalışırsın ama bunların hiçbiri tek başına yeterli olmaz. Bende senin karşına bilimsel terim koyarak inkar ederim ama benimki de yeterli olmaz. Bu sebepten dolayı "Tanrı var mı?" sorusu yetersiz ve mantıksal açıdan hatalı bir soru.

Yani bu konunun tartışılmasını şahsen saçma buluyorum. Ha, bana ne kadar katılırsınız katılmazsınız bilmem. Herkesin kendi düşüncesi.
 
Tanrı demek güç demektir. Evrenin kusuruna baktığımız zaman gücün olmadığı aksine anomalilerin çok ve her şeyin kafasına göre ilerlediğini görüyoruz.

Yani Tanrının olması için bir sebep yok eğer varsa da tam olarak bir Tanrı değildir. Tanrı her şeyi düzene sokmalı ve kendisine tapılmasını beklemez zira güçlü bir varlığın her şeyi olur veya hiçbir şeye ihtiyacı olmaz. Mesela elinizde PC varken kendinizi özgür hissedersiniz istediğiniz yapabilirsiniz ancak PC'nize zarar vermezsiniz. Tanrının da her şeyi varsa mantıken her şeyin kusursuz olması ve hiçbir şeyin zarar görmemesi gerekir.

Hiçbir şeye ihtiyacı yoksa da bu sefer kendine tapılmasını hatırlanmasını ve böbürlenmesini bekleyemezsiniz. Çünkü hiçbir şeye ihtiyacı yoktur haliyle bir beklentiye de girmemesi gerekir.

Neresinden bakarsanız bakın Tanrı diye bir şeyin gerçek olmadığı aşikar. İnsanlar hep kendinden üstün bir şey istiyorlar bunun doğamızda olması kötü bir şey çünkü karar verme olanağımız var yani korkmak çoğu açıdan bize yeni düşünceler sunuyor. Tanrıya inanan insanlar sırf inanmak için inanmıyor tamamen korkudan inanıyor çünkü Tanrı ölümden sonra ceza vereceğini söylüyor haliyle insanın en kötü duygusu olan korku ile yalnız bırakıyor. Korku ise bilinci ve sorgulama yetisini zayıflatıyor haliyle kısır döngüye giriyor ve iradesi yüksek olmayan insanlar sorgulamadan inanıyor çünkü korkuya boyun eğiyorlar.


Bana göre bir Tanrı yok en azından söylendiği gibi veya bahsedildiği gibi bir varlık yok. Bana göre Tanrısal kavram insanın ta kendisi baktığınız zaman insanlar hür iradeyle istediğini yapabiliyor. Katil olmak isteyen katil olabiliyor veya Dünyayı değiştirmek isteyen birisi fikirleriyle değiştirebiliyor ve geliştirebiliyor. Doğa ise insanı hem yaşatıyor hem de mevcut bedenini öldürüyor. Yani insanoğlu korkularıyla başa çıkmayı tam başardığı zaman kendisini yüceltmesini de bilir ve kişisel olarak güçlenir.

Özellikle fark ettiniz mi bilmiyorum ama Tanrıya inancı olmayan ve sorgulayan insanlar çok bilgili olur ve yorum-betimleme konusunda da şaşırtıcı derecede iyidirler çünkü korkuya esir düşmek yerine korkularını kontrol edebilirler. Bilinçleri zayıflamadığı için zor görünen şeyler kolay gelebilir ayrıca bir şey yapmasalar bile özgürlüklerini hissedebilirsiniz ve güçlü iradelerini görebilirsiniz.

Eğer Tanrı olsaydı herhangi bir şekilde varlığından emin olabilirdik ancak evrenin birçok kısmını gözlemlemeye başladık haliyle herhangi bir güç belirtisi yok. İnsanoğlu asla yalnız olamaz yani farklı evrende ve galakside yaşam bulacağımıza da inanıyorum. Tanrının olmadığını net kanıtlayamam ancak olduğunun kanıtı olmadığına göre olmaması yönündeki tezler daha doğrudur. Tanrısal kavramı reddedemeyebilirsiniz ancak korkunuzla başa çıkmalısınız eğer Tanrı gerçekten varsa düzen bu kadar dengesiz olmazdı en basitinden.