Şöyle diyeyim, bugün Evim ağacı izlerken, mRNA'yı bile harekete geçiren ufacık mikronlar var mış. Çok sistematik ve düzenli bir şey ve mikron düzeyinde her hücremiz içinde olan bir tanecik bir işlem. Bir insanda 10 trilyon hücre var.
Her hücremizde, yaklaşık olarak 10 trilyon hücrede böyle 1 tane işlem gerçekleşiyor.

Yani bunu görüp de bir tasarımcısı yok demek anlamsız olurdu.
 
Bu soru kafamı karıştırıyor. Sizce Tanrı var mı?

Olması veya olmaması önemli değil. Benim için "inanç" kavramı yapacağımız şeylerdir. Bu şeyler kimi zaman önemsizken kimi zaman önemli olabiliyor. Bunu seçmekte bize kaldığı için açıkçası "tanrı" kavramı önemini yitiriyor.
 
Benim zannımca tanrı yok. Keza din kavramının da eski dönem insanlarının ölüm korkusu ve yaşamdan sonra ne olacak merakıyla uydurduğu bir olgu olduğunu düşünüyorum.

Farklı bir açıdan bakarsak uçsuz bucaksız evrende yalnız olduğumuzu asla düşünmüyorum. Bilimsel olarak kanıtlanmasa da bana göre bu evrende Dünya gibi gezegenler, insan gibi gelişmiş varlıklar var.

Dinlerin yalnızca insanlara ve Dünya'ya odaklanması, sadece bizimle ilgilenmesi ise bana tutarsız geliyor. Bu durum, eski dönem insanlarının bencilliğinden, yalnızca kendilerini merkezde gören bir düşünce yapısından kaynaklanıyor olabilir. Belki de başka gezegenlerin ve varlıkların varlığını hayal edebilecek bir kapasiteye sahip değildiler.
 
Ben ilk başta yok derdim ama şimdi varlığı veya yokluğu kanıtlanamaz diyorum. Ayrıca var olması veya olmaması benim hayatıma etki etmiyor semavi dinlerin anlattıklarının aksine. Uzun süre önce de bu konu üzerine düşünmeyi bıraktım keza çünkü doğmadan önce neysem öldükten sonra da aynısı olacağıma inanıyorum.
 
Son düzenleme:
Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz o yüzden varlığı ve yokluğu hakkında tartışmak tamamiyle saçma geliyor bana daha tanrının ne olduğu hakkında net bir yargımız yokken varlığı yokluğu hakkında tartışıyoruz.
 
Bu soru kafamı karıştırıyor. Sizce Tanrı var mı?
Yok.

Eğer bir şekilde varsa, kendisinin zalim ve bencil bir Tanrı olduğunu söyleyebilirim; çünkü ortalama insanın fakirlik yaşaması, savaşların olması, binlerce hastalığın bulunması ve genetik olarak kusurlu doğan binlerce insanın olması gibi olaylar Tanrı'nın ürünü.
 
Son düzenleme:
Varlık, "bence" ile açıklanabilecek bir olgu değil. Tanrı da varlığın ustünde bir kavram olduğuna göre; bence sınırı ile çevrilmiş bir yerde, Tanrı var olsa da yok olsa da, bu Tanrı katında bir bilgiye eşdeger değil, herhangi bir şey de ifade etmez. Benim kabulüm, bu konuda neye dayanak olabilir? Hakkında bilgiye sahip olunamayacak olanı sorgulamaktan ziyade, bilinebilirler üzerine düşünmek; verimlilik yönünden daha faydalıdır.

Aramak ya da bulmak isterseniz; yeryüzünde bir sürü tanrı var zaten. Çoğu da kendi keyfine hizmet ediyor.
 
Son düzenleme:
Hakkında bilgiye sahip olunamayacak olanı sorgulamaktan ziyade
X tanrı hakkında bilgi sahibi olamazsın. Ama Allah hakkında bilgiye sahip olabilirsin, o da kendi anlattığı kadar. Allah'a inanmak veya inanmamak ise kişiye kalmış bir şey.

Fakat aşkınlığı düşünebilen tek canlı türüne ait olarak ben tanrı varlığının sorgusunun oldukça verimli olduğunu düşünüyorum, çünkü sonsuz bir hayat olgusu var. Ben bunu görmezden gelemem. Kendi sorgulaman sonucunda kabul et veya etme o kişiyi bağlar fakat bu sorgu oldukça önemli.

Diğer yandan hayatın akışı, insanın farklı ve derin bir yapıda oluşu, aşkınlık ile bağlantısı olan tek canlı oluşu, bu derin yapıya sahip insanın hayatı anlamlandırma konusundaki gayreti de önemlidir ve bu gayreti sadece ölüm korkusu veya toplumları yönetmek gibi durumlara indirgemek oldukça sığ bir bakış açısı.

Kolektif anlamda tanrının tarihte oluşu ve dilimizde oluşu önemlidir. İnsanın dünyanın oluşması, yaşamın var olması, bu yaşamda akla hizmet olarak kötülüklerin yapılması, düalistik olarak kalbe hizmet olarak da iyiliğin yapılması ve tüm diğer her şey. Bu açık şekilde tanrıya gider. Sadece insanın patolojilere sahip olmaması, ard niyetli olmaması ve bunun yanında analiz felci geçirmemiş olması gerekmektedir. Zira tüm bu saydıklarımın akıl eksenli şeyler olduğunu düşündüğümüzde kalbin kör olacağından tanrıya gidecek yolun da tıkalı olacağı gerçeği pek tabii benim kendi şahsi kanaatime göre açıktır ve gerçektir.

Bunun yanında insanın kalp gözü açıksa ilahi olarak farklı haller yaşar ve bu haller tarif edilemez olur.