Otomotiv dünyasında yıllardır tartışılan konulardan biri de start-stop sistemidir. Kimi sürücüler bu sistemi yakıt tasarrufu sağlayan faydalı bir teknoloji olarak görürken, kimileri ise her kırmızı ışıkta motoru durdurup tekrar çalıştırmanın uzun vadede motora zarar verdiğini düşünür. Hatta birçok kullanıcı araca biner binmez ilk iş olarak start-stop sistemini kapatmayı alışkanlık haline getirmiş durumda.
Peki gerçekten durum nedir? Motorun gün içerisinde onlarca kez durup yeniden çalıştırılması motor ömrünü kısaltır mı, yoksa bu endişeler büyük ölçüde yanlış anlaşılmalardan mı kaynaklanıyor?
Bu sorunun cevabını verebilmek için öncelikle sistemin nasıl çalıştığını anlamak gerekiyor.

Start-Stop Sistemi Nasıl Çalışır?​

Start-stop sisteminin temel amacı araç durduğu sırada gereksiz yakıt tüketimini ve egzoz emisyonlarını azaltmaktır. Araç kırmızı ışıkta durduğunda veya yoğun trafikte beklemeye geçtiğinde motor geçici olarak durdurulur. Sürücü debriyaja bastığında veya fren pedalını bıraktığında ise motor tekrar çalıştırılır ve araç hareket etmeye devam eder. İlk bakışta oldukça basit görünen bu sistem aslında motor kontrol ünitesi, akü yönetim sistemi, marş motoru ve çeşitli sensörlerin birlikte çalışmasıyla görev yapar. Sistem her duruşta devreye girmez. Motor sıcaklığı yeterli değilse, akü seviyesi düşükse, klima sistemi yüksek yük altındaysa veya motor yönetim sistemi uygun görmüyorsa araç motoru durdurmaz. Yani sistem düşündüğümüz kadar basit bir aç-kapa mantığıyla çalışmaz.

start-stop-1 (1).webp


İnsanlar Neden Motora Zarar Verdiğini Düşünüyor?​

Start-stop sistemine yönelik eleştirilerin temelinde oldukça mantıklı görünen bir düşünce bulunur. Bir motorun en fazla aşındığı anlardan biri ilk çalıştırma anıdır. Motor çalışırken yağ pompası sürekli yağ basar ve hareketli parçalar arasında koruyucu bir yağ filmi oluşur. Motor durduğunda ise birçok kişi bu yağ filminin tamamen kaybolduğunu ve her yeniden çalıştırmada motorun yağsız kaldığını düşünür. Teorik olarak bakıldığında bu düşünce mantıklı görünse de günlük kullanımda durum biraz farklıdır. Çünkü kırmızı ışıkta duran bir motor ile gece boyunca park halinde bekleyen motor aynı şartlarda değildir.

Sabah İlk Çalıştırma ile Start-Stop Aynı Şey Değildir​

Motor aşınmasının önemli bölümü ilk çalıştırma sırasında meydana gelir. Bunun sebebi motorun saatler boyunca çalışmamış olmasıdır.
Gece boyunca bekleyen araçta yağın büyük kısmı kartere geri süzülür. Sabah ilk marş sırasında yağın tekrar tüm yüzeylere ulaşması gerekir. İşte motorun en fazla zorlandığı çalıştırmalar bunlardır. Start-stop sisteminde ise motor çoğu zaman yalnızca birkaç saniye veya birkaç dakika durmuş olur. Bu kadar kısa süre içerisinde motor içerisindeki yağ filmi tamamen ortadan kalkmaz. Krank mili yatakları, eksantrik sistemi ve diğer hareketli parçalar üzerinde koruyucu yağ tabakası bulunmaya devam eder.Bu nedenle sabah ilk marş ile trafik ışığında yapılan yeniden çalıştırma aynı şey değildir. Zaten otomobil üreticileri de sistemi tasarlarken bu farkı dikkate alırlar.

Marş Motoruna Daha Fazla Yük Biner mi?​

Evet.
Start-stop sistemli araçlarda marş motoru normal araçlara göre daha fazla çalışır. Ancak burada gözden kaçırılan önemli bir detay vardır. Start-stop sistemine sahip araçlarda kullanılan marş motorları standart sistemlerde kullanılan marş motorlarıyla aynı değildir. Bu parçalar daha fazla çalıştırma çevrimine dayanabilecek şekilde üretilir. Bazı araçlarda güçlendirilmiş marş motorları kullanılırken bazı modellerde marş jeneratörü adı verilen farklı sistemler tercih edilir. Üreticiler bu parçaları tasarlarken aracın kullanım ömrü boyunca gerçekleşecek binlerce ek çalıştırmayı hesaplarlar. Bu nedenle sağlıklı çalışan bir araçta sırf start-stop kullanılıyor diye marş motorunun kısa sürede bozulması beklenmez.
mars-motoru-12v-13dis-renault-clio-5-s-d-46de.webp




Aküye Etkisi Nedir?​

Aslında start-stop sisteminin en fazla yük bindirdiği parçalardan biri aküdür. Bu nedenle start-stop sistemli araçlarda sıradan aküler kullanılmaz. Genellikle AGM veya EFB tipi aküler tercih edilir. Bu aküler standart akülere göre çok daha fazla şarj-deşarj döngüsüne dayanabilir. Birçok kullanıcı akü değişim zamanı geldiğinde maliyeti düşürmek amacıyla standart akü taktırabiliyor. Sonrasında ise sistem düzgün çalışmamaya başlıyor. Start-stop kaynaklı sanılan problemlerin önemli bir kısmı aslında yanlış akü kullanımından kaynaklanıyor.
Bu nedenle üreticinin önerdiği akü tipinden farklı seçim yapmak uzun vadede çeşitli sorunlara yol açabiliyor.

72.webp


Motor Yağının Rolü​

Start-stop sistemleriyle ilgili teknik tartışmalarda en sık gündeme gelen konulardan biri de yağlama sistemidir. Modern motor yağları geçmişte kullanılan yağlardan çok daha gelişmiş yapıdadır.
Motor durduktan sonra bile metal yüzeyler üzerinde ince bir yağ filmi bırakırlar. Bu film sürtünmeyi azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca günümüz motorlarında kullanılan yağ kanalları ve yağlama sistemleri de geçmişe göre çok daha gelişmiştir. Bu nedenle birkaç saniyelik duruşlarda motorun tamamen yağsız kalması gibi bir durum söz konusu değildir.

Turbo Motorlarda Durum Farklı mı?​

Turbo motor kullanan sürücüler arasında start-stop sistemine karşı daha fazla çekince bulunur. Bunun nedeni yıllardır konuşulan turbo soğutma meselesidir. Geçmişte birçok turbo araçta yüksek yük altında kullanımdan sonra motorun hemen stop edilmemesi tavsiye edilirdi. Çünkü turbo çok yüksek sıcaklıklara ulaşabiliyor ve yağ dolaşımının aniden kesilmesi istenmiyordu. Modern araçlarda ise durum büyük ölçüde değişmiş durumda. Motor yönetim sistemleri çok daha gelişmiş hale geldi. Soğutma sistemleri daha verimli çalışıyor. Elektrikli su pompaları ve farklı koruma sistemleri kullanılabiliyor.Ayrıca start-stop sistemi de motorun çalışma şartlarını sürekli izliyor. Eğer motor sıcaklığı uygun seviyelerde değilse sistem devreye girmeyebiliyor. Bu nedenle modern turbo motorlarda start-stop sisteminin turbo ömrünü ciddi şekilde azalttığını söylemek doğru olmaz.

Yakıt Tasarrufu Gerçekten Sağlıyor mu?​

Bu sorunun cevabı kullanım şekline bağlı. Şehir içinde yoğun dur-kalk trafiğinde belirli seviyede tasarruf sağlayabilir. Özellikle büyük şehirlerde kırmızı ışıklarda geçirilen süre düşünüldüğünde sistemin tamamen anlamsız olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak bazı kullanıcıların düşündüğü kadar büyük tasarruflar da sağlamaz. Uzun yolda ise neredeyse hiçbir avantajı yoktur.
Çünkü araç zaten sürekli hareket halindedir. Bu nedenle start-stop sisteminin faydası büyük ölçüde şehir içi kullanımda ortaya çıkar.

Start-Stop Sistemi Kapatılmalı mı?​

Aslında bu sorunun teknik bir cevabından çok kullanım alışkanlıklarıyla ilgili bir cevabı vardır. Motorun zarar göreceğini düşündüğü için sistemi kapatan sürücüler oldukça fazla. Ancak mevcut teknik veriler ve üretici açıklamaları, sağlıklı çalışan modern bir start-stop sisteminin motor ömrünü ciddi şekilde kısalttığını göstermiyor. Buna rağmen bazı sürücüler sistemi kullanmayı tercih etmeyebilir. Sürekli dur-kalk sırasında motorun çalışıp durmasını rahatsız edici bulanlar olabilir. Klima performansının düşmesini istemeyenler olabilir. Trafik akışına göre sistemi kapatmak isteyenler olabilir. Bunların tamamı sürüş konforuyla ilgili tercihlerdir. Fakat yalnızca "motoru bitiriyor" düşüncesiyle sistemi kapatmanın teknik olarak güçlü bir dayanağı bulunmamaktadır.

Start-stop sistemi yıllardır tartışılan bir teknoloji olsa da günümüzde birçok üretici tarafından standart olarak kullanılmaktadır. Bu sistemler sonradan eklenmiş basit çözümler değil, aracın tasarım sürecinin bir parçasıdır. Marş motoru, akü, şarj sistemi ve motor yönetim yazılımı bu çalışma mantığı dikkate alınarak geliştirilir. Bu nedenle sağlıklı çalışan bir start-stop sisteminin motora ciddi zarar verdiğini veya motor ömrünü belirgin şekilde azalttığını söylemek doğru değildir. Elbette sistemin en büyük faydası da bazen abartıldığı kadar yüksek değildir. Sağladığı tasarruf kullanım şartlarına bağlıdır ve çoğu sürücü için büyük rakamlara ulaşmaz. Ancak teknik açıdan değerlendirildiğinde start-stop sistemi motora zarar veren bir teknoloji olmaktan çok, şehir içi kullanımda yakıt tüketimini ve emisyonu azaltmayı amaçlayan bir sistem olarak görülmelidir.

HERKESE GÜVENLİ SÜRÜŞLER
 
Ben turbolu motorlarda önermiyorum çünkü eğer performanslı sürüş yapıldıysa turbo çok ısınıyor ve o yataklardaki yağın devirdaim ile yenilenmesi gerekiyor. Ancak o sürüşün üstüne direkt motor stop edilirse o sıcak turbonun yataklarında yağ yanıp kurum oluyor ve bir sonraki çalıştırmada yatağa zarar verilebiliyor.

Mercedes-BMW özel servisinde çalıştığım zamanlar sırf bundan dolayı aşınmış çok yatak ve mil gördüm, revizyona gönderdiğimiz de oldu.
 
Sürüşe başlamadan önce yaptığım ilk şey; start - stop sistemini kapatmak. Marş motoru ve aküye yük bindiriyor, özellikle çok sıkışık trafikte tavsiye etmem. Turbo sorunu bir oranda çözüldü deseler de pek güvenmiyorum. Sürekli motorun kendini kapatıp yeniden çalışması da benim için rahatsızlık veriyor, hiç alışamadım en az 10 yıldır.
 
Otomotiv dünyasında yıllardır tartışılan konulardan biri de start-stop sistemidir. Kimi sürücüler bu sistemi yakıt tasarrufu sağlayan faydalı bir teknoloji olarak görürken, kimileri ise her kırmızı ışıkta motoru durdurup tekrar çalıştırmanın uzun vadede motora zarar verdiğini düşünür. Hatta birçok kullanıcı araca biner binmez ilk iş olarak start-stop sistemini kapatmayı alışkanlık haline getirmiş durumda.
Peki gerçekten durum nedir? Motorun gün içerisinde onlarca kez durup yeniden çalıştırılması motor ömrünü kısaltır mı, yoksa bu endişeler büyük ölçüde yanlış anlaşılmalardan mı kaynaklanıyor?
Bu sorunun cevabını verebilmek için öncelikle sistemin nasıl çalıştığını anlamak gerekiyor.

start-stop sistemi nasıl çalışır?​

Start-stop sisteminin temel amacı araç durduğu sırada gereksiz yakıt tüketimini ve egzoz emisyonlarını azaltmaktır. Araç kırmızı ışıkta durduğunda veya yoğun trafikte beklemeye geçtiğinde motor geçici olarak durdurulur. Sürücü debriyaja bastığında veya fren pedalını bıraktığında ise motor tekrar çalıştırılır ve araç hareket etmeye devam eder. İlk bakışta oldukça basit görünen bu sistem aslında motor kontrol ünitesi, akü yönetim sistemi, marş motoru ve çeşitli sensörlerin birlikte çalışmasıyla görev yapar. Sistem her duruşta devreye girmez. Motor sıcaklığı yeterli değilse, akü seviyesi düşükse, klima sistemi yüksek yük altındaysa veya motor yönetim sistemi uygun görmüyorsa araç motoru durdurmaz. Yani sistem düşündüğümüz kadar basit bir aç-kapa mantığıyla çalışmaz.

Eki Görüntüle 255433

insanlar neden motora zarar verdiğini düşünüyor?​

Start-stop sistemine yönelik eleştirilerin temelinde oldukça mantıklı görünen bir düşünce bulunur. Bir motorun en fazla aşındığı anlardan biri ilk çalıştırma anıdır. Motor çalışırken yağ pompası sürekli yağ basar ve hareketli parçalar arasında koruyucu bir yağ filmi oluşur. Motor durduğunda ise birçok kişi bu yağ filminin tamamen kaybolduğunu ve her yeniden çalıştırmada motorun yağsız kaldığını düşünür. Teorik olarak bakıldığında bu düşünce mantıklı görünse de günlük kullanımda durum biraz farklıdır. Çünkü kırmızı ışıkta duran bir motor ile gece boyunca park halinde bekleyen motor aynı şartlarda değildir.

sabah ilk çalıştırma ile start-stop aynı şey değildir​

Motor aşınmasının önemli bölümü ilk çalıştırma sırasında meydana gelir. Bunun sebebi motorun saatler boyunca çalışmamış olmasıdır.
Gece boyunca bekleyen araçta yağın büyük kısmı kartere geri süzülür. Sabah ilk marş sırasında yağın tekrar tüm yüzeylere ulaşması gerekir. İşte motorun en fazla zorlandığı çalıştırmalar bunlardır. Start-stop sisteminde ise motor çoğu zaman yalnızca birkaç saniye veya birkaç dakika durmuş olur. Bu kadar kısa süre içerisinde motor içerisindeki yağ filmi tamamen ortadan kalkmaz. Krank mili yatakları, eksantrik sistemi ve diğer hareketli parçalar üzerinde koruyucu yağ tabakası bulunmaya devam eder. Bu nedenle sabah ilk marş ile trafik ışığında yapılan yeniden çalıştırma aynı şey değildir. Zaten otomobil üreticileri de sistemi tasarlarken bu farkı dikkate alırlar.

marş motoruna daha fazla yük biner mi?​

Evet.
Start-stop sistemli araçlarda marş motoru normal araçlara göre daha fazla çalışır. Ancak burada gözden kaçırılan önemli bir detay vardır. Start-stop sistemine sahip araçlarda kullanılan marş motorları standart sistemlerde kullanılan marş motorlarıyla aynı değildir. Bu parçalar daha fazla çalıştırma çevrimine dayanabilecek şekilde üretilir. Bazı araçlarda güçlendirilmiş marş motorları kullanılırken bazı modellerde marş jeneratörü adı verilen farklı sistemler tercih edilir. Üreticiler bu parçaları tasarlarken aracın kullanım ömrü boyunca gerçekleşecek binlerce ek çalıştırmayı hesaplarlar. Bu nedenle sağlıklı çalışan bir araçta sırf start-stop kullanılıyor diye marş motorunun kısa sürede bozulması beklenmez.
Eki Görüntüle 255436


aküye etkisi nedir?​

Aslında start-stop sisteminin en fazla yük bindirdiği parçalardan biri aküdür. Bu nedenle start-stop sistemli araçlarda sıradan aküler kullanılmaz. Genellikle agm veya efb tipi aküler tercih edilir. Bu aküler standart akülere göre çok daha fazla şarj-deşarj döngüsüne dayanabilir. Birçok kullanıcı akü değişim zamanı geldiğinde maliyeti düşürmek amacıyla standart akü taktırabiliyor. Sonrasında ise sistem düzgün çalışmamaya başlıyor. Start-stop kaynaklı sanılan problemlerin önemli bir kısmı aslında yanlış akü kullanımından kaynaklanıyor.
Bu nedenle üreticinin önerdiği akü tipinden farklı seçim yapmak uzun vadede çeşitli sorunlara yol açabiliyor.

Eki Görüntüle 255437

motor yağının rolü​

Start-stop sistemleriyle ilgili teknik tartışmalarda en sık gündeme gelen konulardan biri de yağlama sistemidir. Modern motor yağları geçmişte kullanılan yağlardan çok daha gelişmiş yapıdadır.
Motor durduktan sonra bile metal yüzeyler üzerinde ince bir yağ filmi bırakırlar. Bu film sürtünmeyi azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca günümüz motorlarında kullanılan yağ kanalları ve yağlama sistemleri de geçmişe göre çok daha gelişmiştir. Bu nedenle birkaç saniyelik duruşlarda motorun tamamen yağsız kalması gibi bir durum söz konusu değildir.

Turbo motorlarda durum farklı mı?​

Turbo motor kullanan sürücüler arasında start-stop sistemine karşı daha fazla çekince bulunur. Bunun nedeni yıllardır konuşulan Turbo soğutma meselesidir. Geçmişte birçok Turbo araçta yüksek yük altında kullanımdan sonra motorun hemen stop edilmemesi tavsiye edilirdi. Çünkü Turbo çok yüksek sıcaklıklara ulaşabiliyor ve yağ dolaşımının aniden kesilmesi istenmiyordu. Modern araçlarda ise durum büyük ölçüde değişmiş durumda. Motor yönetim sistemleri çok daha gelişmiş hale geldi. Soğutma sistemleri daha verimli çalışıyor. Elektrikli su pompaları ve farklı koruma sistemleri kullanılabiliyor. Ayrıca start-stop sistemi de motorun çalışma şartlarını sürekli izliyor. Eğer motor sıcaklığı uygun seviyelerde değilse sistem devreye girmeyebiliyor. Bu nedenle modern Turbo motorlarda start-stop sisteminin Turbo ömrünü ciddi şekilde azalttığını söylemek doğru olmaz.

yakıt tasarrufu gerçekten sağlıyor mu?​

Bu sorunun cevabı kullanım şekline bağlı. Şehir içinde yoğun dur-kalk trafiğinde belirli seviyede tasarruf sağlayabilir. Özellikle büyük şehirlerde kırmızı ışıklarda geçirilen süre düşünüldüğünde sistemin tamamen anlamsız olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak bazı kullanıcıların düşündüğü kadar büyük tasarruflar da sağlamaz. Uzun yolda ise neredeyse hiçbir avantajı yoktur.
Çünkü araç zaten sürekli hareket halindedir. Bu nedenle start-stop sisteminin faydası büyük ölçüde şehir içi kullanımda ortaya çıkar.

start-stop sistemi kapatılmalı mı?​

Aslında bu sorunun teknik bir cevabından çok kullanım alışkanlıklarıyla ilgili bir cevabı vardır. Motorun zarar göreceğini düşündüğü için sistemi kapatan sürücüler oldukça fazla. Ancak mevcut teknik veriler ve üretici açıklamaları, sağlıklı çalışan modern bir start-stop sisteminin motor ömrünü ciddi şekilde kısalttığını göstermiyor. Buna rağmen bazı sürücüler sistemi kullanmayı tercih etmeyebilir. Sürekli dur-kalk sırasında motorun çalışıp durmasını rahatsız edici bulanlar olabilir. Klima performansının düşmesini istemeyenler olabilir. Trafik akışına göre sistemi kapatmak isteyenler olabilir. Bunların tamamı sürüş konforuyla ilgili tercihlerdir. Fakat yalnızca "motoru bitiriyor" düşüncesiyle sistemi kapatmanın teknik olarak güçlü bir dayanağı bulunmamaktadır.

Start-stop sistemi yıllardır tartışılan bir teknoloji olsa da günümüzde birçok üretici tarafından standart olarak kullanılmaktadır. Bu sistemler sonradan eklenmiş basit çözümler değil, aracın tasarım sürecinin bir parçasıdır. Marş motoru, akü, şarj sistemi ve motor yönetim yazılımı bu çalışma mantığı dikkate alınarak geliştirilir. Bu nedenle sağlıklı çalışan bir start-stop sisteminin motora ciddi zarar verdiğini veya motor ömrünü belirgin şekilde azalttığını söylemek doğru değildir. Elbette sistemin en büyük faydası da bazen abartıldığı kadar yüksek değildir. Sağladığı tasarruf kullanım şartlarına bağlıdır ve çoğu sürücü için büyük rakamlara ulaşmaz. Ancak teknik açıdan değerlendirildiğinde start-stop sistemi motora zarar veren bir teknoloji olmaktan çok, şehir içi kullanımda yakıt tüketimini ve emisyonu azaltmayı amaçlayan bir sistem olarak görülmelidir.

Herkese güvenli sürüşler.

Auto-hold özelliği yoksa start-stop bence kullanışlı değil.