Ayrıca şunu söylemek istiyorum, islam dahil bir çok dinde “Ruh” kavramı vardır, ruhlar zamandan ve mekandan muaftır bu durumda ruhlar tanrı seviyesinde olmuyor mu?

Tanrı da neden kendimden daha ağır bir taş yaratayım diye düşündüğü için yaratmıyordur. İki tarafın da mantığı şu: Ne gerek var?
Önemli olan eyleme geçmesi değil yaratabiliyor olması yaratması değil.
 
Ayrıca şunu söylemek istiyorum, islam dahil bir çok dinde “Ruh” kavramı vardır, ruhlar zamandan ve mekandan muaftır bu durumda ruhlar tanrı seviyesinde olmuyor mu?


Önemli olan eyleme geçmesi değil yaratabiliyor olması yaratması değil.
İslam'a göre ruhlar tanrının katından inip insan bedenlerine üflenmişlerdir zaten. Yani bir bakıma evet.
 
Ayrıca şunu söylemek istiyorum, islam dahil bir çok dinde “Ruh” kavramı vardır, ruhlar zamandan ve mekandan muaftır bu durumda ruhlar tanrı seviyesinde olmuyor mu?


Önemli olan eyleme geçmesi değil yaratabiliyor olması yaratması değil.
Eğer ki her şeye gücü yeten bir varlık varsa zamandan muaf olan bir şeyi zamana dahil etmeye bu varlığın gücü elbet yetecektir.
 
Ayrıca şunu söylemek istiyorum, islam dahil bir çok dinde “Ruh” kavramı vardır, ruhlar zamandan ve mekandan muaftır bu durumda ruhlar tanrı seviyesinde olmuyor mu?
İslam'da ruh mekandan münezzeh değil. Ruhun ait olduğu mekan farklı. Örneğin bizimle beraber cinlerde yaşıyor aslında, fakat biz onları göremiyoruz. O zaman onlar mekandan münezzeh mi sayılıyor, hayır. Onların mekanı da farklı. Mekandan münezzeh olan sadece Allahtır. Peki bir varlık mekandan münezzeh olsa, o Tanrı seviyesinde olmuş olur mu diye sorsak, buna da hayır cevabını veririz. Çünkü mekandan münezzeh olmak Tanrı'nın vasıfları arasında olsa da bu onu Tanrı yapan vasıf değil. Yani Tanrı mekandan münezzehtir ama her mekandan münezzeh varlık Tanrı değildir.
 
PS5 özel çıkan oyunu birisi üşenmeyip PC'ye portlarsa oynanır neden oynanmasın :D? Argüman saçma olmuş biraz.

İslam'da ruh mekandan münezzeh değil. Ruhun ait olduğu mekan farklı. Örneğin bizimle beraber cinlerde yaşıyor aslında, fakat biz onları göremiyoruz. O zaman onlar mekandan münezzeh mi sayılıyor, hayır. Onların mekanı da farklı. Mekandan münezzeh olan sadece Allahtır. Peki bir varlık mekandan münezzeh olsa, o Tanrı seviyesinde olmuş olur mu diye sorsak, buna da hayır cevabını veririz. Çünkü mekandan münezzeh olmak Tanrı'nın vasıfları arasında olsa da bu onu Tanrı yapan vasıf değil. Yani Tanrı mekandan münezzehtir ama her mekandan münezzeh varlık Tanrı değildir.
Peki ruhlar şu an hangi mekandalar? Ruhlar birnevi biz değil miyiz? Neden ruh olarak gezemiyoruz? Ölünce cinleri görebilecek miyiz? Onları göremiyorsak yaşadıklarını veya beraber yaşadığımızı nasıl biliyoruz?

Benim de kafamı bu sorular karıştırıyor.
 
o Tanrı seviyesinde olmuş olur mu diye sorsak, buna da hayır cevabını veririz. Çünkü mekandan münezzeh olmak Tanrı'nın vasıfları arasında olsa da bu onu Tanrı yapan vasıf değil. Yani Tanrı mekandan münezzehtir ama her mekandan münezzeh varlık Tanrı değildir.

Peki Mekandan ve zamandan muaf olan bir varlık Tanrı seviyesinde değilse nedir?
 
Peki Mekandan ve zamandan muaf olan bir varlık Tanrı seviyesinde değilse nedir?
Tanrı'nın yarattığı bir varlıktır. Melekler mesela, Tanrı değiller ama tam zamanın kapsamı altında da değiller. Yeryüzüne çok kısa sürede inip tekrar göğe yükselebiliyorlar.
Peki ruhlar şu an hangi mekandalar? Ruhlar birnevi biz değil miyiz? Neden ruh olarak gezemiyoruz? Ölünce cinleri görebilecek miyiz? Onları göremiyorsak yaşadıklarını veya beraber yaşadığımızı nasıl biliyoruz?
Ruhlar, insan bedenine verilmeden önce berzah denilen mekandaydı. Ruh şu anda dünyada, senin bedeninin içinde. Öldükten sonra, iyi veya kötü olmana göre ölüm meleğinin sana görünmesi farklılaşır. Senin ruhunu alırlar, semaya(göğe) yükseltirler. Göğe yükselirsin, melekler seni görür vesaire vesaire. Sonra tekrar yeryüzüne döner ve kabir hayatını yaşarsın, kıyametin kopmasını beklersin.
Onların yaşadıklarını nereden biliyoruz sorusuna gelince, inandığımız dinin kaynaklarından biliyoruz. Tabi ben kendi inancıma göre açıkladım sorunun cevabını.
 
Soruya Allah nezdinde cevap vereceğim zira inandığım tanrının haricinde başka bir tanrı üzerinden cevap vermem kendi imanımla çelişkili olur.

@Platon 'un söyleyecekleri gayet yeterli. Ek olarak bahsetmek gerekirse...

Bir ressam her şeyi çizebilir. Ama çizdiğinin içine girip o çizim aleminde varlık olarak bulunamaz. Çünkü ikisi, çizen ve çizilen, farklı boyutlardır. Çizen varlığın çizilen varlık olarak var olması çizen sıfatının düşmesi anlamına gelir.

Allah bir yaratıcıdır.
X Y Z düzleminde yer alan her şey O'nun mülküdür.

Yaratıcı olan bir varlık, yarattığı düzlem ve düzlemin içinde olan her şey kıstasında değerlendirilemez.

Allah yaratıcıdır. Yaratılan yaratıcının müdahalesi altındadır.

Bu doğrultuda Allah, yarattığı varlık boyutunda değerlendirilmeye başlandığı an Allah'ın sıfatları alınmış olur ve Allah'tan söz etmek imkansız olur. Çünkü Allah değil o zaman X tanrıdan bahsediyor oluruz.

Allah'ın sonsuz kudreti insan tarafından algılanamaz. Çünkü güç, kudret kavramı yine X Y Z düzlemine ait kavramlardır. Yaratılan boyuta ait kelimeler ile yaratıcı konumunda olan bir varlığı nitelemek mantıki açıdan sınırlı olur. O sınır da insanın kullandığı yani yaratılanın kullandığı dil organıdır. Yine dil, yani yaratılan nezdinde yaratıcıya sıfatlar yüklemek ve bu sıfatlar ile mutlak bir değerlendirme yapmak hatalıdır.
 
Soruya Allah nezdinde cevap vereceğim zira inandığım tanrının haricinde başka bir tanrı üzerinden cevap vermem kendi imanımla çelişkili olur.

@Platon 'un söyleyecekleri gayet yeterli. Ek olarak bahsetmek gerekirse...

Bir ressam her şeyi çizebilir. Ama çizdiğinin içine girip o çizim aleminde varlık olarak bulunamaz. Çünkü ikisi, çizen ve çizilen, farklı boyutlardır. Çizen varlığın çizilen varlık olarak var olması çizen sıfatının düşmesi anlamına gelir.

Allah bir yaratıcıdır.
X Y Z düzleminde yer alan her şey O'nun mülküdür.

Yaratıcı olan bir varlık, yarattığı düzlem ve düzlemin içinde olan her şey kıstasında değerlendirilemez.

Allah yaratıcıdır. Yaratılan yaratıcının müdahalesi altındadır.

Bu doğrultuda Allah, yarattığı varlık boyutunda değerlendirilmeye başlandığı an Allah'ın sıfatları alınmış olur ve Allah'tan söz etmek imkansız olur. Çünkü Allah değil o zaman X tanrıdan bahsediyor oluruz.

Allah'ın sonsuz kudreti insan tarafından algılanamaz. Çünkü güç, kudret kavramı yine X Y Z düzlemine ait kavramlardır. Yaratılan boyuta ait kelimeler ile yaratıcı konumunda olan bir varlığı nitelemek mantıki açıdan sınırlı olur. O sınır da insanın kullandığı yani yaratılanın kullandığı dil organıdır. Yine dil, yani yaratılan nezdinde yaratıcıya sıfatlar yüklemek ve bu sıfatlar ile mutlak bir değerlendirme yapmak hatalıdır.
Ben de aslında bu şekilde düşünüyorum. Çünkü Allah'a (veya başka dinlerde tanrı ve tanrılara) farklı sıfatlar yüklemek onları kendi kafamızda sınırlamak gibi geliyor. Onu anlayabilcek güce sahip değiliz ve haliyle irademiz de bunu kaldırmayıp bir sınır koyuyor ve bu sınırlar soruları getiriyor.