Tam olarak inanmayanları değilde bu dünyada bedeli ödenmeyecek suçlar olur mesela, onu ancak sonsuz bir ceza ile Allah ödetir. Çünkü tam olarak inanmayan mevzusu altında başka şeyler yatar.

Her insan koşuluna göre farklı şekilde yargılanır. Herkesin şartı aynı değil çünkü. Özgür irademiz + yaratılışımız nasıl olmuş ise ona göre yargılanacağız.

Örnek çok fakirizdir, şartları bizi hırsızlığa itebilir.
 
Tam olarak inanmayanları değilde bu dünyada bedeli ödenmeyecek suçlar olur mesela, onu ancak sonsuz bir ceza ile Allah ödetir. Çünkü tam olarak inanmayan mevzusu altında başka şeyler yatar.

Her insan koşuluna göre farklı şekilde yargılanır. Herkesin şartı aynı değil çünkü. Özgür irademiz + yaratılışımız nasıl olmuş ise ona göre yargılanacağız.

Örnek çok fakirizdir, şartları bizi hırsızlığa itebilir.
Konuştuğumuz ve düşündüğümüz dil, yeryüzündeki konuma ve zamana bağlıyken; Düşüncelerimizle davranışlarımız birçok koşula (Kültür, sosyal çevre, hormonlar, beyindeki sinir hücrelerinin durumu...) bağlıyken özgür irademiz olduğunu savunmak saçma değil mi?

Söylediklerimi gerçekten ciddiye almadıysan ilk başta cevap vermezdin zaten boşa yalan uydurma. :)

Bunu senin bulman lazım çünkü söyleyeceğimi şeyin kanıtı yok ama doğru.
Kanıtı olmayan herhangi bir şeyin doğru olduğunu savunmak=Kendi doğrunu başkasına dayatmak.
İslam inancının yayılma yöntemi tam olarak bu.
 
Son düzenleme:
Konuştuğumuz ve düşündüğümüz dil, yeryüzündeki konuma ve zamana bağlıyken; Düşüncelerimizle davranışlarımız birçok koşula (Kültür, sosyal çevre, hormonlar, beyindeki sinir hücrelerinin durumu...) bağlıyken özgür irademiz olduğunu savunmak saçma değil mi?
Özgür irade, yaşam koşulu içinde seçmek istediklerimizdir. Bunu etkileyen faktörler olur zaten.
 
Her insan tanrı ya zaten yol göstermiştir, inanmaya çalışmak veya öyle hissetmek insanı boşluğa düşürür. Tanrıya insanların inandırılmasının nedeni aslında tanrıya yol gösterdikleri için "başına buyruk" hareket etmemeleri. Bu da "başka insanlara zarar vermek" bu tuzağa düşmeyenin zaten "inanmaya" ihtiyacı yoktur. Onun dışında tanrının ne inana, ne inanmayana zarar verme durumu yoktur. Öyle bir şey olsa insan denilen canlı bu kadar fazla ve "bilinçli" olarak başka insanları öldürebilir miydi? Doğal zarar verme gerçek bir öfke ile olabilir. Bunun olması için her şeyin "doğal" olması lazım. Öfkeyi oluşturan nedenler zaten insanın bilinciyle yaptığı şeyler bundan vazgeçerse öfke olmaz.
 
Her insan tanrı ya zaten yol göstermiştir, inanmaya çalışmak veya öyle hissetmek insanı boşluğa düşürür. Tanrıya insanların inandırılmasının nedeni aslında tanrıya yol gösterdikleri için "başına buyruk" hareket etmemeleri. Bu da "başka insanlara zarar vermek" bu tuzağa düşmeyenin zaten "inanmaya" ihtiyacı yoktur. Onun dışında tanrının ne inana, ne inanmayana zarar verme durumu yoktur. Öyle bir şey olsa insan denilen canlı bu kadar fazla ve "bilinçli" olarak başka insanları öldürebilir miydi? Doğal zarar verme gerçek bir öfke ile olabilir. Bunun olması için her şeyin "doğal" olması lazım. Öfkeyi oluşturan nedenler zaten insanın bilinciyle yaptığı şeyler bundan vazgeçerse öfke olmaz.
Elbette dünyada da cezalandırır ve cezalandırdığı da Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. Azap âyetleri, rahmet âyetlerinden daha çoktur. Kâfirler, Hazret-i Nuh’a (Madem Allah cezalandırıyor, haydi bizi cezalandırsın) demişlerdir. (Hud 32) Daha sonraki âyetlerde ise, inananların gemiye alındığı, inanmayanları ise Allahü teâlânın suda boğduğu bildiriliyor.

Allahü teâlâ ibret olsun diye birçok milletleri cezalandırıp helak ettiğini bildirmiştir. Bu konudaki bazı âyet-i kerime mealleri:
(O kâfirleri dünyada da, ahirette de en şiddetli azap ile cezalandıracağım.) [Al-i İmran 56]
 
Sana bilinç ve düşünebileceğin bir akıl verdiği için. Her şey sana bağlı. Allah bağışlayıcıdır, yaptığın bir çok günahı da affedebilir.
 
Elbette dünyada da cezalandırır ve cezalandırdığı da Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. Azap âyetleri, rahmet âyetlerinden daha çoktur. Kâfirler, Hazret-i Nuh’a (Madem Allah cezalandırıyor, haydi bizi cezalandırsın) demişlerdir. (Hud 32) Daha sonraki âyetlerde ise, inananların gemiye alındığı, inanmayanları ise Allahü teâlânın suda boğduğu bildiriliyor.

Allahü teâlâ ibret olsun diye birçok milletleri cezalandırıp helak ettiğini bildirmiştir. Bu konudaki bazı âyet-i kerime mealleri:
(O kâfirleri dünyada da, ahirette de en şiddetli azap ile cezalandıracağım.) [Al-i İmran 56]
Bu mantığına göre Nuh'un gemiye almadığı hayvanlar da imansız durumuna düşüyor. "Yok o ayette yalnızca insanlardan bahsediyor" diyorsan; İslamın tanrısının kendisine inandığı halde hayvanlara karşı hiç merhametli olmadığı sonucu çıkıyor. Kısacası nereden baksan tutarsızlık.

Sana bilinç ve düşünebileceğin bir akıl verdiği için. Her şey sana bağlı. Allah bağışlayıcıdır, yaptığın birçok günahı da affedebilir.Şüphe edenlerin gözüne perde çeken, kulaklarına ağırlık koyan, şuphe içinde olan kişiye şeytan tahsis edip yoldan çıkaran Allah değil miydi? 😁

Sana bilinç ve düşünebileceğin bir akıl verdiği için. Her şey sana bağlı. Allah bağışlayıcıdır, yaptığın bir çok günahı da affedebilir.
Şüphe edip inanmayanların gözüne perde çeken, kulaklarına ağırlık koyan, kalplerini mühürleyen ve şeytan tahsis edip yoldan çıkaran bir allahtan bahsediyoruz haberin olsun. 😁
 
Son düzenleme: