Vergi vermek zoruma gitmiyor ancak ürünün fiyatının 2 katı vergi verince insana dokunuyor. Vergimizde işe yarasa bari birilerinin cebine gidiyor. Ülkeden gitmek te çare değil ne yazık ki. Gittikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak kesin. Sosyal hayat olmayacak. Ailen yanında olmayacak. Yeni bir kültür yeni bir dil yeni kurallar ile sıfırdan başlayacaksınız. Kolay bir şey değil.
Hocam zaten verdiğim verginin işime yaramaması gücüme gidiyor. Gittikten sonra ne olursa olsun hakkımın karşılığını alacağım. Artık doğduğun yer değil doyduğun yer devri biz gibi düşük gelir seviyesine sahip ülkeler için.
 
İşçi sınıfının safına hoş geldin dostum. Azıcık yurt sevgin varsa örgütlenmeni öneririm. Yoksa da dediğin gibi kendini harcama, yurt dışında şansını dene.
 
Bu ülkede ya yeterli bir maddi duruma sahip olacaksınız ya da deli olacaksınız. Öbür türlü hayattan keyif almanız aşırı zor.



Dili sağlam bir şekilde öğrenseniz bile son derece değişime açık bir insan olmanız gerekiyor. Dediğiniz gibi yeni bir kültür, farklı bir toplumsal yapı ve farklı gelenekler. Değişime kolay ayak uydurabilen biri değilseniz uzun süre uyum sorunları yaşarsınız.
Hocam gittiğiniz toplum yapısına da bağlı bu. Bakın geçenlerde çalıştığım yerden ayrılmadan önce iade ürün geldi, dükkanda tektim o yüzden gelen kişiyi biraz bekletmem gerekti. Adam beklerken bana hayatım hakkında özel veya genel hiç farketmesizin soru sormaktan çekinmiyor. Bu terbiyesizliktir. Yurt dışında en azından benim gördüğüm kadarıyla bunu göremezsiniz. Şahsen normal sınırını bilen insanlar için bu şekilde toplum yapısına alışmak çok da zor olmayacaktır diye düşünüyorum.

İşçi sınıfının safına hoş geldin dostum. Azıcık yurt sevgin varsa örgütlenmeni öneririm. Yoksa da dediğin gibi kendini harcama, yurt dışında şansını dene.
Hocam zaten uzun süre bu işçi sınıfında olmanın dertleri bunlar. Yeni değil yani. Sadece bıktım artık. Emeğimin karşılığını alamamaktan, sömürülmekten, işim olmayan şeylerin üstüme yıkılmasından bıktım.
 
Merhaba, içimi dökmek istiyorum sadece.
Bu ülkede iş arasan bulabileceğin maksimum meslek Fast food restoranları veya marketler (hiçbir meslek grubunu aşağı gördüğümden değil ama bu tip iş yerleri kendine çalışan değil köle arıyor). Adam yazmış sabah 8 akşam 18 maaş asgari ücret. Bunun yasak olduğunu kendi de çalışan da bilmiyor bile. Haftada 60 saat çalışan adamın ayda en az 23 bin lira alması gerektiğinden haberleri bile yok. Devlet desen bu tip iş yerlerini denetlemiyor bile. Her zaman ezilen 3 kuruş parasıyla yaşamaya çalışan halk oluyor. 8 - 18 çalıştığın işte sana daha mesai yaptırmaya çalışıyorlar. Senin zaten 2 saat mesai yaptığından adamın haberi yok. Bu gerçekleri söylediğin zaman gördüğün tepki de sanki sen ayrıcalıklı bir şey istiyormuşsun gibi. Ulan hakkımı istiyorum hakkımı, hakkımı alamıyorum. Zaten verdiğin 2 kuruş parayla günümün tamamını alıyorsun, daha hakkımı vermiyorsun. He bir de böyle tipler daha çalışan kişiyi azarlamaya kalkar. Tam çıldırmalık, sen adamın hakkını vermiyorsun daha kendinde bir de azarlamaya nasıl yüz görüyorsun? Ha bir de bu Fast food restoranlarındaki zorunlu mesai komedisi. 7.5 saat çalışma diye giriyorsun adam seni "zorunlu mesaiye tutma hakkım var" diye 11 saate kadar tutuyor. Bu rezilliklerin üstüne insanlar desen karakter adına en ufak belirtileri yok. Günde 10 saat çalışıp 17 bin lira aldığı yerdeki patronuna yalakalık yapmak için karakterini satıyor. Bu ne biçim bir şey ya? Gerçekten artık doldum bıktım. Kimlikle gidilebilen Romanya gibi bir ülkeye gidip artık oralarda çalışmaya başlayacağım. Oradan yol açılırsa Avrupa veya Amerika, Kanada gibi ülkelere gideceğim. Burada kalan arkadaşlara gerçekten kolay gelsin. Ama bu ülkede biz birbirimizin hakkına girmeye çalışmaktan 1 adım öteye gidemeyiz. Yol yakınken kaçıp kurtulmaktan başka şans yok. Bu artık ekonomik bir sorun değil sosyolojik bir sorun dostlar. Ekonomi şimdi kötü 20 yıla ne olacağı belli olmaz ama sosyolojimiz o kadar çürük ki. Çalışan her zaman eziliyor, çalışanın yanında duran kimse yok. Çalışanını ezen iş yerleri de yılda 1 kuruş vergi vermeden para kazanıyor. Ama ay başı geldiğinde devlet çalışanın maaşından, çalışanın haberi dahi olmadan vergisini kesiyor. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.
Hocam "Esnaf olmayan" kurumsal restoran ve mağazalarda sadece 8 saat mesai var ve zorunlu mesai yok diye biliyorum. Siz daha iyi bilirsiniz var mı?
 
Hocam "Esnaf olmayan" kurumsal restoran ve mağazalarda sadece 8 saat mesai var ve zorunlu mesai yok diye biliyorum. Siz daha iyi bilirsiniz var mı?
Hocam zaten esnaf olanlarda ki şartlar çok daha beter. Kurumsal yerler zaten mesaiye tutan. Siz istemediğiniz halde mesaiye tutma hakları var mış beyefendilerin. İstemiyorum veya işim var dediğiniz zaman, "hakkımız var, parasını alıyorsun" gibi rezil cümleler kuruyorlar. Öyle kurumsal restoranlar gerçekten en berbat çalışma yerleri. Giriş saatiniz bellidir, çıkış saatiniz asla belli değildir. Bazen giriş saatinizi müdürünüz kendi keyfine göre önceye de alabilir. Tamamen 1 - 2 kişinin anlık keyfine göre çalışma saatleriniz belirlenir.
 
Hocam gittiğiniz toplum yapısına da bağlı bu. Bakın geçenlerde çalıştığım yerden ayrılmadan önce iade ürün geldi, dükkanda tektim o yüzden gelen kişiyi biraz bekletmem gerekti. Adam beklerken bana hayatım hakkında özel veya genel hiç fark etmesizin soru sormaktan çekinmiyor. Bu terbiyesizliktir. Yurt dışında en azından benim gördüğüm kadarıyla bunu göremezsiniz. Şahsen normal sınırını bilen insanlar için bu şekilde toplum yapısına alışmak çok da zor olmayacaktır diye düşünüyorum.

Biraz da kendi açımdan değerlendirdim aslında hocam. Değişimlere kolay ayak uydurabilen biri değilim ve toplum yapısı hoşuma gitse bile yeni gelenekler, yeni kurallar biraz zora sokar beni. Alışılır elbet ancak belki 6 ay belki 1 yıl. Yine de üniversite bitmeden yeşil pasaportu kullanıp kısa süreliğine yurt dışında bulunmak istiyorum. İnsan merak etmiyor değil.
 
Biraz da kendi açımdan değerlendirdim aslında hocam. Değişimlere kolay ayak uydurabilen biri değilim ve toplum yapısı hoşuma gitse bile yeni gelenekler, yeni kurallar biraz zora sokar beni. Alışılır elbet ancak belki 6 ay belki 1 yıl. Yine de üniversite bitmeden yeşil pasaportu kullanıp kısa süreliğine yurt dışında bulunmak istiyorum. İnsan merak etmiyor değil.
Hocam hiç yoksa bile sadece kimlikle alan balkan ülkelerine gitmek bile çok büyük artı. Şu anda bu durumdayız ve bu ülke iyiye gitmiyor, ilerleyen zamanlarda da gidecek gibi görünmüyor. Dediğiniz gibi farklı kültürler görmek, farklı toplumlarda yaşamak gerçekten çok önemli.
 
20'li yaşlardan önce Amerika, Avrupa, Asya kıtalarını gezdim ve şu kadarını söyleyebilirim: 3 kıta gezmeme rağmen Türkiye gibi kendi insanını sömüren bir ülke görmedim. Amerikan emperyalizmine kurban gitmiş Kosta Rika bile yaşam şartları olarak cebinden 10 Türkiye çıkartır, abartısız söylüyorum. Alt veya orta sınıfsanız, sıradan bir insansanız, imkanınız yoksa; kaçın kurtarın kendinizi. Gerçi üst sınıf bile Türkiye'yi terketmeye başladı...

Sosyokültürel endişeleriniz asla olmasın. Çoğu insanın nasıl bir ülke olduğunu bilmediği Kosta Rika'da ve Norveç'te yaşamama rağmen yabancılık çekmedim. Oysa ki dilleri bile çok farklı, Türkiye'de eğitimi bile yoğun olmayan diller.
Emin olun gideceğiniz ülkelerde daha iyi bir sosyal hayat sizleri bekliyor...
 
Son düzenleme:
Bu ülkede iş arasan bulabileceğin maksimum meslek Fast food restoranları veya marketler

Katilmiyorum. Isterseniz daha farkli isler bulabilirsiniz. Gencler is begenmiyor. Ha begenmemekte haklilar mi? Tabii ki evet cunku yillarca adam ol diye diye okutuyorlar ancak okudugumuz bolumun meslegini olamiyoruz. Bir insan 16 yil bir meslek icin okuyup da o meslekten is bulamayinca farkli alanlara yonelmek ister mi? Tabii ki istemez.

Gerisine diyecek sozum yok. Bu da zaten karsi ciktigim bir dusunce degildi. Yazmak istedim sadece.


Yine de ne gunlerden cikip duzelmistik. Bundan da cok rahat ciakriz diye dusunuyorum. Sadece herkes isini duzgun yapmali. Eger bir copcu de, bir garson da, bir ogretmen de, bir doktor da isini duzgun yaparsa bu ulke cok cok kolay yukselir.