20'li yaşlardan önce Amerika, Avrupa, Asya kıtalarını gezdim ve şu kadarını söyleyebilirim: 3 kıta gezmeme rağmen Türkiye gibi kendi insanını sömüren bir ülke görmedim. Amerikan emperyalizmine kurban gitmiş Kosta Rika bile yaşam şartları olarak cebinden 10 Türkiye çıkartır, abartısız söylüyorum. Alt veya orta sınıfsanız, sıradan bir insansanız, imkanınız yoksa; kaçın kurtarın kendinizi. Gerçi üst sınıf bile Türkiye'yi terketmeye başladı...

Sosyokültürel endişeleriniz asla olmasın. Çoğu insanın nasıl bir ülke olduğunu bilmediği Kosta Rika'da ve Norveç'te yaşamama rağmen yabancılık çekmedim. Oysaki dilleri bile çok farklı, Türkiye'de eğitimi bile yoğun olmayan diller.
Emin olun gideceğiniz ülkelerde daha iyi bir sosyal hayat sizleri bekliyor...

Hocam biz sadece internetten gördüğümüz kadarını biliyoruz, siz gezmiş görmüşsünüz. Kendi açımdan şahsen Amerika benim çok hoşuma giden bir yer. Direkt buralara vize alamayacağım için Romanya gibi ülkelerde biraz çalışıp daha sonrasında Amerika'ya gitmeyi deneyeceğim. Sizin bu gezip gördüğünüz ülkeler içerisinde en yaşanılabilir ülke sizce hangisiydi?

Katilmiyorum. Isterseniz daha farkli isler bulabilirsiniz. Gencler is begenmiyor. Ha begenmemekte haklilar mi? Tabii ki evet cunku yillarca adam ol diye diye okutuyorlar ancak okudugumuz Bolu'mun meslegini olamiyoruz. Bir insan 16 yil bir meslek icin okuyup da o meslekten is bulamayinca farkli alanlara yonelmek ister mi? Tabii ki istemez.

Gerisine diyecek sozum yok. Bu da zaten karsi ciktigim bir dusunce değildi. Yazmak istedim sadece.

Yine de ne gunlerden cikip duzelmistik. Bundan da cok rahat ciakriz diye dusunuyorum. Sadece herkes isini duzgun yapmali. Eger bir copcu de, bir garson da, bir ogretmen de, bir doktor da isini duzgun yaparsa bu ulke cok cok kolay yukselir.

Hocam okulunu okuduğu bölümden ziyade, Türkiye'nin genel çalışma şartı olarak diyorlar ki, günde 10 saat 17 bin TL. Böyle bir işe girdiğiniz zaman hayatınız zaten bitiyor. Alacağınız 17bin TL ise açlık sınırının dahi altında bir para. Olay kendi bölümü olup olmaması değil, olay çalışanın köle olması, insanların emeğinin karşılığını alamaması. Burada iyi üniversitelerde iyi bölümler okuyan kişiler yurt dışına gidip marketlerde, Fast food restoranlarında çalışıyor. Bu insanlar demek ki iş beğenmiyor değil. Bu insanlara köle muamelesi yapılıyor. Umarım ihtiyacınız hiç olmaz fakat Türkiye de bir Fast food restoranında 2 hafta dahi çalışsanız demek istediğimi çok net anlarsınız.
 
Sen istersen 16 sene %1'lik dilime gir mükemmel bir mühendis olarak mezun ol sonra iyi bir iş bul, aldığın maaşın %40'ını devlet vergi diye kessin sonra aldığın peynirden, etten sütten bile KDV ver üstüne bunların dolaylı vergilerini de esnaf senin ürünlerine geçirsin, araba alacağın zaman %250, telefon alacağın zaman %300 vergi öde. O sırada 8 yıl okulu okuyup bırakmış, babasının dükkanın çalışan esnaf arabasını firma üstüne yapıp düşük vergiyle araç alsın, telefonunu kaçak yurt dışından getirip vergi ödemesin, satış yaparken elden alsın ya da deftere zarar olarak geçirip vergi ödemesin. Sonra da bu mühendislerden ülkesini sevmesi beklensin. Okuyan, potansiyeli olan zaten direkt bir iş bulup gidiyor, okumamış olanlarda kaçak göçek bir boşluk bulduğu anda kendini dışarı atıyor. Aklı olanın yapacağı gibi.
 
Sen istersen 16 sene %1'lik dilime gir mükemmel bir mühendis olarak mezun ol sonra iyi bir iş bul, aldığın maaşın %40'ını devlet vergi diye kessin sonra aldığın peynirden, etten sütten bile KDV ver üstüne bunların dolaylı vergilerini de esnaf senin ürünlerine geçirsin, araba alacağın zaman %250, telefon alacağın zaman %300 vergi öde. O sırada 8 yıl okulu okuyup bırakmış, babasının dükkanın çalışan esnaf arabasını firma üstüne yapıp düşük vergiyle araç alsın, telefonunu kaçak yurt dışından getirip vergi ödemesin, satış yaparken elden alsın ya da deftere zarar olarak geçirip vergi ödemesin. Sonra da bu mühendislerden ülkesini sevmesi beklensin. Okuyan, potansiyeli olan zaten direkt bir iş bulup gidiyor, okumamış olanlarda kaçak göçek bir boşluk bulduğu anda kendini dışarı atıyor. Aklı olanın yapacağı gibi.
Hocam ülkenin Cumhurbaşkanı Yardımcısı "bazı şirketlerden gerçekten vergi vermiyor" diye açıklama yapıyor. Bu ülkede yasal olan, kurallara uyanı a*tal yerine koyuyorlar. Verdiğin verginin karşılığını alamıyorsun. Hastaneye gidiyorsun, randevu saatinden en az 1 saat daha bekliyorsun. Daha neler neler var.
 
Merhaba, içimi dökmek istiyorum sadece.
Bu ülkede iş arasan bulabileceğin maksimum meslek Fast food restoranları veya marketler (hiçbir meslek grubunu aşağı gördüğümden değil ama bu tip iş yerleri kendine çalışan değil köle arıyor). Adam yazmış sabah 8 akşam 18 maaş asgari ücret. Bunun yasak olduğunu kendi de çalışan da bilmiyor bile. Haftada 60 saat çalışan adamın ayda en az 23 bin lira alması gerektiğinden haberleri bile yok. Devlet desen bu tip iş yerlerini denetlemiyor bile. Her zaman ezilen 3 kuruş parasıyla yaşamaya çalışan halk oluyor. 8 - 18 çalıştığın işte sana daha mesai yaptırmaya çalışıyorlar. Senin zaten 2 saat mesai yaptığından adamın haberi yok. Bu gerçekleri söylediğin zaman gördüğün tepki de sanki sen ayrıcalıklı bir şey istiyormuşsun gibi. Ulan hakkımı istiyorum hakkımı, hakkımı alamıyorum. Zaten verdiğin 2 kuruş parayla günümün tamamını alıyorsun, daha hakkımı vermiyorsun. He bir de böyle tipler daha çalışan kişiyi azarlamaya kalkar. Tam çıldırmalık, sen adamın hakkını vermiyorsun daha kendinde bir de azarlamaya nasıl yüz görüyorsun? Ha bir de bu Fast food restoranlarındaki zorunlu mesai komedisi. 7.5 saat çalışma diye giriyorsun adam seni "zorunlu mesaiye tutma hakkım var" diye 11 saate kadar tutuyor. Bu rezilliklerin üstüne insanlar desen karakter adına en ufak belirtileri yok. Günde 10 saat çalışıp 17 bin lira aldığı yerdeki patronuna yalakalık yapmak için karakterini satıyor. Bu ne biçim bir şey ya? Gerçekten artık doldum bıktım. Kimlikle gidilebilen Romanya gibi bir ülkeye gidip artık oralarda çalışmaya başlayacağım. Oradan yol açılırsa Avrupa veya Amerika, Kanada gibi ülkelere gideceğim. Burada kalan arkadaşlara gerçekten kolay gelsin. Ama bu ülkede biz birbirimizin hakkına girmeye çalışmaktan 1 adım öteye gidemeyiz. Yol yakınken kaçıp kurtulmaktan başka şans yok. Bu artık ekonomik bir sorun değil sosyolojik bir sorun dostlar. Ekonomi şimdi kötü 20 yıla ne olacağı belli olmaz ama sosyolojimiz o kadar çürük ki. Çalışan her zaman eziliyor, çalışanın yanında duran kimse yok. Çalışanını ezen iş yerleri de yılda 1 kuruş vergi vermeden para kazanıyor. Ama ay başı geldiğinde devlet çalışanın maaşından, çalışanın haberi dahi olmadan vergisini kesiyor. Böyle bir ülkede yaşıyoruz.
 
Hocam okulunu okuduğu bölümden ziyade, Türkiye'nin genel çalışma şartı olarak diyorlar ki, günde 10 saat 17 bin TL. Böyle bir işe girdiğiniz zaman hayatınız zaten bitiyor. Alacağınız 17bin TL ise açlık sınırının dahi altında bir para. Olay kendi bölümü olup olmaması değil, olay çalışanın köle olması, insanların emeğinin karşılığını alamaması. Burada iyi üniversitelerde iyi bölümler okuyan kişiler yurt dışına gidip marketlerde, Fast food restoranlarında çalışıyor. Bu insanlar demek ki iş beğenmiyor değil. Bu insanlara köle muamelesi yapılıyor. Umarım ihtiyacınız hiç olmaz fakat Türkiye de bir Fast food restoranında 2 hafta dahi çalışsanız demek istediğimi çok net anlarsınız.

Hocam haklisiniz ancak ben yine de daha duzgun calisma sartlari olan isler bulunabilecegine inaniyorum. Ayrica gencler uretmeli. Gir kole gibi calis. 17 binse 17 bin 25 binse 25 bin. Bir yil iki yil olmadi bes yil calis. Sonra uretim yap. O parayi Starbucks'da degil, bilgisayarla degil, kari kizla degil is ile harca. Parani biriktir is yap. Uretim yap. Yatirim yap. Hayvan al ciftlik kur. Her ne kadar sartlar kotu olursa olsun gencler de gercekten tembellesti genel anlamda. Bizim genclerimiz bu halleriyle ABD'ye dahi gitse yine bire baltaya sap olamazlar. Azinlik olan kisim ise burada calissa 10 kazanir orada calissa 50 kazanir. Ama her turlu kazanir.
 
Hocam haklisiniz ancak ben yine de daha duzgun calisma sartlari olan isler bulunabilecegine inaniyorum. Ayrica gencler uretmeli. Gir kole gibi calis. 17 binse 17 bin 25 binse 25 bin. Bir yil iki yil olmadi bes yil calis. Sonra uretim yap. O parayi Starbucks'da degil, bilgisayarla degil, kari kizla degil is ile harca. Parani biriktir is yap. Uretim yap. Yatirim yap. Hayvan al ciftlik kur. Her ne kadar sartlar kotu olursa olsun gencler de gercekten tembellesti genel anlamda. Bizim genclerimiz bu halleriyle ABD'ye dahi gitse yine bire baltaya sap olamazlar. Azinlik olan kisim ise burada calissa 10 kazanir orada calissa 50 kazanir. Ama her turlu kazanir.

Yanlış anlamayın lütfen. Kaç yaşındasınız ve kaç yıllık sigortalı iş tecrübeniz var merak ettim.
 
20'li yaşlardan önce Amerika, Avrupa, Asya kıtalarını gezdim ve şu kadarını söyleyebilirim: 3 kıta gezmeme rağmen Türkiye gibi kendi insanını sömüren bir ülke görmedim. Amerikan emperyalizmine kurban gitmiş Kosta Rika bile yaşam şartları olarak cebinden 10 Türkiye çıkartır, abartısız söylüyorum. Alt veya orta sınıfsanız, sıradan bir insansanız, imkanınız yoksa; kaçın kurtarın kendinizi. Gerçi üst sınıf bile Türkiye'yi terketmeye başladı...

Sosyokültürel endişeleriniz asla olmasın. Çoğu insanın nasıl bir ülke olduğunu bilmediği Kosta Rika'da ve Norveç'te yaşamama rağmen yabancılık çekmedim. Oysaki dilleri bile çok farklı, Türkiye'de eğitimi bile yoğun olmayan diller.
Emin olun gideceğiniz ülkelerde daha iyi bir sosyal hayat sizleri bekliyor...

Kaçıp kurtul demekle olmuyor bu işler dostum, herkes senin gibi kıta gezecek kadar şanslı doğmadı. Eğer bizim de imkanımız olsa bizde giderdik zaten.
 
Üniversite öğrencisiyim, fast food gibi yerlerde çalışmak istemememden dolayı bir kargo şirketine başvurdum görüştüm sabah 8.30 iş başı akşam 7 - 7.30 gibi bitiyormuş iş dediler, ve okuduğumu 2 ay sonra işten çıkacağımı söyleyince şekilden şekile girip biz size döneriz gibisinden bir şeyler söyleyip gönderdiler, işin en komik yanı bu rezalet şartlarda bile adam beğenmiyorlar :D
 
Kaçıp kurtul demekle olmuyor bu işler dostum, herkes senin gibi kıta gezecek kadar şanslı doğmadı. Eğer bizim de imkanımız olsa bizde giderdik zaten.
İmkanı kendin yaratacaksın hocam bak şu an örneğin yurtdışındaki üniversitelerin burslu lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencisi alma dönemleri başvurup burslu bir şekilde yurt dışına gidebilirsiniz. Sonra da kaderinizi şekillendirirsiniz. Birisinin yurt dışına gitmesi için ailesinin imkan sağlamasına gerek yok.