Hepinize Adana'dan iyi akşamlar Techolay üyeleri. Malum son haftalardaki iğrenç gündemden hepimiz illallah ettik. Sağ sol fark etmiyor, nefret ettik haber izlemeye. Hem kafa dağıtma maksatlı, hem de gerçekten ileri için fikirler almak maksatlı bugün itibariyla yeni bir seri başlatıyorum. Diğer üyelerden de bu konuda ve daha iyi neler yapabiliriz diye fikir alışverişinde bulunmamız gerekiyor. İleride bu ülkenin bu devletin sahibi biz olacağız. Eğer etkileşim çok olursa moderasyon ekibi bu konuyu sabitleyebilir. Konu onaylandığında ilk kendi fikrimi yazacağım. Hayırlı olsun.

İlk mesajımı yazıyorum.

Malum son zamanlarda belediye başkanları ve belediyeler hakkında ister istemez kötü olaylar oldu. Bir sağcı olarak özellikle abb başkanı zeydan Karalar'ın sebepsiz yere tutuklanmasına üzüldüm. Tanışma fırsatımız da olmuştu. Çalacak çırpacak bir adam kesinlikle değil.

Neyse, bugün 81 tane vilayetimiz var, 973 ilçemiz var. En son vilayet olan ilimiz 1999 yılında 81 plaka kodlu Düzce vilayetimiz oldu.

Yeni vilayetler kurulmadan önce 67 vilayetimiz vardı. Şu an 81 tane vilayet fazla, yeni il olanların yüz ölçümü çok küçük, nüfusları az.

Sonradan il olan ve il olmayı hak eden sadece Aksaray ve Şırnak illerimiz var.

Aksaray, sanayi olarak gelişmiş bir ilimiz. Eskiden Niğde'ye bağlıydı. Şırnak'ın ise nüfusu fazla. Kalabalık. Önceden Hakkari, Siirt ve Mardin'e üçe bölünmüş haldeydi.

Eki Görüntüle 173440

Ben 69 vilayetli bir harita hazırladım. Fark ettiyseniz küçük yüzölçümlü vilayet yok. Küçük yüzölçümlü il ile normal bir il devletten aynı bütçeyi alıyor. Eğer vilayet sayısı azaltılırsa belediyeler ve valiliklere gidecek parada çok büyük oranda tasarruf olur ki artan parayı belediyelere verip bu ihtimal düşük de olsa halkın yararına işler yapılabilir.

Bu harita 67 il sistemiyle neredeyse aynı. Tek fark Aksaray ve Şırnak'ta var. Şırnak'ın plaka kodu 69 olarak değiştirildi.

Hem paradan tasarruf ederiz hem de belediyelere daha az para gider.

Nüfusu 7000 altında olan ilçeler de diğer ilçelere bağlandı. Şu an TÜİK verilerine göre en az nüfuslu ilçemiz Konya'ya bağlı yalıhüyük ilçesi. Nüfusu 1900 civarında.
Şimdi bu ilçe ile 800.000 nüfuslu seyhan, devletten aynı parayı alıyor. Sizce de adaletsizlik yok mu?

Bir de çoğu il kalkınması için birkaç ilçenin başka bir valilik altında birleştirilerek il edildi ama kalkınma nerede 😅

Var mı sizin de başka düşünceleriniz?

Herkes farklı çözümler üretiyor ama ilk önce bütün siyasi, ideolojik, dini ve kültürel farklılıkları bir kenara bırakacağız.
İlk önce toplumun ve devletin her yerinde adaleti tesis edeceğiz.
Sonra sözde eğitim için açılan bir sürü üniversite var bunları azaltıp kaliteli hale getireceğiz.
Ülkenin neye ihtiyacı varsa ona uygun okullar açacağız.
Sivil toplum kuruluşları ailelere iyi bir insan olmayı öğreten eğitimler verecek. Hem öğrenciler hem de aileler düzelmeden hiçbir şey olamaz.
Kavgalı bir aileden sağlıklı bir birey çıkmayacağı gibi kavgalı bir toplumdan da sağlıklı bireyler çıkmaz.
Adalet ve eğitim de belli bir seviyeye gelmemiz zorunlu.
Torpil yerini liyakata bırakacak adam kayırma tarihe karışacak herkes eşit olacak aman çocuklar duymasın diyerek boşanmalar engellemeyecek.
Kadına hakkettiği değer verilecek
Kimse milli ve dini değerlere hakaret edemeyecek uymayanlar cezalandırılacak.
Eğer önce kendimizi sonra ailemizi sonra şehrimizi ve ülkemizi düzeltirsek işte o zaman atamın sözünü ettiği çağdaş bir millet oluruz.
Çağdaşlık ona buna özenmekle olmaz.
Ne Avrupa hayranlığı ne de düşmanlığı yapmayacağız.
Şimdilik bu kadar. Zaten adaleti ve eğitimi geliştirirsek diğer sorunlar daha kolay çözülür.
 
Siyasal İslam'i tamamen kaldırarak. Herhangi bir devlet kurumunda siyasat veya din olmamali. "bir şey olmaz", "tanrı korusun" demek yerine her zaman önlem alarak. Diyanet işlerini kapatıp, sadece inananlardan vergi alinmali. Eğitim tam tarafsiz ve kaliteli olmali. Torpilin önüne tamamen geçilmeli. Insan haklarina dikkat edilmeli. En basitinden erkeklere zorunlu askerlik.
 
Siyasal İslam'i tamamen kaldırarak. Herhangi bir devlet kurumunda siyasat veya din olmamali. "bir şey olmaz", "tanrı korusun" demek yerine her zaman önlem alarak. Diyanet işlerini kapatıp, sadece inananlardan vergi alinmali. Eğitim tam tarafsiz ve kaliteli olmali. Torpilin önüne tamamen geçilmeli. Insan haklarina dikkat edilmeli. En basitinden erkeklere zorunlu askerlik.
İnanç özgürlüğümüz yok mu? Camileri denetleyen olmayacak mı? Müslüman olmak suç mu?

Herkes farklı çözümler üretiyor ama ilk önce bütün siyasi, ideolojik, dini ve kültürel farklılıkları bir kenara bırakacağız.
İlk önce toplumun ve devletin her yerinde adaleti tesis edeceğiz.
Sonra sözde eğitim için açılan bir sürü üniversite var bunları azaltıp kaliteli hale getireceğiz.
Ülkenin neye ihtiyacı varsa ona uygun okullar açacağız.
Sivil toplum kuruluşları ailelere iyi bir insan olmayı öğreten eğitimler verecek. Hem öğrenciler hem de aileler düzelmeden hiçbir şey olamaz.
Kavgalı bir aileden sağlıklı bir birey çıkmayacağı gibi kavgalı bir toplumdan da sağlıklı bireyler çıkmaz.
Adalet ve eğitim de belli bir seviyeye gelmemiz zorunlu.
Torpil yerini liyakata bırakacak adam kayırma tarihe karışacak herkes eşit olacak aman çocuklar duymasın diyerek boşanmalar engellemeyecek.
Kadına hakkettiği değer verilecek
Kimse milli ve dini değerlere hakaret edemeyecek uymayanlar cezalandırılacak.
Eğer önce kendimizi sonra ailemizi sonra şehrimizi ve ülkemizi düzeltirsek işte o zaman atamın sözünü ettiği çağdaş bir millet oluruz.
Çağdaşlık ona buna özenmekle olmaz.
Ne Avrupa hayranlığı ne de düşmanlığı yapmayacağız.
Şimdilik bu kadar. Zaten adaleti ve eğitimi geliştirirsek diğer sorunlar daha kolay çözülür.
Avrupa çöküyor hocam birliğe girersek Letonya Litvanya gibi ülkelerin yükünü üstlenmek zorunda kalırız ki zaten kendimize bile yetmiyoruz.
Ceza kanunu en baştan yazılacak. İdam cezası yeniden gelecek. Katilin katli vaciptir. İstismarcının kazığa oturtulması vaciptir. Tabi bunlar son çare 🙂
Hapishanelerde eğitim kurumları ve rehabilitasyonlar açılarak hükümlüler yeniden topluma kazandırılacak.
 
Milliyetçiliği yeniden yükselteceğiz. Ben Türkmenim (gerçek), sen Türksün, öbürü Kürt, arkadaki Arap, şu Ermeni demeyeceğiz. Anayasanın bilmem kaçıncı maddesinde “Vatandaşlık yoluyla bu ülkeye bağlı olan herkes Türk’tür” diye madde konmuş ki zaten kendini Kurdish Final Boss olarak tanıtan adamın bile Türkmen dedesi nenesi vardır.
Andımızı geri getireceğiz. Okullara Kim İl Sung’un portresi gibi kocaman Atatürk portresi koyacağız ki bu adam bizi kurtardı, bu adamın ilkelerine göre hareket edeceğiz, başka kimseden medet ummayacaz diye…

Hocam işinin ehli diyorsun da her Z kuşağı, doktor veya mühendis olmak için yetiştiriliyor; eğitimci, avukat, mimar, işçi, imam, şöför olmak isteyen yok. Sen hiç ben belediye işçisi olmak istiyorum diyen bir bebe gördün mü? Bu ülkenin vasıfsız elemana da ihtiyacı var çöpçüye de ihtiyacı var.
Şu an ailelerin zihniyetini değiştirmeliyiz ki ileride yine her türlü meslek grubu kalsın.
Etnik kimliklerin ayrışması veya birleşmesiyle bu gelişmenin bir alakası bulunmamaktadır. Atatürk'ün getirdiği laiklik sistemi tek bir kutuya sıkıştırmaz insanları aksine herkesin kendini hür ve rahat hissedeceği şekilde yaşamasını sağlar.

Eğer gerçekten Atatürk Laikliğini anlamış olsaydık bu ülkede bugün ne saydığınız ayrışmalar ne de "Hadi herkes Türk milletiyim desin" demeler olurdu.

Andımız geri gelmeli katılıyorum. Küçükken nasıl bas bas bağırarak söylüyorsam şimdi de söylerim. Ancak bahsettiğiniz gibi yok fotoğraflarının kocaman koyulması gibi işlevlere gerek yoktur, bu kişiyi ilahlaştırmaktır. Atatürk bu ülkeyi ne kendisine ne de başka bir insana ilah görülmesi için seferberlik başlatmadı. Biz en başta onun fikirlerini anlamak istiyorsak onun laiklik anlayışını da anlamamız lazım. Bir düşün bakalım kendisi "Hadi benim kocaman fotoğraflarımı koyun herkes beni bilsin." mi derdi yoksa "Hadi benim icraatlarımı örnek alarak; ilim, bilim ve irfan yolunda yürüyün." mü derdi?

Ne demişti zamanında: "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, duygularımı anlıyor ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
 
İnanç özgürlüğümüz yok mu? Camileri denetleyen olmayacak mı? Müslüman olmak suç mu?

Avrupa çöküyor hocam birliğe girersek Letonya Litvanya gibi ülkelerin yükünü üstlenmek zorunda kalırız ki zaten kendimize bile yetmiyoruz.
Ceza kanunu en baştan yazılacak. İdam cezası yeniden gelecek. Katilin katli vaciptir. İstismarcının kazığa oturtulması vaciptir. Tabii bunlar son çare 🙂
Hapishanelerde eğitim kurumları ve rehabilitasyonlar açılarak hükümlüler yeniden topluma kazandırılacak.

Dediğinizden hiçbir şey anlamadim.
 
<nitelikliler haricinde bütün mülteciler ülkelerine yollansın>
<az devlet çok özgürlük çok devlet az özgürlük cümlesi itibar görsün>
<adalet sistemi düzeltilsin>
<devlete bağlı bütün gereksiz yapılar özeleştirilsin -piyasa devlet ile mücadele edemez->
<avrupa birliğine hadi ordan diyelim -ab'ye girsek sadece nitelikli insan kaybı olur ayrıca ab çöküyor zaten->
<ifade özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü, internet özgürlüğü>
<google pay,airbnb ve paypal gibi hizmetlerin ülkemize gelmesi>
<kendimize yeteriz sloganı ile savunma sanayi>
<eğitim düzeltilmeli>
<niteliksiz üniversiteler kapatılıp nitelikli üniversiteler desteklenmeli>
<dolaylı vergi azaltılmalı -şirketi olan tanıdığınnız varsa ne tür vergiler olduğuna bir bakın->
<gelir modeli vergilendirilmeye gidilmeli>
<mütefik olduğumuz ülkelerde askeri üs açıp bölgesel gücümüzü hisetirmeliyiz>
 
Benimki biraz aşırıya ve saçma, absürt kaçacak ama neyse:
1. Ülkeyi demir yumrukla ve katı şekilde yöneteceksin. (Başka çaresi yok ki halkın zır cahil)
2. Adalet ve hukuka önem vereceksin. Kadın-Erkek eşitliğini koruyacaksın.
3. Kendi ulusunu, milletini hep üstte tutacaksın. Ulusun, milletin hakkında aşırı propaganda yapıp halkın beynini yıkayacaksın ki, halk kendi ulusunu, ırkını üstün görsün.
4. Ülkene mülteci sokmayacaksın, hadi soktun diyelim asimile edeceksin. Haklarını-özgürlüklerini kısıtlayacaksın, Vatandaşlık vermeyeceksin, kardeş Türki ülkelerden başka.
5. Ekonomiye ve piyasaya önem vereceksin.
6. Askeriye'ye önem vereceksin.
7. Ülkene giriş-çıkışını kısıtlayacaksın. Turist, yatırımcı bile olsa onun haklarını sınırlayacaksın.
8. Düşünce özgürlüğü, din özgürlüğü, internet özgürlüğü olabilir (Bir nebze) ama aşırıya kaçmaman lazım, hep denetleyeceksin.
9. Ülkende ayrımcılığa-bölücülüğe izin vermeyeceksin. Direk idam ya da ağır müebbet cezası vereceksin.
10. Çoklu parti sistemi kısıtlanacak, Sadece tek parti.
11. Eğitime çok önem vereceksin.
12.Yabancı ırklara-insanlara karşı çok dikkatli ve katı tutum sergileyeceksin (Turist, yatırımcı vs.) . Ülkende onlar ''2.insan'' olarak muamele görecek. Ülkende onların kendi bayraklarını açmasına, kendi dillerinde konuşmasına izin vermeyeceksin.
13. Din ile siyaset ayrı tutulacak. Tarikat, cemaat vs. oluşumlara izin vermeyeceksin.
 
Din, siyasal İslam falan diye ağlamaktan önce bu işin en temel noktası insanın kendisinde bitiyor. Dini olarak değil, insani olarak iyi bir insan olmaya çalışırsa herkes, toplumun her kesimi düzelmiş olur. Düzgün toplum demek de gelişen ve iyi hale gelen ülke demektir zaten.
 
İnanç özgürlüğümüz yok mu? Camileri denetleyen olmayacak mı? Müslüman olmak suç mu?

Avrupa çöküyor hocam birliğe girersek Letonya Litvanya gibi ülkelerin yükünü üstlenmek zorunda kalırız ki zaten kendimize bile yetmiyoruz.
Ceza kanunu en baştan yazılacak. İdam cezası yeniden gelecek. Katilin katli vaciptir. İstismarcının kazığa oturtulması vaciptir. Tabii bunlar son çare 🙂
Hapishanelerde eğitim kurumları ve rehabilitasyonlar açılarak hükümlüler yeniden topluma kazandırılacak.

Hiçbir hükümlü rehabilite olmaz kolay kolay.