1779158855521.webp


Mektubu okuduktan sonra kendiniz karar verirsiniz.

Mektubun aslı;
1779158985297.webp
 
Olayı "niyet" ve "yöntem" olarak ayırırsak çelişki falan kalmıyor zaten. "Gideyim de ülkeyi İngilizlere satayım, vatan batsın" kafasında hain bir ajan değildi belki ama feci şekilde basiretsiz, vizyonsuz ve korkak bir liderdi.
Kafasındaki tek şey şuydu: "Ordu yok, devlet bitti, o zaman dünyanın en güçlü devleti olan İngiltere'yi kızdırmayalım, ne kurtarırsak kârdır." İşte bu tam bir teslimiyetçilik ve çağın gerisinde kalma durumudur.

İngiliz gemisine binip gitmesi de bir vatanı satma planından ziyade, saltanat kaldırılınca can havliyle ve panikle yapılmış bir hamleydi. Yani resmen kaçtı.

Zaten kendi halkı işgale karşı canıyla başıyla direnirken, Kuva-yi Milliye'ye "yasa dışı" deyip Atatürk hakkında idam fermanı imzalayan, hatta karşılarına Halifelik Ordusu çıkaran bir adam, niyetinden bağımsız olarak asla kahraman olamaz. Kendi koltuğunu koruma refleksini, milletin bağımsızlık mücadelesinin önüne koydu. Elinde güç olmaması bir mazeret değil; güç yoksa gölge etmeyeceksin, direnen halkına köstek olmayacaksın.