Gerekmez, nasıl yapacağını anlatayım. Odaklanman gereken iki tane skill var, reading ve listening aynı anda yapman şart veya birini bir gün diğerini bir gün de yapabilirsin. Ama kilit kelime bol bol "maruz " bırakmak.
reading:
1-A1 seviyede grameri öğren.
2-A1 seviyede 10 tane kitap bul.
3- 2 kitap bitirdikten sonra birincisini 2. kez oku. İlk kez okurken çeviri kullan. İkincisinde çeviri kullanmamaya çalış. Bu durumda 10 tane kitabı 2 kez bitirmiş olacaksın.
4- 3.sıradaki gibi 10 kitabı bitirdiğinde. Baştan hepsini son bir kez daha oku. Ama bu sefer hiç çeviriye gitme. Çok tıkanır isen İngilizce-ingiizce sözlükten bak. Ama no turkish
5- ilk 4 adımı b2'ye kadar yap.
6- seviyeli kitaplarda C1'e geçme. Çünkü genelde edebi kitapların özeti olur ve çok mecaz deyim bulundurur. Amaç A1 B1 tarzı kitaplardan olabildiğince hızlıca geçip grameri öğrenmek ve bir an önce anadili İngilizce olan çocukların/yetişkinlerin kitaplarını okumak. Çünkü bize günlük hayatta/günümüzde kullanılan İngilizce gerek.
7- Artık 6-9 yaş çocuk kitaplarına yönel. Bu kitaplarda bulabildiğin kadar bul ve oku. 50 tane bulduysan 50 tane oku. 100 tane bulduysan 100 tane oku. Burada istersen iki kere oku istersen 3 kere istersen 1 kere tamamen sana kalmış. Ama bir kelime öğrendikten sonra kalıcı kalması için tekrar etmek çok önemlidir. Benim tavsiyem 2 kere okumak olacaktır. Ama bu seviyede yavaş yavaş çeviri yapmadan okumaya başla. Çeviri kullanacak isen de İngilizce-İngilizce sözlük kullan. Şöyle de yapabilirsin. İlkinde Türkçe çeviri ikincisinde İngilizce sözlük kullanabilirsin.
Not: Çünkü Türkçe çeviri kullanarak irdeleyerek okuduğunda "intensive reading" yapmış olursun. Bu sana gramer öğretecek, kelime hazneni artıracak. Ama tam manasıyla native yapmayacak. Bu yüzden artık "extensive reading" yapman gerekecek. Bu da kitapda çok az sayıda bilmediğin kelime olan kitaplara yönelerek, o kelimelerin veya deyimlerin manasını hikayeden, bağlamdan öğrenmek demek. Bu şekilde kelimeleri artık çevirmeden öğrenebileceksin. Çeviri yapmamak zorlayacak ama daha iyi öğreneceksin.
8- artık genç kitaplarına yönel.(middle grade, young adult diye arabilirsin) Burada da bolca kitap oku.
9- 8. maddedeki kitaplarda kolay gelmeye başladığında artık istediğin tarzda kitap okumaya başla.
Günde 5 sy kitap okursan ayda 150 sy kitap yapar. A1 genelde 30 sy kitaplardan oluşur. Bu da 1 ayda 5 tane A1 kitabı bitirmiş olursun demek. Zaman ayırırsan da 10-20 sy da okuyabilir çok daha hızlı ilerleyebilirsin.
listening:
Bunu da eğer herhangi bir YouTube videosunu veya film/dizi izlediğinde konuşan kişinin ne anlattığını boş ver ağzından hangi kelimelerin çıktığını bile anlamıyorsan o zaman bunlara yönelmek yerine aşağıdaki tarzda videolara yönelmek gerek.
Bu kanallar.
1-İngilizce öğreten kanallar. Genelde yavaş ve tane tane konuşurlar.
2-"Slow English" tarzında video çeken kanallar.
3- "real Life English" tarzında video çeken kanallar.
4- "auido books"kanallar.
5- bunlarda belli bir seviye geldiğinde dizi/film yayıncılar, vloglar falan artık ne istiyorsan
Eğer kitap okumak sana sıkıcı geliyor ise sadece listening yapmak istiyorum dersen. Şunu yapabilirsin. YouTube videoların altyazısını indirip onu önceden okuyup çalışıp sonra listeninn yapabilirsin.
Alt yazılarını indirmek istersende "https://downsub.com/" sitesini kullanbilirsin. Ama bu konuşma olduğu için kitaplardaki kadar düzgün bir metin bekleme. Kimse konuşurken kitap gibi konuşmuyor.
şimdi gelelim çeviriyi nasıl kullanacaksın.
1-sadece ChatGPT kullan.
2- "sana vereceğim cümleleri kelime kelime veya kelime öbekleri şeklinde Türkçeye çevir" bu promtu gir.
3- amaç cümle çevirisi yapmak, kelime çevirisi değil. Kelimenin ilk anlamı ile cümlede geçen anlamı farklı olabilir. Bu yüzden anlamadığın bir kelime olduğunda ve çevirmek istediğinde geçtiği cümle ile beraner ChatGPT'ye ver.
şimdi gelelim speakıng'e
Dostum speaking bir sonuçtur. Eğer yurt dışına gitmiyor veya bulunduğun çevreyi sadece anadili İngilizce olan insanlarla dolduramıyor isen. İlk etaptan bunu yapamazsın. Yani konuşamazsın çünkü altyapında bir şey yok. Altyapını reading ve listening ile dolduracaksın. Bu doldurmaktan kastım birkaç tane kitap okumak birkaç tane dizi film izlemek ile olacak bir şey değil. Yüzlerce kitap okuyacksın, yüzlerce saat dinleme yapacaksın. Altyapın dolduğunda istemsizce çat/pat konuşabilmeye başladığını göreceksin.
Ancak bu sana tam istediğin tarzda ki akıcılığı vermeyecek. İşte çat pat konuşabilmeye başladığında artık speaking pratiği yapman gerekecek. Yine de reading ve listening'i bırakmayacaksın ama önceliğin speaking olacak.
Aynı bebekler gibi onlar sadece listening yaparak altyapısını doldurur. 1, 5-2 sene sonra çat pat konuşur bir iki sene sonra da akıcı bir şekilde konuşur. Ama biz bebek değiliz okuduğumuzu anlayabilidiğimize göre hem reading hem listening yaparak daha da hızlandırabiliriz. lakin speaking için en önemli skil de listeningtir.
Unutma
Reading ve listening input.
Speaking ve writing output.
İnput olmadan output olmaz.
reading:
1-A1 seviyede grameri öğren.
2-A1 seviyede 10 tane kitap bul.
3- 2 kitap bitirdikten sonra birincisini 2. kez oku. İlk kez okurken çeviri kullan. İkincisinde çeviri kullanmamaya çalış. Bu durumda 10 tane kitabı 2 kez bitirmiş olacaksın.
4- 3.sıradaki gibi 10 kitabı bitirdiğinde. Baştan hepsini son bir kez daha oku. Ama bu sefer hiç çeviriye gitme. Çok tıkanır isen İngilizce-ingiizce sözlükten bak. Ama no turkish
5- ilk 4 adımı b2'ye kadar yap.
6- seviyeli kitaplarda C1'e geçme. Çünkü genelde edebi kitapların özeti olur ve çok mecaz deyim bulundurur. Amaç A1 B1 tarzı kitaplardan olabildiğince hızlıca geçip grameri öğrenmek ve bir an önce anadili İngilizce olan çocukların/yetişkinlerin kitaplarını okumak. Çünkü bize günlük hayatta/günümüzde kullanılan İngilizce gerek.
7- Artık 6-9 yaş çocuk kitaplarına yönel. Bu kitaplarda bulabildiğin kadar bul ve oku. 50 tane bulduysan 50 tane oku. 100 tane bulduysan 100 tane oku. Burada istersen iki kere oku istersen 3 kere istersen 1 kere tamamen sana kalmış. Ama bir kelime öğrendikten sonra kalıcı kalması için tekrar etmek çok önemlidir. Benim tavsiyem 2 kere okumak olacaktır. Ama bu seviyede yavaş yavaş çeviri yapmadan okumaya başla. Çeviri kullanacak isen de İngilizce-İngilizce sözlük kullan. Şöyle de yapabilirsin. İlkinde Türkçe çeviri ikincisinde İngilizce sözlük kullanabilirsin.
Not: Çünkü Türkçe çeviri kullanarak irdeleyerek okuduğunda "intensive reading" yapmış olursun. Bu sana gramer öğretecek, kelime hazneni artıracak. Ama tam manasıyla native yapmayacak. Bu yüzden artık "extensive reading" yapman gerekecek. Bu da kitapda çok az sayıda bilmediğin kelime olan kitaplara yönelerek, o kelimelerin veya deyimlerin manasını hikayeden, bağlamdan öğrenmek demek. Bu şekilde kelimeleri artık çevirmeden öğrenebileceksin. Çeviri yapmamak zorlayacak ama daha iyi öğreneceksin.
8- artık genç kitaplarına yönel.(middle grade, young adult diye arabilirsin) Burada da bolca kitap oku.
9- 8. maddedeki kitaplarda kolay gelmeye başladığında artık istediğin tarzda kitap okumaya başla.
Günde 5 sy kitap okursan ayda 150 sy kitap yapar. A1 genelde 30 sy kitaplardan oluşur. Bu da 1 ayda 5 tane A1 kitabı bitirmiş olursun demek. Zaman ayırırsan da 10-20 sy da okuyabilir çok daha hızlı ilerleyebilirsin.
listening:
Bunu da eğer herhangi bir YouTube videosunu veya film/dizi izlediğinde konuşan kişinin ne anlattığını boş ver ağzından hangi kelimelerin çıktığını bile anlamıyorsan o zaman bunlara yönelmek yerine aşağıdaki tarzda videolara yönelmek gerek.
Bu kanallar.
1-İngilizce öğreten kanallar. Genelde yavaş ve tane tane konuşurlar.
2-"Slow English" tarzında video çeken kanallar.
3- "real Life English" tarzında video çeken kanallar.
4- "auido books"kanallar.
5- bunlarda belli bir seviye geldiğinde dizi/film yayıncılar, vloglar falan artık ne istiyorsan
Eğer kitap okumak sana sıkıcı geliyor ise sadece listening yapmak istiyorum dersen. Şunu yapabilirsin. YouTube videoların altyazısını indirip onu önceden okuyup çalışıp sonra listeninn yapabilirsin.
Alt yazılarını indirmek istersende "https://downsub.com/" sitesini kullanbilirsin. Ama bu konuşma olduğu için kitaplardaki kadar düzgün bir metin bekleme. Kimse konuşurken kitap gibi konuşmuyor.
şimdi gelelim çeviriyi nasıl kullanacaksın.
1-sadece ChatGPT kullan.
2- "sana vereceğim cümleleri kelime kelime veya kelime öbekleri şeklinde Türkçeye çevir" bu promtu gir.
3- amaç cümle çevirisi yapmak, kelime çevirisi değil. Kelimenin ilk anlamı ile cümlede geçen anlamı farklı olabilir. Bu yüzden anlamadığın bir kelime olduğunda ve çevirmek istediğinde geçtiği cümle ile beraner ChatGPT'ye ver.
şimdi gelelim speakıng'e
Dostum speaking bir sonuçtur. Eğer yurt dışına gitmiyor veya bulunduğun çevreyi sadece anadili İngilizce olan insanlarla dolduramıyor isen. İlk etaptan bunu yapamazsın. Yani konuşamazsın çünkü altyapında bir şey yok. Altyapını reading ve listening ile dolduracaksın. Bu doldurmaktan kastım birkaç tane kitap okumak birkaç tane dizi film izlemek ile olacak bir şey değil. Yüzlerce kitap okuyacksın, yüzlerce saat dinleme yapacaksın. Altyapın dolduğunda istemsizce çat/pat konuşabilmeye başladığını göreceksin.
Ancak bu sana tam istediğin tarzda ki akıcılığı vermeyecek. İşte çat pat konuşabilmeye başladığında artık speaking pratiği yapman gerekecek. Yine de reading ve listening'i bırakmayacaksın ama önceliğin speaking olacak.
Aynı bebekler gibi onlar sadece listening yaparak altyapısını doldurur. 1, 5-2 sene sonra çat pat konuşur bir iki sene sonra da akıcı bir şekilde konuşur. Ama biz bebek değiliz okuduğumuzu anlayabilidiğimize göre hem reading hem listening yaparak daha da hızlandırabiliriz. lakin speaking için en önemli skil de listeningtir.
Unutma
Reading ve listening input.
Speaking ve writing output.
İnput olmadan output olmaz.