Katılım
19 Aralık 2023
Mesajlar
162
Makaleler
1
Çözümler
1
Beğeniler
130
Kendimi bildim bileli böyleyim. Şu an 24 yaşındayım ama 9 yaşında 3. sınıfa giderken bile hep kafamda takarak anksiyete yaptığım ve korktuğum şeyler vardı. Hatta akla zarar bir hikaye anlatayım, 9 yaşındayken ilkokulda "Facebok ücretli olacak" diye bir iddia çıkmıştı ama kimse hesaplarınızı kapatmazsanız şöyle olur diye korkutmamıştı, çocuk aklımla buna inanmıştım, hesabımı kapatmıştım, sonra da kimse böyle bir şey dememesine rağmen "ya ücretli olursa yıllarca ücretsiz kullandım diye beni hapse atarlarsa" diye korku üretmiş, kimseye söylememiş, böyle saçma bir şeyden çocuk aklı endişe edip günlerce ağlamıştım, günlerce yemek yemek istememişim annem zorla yedirmiş.

Şimdi böyle ancak bir çocuk aklının inanıp korkacağı şeyi tabi ki inanıp korkmayacak olsam da, yine neredeyse her zaman taktığım/endişe duyduğum şeyler beynimde bir yerlerimi kemiriyor. Bu korkular bazen gerçekten riskli olabilecek şeyler ama bazen de (muhtemelen çoğu zaman) çok küçük bir olasılık gerçekleşmedikçe başa gelmeyecek şeyler. Eğer şimdiye kadar olmasından endişe duyduğum her şey olsaydı muhtemelen şu an hayatta olmamam gerekirdi. Hayatın olağan akışında olaylar yaşandığında beynim hemen o işin sonunda olabilecek en kötü ihtimalleri senaryo yazıveriyor ve anında sanki o olasılıklar yaşanmış gibi kalp atış hızım zirvelere çıkıveriyor.

Günlük hayatımı yine sürdürebiliyorum. Ama sanki günlük hayat bir şeylerle uğraşarak, örneğin koşarak, okuyarak veya çalışarak kendimi bu tarz endişelere karşı "dikkatimi dağıttığım" bir yer gibi hissettiriyor. Bir işle uğraşırken de beynim hafif hafif bu endişelerle beni dürtüyor ama bir şeyle uğraşırken baskılamayı öğrendim artık. Ama ne zaman boş zamanım olsa, gece başımı yastığa koysam engelleyemediğim şekilde korktuğum/endişe duyduğum şeyler gündemime geri geliyor. Bu şeyleri açıklamak istemiyorum ama sürekli değişiyor fakat bazen bazı endişeleri aylarca veya yıllarca taşıyabiliyorum.

İşin ilginç tarafı gerçekten kötü şeyler yaşadığımda genelde bu kadar ağır endişe yaşamıyorum. Yıllar önce bağışıklık sisteminin gözü düşman olarak algılayarak saldırması şeklinde çalışan üveit diye bir hastalık geçirmiş, iki gözümün de görüşü aylarca %10'lara kadar düşmüş, hatta gerçek bir risk olarak kalıcı görme hasarı riskim vardı. Ama nedense bu konu bende en küçük bir endişe yaratmadı o zamanlar. Şimdi ise büyük ölçüde iyileştim, ara sıra hafif ataklar oluyor, ama görme yetimi tamamen geri kazandım ve otoimmün hastalıklarda "tamamen kurtulma" diye bir şey olmasa da büyük ölçüde kontrol edebiliyorum gibi duruyor.

Ancak böyle ciddi şeyleri yaşarken genelde endişe etmesem de; çok ilginç bir şekilde henüz yaşanmamış genelde yaşanma ihtimali düşük şeyleri beynim sürekli senaryo yazarak beni gün içinde sık sık endişe haline sokuyor. Şimdiye kadar hiçbir gerçekten yaşadığım kötü bir şeyde, yaşanmamış ama beynimin yaşanma ihtimalini düşünerek anksiyete kurduğu bir şey kadar endişe etmedim. Bazen bir şeyden endişe duyarken kalp atışım 140'lara kadar çıkabiliyor. Hatta bu yüzden kalp doktoruna gitmiştim, holter takılmıştı, ama kalbimde fiziksel bir sorun olmadığını ve psikolojik nedenli olduğunu söylediler.

Sormak istediğim ise benimki gibi şeyler yaşayıp (sanırım "anksiyete bozukluğu" deniyor) bunu gerçekten tam olarak atlatabilen var mı? Atlatabildiyseniz nasıl atlattınız? Çünkü ben bazen bunu "kontrol edebiliyorum" ama tamamen kurtulmayı yani sadece endişe edilmesi gereken şeylerden endişe etmeyi, sürekli olasılıklar üzerinden bir şeylerden endişe etmemeyi başaramadım. Yıllar önce psikiyatriste gittim ve 6 ay antidepresan kullandım ama iyi gelmediği için onu bırakmıştım.

Bu hayatta en çok kıskandığım insanlar korkusuz, endişesiz insanlar.

Kontrol edemediğim bir diğer dürtüm ise kafamın içinde bir şey "beni sürekli yargılıyor". Gün içinde sürekli kendimi suçluyorum ve aynı zamanda sürekli başkaları tarafından suçlanma korkusu da yaşıyorum. O yüzden kendini olduğu gibi kabul edebilen ve kendini yargılamayan insanları da çok kıskanıyorum.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Yaşadığınız şey korkmaktan korkmak. Kimse korkusuz değildir, herkesin dolabında bir tane ceset vardır. Böyle düşünceler geldiğinde bir işle meşgul olmaya çalışın veya çıkıp biraz yürüyün. O sırada da kendinize yok yere kaygılandığınızı tekrar edin ki kafanız bunu idrak edip sakinleşsin.
 
Sormak istediğim ise benimki gibi şeyler yaşayıp (sanırım "anksiyete bozukluğu" deniyor) bunu gerçekten tam olarak atlatabilen var mı? Atlatabildiyseniz nasıl atlattınız?

Tüm yazdıklarını tek tek okudum. Psikolojik bir rahatızlığı geçiren biri olarak tavsiyem: Psikiyatriye gitmek. Emin ol iyi gelecek. Bende de vardı anksiyete. Soluğu doktorda buldum ve böyle şeyler gitti. Ayrıca ben hala tedaviye devam ediyorum.
Erken teşhis önemli. Şakaya alınacak bir durum değil. Herkes kafaya takma der ama tok açın halinden anlamaz.

O sırada da kendinize yok yere kaygılandığınızı tekrar edin ki kafanız bunu idrak edip sakinleşsin.

Hocam, anlıyorum, yardımcı olmak istiyorsunuz ama emin olun öyle geçmiyor. Kafaya takmamak, kafaya takmak demektir. Ben geçirdiğim için bu öneride bulundum. Dediğiniz yöntem biraz değişik olmuş. Yine de iyilk yapmak istiyorsunuz ama bilen biri olarak ne yaşadığını anlayabiliyorum arkadaşı.
 
Son düzenleme:
Benim yaşadığım tam anksiyete sayılıyor mu bilmiyorum ama; kullandığım alerji ilacının yan etkilerinden biri olarak bir dönem bazı ataklar yaşamaya başlamıştım. Mesela otobüste giderken bir anda öldürüleceğimi, atıyorum arkamda oturan kişinin boğazımı keseceğini zannedip korku içinde soğuk terler akıtmaya başlıyordum. Bir dönem bu şekilde aniden bastıran "ölmek üzereyim", "birazdan öldürülücem" şeklinde ataklar yaşıyordum. İlacı kesince bu ataklar kaybolmuştu, hayatı boyu yaşayanlara kolaylık diliyorum cidden.
 
Benim yaşadığım tam anksiyete sayılıyor mu bilmiyorum ama; kullandığım alerji ilacının yan etkilerinden biri olarak bir dönem bazı ataklar yaşamaya başlamıştım. Mesela otobüste giderken bir anda öldürüleceğimi, atıyorum arkamda oturan kişinin boğazımı keseceğini zannedip korku içinde soğuk terler akıtmaya başlıyordum. Bir dönem bu şekilde aniden bastıran "ölmek üzereyim", "birazdan öldürülücem" şeklinde ataklar yaşıyordum. İlacı kesince bu ataklar kaybolmuştu, hayatı boyu yaşayanlara kolaylık diliyorum cidden.

İşin ilginç tarafı bende "sağlık anksiyetesi" veya ölüm korkusu pek yok. Evet bazen sağlıkla ilgili şeylerle de endişe duyuyorum ama o çok daha hafif oluyor genelde.

Gerçekten çok endişe duygusunu yaşayabildiğim şeyler sağlık anksiyetesi-ölüm korkusu dışına giren daha soyut şeyler.
 
Kendiniz kafanızda bitirmedikçe psikiyatri de fayda etmeyecek şimdiden söyleyeyim hocam. Ben de panik atak ve anksiyete bozukluğu var. 3 tane de ilaç kullanıyorum. Hiçbir faydasını görmedim şu anlık. 24 Ocak'tan beri kullanıyorum.
 
Hocam, anlıyorum, yardımcı olmak istiyorsunuz ama emin olun öyle geçmiyor. Kafaya takmamak, kafaya takmak demektir. Ben geçirdiğim için bu öneride bulundum. Dediğiniz yöntem biraz değişik olmuş. Yine de iyilik yapmak istiyorsunuz ama bilen biri olarak ne yaşadığını anlayabiliyorum arkadaşı.

Doğru söylüyorsunuz, ben kendimde deneyip başarılı bulduğum naçizane formülü söyledim. Forumdan böyle konularda verilebilecek maksimum tavsiye bu kadar oluyor, tabii ki kendi kendine çözemiyorsa doktor desteği alması gerek.
 
Bir yazı okumustum gecmiste beyinde ilgili kimyasallar düzgün salgilanmadigi vakit bu tür seyler cikiyormus ortaya yani psikyatrik rahatsizliklar. Sanirim sizin bir psikologa gitmeniz lazim o yonlendirir ancak.

Bu anlattiklarindan senin surekli bir panikatak halinde oldugunu anliyorum. Bu bir rahatsizliktir o yuzden bunu kendi basina cozmen imkansiz degil biraz ustune git sorunlarin.
 
Son düzenleme: