Katılım
4 Nisan 2025
Mesajlar
3.420
Makaleler
31
Çözümler
8
Beğeniler
4.498
Yer
Kocaeli
Selam dostlar,

Babamın çalıştığı ve çok memnun olarak emekli olduğu fabrikadan bir kişi; babama sormadan, danışmadan ve haber vermeden babamı iş mahkemesine tanık olarak yazmış. Kendisi ile samimiyeti bile yok. Yasal olarak bize sormadan bizi tanık gösterebiliyorlarmış, bugün bunu öğrendim. Biz tanık olmak istemiyoruz. Haziran ayı için çağrı kağıdı geldi bugün. Eğer gitmezsek polis ile zorla götürüleceğimiz, gerekirse adli cezaya çarptırılacağımız yazıyor kağıtta. Babamın gerçekten bu işle ilgili hiçbir bilgisi yok.

Biz duruşmaya mecburen katılıp hakime "Bizim bilgimiz yok, şahitlik de yapmak istemiyoruz," diyeceğiz açık bir şekilde.

Şimdi babamın emekli olduğu firmanın İK müdürüne ulaştık; bu durumu kendisine de izah edeceğiz. Çünkü emekli olduğu firmadan çok memnun kendisi, hâlâ da övgü ile bahseder. Kurumsal, çok büyük ve global bir firma aynı zamanda.

Bizi mahkeme bir daha çağırır mı "istemiyoruz" desek? Ya da bilgimiz olmayan bir şey için orada bizi sıkıştırırlar mı? Hiçbir bilgimiz yok, ilk defa başımıza böyle bir şey geliyor.

@Şişman Adam
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Selam dostlar,

Babamın çalıştığı ve çok memnun olarak emekli olduğu fabrikadan bir kişi; babama sormadan, danışmadan ve haber vermeden babamı iş mahkemesine tanık olarak yazmış. Kendisi ile samimiyeti bile yok. Yasal olarak bize sormadan bizi tanık gösterebiliyorlarmış, bugün bunu öğrendim. Biz tanık olmak istemiyoruz. Haziran ayı için çağrı kağıdı geldi bugün. Eğer gitmezsek polis ile zorla götürüleceğimiz, gerekirse adli cezaya çarptırılacağımız yazıyor kağıtta. Babamın gerçekten bu işle ilgili hiçbir bilgisi yok.

Biz duruşmaya mecburen katılıp hakime "Bizim bilgimiz yok, şahitlik de yapmak istemiyoruz," diyeceğiz açık bir şekilde.

Şimdi babamın emekli olduğu firmanın İK müdürüne ulaştık; bu durumu kendisine de izah edeceğiz. Çünkü emekli olduğu firmadan çok memnun kendisi, hâlâ da övgü ile bahseder. Kurumsal, çok büyük ve global bir firma aynı zamanda.

Bizi mahkeme bir daha çağırır mı "istemiyoruz" desek? Ya da bilgimiz olmayan bir şey için orada bizi sıkıştırırlar mı? Hiçbir bilgimiz yok, ilk defa başımıza böyle bir şey geliyor.

@Şişman Adam
Kesin gidin reis eğer alakam yok diyip gitmezsen bir de dava sırf bu yüzden ertelenirse masraflar size kaçabilir. Dediğin gibi hiçbir şekilde alakamız, bilgimiz yok taraf değiliz dersiniz bir daha çağırılmazsınız.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Kesin gidin reis eğer alakam yok diyip gitmezsen bir de dava sırf bu yüzden ertelenirse masraflar size kaçabilir. Dediğin gibi hiçbir şekilde alakamız, bilgimiz yok taraf değiliz dersiniz bir daha çağırılmazsınız.

Haziran ayında kesin gitmeyi düşünüyoruz hocam, sadece bizi bir daha çağırmasınlar istiyoruz. Ne bilgimiz var ne de 30 küsur sene ekmek yediğimiz yeri kötüleriz yani doğal olarak.

Bilmiyoruz, olay ile alakamız yok demeniz yeterli. Daha da çağırmazlar. Otobüste olan bir olay yüzünden arkadaşımı da aynı şekilde tanık göstermişlerdi, aynısını yaptı çağırmadılar.

Durduk yere can sıkıyor hocam yani.
 
ne de 30 küsur sene ekmek yediğimiz yeri kötüleriz yani doğal olarak.
Sorduklarında böyle bir şey söylemeyin, olay başka yerlere uzayabilir, yanlış anlaşılabilir, dümdüz bilmiyoruz diyin geçin. Fazlasını, özelinizi anlatmayın, sorulara cevap verin yeter.

Durup dururken tanıktan sanığa geçmeyin.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Merhaba,

Öncelikle verilen cevaplarda yanlış söylenen bilgilerin altını çizdim.

Konuya gelirsek, evet, ister ceza davalarında ister hukuk davalarında bir kişinin tanık olarak mahkemeye bildirilmesi için tanığın rızası aranmıyor. Hatta ceza yargılamalarında tarafların bildirmelerine bile gerek olmadan mahkeme gerekli görürse ilgili kişileri tanık olarak dinleyebilir ancak hukuk davalarında tarafların bildirmesi üzerine tanık dinleniyor. Sizin olayınızdaki dava da hukuk davası ve taraflardan biri babanızı tanık olarak bildirmiş. Buna engel olamıyorsunuz maalesef.

Bazı durumlarda tanıklıktan çekinme hakkı HMK'da tanımlanmıştır ama sizin olayınız HMK'da sayılan hallere girmiyor. Yine de bilgi olsun diye paylaşayım:

Ekran görüntüsü 2026-05-12 170201.webp


Ekran görüntüsü 2026-05-12 172508.webp

Bu aşamada 2 yol izleyebilirsiniz:
  • İlk olarak babanız duruşma günü ve saatinde duruşmaya gidip tanıklık yapabilir. Babanızın tanıklıktan çekinme hakkı olmadığından, duruşmada "ben tanık olmak istemiyorum" şeklinde bir beyanda bulunmasının hukuki bir karşılığı yok. Bu yüzden hakim babanızın beyanlarını elbette alacak duruşma sırasında. Bu yüzden bunun dışında belirttiğiniz şekilde beyanda bulunabilir. Yani eğer dava konusu olaylar ve iddialar ile ilgili bir görgüsü yoksa bunu ifade edebilir. Duruşma sırasında hakimin ve tarafların soracağı sorularda bilgisi ve görgüsü olmadığı durumlarda böyle ifade edebilir.
    • Ayrıca babanızın beyanları bittiğinde hakim babanıza tanıklık ücreti isteyip istemediğini soracak. Madem mecbur kaldınız, tanıklık ücretinizi isteyin o halde. Bir yemek parası kadar bir ücret zaten. Ücret istediğini açıkça tutanağa geçtikten sonra duruşma bitince mahkeme kalemine gidip IBAN bildirmeyi unutmayın.
    • Ayrıca kimliğini yanında götürmeyi unutmasın.
  • Bir diğer seçenek olarak duruşmaya gitmeyebilir. Mahkeme "zorla getirme" kararı verecektir muhtemelen ama uygulamada sandığınız gibi polis zoruyla götürülmüyorsunuz. Duruşmadan 1-2 önce polis babanızı arıyor ve duruşmadan haberdar ediyor. Sandığınız gibi bir olayın olması için zorla getirme kararına rağmen yine duruşmaya gidilmezse "yakalama kararı" verilerek gerçekleşiyor ama uygulamada hukuk davalarında tanıklar için yakalama kararı verilmiyor. Zorla getirme kararına rağmen tanık gelmiyorsa genelde sizi tanık olarak bildiren taraf veya hakim sizin tanıklığınızdan vazgeçiyor.
Seçenekler bunlar. Yine de eğer fiilen çok yormayacaksa duruşmaya gitmesini tavsiye ediyorum. Bildiği veya bilmediği şeyler ne ise onu anlatsın babanız. Mecbur kalınan bir durum olduğu için can sıkıcı farkındayım ama yine de seçim sizin.

Ayrıca bir kez tanıklık yaptıktan sonra her ne kadar teoride yeniden mahkemenin tanık olarak çağırma usulü bulunsa da pratikte bunu yaşamazsınız merak etmeyin.
 
Son düzenleme:
Merhaba,

Öncelikle verilen cevaplarda yanlış söylenen bilgilerin altını çizdim.

Konuya gelirsek, evet, ister ceza davalarında ister hukuk davalarında bir kişinin tanık olarak mahkemeye bildirilmesi için tanığın rızası aranmıyor. Hatta ceza yargılamalarında tarafların bildirmelerine bile gerek olmadan mahkeme gerekli görürse ilgili kişileri tanık olarak dinleyebilir ancak hukuk davalarında tarafların bildirmesi üzerine tanık dinleniyor. Sizin olayınızdaki dava da hukuk davası ve taraflardan biri babanızı tanık olarak bildirmiş. Buna engel olamıyorsunuz maalesef.

Bazı durumlarda tanıklıktan çekinme hakkı HMK'da tanımlanmıştır ama sizin olayınız HMK'da sayılan hallere girmiyor. Yine de bilgi olsun diye paylaşayım:

Bu aşamada 2 yol izleyebilirsiniz:
  • İlk olarak babanız duruşma günü ve saatinde duruşmaya gidip tanıklık yapabilir. Babanızın tanıklıktan çekinme hakkı olmadığından, duruşmada "ben tanık olmak istemiyorum" şeklinde bir beyanda bulunmasının hukuki bir karşılığı yok. Bu yüzden hakim babanızın beyanlarını elbette alacak duruşma sırasında. Bu yüzden bunun dışında belirttiğiniz şekilde beyanda bulunabilir. Yani eğer dava konusu olaylar ve iddialar ile ilgili bir görgüsü yoksa bunu ifade edebilir. Duruşma sırasında hakimin ve tarafların soracağı sorularda bilgisi ve görgüsü olmadığı durumlarda böyle ifade edebilir.
    • Ayrıca babanızın beyanları bittiğinde hakim babanıza tanıklık ücreti isteyip istemediğini soracak. Madem mecbur kaldınız, tanıklık ücretinizi isteyin o halde. Bir yemek parası kadar bir ücret zaten. Ücret istediğini açıkça tutanağa geçtikten sonra duruşma bitince mahkeme kalemine gidip IBAN bildirmeyi unutmayın.
    • Ayrıca kimliğini yanında götürmeyi unutmasın.
  • Bir diğer seçenek olarak duruşmaya gitmeyebilir. Mahkeme "zorla getirme" kararı verecektir muhtemelen ama uygulamada sandığınız gibi polis zoruyla götürülmüyorsunuz. Duruşmadan 1-2 önce polis babanızı arıyor ve duruşmadan haberdar ediyor. Sandığınız gibi bir olayın olması için zorla getirme kararına rağmen yine duruşmaya gidilmezse "yakalama kararı" verilerek gerçekleşiyor ama uygulamada hukuk davalarında tanıklar için yakalama kararı verilmiyor. Zorla getirme kararına rağmen tanık gelmiyorsa genelde sizi tanık olarak bildiren taraf veya hakim sizin tanıklığınızdan vazgeçiyor.
Seçenekler bunlar. Yine de eğer fiilen çok yormayacaksa duruşmaya gitmesini tavsiye ediyorum. Bildiği veya bilmediği şeyler ne ise onu anlatsın babanız. Mecbur kalınan bir durum olduğu için can sıkıcı farkındayım ama yine de seçim sizin.

Ayrıca bir kez tanıklık yaptıktan sonra her ne kadar teoride yeniden mahkemenin tanık olarak çağırma usulü bulunsa da pratikte bunu yaşamazsınız merak etmeyin.

Teşekkür ettim. Hocam zaten babam 2018 yılında emekli oldu, bu adam babamdan çok daha sonra işten çıkarılmış sanırım. Dolayısıyla hiçbir bilgimiz yok. Ne davadan ne de kendisiyle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Doğal olarak bilmediğimiz konularda tanıklık etmek istemiyoruz. Etik olarak bize sorması gerekirdi bence, zaten o zaman da kabul etmiyoruz diye söylerdik. Biz tanıklık etsek bile yalan beyanda bulunmuş oluruz zaten çünkü hiçbir şey bilmiyoruz.

Aman hocam, parası onların olsun, bir kuruşlarını dahi istemeyiz.

Peki hocam, bizim durumumuzda hakime söylenmesi gereken en net şeyler nelerdir sizce? Kesin gideriz diye düşünüyorum.

@Şişman Adam
 
Son düzenleme:
Teşekkür ettim. Hocam zaten babam 2018 yılında emekli oldu, bu adam babamdan çok daha sonra işten çıkarılmış sanırım. Dolayısıyla hiçbir bilgimiz yok. Ne davadan ne de kendisiyle ilgili hiçbir şey bilmiyoruz. Doğal olarak bilmediğimiz konularda tanıklık etmek istemiyoruz. Etik olarak bize sorması gerekirdi bence, zaten o zaman da kabul etmiyoruz diye söylerdik. Biz tanıklık etsek bile yalan beyanda bulunmuş oluruz zaten çünkü hiçbir şey bilmiyoruz.

Aman hocam, parası onların olsun, bir kuruşlarını dahi istemeyiz.

Peki hocam, bizim durumumuzda hakime söylenmesi gereken en net şeyler nelerdir sizce? Kesin gideriz diye düşünüyorum.
Her ne kadar babanızdan sonra işten çıkarılmışsa da babanızla benzer çalıştığı dönemler mutlaka mevcuttur. Davayı açan kişinin avukatı veya kendisi o sebeple babanızı tanık olarak bildirmek istemiştir.

Her ne kadar hiçbir şey bilmiyoruz deseniz de aslında babanızın bildiği şeyler illaki vardır. Çünkü iş mahkemesi demişsiniz, işten ayrılmış demişsiniz, muhtemelen açılan dava bir işçilik alacağı davası. Bu davalarda hakim iş yerindeki birtakım genel uygulamaları bilmek isteyecek. Örneğin çalışma saatleri, gün içinde yemek molası veya çay molası gibi ara dinlenmelerin yapılıp yapılmadığı, ücretlerin banka aracılığıyla mı yoksa elden mi ödendiği, iş yerinde fazla mesai yapılıp yapılmadığı vs. gibi.

Bunların dışında davacı özelinde onun çalışma koşullarının ne olduğu ve dava açarken özellikle ne gibi şeyler iddia edildiyse onlar hakkında bilgi sahibi olup olmadığı sorulacak.

Yani en azından iş yerindeki genel uygulama konusunda illaki babanızın bildikleri vardır. O yüzden hakimin ve tarafların/taraf avukatlarının sorduğu sorulara bildiği kadarıyla cevap versin. Bilmediği bir şey olduğunda açıkça "bilmiyorum" desin. Bu kadarı kâfi.

Duruşmadan sonra duruşma tutanağı yazdırılacak ve babanız duruşma tutanağında beyanlarının bulunduğu kısma imza atıp mübaşirden kimliğini teslim alacak. Sonra iş bitmiş olacak.

Madem mecbur kaldınız, tanıklık ücretini istesin bence babanız. Bir gününü ayıracak istemeyerek de olsa. Para yattığında bir yemek yer işte. :)
 
Her ne kadar babanızdan sonra işten çıkarılmışsa da babanızla benzer çalıştığı dönemler mutlaka mevcuttur. Davayı açan kişinin avukatı veya kendisi o sebeple babanızı tanık olarak bildirmek istemiştir.

Her ne kadar hiçbir şey bilmiyoruz deseniz de aslında babanızın bildiği şeyler illaki vardır. Çünkü iş mahkemesi demişsiniz, işten ayrılmış demişsiniz, muhtemelen açılan dava bir işçilik alacağı davası. Bu davalarda hakim iş yerindeki birtakım genel uygulamaları bilmek isteyecek. Örneğin çalışma saatleri, gün içinde yemek molası veya çay molası gibi ara dinlenmelerin yapılıp yapılmadığı, ücretlerin banka aracılığıyla mı yoksa elden mi ödendiği, iş yerinde fazla mesai yapılıp yapılmadığı vs. gibi.

Bunların dışında davacı özelinde onun çalışma koşullarının ne olduğu ve dava açarken özellikle ne gibi şeyler iddia edildiyse onlar hakkında bilgi sahibi olup olmadığı sorulacak.

Yani en azından iş yerindeki genel uygulama konusunda illaki babanızın bildikleri vardır. O yüzden hakimin ve tarafların/taraf avukatlarının sorduğu sorulara bildiği kadarıyla cevap versin. Bilmediği bir şey olduğunda açıkça "bilmiyorum" desin. Bu kadarı kâfi.

Duruşmadan sonra duruşma tutanağı yazdırılacak ve babanız duruşma tutanağında beyanlarının bulunduğu kısma imza atıp mübaşirden kimliğini teslim alacak. Sonra iş bitmiş olacak.

Madem mecbur kaldınız, tanıklık ücretini istesin bence babanız. Bir gününü ayıracak istemeyerek de olsa. Para yattığında bir yemek yer işte. :)

Teşekkür ettim. Bu mesajınızı yer işaretlerine ekledim. Hocam adamlar öyle imkanlar sunuyordu ki biz insanlara anlatınca şaşırıyorlardı. Türkiye standartlarının çok çok üstünde ve kurallara riayet eden bir Amerikan firmasıydı. Yani çok detaya girmek istemiyorum, Türkiye'de bu kadar iyi şartlar sunabilen başka firma görmedim. Babam emekli oldu, imzaları attı, aynı gün tazminat, paket, maaş ne var ise aynı anda ve tek seferde yattı. Babamın zamanında adamlar bir özel sağlık sigortası yapıyordu, estetik hariç her şeyi karşılıyordu. 26 yaşıma kadar devlet hastanelerine bile gitmedim, öyle iyiydi. Sosyal imkanlar konusunda da adamlar rakipsizdi. Tabii bunlar babamın zamanında olan şeyler, daha sonrasını bilemiyoruz.

@Şişman Adam
 
Son düzenleme:
@Eagles, doğrudur. Yani bu söyledikleriniz babanızın zamanında olanlarmış, belki hâlâ benzer imkânları sağlıyordur şirket ama işte dava açan kişinin hikâyesini bilemiyoruz. Dava açan kişi haklı mı haksız mı, ona da benzer imkânlar sağlandı mı sağlanmadı mı vs. bilemediğimiz için yorum yapamıyorum. Yine babanızın adına sevindim, zamanında böyle imkânlarla severek çalışmış. Herkese nasip olmuyor.

Ayrıca demek ki davacı ile şirket arasında bayağı problem olmuş. Çünkü anlattığınız kalibrede bir şirket aynı şekilde o işçiye de hemen tazminatını verirdi. Onu geçtim, bu dava açılmadan önce arabuluculuk süreci geçirdiler (zorunlu) aralarında. Arabuluculukta da anlaşamayacak kadar problem yaşamışlar demek ki.

Umarım haklı olan hakkına kavuşur diyeyim. 🤷‍♂️