Doktorun koyacağı tanıya bağlı aslında. Günlük hayatı olumsuz bir etkiye bürüyen durumlar, memuriyete etki edebilir, ancak tanı sıradan genel bir durumda ise memuriyete etki etmeyecektir.Hocam bilemiyorum dediğim gibi geçmişte antidepresan kullanan arkadaşlarımdan iyi dönütler alamadım. Ayrıca ilerde memur olmak istiyorum bu psikiyatri işi problem çıkartır mı o konu bilmiyorum.
Detaylar
Kim cevapladı?cemkaraca
Yetkin
- Katılım
- 26 Temmuz 2024
- Mesajlar
- 2.708
- Çözümler
- 11
- Beğeniler
- 1.484
İşte bundan korkuyorum.Günlük hayatı olumsuz bir etkiye bürüyen durumlar, memuriyete etki edebilir
Aslında şu an kaygı yaşadığım durum size çok saçma gelebilir. Bir iş görüşmesine girdim, benden evrakları istediler. Ben evrakları götürecektim ama bir sorun çıktı o yüzden en erken cuma günü götürebilirim. Cuma gününe kadar başvurular kapanırsa veya başka birisini alırlar diye anksiyete yaşıyorum. Çünkü tek başvuran ben değilim.
Daha önceden de dediğim gibi siz bence yine de bi' psikiyatri bölümüne gitmeye çalışın. Anlaşılan o ki bu durum sizi oldukça rahatsız etmeye çalışacak. İleride çok ciddi sıkıntılar yaratabilir.İşte bundan korkuyorum.
Aslında şu an kaygı yaşadığım durum size çok saçma gelebilir. Bir iş görüşmesine girdim, benden evrakları istediler. Ben evrakları götürecektim ama bir sorun çıktı o yüzden en erken cuma günü götürebilirim. Cuma gününe kadar başvurular kapanırsa veya başka birisini alırlar diye anksiyete yaşıyorum. Çünkü tek başvuran ben değilim.
Geçmişte bende sosyal anksiyete vardı.
Anksiyete genellikle şu düşüncelerle başlar:
“Ya kötü bir şey olursa?”, “Yapamazsam?”, “Rezil olursam?”
Kekeme ve sosyal anksiyetesi olan biri olarak bu duygularla uzun süre yaşadım. Ama çözüm hem çok basit hem de en zor olan şeydi: Üzerine gitmek. Kaçtıkça büyüdü, üzerine gittikçe azaldı. Cesaret edip adım attığımda zamanla düzeldi. Ama o adımı atmasaydım bugün hala aynı döngüde kalıyor olabilirdim. Çünkü anksiyetenin temeli korkudur.
Evet kötü bir şey olabilir. Bazen başarısız da olabilirsin, hatta rezil olma ihtimali de vardır. Ama denememek daha kötüdür.
Herkesin geçmişinde "keşke deneseydim" dediği anlar vardır. O yüzden korkuya rağmen adım at. Yapman gerekeni yap ve sonucu yaşa. Çünkü gerçek özgüven her şey yolundayken değil korkarken bile harekete geçtiğinde oluşur.
Anksiyete genellikle şu düşüncelerle başlar:
“Ya kötü bir şey olursa?”, “Yapamazsam?”, “Rezil olursam?”
Kekeme ve sosyal anksiyetesi olan biri olarak bu duygularla uzun süre yaşadım. Ama çözüm hem çok basit hem de en zor olan şeydi: Üzerine gitmek. Kaçtıkça büyüdü, üzerine gittikçe azaldı. Cesaret edip adım attığımda zamanla düzeldi. Ama o adımı atmasaydım bugün hala aynı döngüde kalıyor olabilirdim. Çünkü anksiyetenin temeli korkudur.
Evet kötü bir şey olabilir. Bazen başarısız da olabilirsin, hatta rezil olma ihtimali de vardır. Ama denememek daha kötüdür.
Herkesin geçmişinde "keşke deneseydim" dediği anlar vardır. O yüzden korkuya rağmen adım at. Yapman gerekeni yap ve sonucu yaşa. Çünkü gerçek özgüven her şey yolundayken değil korkarken bile harekete geçtiğinde oluşur.
cemkaraca
Yetkin
- Katılım
- 26 Temmuz 2024
- Mesajlar
- 2.708
- Çözümler
- 11
- Beğeniler
- 1.484
Çok haklısınız. O kadar haklısınız ki ben de çözümü böyle buldum. Yani önceden bende de sosyal anksiyete vardı. Toplum içinde bildiğiniz rahatsızlık çekiyordum. Ama lise yıllarımın sonlarında bu durum böyle gitmeyecek deyip üzerine gitmeye başladım. Gerek arkadaşlar olsun (lise arkadaşlarını bilirsiniz gamsızlardırGeçmişte bende sosyal anksiyete vardı.
Anksiyete genellikle şu düşüncelerle başlar:
“Ya kötü bir şey olursa?”, “Yapamazsam?”, “Rezil olursam?”
Kekeme ve sosyal anksiyetesi olan biri olarak bu duygularla uzun süre yaşadım. Ama çözüm hem çok basit hem de en zor olan şeydi: Üzerine gitmek. Kaçtıkça büyüdü, üzerine gittikçe azaldı. Cesaret edip adım attığımda zamanla düzeldi. Ama o adımı atmasaydım bugün hala aynı döngüde kalıyor olabilirdim. Çünkü anksiyetenin temeli korkudur.
Evet kötü bir şey olabilir. Bazen başarısız da olabilirsin, hatta rezil olma ihtimali de vardır. Ama denememek daha kötüdür.
Herkesin geçmişinde "keşke deneseydim" dediği anlar vardır. O yüzden korkuya rağmen adım at. Yapman gerekeni yap ve sonucu yaşa. Çünkü gerçek özgüven her şey yolundayken değil korkarken bile harekete geçtiğinde oluşur.
Şu an ise sosyal anksiyeteyi dediğiniz yöntemle bayağı bitirdim. Ama direkt olarak normal anksiyete kaldı. Dediğim gibi parça parça olabiliyor bazen. Bu normal anksiyete, sosyal olsun, genel olsun, her türlü durumda (o olay başlamadan önce özellikle) kaygı yaşamak. O olay anında ve sonrasında ise "aslında boşuna kaygılanmışım ya" demek. Ve böyle desem bile başka türlü olaylarda yine bu sorunu yaşıyorum. Ama çoğu gitti azı kaldı. Ben yine psikiyatri veya psikoloğa başvurmayacağım çünkü psikoloğun söyleyeceği şeyler belli. Üzerine git diyecek, ben zaten gidiyorum. Psikiyatri ise ilaç yazabilir o konuda fikrim yok ancak oraya da gitmek istemiyorum. Nasıl ki sosyal anksiyeteyi kendim yendim bence genel anksiyeteyi de kendim yenebilirim diye düşünüyorum.
Tebrik ederim dostum seni. Benim yaptıklarımı sende yapmışsın. Üstesinden gelmişsin çoğu şeyin. Bu gerçekten takdire şayan. Bu dünya ilk adımı atmaya korkan insanlarla dolu maalesef ki.Çok haklısınız. O kadar haklısınız ki ben de çözümü böyle buldum. Yani önceden bende de sosyal anksiyete vardı. Toplum içinde bildiğiniz rahatsızlık çekiyordum. Ama lise yıllarımın sonlarında bu durum böyle gitmeyecek deyip üzerine gitmeye başladım. Gerek arkadaşlar olsun (lise arkadaşlarını bilirsiniz gamsızlardır), gerek okuldaki rehber öğretmenim olsun (çok tatlı bir adamdı, haftada 1 seans yapardık) sayesinde psikoloğa gitmeden sosyal anksiyete sorununu hallettim ve özgüvenim kısa zamanda çok hızlı arttı. Ancak gel gelelim bu hastalıklar tekte bitmiyor, parça parça insanda oluşuyor.
Şu an ise sosyal anksiyeteyi dediğiniz yöntemle bayağı bitirdim. Ama direkt olarak normal anksiyete kaldı. Dediğim gibi parça parça olabiliyor bazen. Bu normal anksiyete, sosyal olsun, genel olsun, her türlü durumda (o olay başlamadan önce özellikle) kaygı yaşamak. O olay anında ve sonrasında ise "aslında boşuna kaygılanmışım ya" demek. Ve böyle desem bile başka türlü olaylarda yine bu sorunu yaşıyorum. Ama çoğu gitti azı kaldı. Ben yine psikiyatri veya psikoloğa başvurmayacağım çünkü psikoloğun söyleyeceği şeyler belli. Üzerine git diyecek, ben zaten gidiyorum. Psikiyatri ise ilaç yazabilir o konuda fikrim yok ancak oraya da gitmek istemiyorum. Nasıl ki sosyal anksiyeteyi kendim yendim bence genel anksiyeteyi de kendim yenebilirim diye düşünüyorum.
Sana diğer bir tavsiyem spora yazılman. Fitness'a gitmelisin. Böylece kendini geliştirsin. Hem özgüvenin artar hem de mutluluk hormonun. Ayrıca yeni insanlarla tanışabilirsin. Fitness salonuna gittiğinde göreceksin ki gidenlerin çoğu anksiyetesi olan insanlar. Onlarla birlikte yeni adım atıp gelişeceksin. Başarılar dilerim brom.
cemkaraca
Yetkin
- Katılım
- 26 Temmuz 2024
- Mesajlar
- 2.708
- Çözümler
- 11
- Beğeniler
- 1.484
Aynıyız resmenTebrik ederim dostum seni. Benim yaptıklarımı sende yapmışsın. Üstesinden gelmişsin çoğu şeyin. Bu gerçekten takdire şayan. Bu dünya ilk adımı atmaya korkan insanlarla dolu maalesef ki.
Sana diğer bir tavsiyem spora yazılman. Fitness'a gitmelisin. Böylece kendini geliştirsin. Hem özgüvenin artar hem de mutluluk hormonun. Ayrıca yeni insanlarla tanışabilirsin. Fitness salonuna gittiğinde göreceksin ki gidenlerin çoğu anksiyetesi olan insanlar. Onlarla birlikte yeni adım atıp gelişeceksin. Başarılar dilerim brom.
Çok teşekkür ederim bu arada. Hem cevapların için hem de başarı dileklerin için. Aynı şekilde bende sana başarılar dilerim
Benzer konular
Yeni konular
-
-
S Serisi tabletlerin pil performansı S Serisi telefonlara benziyor mu?
- Mr. Soprano
- Mesaj: 10
-
Rehber Gaming laptoplarda 165 Hz ve 240 Hz arasında kayda değer fark var mı?
- mortem.dll bulunamadı
- Mesaj: 0
-
-
-
-
-