Katılım
22 Aralık 2023
Mesajlar
2.016
Çözümler
1
Beğeniler
854
Merhaba,

Üniversitelerde bilgisayar mühendisliğini bitirmiş ancak çok işsiz kalan var. Kimisi de 4 yıllık üniversiteye çöp diyorlar. Onu yapacağıma gider 4 yıl kendimi geliştiririm diyenler de var.

Normal şartlara bakınca gerçekten okunası bir bölüm mü? Elbette çok bilgisayar mühendisliği mezunu var. Çoğu da işsiz. Sizce 4 yıllık bir mühendislik mi daha iyi yoksa 4 yıl kendini geliştirmek mi? Şuna da bağlamak istiyorum: ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi kazanadıktan sonra iş bulmak yine de zor mu? Sonuçta bu 3 üniversite revaçta bilgisayar mühendisliği konusunda.

Bu üç üniversite bile iş bulduramaz mı? Türkiye'nin en iyi hocalarından ders almak var, bir de kendi kendine öğrenen var. Bu ikilemde hangisi daha iyi? Sadece ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi demeyelim. Normal üniversiteleri de sayalım.

İyi Sosyaller.
 
Kendimi geliştiririm daha iyi diyenler = Yozgat Başıbozuk dışında üniversite kazanamayanlar ama kapasitesi olmayanlar. Çoğu bilgisayar mühendisliği mezunu işsiz falan değil bu sesli azınlığın fazla ses çıkartması o kadar. Herhangi bir meslekte olduğu gibi bir kağıt parçasına sahip olman sana iş, bol maaş kapılarını açmıyor. Para kazandıracak becerilerin ve bilgin yoksa işsiz kalman normal. Bunun okulu yok.
 
Çoğu mühendisler böyle, kendini geliştirmezsen zaten iş bulamazsın. Diploma alır almaz kapına iş gelmeyecek. Kendinle bitiyor çoğunlukla.
 
Kendimi geliştiririm daha iyi diyenler = Yozgat Başıbozuk dışında üniversite kazanamayanlar ama kapasitesi olmayanlar. Çoğu bilgisayar mühendisliği mezunu işsiz falan değil bu sesli azınlığın fazla ses çıkartması o kadar. Herhangi bir meslekte olduğu gibi bir kağıt parçasına sahip olman sana iş, bol maaş kapılarını açmıyor. Para kazandıracak becerilerin ve bilgin yoksa işsiz kalman normal. Bunun okulu yok.
Üniversitenin kalitesi bir şey değiştirmez mi? Hocalar mesela?
 
Kendimi geliştiririm daha iyi diyenler = Yozgat başıbozuk dışında üniversite kazanamayanlar ama kapasitesi olmayanlar. Çoğu bilgisayar mühendisliği mezunu işsiz falan değil bu sesli azınlığın fazla ses çıkartması o kadar. Herhangi bir meslekte olduğu gibi bir kağıt parçasına sahip olman sana iş, bol maaş kapılarını açmıyor. Para kazandıracak becerilerin ve bilgin yoksa işsiz kalman normal. Bunun okulu yok.

Bunu yazmaktan yoruldum tercüman oldunuz resmen. Ağrı çeçen üniversitesi 100k ile mühendislik bitirmiş sonra iş bulamıyorum diye ağlıyor. Dersleri bile bütten zor geçmiş adam iş arıyor.
 
Bunu yazmaktan yoruldum tercüman oldunuz resmen. Ağrı Çeçen Üniversitesi 100K ile mühendislik bitirmiş sonra iş bulamıyorum diye ağlıyor. Dersleri bile bütten zor geçmiş adam iş arıyor.
Bunun suçlusu öğrenciler değil, "Üniversite okumayana iş yok." dayatması yapanlar. Herkes üniversite okumak zorunda değil. Okumaya kapasitesi olmayan insanları okumaya zorlarsan, 25 yaşına geldiğinde eli iş tutmayan niteliksiz bireyler ortaya çıkar. Üniversite dayatması yapıldığı sürece bu ülkede gelişim olmayacak.
 
Bunun suçlusu öğrenciler değil, "üniversite okumayana iş yok." dayatması yapanlar. Herkes üniversite okumak zorunda değil. Okumaya kapasitesi olmayan insanları okumaya zorlarsan, 25 yaşına geldiğinde eli iş tutmayan niteliksiz bireyler ortaya çıkar. Üniversite dayatması yapıldığı sürece bu ülkede gelişim olmayacak.

O sıralamadan o bölüme giren insan kendini sorgulamıyorsa zaten iş hayatında başarılı olamaz. Daha kendi öz eleştrisini yapamayan insandan ne beklenir ki?
 
O sıralamadan o bölüme giren insan kendini sorgulamıyorsa zaten iş hayatında başarılı olamaz. Daha kendi öz eleştrisini yapamayan insandan ne beklenir ki?
Bölüme girmeden önceki psikolojiyle bölümü okurkenki psikoloji ve mezun olduktan sonraki psikoloji çok farklı oluyor. Seve seve girip ağlaya ağlaya okuyup nefret ederek zar zor bitiren çokça insan var. Bunun sebebi insanların yanlış bölüm seçimi veya beklenti yüksekliği değil, eğitim politikasının yanlış uygulanmasından kaynaklı.
 
Bölüme girmeden önceki psikolojiyle bölümü okurkenki psikoloji ve mezun olduktan sonraki psikoloji çok farklı oluyor. Seve seve girip ağlaya ağlaya okuyup nefret ederek zar zor bitiren çokça insan var. Bunun sebebi insanların yanlış bölüm seçimi veya beklenti yüksekliği değil, eğitim politikasının yanlış uygulanmasından kaynaklı.

Sistemin kendisi zaten bozuk o konuda haklısınız. Günümüzde Avrupa'da reşitlik yaşı 16'ya düşürülmeye çalışıyorken, insanlar erken olgunlaşıyor diye açıklamalar yapılıyorken bir insanın 18 yaşında doğru bir karar alabilmesi ve birey olarak davranabilmesi gerek. En azından ben öyle düşünüyorum.