Not: Konu içerisinde hiçbir şekilde bu olay övülmemiştir ve yüceltilmemiştir, konu sadece bilgi amaçlıdır.

Takvimler 20 Nisan 1999'u gösteriyordu, seneler boyu konuşulacak, şarkılarda geçecek, filmlere konu olacak, gelecekteki diğer katliamlara ilham olacak ve en önemlisi de bir ülkenin gidişatını değiştirecek kanlı bir gün olacağından herkes habersizdi. İşte o gün bilinen adıyla Columbine Katliamı, kendi deyimleriyle NBK gerçekleşecekti.

Eric Harris 18 yaşında, lise hayatında ağır zorbalığa maruz kalmış bir genç. Babası orduda çalıştığı için sürekli şehir değiştiriyor ve bu durum yüzünden sürekli okuldaki yeni çocuk olduğunu, bu yüzden aşırı yıprandığını çokça kez dile getiriyordu. Kendi dahil tüm insanlıktan ve ırklardan nefret ediyordu fakat ırkçı değildi, ayrıyeten ırkçılardan da nefret ediyordu. Sadece kendi dahil tüm insanlığın bitmesini ve ilk kıvılcımı kendisinin çakması gerektiğini düşünüyordu.

Diğer ismimiz Dylan Klebold kendisi olayın biraz daha arkaplandıda olan şahıstır, Eric kadar ön planda değildir. Dylan, Eric'in aksine daha naif biriydi fakat oda içine kapanıktı. Dylan daha iyi ve normal bir insan gibi gözükse de içten içe yaşadığı sevgi yetersizliği ve aşk acıları daha küçüklüğünden itibaren onu intihara sürüklemiş, bu katliama dahi insanları öldürmek için değil kendi yaşamına son vermeye bir kılıf uydurmak için katılmıştır.

Eric lisede Almanca dersi almaya başlıyor ve bununla beraber alman kültürü ve nazizme ilgi duymaya başlıyor. Bununla birlikte Dylan’ın da çalıştığı pizzacıda çalışarak biriktirdiği paralar ile Alman müzik grubu olan Rammstein'ın kıyafetlerini ve CD'lerini satın alıyor, okulda sırf bunun için onunla alay ediliyordu.

Eric ve Dylan'ın arkadaşlığı ise birlikte bindikleri okul servisinde sıkılaşıyor. Müzik zevkleri, giyim tarzları, yaşantıları ve en önemlisi de fikirleri birbirine benziyordu Bu sayede Eric ve Dylan birbileri ile samimi olmuş ve Eric, Dylan sayesinde ilk kez yeni arkadaşlıklar edinmişti.

Planlarının temellerini yavaş yavaş atmaya başlamış Eric ile Dylan plan için gerekli olacak bilgisayar ve ekipmanları çalmak için park halindeki bir karavanı soymaya çalışırlar fakat o sırada devriye atan bir polis ekibi tarafından yakalanırlar. Bunun üzerine Eric ve Dylan psikolojik destek alıp kamu hizmetinde çalışmakla yükümlü olurlar.

Bu olaylardan sonra Eric günlüğünde karavan sahibin bir aptal olduğu için karavanı ulu orta yerde bıraktığını ve o eşyaları çalmanın suç olmasının “Amerikan Özgürlüğü” fikrine ters düştüğünü oldukça sert bir dille belirtmişti.

İkilinin Basement Tapes isimli kasetleri vardır, bu kasetlerde yaptıkları ve yapacakları şeyleri açık açık dile getirmiş ve anlatmışlardır.

Bir kasette Eric bir silah dükkanından mermi ve şarjör satın aldığını, dükkan ise mermilerin hazır olduğunu söylemek için Eric'in babasını aradığında babasının durumu sorgulamak yerine sadece mermi sipariş etmediğini söylemekle yetinmiştir.

F2CDFD24-97FE-4CA6-8CE8-B8EA213D3B94.webp


Katliam günü ikili vasiyetlerini yazdılar, Dylan erken saatte Eric ile buluştu ve bombalı saldırı için gereken malzemeleri aldılar ve ve okula 3 mil uzaklıkta bir bölgeye bomba yerleştirip ekiplerin dikkatini ve uğraşını oraya çekmeyi planladılar. Saat 11.10 olunca ikisi de farklı araçlara binip okula vardılar ve 11.15'te okulun kafeteryasına bomba dolu çantaları yerleştirip oradan uzaklaştılar ve bombaların patlamasını beklediler fakat işler onların planladığı gibi gitmedi, patlaması gereken bombalar patlamadı ve ekipler 3 mil ötedeki bölgeye var mışlardı. Bu bombalar patlasaydı yüzlerce kişi ölecekti ve neyse ki bu durum gerçekleşmedi. Bunun ardından Eric ile Dylan bombalar patlamadığı için sinirli, fakat uzun zamandır gerçekleştirmeyi bekledikleri planlarını gerçekleştirecekleri için aynı zamanda mutluydu. Etrafı bombalamaya, piyade tüfekleri, pompalı tüfekler ve tabancalar ile etrafa ateş açmaya başlamışlardı. Eric pompalı tüfekle bir öğrenciyi öldürecekken silah kullanmakta kötü olduğu için burnunu bile kırdı, Eric 7 Dylan ise 6 kişiyi bu saldırıda öldürdü, bununla beraber 24 kişiyi yaraladılar. Ardından ise tek tek sınıfları gezip içindeki öğrencilerin yanında kahkaha atıp öğrencilere ağır travmalar yarattılar.



Swat ekiplerinin okula girmesiyle her şeyin sona erdiğini anlayan Eric, Dylan'a dönüp “3..2..1” dedi ve pompalı tüfeğiyle kendi yaşamına son verdi. Fakat Dylan kendini hemen öldürmedi ve ortalıkta gezinip ateş açmaya devam etti ardından kendini vurup akciğerine dolan kanla yaşamını yitirdi.

Bu olaydan sonra ölen bazı ölen öğrencilerin ebeveynleri intihar etmiş, olaya şahit olmuş kişiler ise aynı şekilde kendi yaşamına son vermiştir,

Amerika'da ise bu olaydan sonra school shooting olayları devam etmiş, her okulda özel güvenlik timleri görevlendirilmiş ve çoğu aile çocuğunu okula göndermek yerine özel öğretmen tutmaya başlamıştır.

Eksik veya yanlış anlattığım yerler hakkında beni bilgilendirirseniz çok mutlu olurum, okuyan herkese teşekkürler.
 
Son düzenleme:
Bizim elemanlar da "komünistleri *ldür" misyonuyla çıkıp çay içen emekli dayıları bıçaklıyor.

(Asla böyle bir vahşeti karşılaştırmak, bir sıraya yerleştirmek gibi bir derdim yok. Sadece malum olaydaki elemanın kendini aşırı havalı zannederken aslında ne kadar zavallı gözüktüğünü anlatmaya çalışıyorum.)