Deprem bilimi tahmin edilmesi zor bir bilim dalı. Deney yapabilme imkanınız yok, gözlemlere dayalı çıkarımda bulunmanız gerekiyor. Bu bazen yüzyıllar alıyor. Bu yüzden kesin yorum yapmak çok çok zor. Depremin nereden, nasıl geleceğini kestirmek çok güç. Bu deprem öncü deprem olabilir de, olmayabilir de. Fayın içine bakıp stresi gözlemlemediğiniz sürece de bilemezsiniz. Hatta gözlem yapsanız dahi anlamanız çok zor.
Depremin sebebine değil sonucuna gelelim. Yani binalara. Binaların davranışını da kestirmek çok zor. Çok sağlam yaptığınıza inandığınız bir bina hiç beklemediğiniz bir hasar alabilir çünkü çok ama çok fazla etmen var deprem kuvvetinde. Bu yüzden her bilim adamı farklı şey söyler. Tıpta da yaşarsınız mesela bunu. Tıp da biraz böyledir ancak deprem kadar değildir. Tıpta deney ve gözlem çok daha kolaydır, depremde bu daha da zordur.
Deprem konusunda yapılacak en doğru şey, binaları yeterince sağlam yapıp halkı bilinçlendirmektir.
Matematiksel düşünürsek yanıltıcı değil, aslında doğru. Fark ise şu; olası büyük deprem 90 kat daha güçlü olmak yerine 89 kat daha güçlü olunca pek bir şey değişmeyecek. Matematiksel olarak haklılar, pratikte haksızlar.