Relapse 17

Üstün
Katılım
28 Aralık 2024
Mesajlar
1.451
Çözümler
29
Beğeniler
1.504
Yer
Detroit
Çok garip bir duygu bu. Eski günleri özlüyorum. Eski dediğim de çok uzak değil, 2020, 2021, 2022. Hatta belki 2023 bile. 2019'dayken 2018'i özlüyordum, çünkü 2018 kral bir seneydi. Keşke orada dursaydı zaman, her şey tam dozundaydı. Ne fazla ne eksik.

Şimdi geri dönüp bakınca, o yılların verdiği his bambaşkaymış. Sokakta geçen akşamlar, dostlarla edilen kahkahalar, o zamanlar çok da anlam yüklemediğimiz anılar. Belki de anın içindeyken fark edemiyoruz ama geçmiş hep bir şekilde daha sıcak, daha samimi geliyor. Bir de şu var, o zamanlar hayat daha basitmiş sanki. Telefonda bir bildirim sesiyle heyecanlanmak, arkadaşlarla saatlerce aynı oyunu oynayıp bıkmamak, gecenin bir vakti açılan derin konuşmalar… Her şey daha gerçekti, daha az yorucuydu. Şimdi bakıyorum da, hızına yetişemediğimiz bir dünyada savruluyoruz gibi.

Bazen düşünüyorum, eski günlere dönmek mümkün olsaydı ne yapardım diye. O anları daha çok içime çeker miydim? Daha az dert eder miydim? Yoksa yine fark etmeden tüketir miydim her şeyi? İşte bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, o günleri özlüyorum ve belki de bir gün, şu an yaşadığımız günleri de aynı şekilde özleyeceğim.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Çok garip bir duygu bu. Eski günleri özlüyorum. Eski dediğim de çok uzak değil, 2020, 2021, 2022. Hatta belki 2023 bile. 2019'dayken 2018'i özlüyordum, çünkü 2018 kral bir seneydi. Keşke orada dursaydı zaman, her şey tam dozundaydı. Ne fazla ne eksik.

Şimdi geri dönüp bakınca, o yılların verdiği his bambaşkaymış. Sokakta geçen akşamlar, dostlarla edilen kahkahalar, o zamanlar çok da anlam yüklemediğimiz anılar. Belki de anın içindeyken fark edemiyoruz ama geçmiş hep bir şekilde daha sıcak, daha samimi geliyor. Bir de şu var, o zamanlar hayat daha basitmiş sanki. Telefonda bir bildirim sesiyle heyecanlanmak, arkadaşlarla saatlerce aynı oyunu oynayıp bıkmamak, gecenin bir vakti açılan derin konuşmalar… Her şey daha gerçekti, daha az yorucuydu. Şimdi bakıyorum da, hızına yetişemediğimiz bir dünyada savruluyoruz gibi.

Bazen düşünüyorum, eski günlere dönmek mümkün olsaydı ne yapardım diye. O anları daha çok içime çeker miydim? Daha az dert eder miydim? Yoksa yine fark etmeden tüketir miydim her şeyi? İşte bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, o günleri özlüyorum ve belki de bir gün, şu an yaşadığımız günleri de aynı şekilde özleyeceğim.
4 yıl sonra da bu günleri özleyeceksin anın tadını çıkar 😉
 
Çok garip bir duygu bu. Eski günleri özlüyorum. Eski dediğim de çok uzak değil, 2020, 2021, 2022. Hatta belki 2023 bile. 2019'dayken 2018'i özlüyordum, çünkü 2018 kral bir seneydi. Keşke orada dursaydı zaman, her şey tam dozundaydı. Ne fazla ne eksik.

Şimdi geri dönüp bakınca, o yılların verdiği his bambaşkaymış. Sokakta geçen akşamlar, dostlarla edilen kahkahalar, o zamanlar çok da anlam yüklemediğimiz anılar. Belki de anın içindeyken fark edemiyoruz ama geçmiş hep bir şekilde daha sıcak, daha samimi geliyor. Bir de şu var, o zamanlar hayat daha basitmiş sanki. Telefonda bir bildirim sesiyle heyecanlanmak, arkadaşlarla saatlerce aynı oyunu oynayıp bıkmamak, gecenin bir vakti açılan derin konuşmalar… Her şey daha gerçekti, daha az yorucuydu. Şimdi bakıyorum da, hızına yetişemediğimiz bir dünyada savruluyoruz gibi.

Bazen düşünüyorum, eski günlere dönmek mümkün olsaydı ne yapardım diye. O anları daha çok içime çeker miydim? Daha az dert eder miydim? Yoksa yine fark etmeden tüketir miydim her şeyi? İşte bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, o günleri özlüyorum ve belki de bir gün, şu an yaşadığımız günleri de aynı şekilde özleyeceğim.
Geçmiş, geçmişte kaldı; önemli olan şimdiki zaman.
 
Anı yaşarken kıymetini bilmediğimiz için sonradan özlüyoruz. Eski günleri unutturacak derecede güzel günler illa gelir. Aralık ayı benim için rüya gibiydi, geçmişi gram özlemiyordum. Şimdiyse 2 ay öncesini özlüyorum :D Anın tadını çıkarmak gerek.
 
Bunun aynısı bende de var. Önümüzde ki maçlara bakıyorum ben. Başka türlü olmuyor hocam.