Konu Başlıkları Gizle
- 1 Nasıl Tanıştık?
- 2 Makale Desteği
- 3 Anlaşma Şartları
- 4 Evi müsait değil
- 5 Gelelim Asıl konuya: Ajans Kurmuşmuş
- 6 Eşimi İşe Sokar Mısın?
- 7 Piyasada %10 ile çalışan Ajans Yokmuş
- 8 Teknoloji Markalarıyla Konuşmasını Neden İstemiyorum?
- 9 Markalarla Konuşamıyormuşum
- 10 Sponsorun Adını Neden Vermiyorsun?
- 11 "Recep Sponsor Konularından Anlamıyor"
- 12 "Yalvararak kendi kanalına getirdi"
- 13 Sponsoru Sürekli Daha Fazla Vermesi için Zorlamamı İstedi
- 14 "Ajansım Var"
- 15 Teknik Sorun Olunca Recep’e Koş
- 16 Yeni Kısa Devre Konukları
- 17 Anlattığı her şey gerçek imiş
- 18 18:18 Mevzusu
- 19 Sonuç
- 20 Ada’ya Uyarı
- 21 Yalanlar listesi
Arkadaşlar merhaba. Öncelikle beni bugüne kadar desteklediğiniz için size teşekkür ederek başlamak istiyorum. Size karşı daima dürüst olmaya çalıştım, sorun yaşayan insanlara yardım ettim ve her daim tüketicinin yanında olmaya çalıştım. 20 yıldır bilişim medyası sektöründeyim ve ilk defa böyle bir video çekmek zorunda kalıyorum. Karşınıza böyle bir konuyla çıktığım için, değerli vaktinizi bu konuya ayırmanıza sebep olduğum için özür dilerim.
Kısa Devre ile ilgili iddiaların olduğu videoyu izledim ve videodaki iddialara sırasıyla cevap vereceğim.
Öncelikle aramızda belli bir anlaşma vardı deniliyor. Ortada bir anlaşma yok. Eğer anlaşma varsa şahıs beni dava edebilir. Haklıysa da buna Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri karar verecektir.
Gelelim %50 pay konusuna. Öncelikle kendisiyle program yapmama sebebim hiçbir zaman bu pay konusu olmadı. Ben kendisiyle artık program yapmak istemediğim için, ondan yaka silktiğim için ayrıldım. Payı ona vermemek için başkasını bulmadım. Onu hayatımdan çıkarmak için başkasını buldum. Kaldı ki ben kendisine ilk ödemede de %50 payı verdim, sonraki ödemelerde de vereceğimi söyledim. Kendisine, sponsordan ödeme geldikçe %50 payını vereceğini belirttim ama o sanki bende parası kalmış gibi konuşuyor. Hukuk danışmanım kendisini aradı, telefonlarını açmadı. Mağduru oynamak daha iyi prim getiriyor sanırım. Videoyu çektikten sonra hukuk danışmanımın telefonlarını açtı ve ikinci %50 ödemesini de yaptık. Yine tabii ki burada a prim kasmak için “bakın video işe yaradı” diye paylaşım yaptı.
Videoya doğrudan yalanla başladı mesajları sildiğime dair. Ortada silinen hiçbir mesaj yok. İsterse avukatı gelsin telefonuma baksın, eğer bu olaylara dair tek bir silinmiş mesaj bulursa ben mesleği bırakacağım.
İki ay öncesinden mesajları silmiş diyor. Merak edip Temmuz ayına baktım, sildiğim tek mesaj yok. İki mesajı ona hatalı attığım için silmişim ki o da zaten “bu sefer yanlış ama dimi” deyip onaylamış. Erdi, bu şahısta ciddi sorunlar olduğunu söylemişti ama şimdi olayı çok daha iyi anlıyorum. Gerçekten çok garip bir vaka.
Yine burada bir yalanla başlıyor. Öncelikle kendisi Büşra’ya benim linçimden önce yazdı. Büşra üzerinden bana ulaşması da anlattığı gibi hemen olmadı. Yaklaşık dört ay aralıklarla sürekli Büşra’ya mesaj atmış. O dönem Büşra’ya ve bana bir sürü insan destek için yazdı. Ve hiçbiri destek talebini bir kez söyledikten sonra bir daha ısrarcı olmadılar. Çünkü normal olan da bu zaten.
Şimdi sormazlar mı adama? Madem sadece iyi niyetli yardım etmek istedin, peki neden aylarca tabiri caizse Büşra’ya bir sümük gibi yapışarak sürekli mesaj atıp yokladın sırf bana ulaşmak için. Ben şahsen birisine yardım ve destek olmak istesem bir kere sorar geri çekilirim. Ama onun gibi 50 tane mesaj atmazdım. Şimdi buna iyilik mi deniyor yoksa “fırsatçılık” mı? Bir insan neden yardım etmek için bu kadar yalvarır ki? Köprüyü geçene kadar Büşra’nın doğum günlerini bile kutluyordu.
Yani öyle anlattığı gibi ben linç yiyince yardıma koşan bir melek değil. Bu arada bütün bu mesajlar da X’te duruyor ve X’te mesaj silme olmadığı için değiştirme şansı da yok.
Bunun hemen akabinde bir yalan daha sıkıyor işten kovuldu diye. Kovulmadım, kendim ayrıldım. Bunu çevremdeki herkese, hatta isterseniz Ali Güngör’e de sorabilirsiniz. Ben bu olaylar olmasa da ayrılacaktım ki zaten pazarlamacı da benden hemen sonra ayrıldı. Zaten pazarlamacı ile bizim planımız eski işyerimden ayrılıp ortak bir yayın kurmaktı.
Gelelim makale desteği konusuna. Öncelikle Techolay’da çalışan herkes, tek satır yazı ya da tek satır kod bile yazmış olsa hakkını aldı. Hatta benim eski çalışanım Emir, geçmişe dönük olarak benden ücret istedi. Ben de hakkındır deyip işten ayrıldıktan sonra aylarca ona geçmişe dönük olarak para gönderdim. Şirketi kurarken çok harcamam olduğu için ona da ürün vermiştim ama yeterli bulmamış demek ki. Sağ olsun hep yanımda oldu ve hakkını da aldı.
Şimdi gelelim verdiğim ürünlere. Bu masadaki Huawei saat neden burada duruyor diye merak edenler olabilir. Hani bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir ya, işte bu saat bugün doğruyu gösterecek. Bu saat de benim ona makaleler karşılığı verdiğim bir saatti. Saat şarj alıyor ama şarjdan çeker çekmez kapanıyormuş. Ben de saati iade alıp saatin bedelini makalelerden düştüm.
Herif yalan üstüne yalan sıkıyor. İhtiyacı olmayan ürünleri almışmış. Ben kendisine bir liste attım ve listeden ürün seçti. Yani sadece ihtiyacı olanları aldı. Hatta liste de herkese açık, forumda paylaştığım bir liste. Bunun da yazışmaları var.
Açılmayan tablet satmışım kendisine. Öncelikle tablet 2017 modeldi, açıldı ve kullandın da. Hatta kullandığına dair ekran görüntüleri de var mesajlarda. Peki daha sonra o tabletle neler yaptığını anlatmamı ister misin? Bence de istemez. Hani bana demişsin ya sıkıyorsa yayınlama izni versin diye. Sıkıyorsa o tabletle neler yaptığını anlat. Bir tabletle neler yapılabilir diye düşünebilirsiniz ama söz konusu bu Ali Yaşar olunca hayal bile edemeyeceğiniz suçlar işlenebiliyor.
İhtiyacın olmayan ürünlere de baktım. Huawei Nova 10 Pro telefon, Cooler Master CK352 klavye, Steelseries Rival 105 fare ve Samsung Galaxy Tab S3. Sanırım burada haklısın, evet. Telefon, tablet, klavye ve fare kimsenin ihtiyacı olmayan ürünler.
Gelelim bir diğer yalana. Daha videonun 10. dakikasına gelmeden kaç tane yalan sıktı ben sayamadım. Tüm makalelerini yüklemişmiş Techolay’a. Açıp baktım, hatta siz de açıp bakabilirsiniz, toplamda 20 tane makale var. İddia ettiği gibi bütün “Neden Efsane” serisi de yok. Sadece 12 tane, benim karşılığında çalışan ürünler vererek aldığım makaleler var. Verdiğim ürünlerin bedelinden bir tane fazlasını bile almadım, hak etmediğim hiçbir makaleyi yayınlamadım.
techolay.net
1000 karakter başına 40 TL’ye anlaştık diyor. Sanki ben ona özel düşük fiyat vermişim. Bu bizim zaten siteyi kurarken 2024 başında editörlere teklif ettiğimiz miktardı. Editörlük başvurusu yapanlara biz bu fiyatı söylüyorduk ve kabul edenler de yazmaya başlıyordu.
Dakika başı bir yalan geliyor. Tüm makaleleri bana 400-500 TL karşılığında vermiş. Toplam 16.600 TL tutuyor verdiğim ürünler. Listede 18.350 TL yazıyor lakin bozuk Watch GT’yi iade alıp fiyattan düşmüştüm. Şimdi bazı arkadaşlar bu ürünler için bu fiyatları yüksek bulabilir ki peşinen belirteyim: Adil olması için fiyatları ben değil, Technopat moderatörü Mithat belirledi. Ayrıca olayın yaklaşık 1.5 sene önce gerçekleştiğini de tekrar ekleyeyim.
Makaleleri siteden kaldırayım diye talebi yokmuş. Hadi olsun öyle bir talebin. Makale karşılığında verdiğim ürünlere dair bütün yazışmalar duruyor ki çalışanım Emir de buna şahit. O zamanın parası 16.600 TL para verdim ben 20 tane makaleye. Neyin muhabbetini yapıyorsun hala?
Linç yediğim için eskiden tanıdığım insanlar artık arkamda durmuyormuş. Tam olarak kimden bahsediyorsun? Çünkü ben ayrılır ayrılmaz şirketlerde çalışan dostlarım yeni yayını ne zaman kuruyorsun diye beni aradılar. Hatta dünyanın en büyük şirketleri hemen beni davet listesine ekleyip ürün yolladı. Zaten Techolay’ın şu anki durumunu anlatmama gerek yok.
Benim yüzümden abone kaybetmiş beyefendi. Ben Kısa Devre’de ettiğin hakaretler yüzünden kaç abone kaybettim peki? Kendisiyle zaten yollarımı ayırmamın sebebi sürekli iddia ettiğin gibi %5 değil, izleyicileri bıktırmasıydı. Kaldı ki videoları benim kanalda yayınlayalım diyen de bendim. O mesajlar da duruyor.
Önceki podcast formatında denemelerin neden başarısız oldu kısmını atlamışsın. Dost neden seninle program yapmayı bıraktı? Dost’un eşinden de dinleyelim istersen olayları, ne dersin? Ya da programda tavsiye ettiğin kafa tası ölçen adamların kitaplarından bahsedelim mi? Geçmişte husumet yaşadıklarını çok hızlı pas geçmişsin. Bana çok farklı anlatıyordun ama videoda “Dost zaman ayırmak istememişti” demişsin. Dost’un Emin ile gayet güzel bir programı var. Sana zaman ayırmamışsa bir bildiği vardır.
Gelelim Erdi yalanına. Bunun ilk Instagram paylaşımlarından sonra Erdi beni aradı ve “bu arkadaşta bir bir sorun mu var” diye sordu zira o hikayelerde de olmayan şeyleri olmuş gibi anlatıyordu. Benimle yan yana gelmek istemeyen Erdi, benim ofisime geldi ve birlikte video çektik. Yani kanalda kanıtı olduğu halde dümdüz yalan söylüyor. Zaten Erdi ile yaptığımız video da 30.000 izlendi. Sonrasında Ali ile bir yere varmayacağımı daha iyi anladım ki kendisi de o videodan sonra inanılmaz korkuya kapılmıştı.
Bu arada Erdi demişken Ali Yaşar’ın benimle program yapma sebeplerine bir tanesi aslında Mesut Çevik‘ten nefret etmesiydi. Bunu niye videoda söylememiş anlamadım.
Diyor ki, video izlenmesinden gelecek reklam gelirlerini ona bıraktım. Çok büyük lütuf etmiş beyefendi. Programı editleyen biziz ki koca bir günü alıyor edit. Hakaretlerini kesmek de cabası. Çeken biziz, yükleyen biziz, sponsorlar ve faturalarla ilgilenen bizim pazarlamacımız Büşra Alçınar. Sponsorların taleplerini işleme koyan da pazarlamacımız Büşra ama kılçıksız para isteyen kendisi. Biz Büşra ve ekibimizle bütün iş yükünü sırtlanmış olmamıza rağmen kendisine %50 verdik ama maalesef yetmedi bu. Hep daha fazlasını istedi. Benim sponsorlarım da ona çalışmalıydı. Kısacası arka planda her işi biz yapıyoruz ama beyefendi lütfedip YouTube’un videolara ödediği iki kuruş parayı bize bırakmış. Sağ olasın ya. Çok teşekkürler.
İki dakika yalan söylemeden duramıyor. Ne zaman boşluğa bakıyorsa zaten anlayın ki yalan söylüyor. Şimdi gelin bir yalanını kanıtı ile birlikte çürütelim. Programın ismini ben Techolay Sosyal’de sordum ve okurumuz Hakan Hasırcıoğlu’nun tavsiyesi üzerine Kısa Devre yaptık. Hakan’ın hem forum mesajı var hem de kendisi konuyla ilgili Tweet attı. Ama sorsan ilk olarak onun aklına gelmiş. Bir de fikri beğenmedim diyor. E senin fikrin değil miydi? Kendi fikrini mi beğenmedin birader?
https://techolay.net/sosyal/konu/techolay-sohbet-videosu-icin-isim-onerisi.26129/post-319980
Videoyu her oynattığımda bir başka yalan geliyor. Ben onun evine gitmeye üşeniyormuşum. Ben kendisi gibi iki haftada bir video atmıyorum ki. Bizim kanalda her gün bir, bazen iki video birden yayına giriyor. Ofiste her gün çalışan bir test editörüm var. Benim düzenli bir işim var. Şu videonun metnini bile işten güçten zar zor hazırladım.
Ada’ya yalakalık yaparken ayağını kırdığında beni ayağına çağırmadın mı? Ben de gelmedim mi? İspanya’dan video çektik, Tayvan’dan video çektik onca saat farkına rağmen. Bunları da inkâr edecek mi acaba? Her iki seyahatte de Büşra yanımda idi ve o bölümleri Büşra ile çekebilirdim. Ben ona rağmen uzaktan da olsa kendisiyle çektim. Hatta bazen Pazar günü çekelim dedi videoyu ve ben yine hayır demedim. Ben kız arkadaşımla geçireceğim zaman yerine Kısa Devre çektim ama tabi, en çok emeği kendisi harcadı.
Şimdi gelelim bir başka yalanına. Programın ilk başlarında kendi evi müsait olmadığı için bende çektik. Daha sonra evim hazır deyince bazı bölümleri onda çekmeye başladık. Arabası var mış da ben üşeniyormuşum da. 2 senede 1000’den fazla video çektim. Bu, her gün bir videodan fazla ediyor. Kendisi ise 7 yıllık kanalında ancak 563 video çekebilmiş. Onu da zaten kendi çekmiyor, seslendirmene yaptırıyor. Yalan parayla olsa kredi çeker. Artık o hale gelmiş.
Technopat’ta toplamda 100.000 mesajım var. Bayram günü okurumun evine sistem toplamaya gidip 10 saat sistem monte ediyorum ama ben üşengeçmişim. Technopat’ı tek başıma taşıdım yıllarca ama ben üşengeçmişim. İki senede kanalı 100.000 abone üstüne çıkardım ama ben üşengeçmişim. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.
Ha bir de programa hiçbir zaman doğru düzgün hazırlanmazdı. Genelde iki satır notu olurdu. Bunun yüzünden inanılmaz derece sevdiğim, iple çektiğim Pazartesi günleri benim için stres kaynağı olmuştu. Ayrıca çoğu zaman uykulu gelirdi. Bazen de sabahlara kadar uyumaz, sabahın köründe çekelim derdi programı. Kendisinin ciddi bir uyku sorunu var. İyi ki gittin be. Seni def ettiğim gün derin bir nefes aldım. Kaybettiğim her şeye değer bu his. Ben gerekirse hafta sonu da çalışır o aboneleri geri toplarım ama senin durmaksızın sponsor darlamana katlanamam.
Bir keresinde Kısa Devre’de Deepseek ile ilgili bir yorum yapmıştı. Bir hafta sonra o kısmı keselim, şimdi kötü olmuş dedi. Benzer bir durum ChatGPT 5’te de olmuştu. Hatta video kanalda duruyor. ChatGPT 5 kullanmış da çok üstsel bir fark var mış önceki modele göre. Sam Altman’ın sorunlu çıktı diye özür dilediği sürümü övmüştü. Öğrendiği bir kelime var, üstsel. Her bölümde sürekli bunu tekrar edip duruyordu. Kendisi yüzünden kaç kişi abonelikten çıktı. Ayrıca çoğu kez bizim kanalı bir şikayet platformu olarak kullandı. Kendi kanalında edemediği hakaretleri bizde ediyordu.
Bir de videosunda epey yavaş ve anlaşılır konuşmuş. Keşke kısa Devre’de de aynı hızda konuşsaydı da insanlar dediklerini anlasaydı zira izleyicilerin programda şikayetçi olduğu konulardan biri de buydu.
Videosunda stüdyom var deyip duruyor. Bir yandan da beni yatak odasında çekim yapıyor diye küçümsemeye çalışıyor. Çekim yaptığının bir oturma odası olduğunu bilmesem inanacağım. Arkadaki konfeksiyon seslerinden dolayı birden çok kez çekimi durdurup camı kapatmak zorunda kalmıştık.
Malumun başından beri yapmak istediği şey aslında benim ajansım olmaktı. Ben, Technopat’tan ayrılınca reklamcıma %40 pay veriyordum. Bu, inanılmaz bir rakamdı ve ben kendisiyle de bu bilgiyi paylaşmıştım. Bu rakam o kadar iştahını kabartıyordu ki, sürekli beni ajansına çekmek istiyordu. Ajans kurdum, çok para kazanıyorum diye beni sürekli yanına çekemeye çalışıyordu. Aynı yalanları videoda da demiş ama gariptir, çok para kazanan bu arkadaş kaç gündür ufak bir meblağ için ortalığı ayağa kaldırıyor.
Burada bir başka amacı da kontaklarımı elde etmekti zira kendinin hiçbir kontağı yoktu. Sinema dünyasından tek bir sponsoru olmayan adam, doğal olarak teknoloji dünyasına iştahla bakıyor. Ben film sektöründen asla geçinemeyeceğim. O yüzden kendimi teknoloji sektörüne atmam ve buradaki bütün markaları ele geçirmem lazım düşüncesinde.
Şimdi tabi burada asıl anlatmadığı meseleye gelelim. Kendi ajansını kurmadan önce benim eski pazarlamacım onun kanalını da pazarlayabilir mi diye sordu bana. Ben de pazarlamacıma sordum ve o da bir piyasa araştırması yaptı. Bana dediğini katkısız anlatıyorum size:
Recep ben bu herifi araştırdım, çok kötü biriymiş. Firmalar buna hiç sıcak bakmıyor. Ben bunu pazarlayamam. Tabi eski reklamcım bana burada çok kötü biriymiş demedi. Sahip olduğu sıfatlar dava sebebi olabileceği için çıkarmak zorunda kaldım.
Bakın 200.000 aboneli bir kanal var ortada ve eski pazarlamacım ben bu kanalı pazarlayamam dedi. Bu herifin piyasadaki algısını siz düşünün. Buna rağmen, hakkında beni uyarmalarına rağmen ben kendisinin program talebini kabul edip evimin kapısını açtım. Kanalını, benim kanalın anasayfasında önerdiğimiz/beğendiğimiz kanallar sekmesine ekledim.
Bir zamanlar benim eski pazarlamacıma %40 komisyon ile müşteri olmak isteyen adam, sıfır pazarlama tecrübesi ile benim pazarlamamı yapmak istedi. Ne kadar garip değil mi?
Şimdi diyor ya kendi ajansında komisyon oranı %25 imiş. O zaman kendisine bir sözünü hatırlatma gereği duyuyorum. Bana, bu tür işlerde %10 üstü kabul edilemez demişti. Ama kendi eşine gelince %25 diyor. Bir kişi de çıkıp demiyor birader sen karına %25 isterken normal de Recep’in pazarlamacısı %5 isteyince mi kötü?
Ama şimdi neden kimsenin bunu demediğini anladım zira videoda Neslihan isimli kişinin eşi olduğundan bahsetmiyor. Sırf yalan söyleyeceğim diye eşim demekten mi çekindi? Bu kadar mı düştü? Yazıklar olsun be! Para için, üç kuruş için eşim demekten imtina etmek nedir ya. Sen nasıl bir insansın? Sana tavsiyem tedavi olman yönünde.
Diyor ki “Trump AVM’de buluştuk. Ben, benim kanalın yani ajansın menajerlerinden Neslihan hanımefendi. Recep ve Recep’in sevgilisi Büşra.” Demiyor ki Recep’in sigortalı çalışanı ve menajeri Alice Büşra Alçınar. Ama algı yapmak için herif yanındaki kişinin kendi eşi olduğunu videoda söylemeyecek kadar güvenilmez bir insan. Erlik’in video altına yaptığı yorumda eşini ticarete dahil edenlere hakaretler vardı. Erlik şu anda tam da Ali Yaşar’ı anlatmış oldu işte.
Adam video boyunca Büşra’nın, yani Techolay’ın resmi sigortalı çalışanının %10 talep etmesini fazla buluyor. Öte yandan biz onun ajansından gelecek işler için %10’un üstünü kabul etmeyiz dediğimizde de, %10 çalışılabilecek bir rakam değil diyor. Yani bize %10’u fazla bulurken kendi ajansı için aynı miktarı yetersiz sayıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Kaldı ki %10 da değil, %5 talep ettik. Ama beyefendiye fazla geldi. İşte ikiyüzlülük dediğimiz şey tam da bu.
Yeri gelmişken Büşra’nın sigortalı bir çalışan olduğunu belirteyim. Faturaları kesiyor, içerik yapıyor, fuarlarda çekimleri o yapıyor ve kendisi maaş değil % ile çalışıyor. Ona verdiğim % de 10.
Ben yine açık konuşayım, çalışanım da kendisiyle ilişiği birden kesmem konusunda haksız olduğumu söyledi. Doğru. Bıçak gibi kesmemem gerekirdi ama böyle bir insanla da anlaşarak ayrılabileceğimi hiç sanmıyorum açıkçası ki durum ortada.
Bu arkadaşın menajeri, yani videoda söylemekten çekindiği eşi, sanırım çok kazanmıyor olsa gerek. Çünkü bir keresinde beni gerçekten dumur eden bir olay yaşadım. 4.6 trilyon dolarlık bir şirket var. Bu şirket şu anda dünyanın en değerli şirketi. Bu şirketten yakın zamanda ayrılanlar oldu ve bunların yerine de iki yeni pozisyon açıldı. Sektörde de bize dediler, bakın böyle bir pozisyon var, uygun düşündüğünüz adaylara bilgi verebilirsiniz. Ben de şirketle çalıştığımızı ve halkla ilişkiler kısmı boş kaldığı için iletişimin aksadığını, yeni birisini aradıklarını söyledim buna. Bunu isim önerisi yapması için değil, çünkü o kapasitede birisi değil, muhabbet olsun diye dedim. Büyük üstat, film duayeni, ajans sahibi arkadaş ne dedi biliyor musunuz? Eşimi Neslihan’ı oraya sokabilir miyiz?
Bakın yemin ediyorum gülmemek için kendimi zor tuttum. Herif, 4.6 trilyon dolarlık şirketin Türkiye ofisine eşim Neslihan’ı önerir misin dedi ya. Birader sen şaka mısın ya? Ben o pozisyonu birine haber vermeden önce Erdi’ye falan danışıyorum, sen kimsin, senin eşin Neslihan kim? Önermedim tabii ki. Üşengeç Recep, beyfendinin eşine iş bulamaya gelince mi kıymete bindi? Ajans sahibi abi ve eşinin neden dünyanın en büyük şirketinde tanıdığı tek kişi yok, o da ayrı bir soru. Diyorum ya, bunun amacı baştan beri benim kontaklarımı elde etmek, çevreme ulaşmak. Bununla ilgili videonun ilerleyen kısımlarında daha çok örneğim olacak ama birini daha anlatayım.
Yine bir gün aracında giderken fuarlardan para kalıyor mu diye sormaya başladı. Büşra ile yurt dışına çıkıyor olmamız, üstüne de fuarlardan video çekip para kazanıyor olmamız bunun iştahını kabartıyordu. Burada para kazanıp kazanmadığımızı öğrenmek için can atıyordu. Kafa kafaya geliyor diyerek geçiştirdim.
Videodaki bir başka yalanı da bana piyasada %10 ile çalışan ajans yok demiş olması. Hani demiştim ya, önce benim eski reklamcımın kendi kanalını da pazarlamasını istemişti ama reklamcım bunun ne olduğunu öğrenince kabul etmemişti? İşte bu olaylardan sonra benim mevcut %40 oranımın çok yüksek olduğunu söylemeye başladı nedense. Amacı tabii ki beni reklamcımdan koparıp eşiyle birlikte bütün payı ve kontakları kendi üstlenmek. Tanıdığı bir başka menajer var mış ve kendisi %10 alıyormuş, hatta %10 üstünün de doğru olmadığını söylüyormuş. Tabii ki saf gibi o gün inanmıştım ama bugün anlıyorum ki o da bir başka yalanıymış. Gerçekten beni ikna etmek ve eşiyle birlikte gelirime çökmek için çok uğraştı.
Diyor ki Recep benim teknoloji marklarıyla konuşmamı istemiyor. İstememenin sebebi benden marka iletişimlerini istemesi. Bu kısmı anlatmayı unutmuş kendisi. Olayın başından beri sorun zaten kontağının olmaması. Örneğin A firması. Bu firmada yıllardan beri çalışan kontağım işten ayrıldı ve yerine yeni birisi başladı. Lakin yeni başlayanın kim olduğunu bilmiyoruz. Bir gün kendisinin zar zor giden arabasında seyahat ederken dedim yeni biri başlamış o firmada biliyor musun? Beni sürekli kafalamaya çalıştığı için yine yalan söyledi bir kadın başlamış diye. Halbuki işe başlayan erkekti ve daha sonra da benden mailini istedi. Ben de mailini WhatsApp’tan ilettim. Tabii ki bu yazışmalar da duruyor.
Geçmiş yazışmalara bakarken bir şey daha gözüme çarptı. Bir marka ile olan görüşmemi paylaşmışım kendisi ile. Gelen cevapta sana emanet o taraf diyor. Bugün ise çok daha farklı konuşuyor. Gaslighting ne diye sorsalar bu adamı gösteririm.
Videoda yine markalarla konuşamadığımı iddia etmiş. O esnada Techolay’ın üç tane sigortalı çalışanı var. Şirketin iletişimde olmadığı marka kalmamış neredeyse ama Recep konuşamıyor. Kaldı ki Techolay’ın Reklam ve Proje Sorumlusu Büşra Alçınar ve kendisi fuarlarda global markaları bile bağlayabiliyor. Recep ve Büşra konuşamıyor değil. Recep, çektiği bölümlerin altına gelen yorumlardan ötürü programa daha fazla sponsor almaya tenezzül etmedi, olay bu. Programda sürekli siyasete giriyor, sürekli bir kesime hakaret ediyor, Amerikan yalakalığı yapıyor ve işçi haklarını hiçe sayıyordu. Mevcut sponsor bile bırakıp gidecek diye korkuyordum açıkçası ve bunun sonunda da ona yol verdim tabii ki.
Kendisine halihazırda sponsor olan firmalar var mış. Kendisi sinema sektöründe mimli. Çoğu filme davet bile edilmiyor. Bana inanmıyorsanız açın kanalındaki “Yine Bir Ajans Yine Bir Skandal” isimli videoya bakın. Firmalar kendisini seviyormuş. Çok gariptir, bana attığı iftiralardan sonra birçok kişi kendisinin sektörde nasıl istenmeyen adam olduğunu söyledi. Hatta filmlere davet almadıkları için sinirlenip olumsuz videolar bile yapmış. Mesela Dune 2 bunlardan biri. TME kendisini davet etmediği için gitmiş filmi eleştirmiş. Bakın beni davet etmezseniz filminizi böyle lansman gününde karalarım diye konuşmuş. Gömme işini de kendisi yapmıyor nasıl olsa. Bir seslendirmen tutmuş, her şeyi ona yaptırıyor. Aslında kendisi bir içerik üreticisi bile değil.
Ama daha kendi kanalında doğru düzgün sponsoru olmayan bu arkadaş, bana sponsor arıyormuş. Gariptir, bana bu konuda hiç bilgi vermedi. Beni teselli ettiğini de hatırlamıyorum ki gelelim işin gerçeğine. Bunu dediği anda Techolay YouTube kanalına sponsor olmayan teknoloji markası nerdeyse yoktu. Hatta o kadar çok video çıkıyorduk ki, bana Perşembe günleri tek video çıkmamızı, iki video birden yayına alınca Kısa Devre’nin izlenmelerinin baltalandığını söylüyordu.
Yine tabi insan sormadan edemiyor. Madem malum mevzulardan dolayı bana sponsor olmak istemeyen firmalar vardı, neden benimle program yapmaya devam etti kendisi? Neden bunu ilk defa sizlere anlattı da bana böyle bir şeyi hiç söylemedi? Çünkü ortada böyle bir firma yok veya sponsor bulma çabası hiç olmadı. Baştan beri amacı benim sponsorlarıma çökmekti.
Videoda sponsorun adını vermeye gerek olduğunu düşünmüyorum diyor. Düşünmüyor çünkü sponsoru arıyor ve sponsor da videosunda adlarını geçirirse kendisiyle bir daha hiç iş yapmayacaklarını söylüyor. Bundan korktuğu için sponsorun adını veremiyor. Bu arada tabii ki sponsorla doğrudan iletişimi yok, çağrı merkezinden ulaşmaya çalışıyor iş bilmez. Ve sponsor bulduk demesi çok komik zira sponsoru bulan da tabii ki biziz.
Videoyu izlerken en çok güldüğüm kısım da bu oldu. Recep sponsor konularından anlamıyor, bilmiyormuş. Bu yüzden de vade konuşmamışız. Arkadaşlar bunu anlattığı esnada bizim düzenli sponsorlarımız var ve maddi açıdan önümüzü görebiliyoruz. Bu yüzden de sponsora ödeme ne zaman olacak diye sorma gereği daha doğrusu onun gibi darlama gereği duymadık. Bu esnada kendisi Büşra’ya sürekli fatura kesildi mi diye mesaj atıyordu. İzin verirse paylaşabiliriz. Kaldı ki teknoloji dünyasında 90 güne varan vadeler var. Hatta bazen bunu bile aşan firmalar oluyor.
Ben gerçekten bu insandan ciddi bir sorun olduğunu düşünüyorum. Yalvararak kendi kanalıma getirmişim programı. Kendisi eğer bu yalvardığım mesajları paylaşmaz ise zaten nasıl bir yalancı olduğunu anlayabilirsiniz. Ama zaten paylaşamaz zira öyle bir yazışma yok. Ha o yazışmaları da yapay zekaya yaptırırsa ben canlı yayında paylaşırım.
Bizi en çok sinir eden durumlardan biri de sponsor konusunda sürekli bizi darlaması idi. Her geldiğinde “sponsora şöyle ekstra sistem tanıtalım, şunu yapalım bunu yapalım” diye başımızın etini yiyordu. Adam oturmuş işini gücünü bırakmış, programın tek sponsorunu nasıl sömüreceğine odaklanmış. Sponsorluk ve iş birlikleri getiren Büşra da onun isteklerinin hangi birisine yetişeceğine şaşırdı. Arkadaşın paradan gözü öyle dönmüştü ki, kendi seslendirmenini bile kullanarak para kazanmak istedi. Neymiş efendim, programdaki sponsor girişini beğenmemiş, biz sponsorumuza onun seslendirmenini önererek bundan da kendisine pay isteyecekmişiz. Valla hem ben hem Büşra onun yerine utandık.
Videoda sürekli bir ajansı olduğundan bahsediyor. Elinde hiçbir büyük isim yok ki olsa zaten videosuna destek olmalarını isterdi. Mesela sürekli Tesla’sına çöktüğü Ada neden onun ajansı yerine hala TEM Agency’de diye bir sormak lazım. Ajansına alamadı sanırım.
Yalan söylemekten kendi yalanına bile inanan insanlar vardır ya, bu da tam olarak öyle işte. Recep Baltaş’a dünyanın en büyük teknoloji firmalarından sponsor olmayan yok ama onun sorduğu firmalar nedense sponsor olmak istemiyormuş. Benim için kendini paralamış. İnanılmaz emekler harcamış. Sen nasıl bir iyilik meleğiymişsin de ben ne büyük bir fırsatı tepmişim be abi.
Arkadaşın unuttuğu konulardan biri de bana maillerini düzeltmem için yalvardığı zamanlar. Teknik bilgisi olmadığı için mailleri çalışmıyordu. Cloudflare üzerinden gerekli ayarlamaları yapıp maillerini çalışır hale getirdim. Ama hep o bana yardım etmiş. Sitesi bozulunca yine benim kapımı çalmıştı. Air Tag’inin pili bitince bile bana yaptırmıştı. Unutmuş galiba bunları ama yazışmaları duruyor.
Ondan sonra programı birlikte çektiğimiz sayın Şahin Ekşioğlu benim 2005 yılından beri tanıdığım bir abim. Programda büyük bir keyifle yer aldı ama çok yoğun birisi olduğu için sürekli yanına gitmek zorunda kalıyorduk. Bu yüzden de programı farklı yerlerde çektik hep. Kendisi de zaten Turkuvaz Medya’dan bir iş teklifi aldığı için ayrılmak zorunda kaldı. Şahin Bey, onun gibi paragöz olmadığı için çektiğimiz üç bölümden bir ücret talebinde de bulunmadı ama ben prensip gereği herkesin emeğinin karşılığını veriyorum.
Şu anda geçmişte de benzer teknoloji gündemi videoları çektiğimiz Seyihthan Özkan ile çekiyoruz Kısa Devre’yi. Ne kadar mutlu olduğumu görebilirsiniz zira Ali Yaşar’dan kurtulunca gençleştim resmen.
Eklemeden de geçmeyeyim. Levent Pekcan ile de konuşuyordum ve kendisi de kabul etti ama bir iki bölümlük. Ben ise her hafta düzenli istediğim için olmadı.
Video boyunca defalarca yalanı yakalayıp kanıtlarıyla ispat ettiğim şahıs üstüne bastıra bastıra tamamı gerçek diyor. Bu saatten sonra kendisine hala inanacak olan varsa buyursun inansın.
O kadar küçülmem diyor. Sen zaten küçüleceğin kadar küçüldün ama o tabletle neler yaptığını anlatmadığın sürece halen daha küçülmene yer var.
Yeri gelmişken şu 18:18 konusunu da anlatayım. Kendisi kafasından 18:18 diye bir rakam uydurmuş. Sırf izleyicilerinin aklıyla alay etmek için videoları o saatte yayınlıyor. Hiçbir sebebi yok. Merak edip dursunlar dedi. İzleyicisine saygısı da bu kadar işte.
Günün sorunda insan sormadan edemiyor: Diyor ya yok Recep şunu destekliyor, yok Recep bunu destekliyor. Ben sadece şunu merak ediyorum: Bunları o zaman niye anlatmadı? Ya da bunları madem desteklemiyor o zaman neden benimle ilişkisini kesmedi de şimdi anlatıyor?
Benden önce adını bilen yoktu. Benden önce Filmograftı. Benden sonra adını duymaya başladı insanlar. Benim sayemde de kasacak kadar primini kastı.
Biz tüm süreci avukat ile yürüttüğümüzden ötürü tüm yazışmaları paylaşabilmem adına kendisinden tarafıma yazılı bir izin belgesi göndermesini bekliyorum. Belge geldiği takdirde içinde çokta bir şey olmayan tüm yazışmaları size gösterebilirim. Zira saklayacak hiçbir şeyimiz yok.
Ben ondan değil sizden özür diliyorum. Ben Rize’nin bir köyünde doğdum ve büyüdüm. Hayatım bunun gibi fırsatçılar arasında geçmedi. Ve maalesef bu tiplerden kazık yemeye devam ediyorum. Sizi böyle boş işler ve insanlarla meşgul ettiğim için özür dilerim. 13 yıllık emeği geride bırakıp tek bir video çekmeden yeni iş kurdum ve buralara getirdim ama bu tip yüzünden bu videoyu çekmek zorunda kaldım.
Bütün bu olayın özeti: Ortada karşılıksız hiçbir destek yok. Herifin amacı eşiyle benim bütün gelirimin %25'ine çökmekti. İzin vermeyince kötü oldum. Yoksa bir zamanlar %40’ı kabul eden adam, bugün %5’i fazla bulmaz. Para o kadar gözünü kör etmiş ki, sene sonuna kadar olmadığı bölümlerin bile parasını istedi. Evet, başkasıyla çekeceğim bölümlerin parasını da onun hesabına yatırmamı istedi.
Ada, benim bugüne kadar hiçbir kötülüğümü görmedin. Sektördeki arkadaşların bu adamın yanında olmadan endişe ediyorlar. Bu endişelerini bana anlattılar. B.K’ya sorabilirsin. Sana tavsiyem başına böyle bir olay gelmeden bir an önce ayrılman. Aynı şeyi Alp için de söylüyorlar. Lütfen onu da uyar. Zaten yeterince Tesla’na çöktü. Bu adamın senin çalıştığın proje fiyatlarını uluorta paylaştığını da belirteyim. Yani sadece benim değil, senin de sponsorların ile başını belaya sokabilir. Ben uyarımı yapayım.
Kısa Devre ile ilgili iddiaların olduğu videoyu izledim ve videodaki iddialara sırasıyla cevap vereceğim.
Öncelikle aramızda belli bir anlaşma vardı deniliyor. Ortada bir anlaşma yok. Eğer anlaşma varsa şahıs beni dava edebilir. Haklıysa da buna Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri karar verecektir.
Gelelim %50 pay konusuna. Öncelikle kendisiyle program yapmama sebebim hiçbir zaman bu pay konusu olmadı. Ben kendisiyle artık program yapmak istemediğim için, ondan yaka silktiğim için ayrıldım. Payı ona vermemek için başkasını bulmadım. Onu hayatımdan çıkarmak için başkasını buldum. Kaldı ki ben kendisine ilk ödemede de %50 payı verdim, sonraki ödemelerde de vereceğimi söyledim. Kendisine, sponsordan ödeme geldikçe %50 payını vereceğini belirttim ama o sanki bende parası kalmış gibi konuşuyor. Hukuk danışmanım kendisini aradı, telefonlarını açmadı. Mağduru oynamak daha iyi prim getiriyor sanırım. Videoyu çektikten sonra hukuk danışmanımın telefonlarını açtı ve ikinci %50 ödemesini de yaptık. Yine tabii ki burada a prim kasmak için “bakın video işe yaradı” diye paylaşım yaptı.
Videoya doğrudan yalanla başladı mesajları sildiğime dair. Ortada silinen hiçbir mesaj yok. İsterse avukatı gelsin telefonuma baksın, eğer bu olaylara dair tek bir silinmiş mesaj bulursa ben mesleği bırakacağım.
İki ay öncesinden mesajları silmiş diyor. Merak edip Temmuz ayına baktım, sildiğim tek mesaj yok. İki mesajı ona hatalı attığım için silmişim ki o da zaten “bu sefer yanlış ama dimi” deyip onaylamış. Erdi, bu şahısta ciddi sorunlar olduğunu söylemişti ama şimdi olayı çok daha iyi anlıyorum. Gerçekten çok garip bir vaka.
Nasıl Tanıştık?
Yine burada bir yalanla başlıyor. Öncelikle kendisi Büşra’ya benim linçimden önce yazdı. Büşra üzerinden bana ulaşması da anlattığı gibi hemen olmadı. Yaklaşık dört ay aralıklarla sürekli Büşra’ya mesaj atmış. O dönem Büşra’ya ve bana bir sürü insan destek için yazdı. Ve hiçbiri destek talebini bir kez söyledikten sonra bir daha ısrarcı olmadılar. Çünkü normal olan da bu zaten.
Şimdi sormazlar mı adama? Madem sadece iyi niyetli yardım etmek istedin, peki neden aylarca tabiri caizse Büşra’ya bir sümük gibi yapışarak sürekli mesaj atıp yokladın sırf bana ulaşmak için. Ben şahsen birisine yardım ve destek olmak istesem bir kere sorar geri çekilirim. Ama onun gibi 50 tane mesaj atmazdım. Şimdi buna iyilik mi deniyor yoksa “fırsatçılık” mı? Bir insan neden yardım etmek için bu kadar yalvarır ki? Köprüyü geçene kadar Büşra’nın doğum günlerini bile kutluyordu.
Yani öyle anlattığı gibi ben linç yiyince yardıma koşan bir melek değil. Bu arada bütün bu mesajlar da X’te duruyor ve X’te mesaj silme olmadığı için değiştirme şansı da yok.
Bunun hemen akabinde bir yalan daha sıkıyor işten kovuldu diye. Kovulmadım, kendim ayrıldım. Bunu çevremdeki herkese, hatta isterseniz Ali Güngör’e de sorabilirsiniz. Ben bu olaylar olmasa da ayrılacaktım ki zaten pazarlamacı da benden hemen sonra ayrıldı. Zaten pazarlamacı ile bizim planımız eski işyerimden ayrılıp ortak bir yayın kurmaktı.
Makale Desteği
Gelelim makale desteği konusuna. Öncelikle Techolay’da çalışan herkes, tek satır yazı ya da tek satır kod bile yazmış olsa hakkını aldı. Hatta benim eski çalışanım Emir, geçmişe dönük olarak benden ücret istedi. Ben de hakkındır deyip işten ayrıldıktan sonra aylarca ona geçmişe dönük olarak para gönderdim. Şirketi kurarken çok harcamam olduğu için ona da ürün vermiştim ama yeterli bulmamış demek ki. Sağ olsun hep yanımda oldu ve hakkını da aldı.
Şimdi gelelim verdiğim ürünlere. Bu masadaki Huawei saat neden burada duruyor diye merak edenler olabilir. Hani bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir ya, işte bu saat bugün doğruyu gösterecek. Bu saat de benim ona makaleler karşılığı verdiğim bir saatti. Saat şarj alıyor ama şarjdan çeker çekmez kapanıyormuş. Ben de saati iade alıp saatin bedelini makalelerden düştüm.
Herif yalan üstüne yalan sıkıyor. İhtiyacı olmayan ürünleri almışmış. Ben kendisine bir liste attım ve listeden ürün seçti. Yani sadece ihtiyacı olanları aldı. Hatta liste de herkese açık, forumda paylaştığım bir liste. Bunun da yazışmaları var.
Herkese merhaba! Techolay Sosyal'de daha önce siz üyelerimize özel fırsatlar oluşturacağımızı söylemiştik ve o gün geldi çattı.
Ürünlerin listesi aşağıda yer almakta. Belirlenen satış fiyatları da yanında yazmakta. Yer alan satış fiyatları indirimsiz hâlidir.
Ürünlerin listesi aşağıda yer almakta. Belirlenen satış fiyatları da yanında yazmakta. Yer alan satış fiyatları indirimsiz hâlidir.
İndirim koşulları güncellendi:
- Ne zaman üye olduğunuz artık bir önem arz etmiyor.
- Her bir çözüm başına 20 TL indirim.
- Makale veya rehber yazdıysanız ek indirim:
Güncellendi: Makale ve çözümlerinize ek indirim
Herkese merhaba! Bildiğiniz üzere karakter sayacı sistemi geçtiğimiz günlerde aktif konuma geldi. Bu sistemi getirmemizdeki ana amaç, Sosyal'i kurarken size verdiğimiz sözümüzü tutup katkılarınıza karşılık ufak da olsa bir indirim yapabilmek. Techolay Sosyal üyelerine özel satış konusu adlı...
techolay.net
- Recep Baltaş
- satış konusu
- Mesaj: 485
- Forum: Techolay
Açılmayan tablet satmışım kendisine. Öncelikle tablet 2017 modeldi, açıldı ve kullandın da. Hatta kullandığına dair ekran görüntüleri de var mesajlarda. Peki daha sonra o tabletle neler yaptığını anlatmamı ister misin? Bence de istemez. Hani bana demişsin ya sıkıyorsa yayınlama izni versin diye. Sıkıyorsa o tabletle neler yaptığını anlat. Bir tabletle neler yapılabilir diye düşünebilirsiniz ama söz konusu bu Ali Yaşar olunca hayal bile edemeyeceğiniz suçlar işlenebiliyor.
İhtiyacın olmayan ürünlere de baktım. Huawei Nova 10 Pro telefon, Cooler Master CK352 klavye, Steelseries Rival 105 fare ve Samsung Galaxy Tab S3. Sanırım burada haklısın, evet. Telefon, tablet, klavye ve fare kimsenin ihtiyacı olmayan ürünler.
Gelelim bir diğer yalana. Daha videonun 10. dakikasına gelmeden kaç tane yalan sıktı ben sayamadım. Tüm makalelerini yüklemişmiş Techolay’a. Açıp baktım, hatta siz de açıp bakabilirsiniz, toplamda 20 tane makale var. İddia ettiği gibi bütün “Neden Efsane” serisi de yok. Sadece 12 tane, benim karşılığında çalışan ürünler vererek aldığım makaleler var. Verdiğim ürünlerin bedelinden bir tane fazlasını bile almadım, hak etmediğim hiçbir makaleyi yayınlamadım.
Filmograf - Techolay
1000 karakter başına 40 TL’ye anlaştık diyor. Sanki ben ona özel düşük fiyat vermişim. Bu bizim zaten siteyi kurarken 2024 başında editörlere teklif ettiğimiz miktardı. Editörlük başvurusu yapanlara biz bu fiyatı söylüyorduk ve kabul edenler de yazmaya başlıyordu.
Dakika başı bir yalan geliyor. Tüm makaleleri bana 400-500 TL karşılığında vermiş. Toplam 16.600 TL tutuyor verdiğim ürünler. Listede 18.350 TL yazıyor lakin bozuk Watch GT’yi iade alıp fiyattan düşmüştüm. Şimdi bazı arkadaşlar bu ürünler için bu fiyatları yüksek bulabilir ki peşinen belirteyim: Adil olması için fiyatları ben değil, Technopat moderatörü Mithat belirledi. Ayrıca olayın yaklaşık 1.5 sene önce gerçekleştiğini de tekrar ekleyeyim.
Makaleleri siteden kaldırayım diye talebi yokmuş. Hadi olsun öyle bir talebin. Makale karşılığında verdiğim ürünlere dair bütün yazışmalar duruyor ki çalışanım Emir de buna şahit. O zamanın parası 16.600 TL para verdim ben 20 tane makaleye. Neyin muhabbetini yapıyorsun hala?
Linç yediğim için eskiden tanıdığım insanlar artık arkamda durmuyormuş. Tam olarak kimden bahsediyorsun? Çünkü ben ayrılır ayrılmaz şirketlerde çalışan dostlarım yeni yayını ne zaman kuruyorsun diye beni aradılar. Hatta dünyanın en büyük şirketleri hemen beni davet listesine ekleyip ürün yolladı. Zaten Techolay’ın şu anki durumunu anlatmama gerek yok.
Benim yüzümden abone kaybetmiş beyefendi. Ben Kısa Devre’de ettiğin hakaretler yüzünden kaç abone kaybettim peki? Kendisiyle zaten yollarımı ayırmamın sebebi sürekli iddia ettiğin gibi %5 değil, izleyicileri bıktırmasıydı. Kaldı ki videoları benim kanalda yayınlayalım diyen de bendim. O mesajlar da duruyor.
Önceki podcast formatında denemelerin neden başarısız oldu kısmını atlamışsın. Dost neden seninle program yapmayı bıraktı? Dost’un eşinden de dinleyelim istersen olayları, ne dersin? Ya da programda tavsiye ettiğin kafa tası ölçen adamların kitaplarından bahsedelim mi? Geçmişte husumet yaşadıklarını çok hızlı pas geçmişsin. Bana çok farklı anlatıyordun ama videoda “Dost zaman ayırmak istememişti” demişsin. Dost’un Emin ile gayet güzel bir programı var. Sana zaman ayırmamışsa bir bildiği vardır.
Gelelim Erdi yalanına. Bunun ilk Instagram paylaşımlarından sonra Erdi beni aradı ve “bu arkadaşta bir bir sorun mu var” diye sordu zira o hikayelerde de olmayan şeyleri olmuş gibi anlatıyordu. Benimle yan yana gelmek istemeyen Erdi, benim ofisime geldi ve birlikte video çektik. Yani kanalda kanıtı olduğu halde dümdüz yalan söylüyor. Zaten Erdi ile yaptığımız video da 30.000 izlendi. Sonrasında Ali ile bir yere varmayacağımı daha iyi anladım ki kendisi de o videodan sonra inanılmaz korkuya kapılmıştı.
Bu arada Erdi demişken Ali Yaşar’ın benimle program yapma sebeplerine bir tanesi aslında Mesut Çevik‘ten nefret etmesiydi. Bunu niye videoda söylememiş anlamadım.
Anlaşma Şartları
Diyor ki, video izlenmesinden gelecek reklam gelirlerini ona bıraktım. Çok büyük lütuf etmiş beyefendi. Programı editleyen biziz ki koca bir günü alıyor edit. Hakaretlerini kesmek de cabası. Çeken biziz, yükleyen biziz, sponsorlar ve faturalarla ilgilenen bizim pazarlamacımız Büşra Alçınar. Sponsorların taleplerini işleme koyan da pazarlamacımız Büşra ama kılçıksız para isteyen kendisi. Biz Büşra ve ekibimizle bütün iş yükünü sırtlanmış olmamıza rağmen kendisine %50 verdik ama maalesef yetmedi bu. Hep daha fazlasını istedi. Benim sponsorlarım da ona çalışmalıydı. Kısacası arka planda her işi biz yapıyoruz ama beyefendi lütfedip YouTube’un videolara ödediği iki kuruş parayı bize bırakmış. Sağ olasın ya. Çok teşekkürler.
İki dakika yalan söylemeden duramıyor. Ne zaman boşluğa bakıyorsa zaten anlayın ki yalan söylüyor. Şimdi gelin bir yalanını kanıtı ile birlikte çürütelim. Programın ismini ben Techolay Sosyal’de sordum ve okurumuz Hakan Hasırcıoğlu’nun tavsiyesi üzerine Kısa Devre yaptık. Hakan’ın hem forum mesajı var hem de kendisi konuyla ilgili Tweet attı. Ama sorsan ilk olarak onun aklına gelmiş. Bir de fikri beğenmedim diyor. E senin fikrin değil miydi? Kendi fikrini mi beğenmedin birader?
https://techolay.net/sosyal/konu/techolay-sohbet-videosu-icin-isim-onerisi.26129/post-319980
Videoyu her oynattığımda bir başka yalan geliyor. Ben onun evine gitmeye üşeniyormuşum. Ben kendisi gibi iki haftada bir video atmıyorum ki. Bizim kanalda her gün bir, bazen iki video birden yayına giriyor. Ofiste her gün çalışan bir test editörüm var. Benim düzenli bir işim var. Şu videonun metnini bile işten güçten zar zor hazırladım.
Ada’ya yalakalık yaparken ayağını kırdığında beni ayağına çağırmadın mı? Ben de gelmedim mi? İspanya’dan video çektik, Tayvan’dan video çektik onca saat farkına rağmen. Bunları da inkâr edecek mi acaba? Her iki seyahatte de Büşra yanımda idi ve o bölümleri Büşra ile çekebilirdim. Ben ona rağmen uzaktan da olsa kendisiyle çektim. Hatta bazen Pazar günü çekelim dedi videoyu ve ben yine hayır demedim. Ben kız arkadaşımla geçireceğim zaman yerine Kısa Devre çektim ama tabi, en çok emeği kendisi harcadı.
Evi müsait değil
Şimdi gelelim bir başka yalanına. Programın ilk başlarında kendi evi müsait olmadığı için bende çektik. Daha sonra evim hazır deyince bazı bölümleri onda çekmeye başladık. Arabası var mış da ben üşeniyormuşum da. 2 senede 1000’den fazla video çektim. Bu, her gün bir videodan fazla ediyor. Kendisi ise 7 yıllık kanalında ancak 563 video çekebilmiş. Onu da zaten kendi çekmiyor, seslendirmene yaptırıyor. Yalan parayla olsa kredi çeker. Artık o hale gelmiş.
Technopat’ta toplamda 100.000 mesajım var. Bayram günü okurumun evine sistem toplamaya gidip 10 saat sistem monte ediyorum ama ben üşengeçmişim. Technopat’ı tek başıma taşıdım yıllarca ama ben üşengeçmişim. İki senede kanalı 100.000 abone üstüne çıkardım ama ben üşengeçmişim. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.
Ha bir de programa hiçbir zaman doğru düzgün hazırlanmazdı. Genelde iki satır notu olurdu. Bunun yüzünden inanılmaz derece sevdiğim, iple çektiğim Pazartesi günleri benim için stres kaynağı olmuştu. Ayrıca çoğu zaman uykulu gelirdi. Bazen de sabahlara kadar uyumaz, sabahın köründe çekelim derdi programı. Kendisinin ciddi bir uyku sorunu var. İyi ki gittin be. Seni def ettiğim gün derin bir nefes aldım. Kaybettiğim her şeye değer bu his. Ben gerekirse hafta sonu da çalışır o aboneleri geri toplarım ama senin durmaksızın sponsor darlamana katlanamam.
Bir keresinde Kısa Devre’de Deepseek ile ilgili bir yorum yapmıştı. Bir hafta sonra o kısmı keselim, şimdi kötü olmuş dedi. Benzer bir durum ChatGPT 5’te de olmuştu. Hatta video kanalda duruyor. ChatGPT 5 kullanmış da çok üstsel bir fark var mış önceki modele göre. Sam Altman’ın sorunlu çıktı diye özür dilediği sürümü övmüştü. Öğrendiği bir kelime var, üstsel. Her bölümde sürekli bunu tekrar edip duruyordu. Kendisi yüzünden kaç kişi abonelikten çıktı. Ayrıca çoğu kez bizim kanalı bir şikayet platformu olarak kullandı. Kendi kanalında edemediği hakaretleri bizde ediyordu.
Bir de videosunda epey yavaş ve anlaşılır konuşmuş. Keşke kısa Devre’de de aynı hızda konuşsaydı da insanlar dediklerini anlasaydı zira izleyicilerin programda şikayetçi olduğu konulardan biri de buydu.
Videosunda stüdyom var deyip duruyor. Bir yandan da beni yatak odasında çekim yapıyor diye küçümsemeye çalışıyor. Çekim yaptığının bir oturma odası olduğunu bilmesem inanacağım. Arkadaki konfeksiyon seslerinden dolayı birden çok kez çekimi durdurup camı kapatmak zorunda kalmıştık.
Gelelim Asıl konuya: Ajans Kurmuşmuş
Malumun başından beri yapmak istediği şey aslında benim ajansım olmaktı. Ben, Technopat’tan ayrılınca reklamcıma %40 pay veriyordum. Bu, inanılmaz bir rakamdı ve ben kendisiyle de bu bilgiyi paylaşmıştım. Bu rakam o kadar iştahını kabartıyordu ki, sürekli beni ajansına çekmek istiyordu. Ajans kurdum, çok para kazanıyorum diye beni sürekli yanına çekemeye çalışıyordu. Aynı yalanları videoda da demiş ama gariptir, çok para kazanan bu arkadaş kaç gündür ufak bir meblağ için ortalığı ayağa kaldırıyor.
Burada bir başka amacı da kontaklarımı elde etmekti zira kendinin hiçbir kontağı yoktu. Sinema dünyasından tek bir sponsoru olmayan adam, doğal olarak teknoloji dünyasına iştahla bakıyor. Ben film sektöründen asla geçinemeyeceğim. O yüzden kendimi teknoloji sektörüne atmam ve buradaki bütün markaları ele geçirmem lazım düşüncesinde.
Şimdi tabi burada asıl anlatmadığı meseleye gelelim. Kendi ajansını kurmadan önce benim eski pazarlamacım onun kanalını da pazarlayabilir mi diye sordu bana. Ben de pazarlamacıma sordum ve o da bir piyasa araştırması yaptı. Bana dediğini katkısız anlatıyorum size:
Recep ben bu herifi araştırdım, çok kötü biriymiş. Firmalar buna hiç sıcak bakmıyor. Ben bunu pazarlayamam. Tabi eski reklamcım bana burada çok kötü biriymiş demedi. Sahip olduğu sıfatlar dava sebebi olabileceği için çıkarmak zorunda kaldım.
Bakın 200.000 aboneli bir kanal var ortada ve eski pazarlamacım ben bu kanalı pazarlayamam dedi. Bu herifin piyasadaki algısını siz düşünün. Buna rağmen, hakkında beni uyarmalarına rağmen ben kendisinin program talebini kabul edip evimin kapısını açtım. Kanalını, benim kanalın anasayfasında önerdiğimiz/beğendiğimiz kanallar sekmesine ekledim.
Bir zamanlar benim eski pazarlamacıma %40 komisyon ile müşteri olmak isteyen adam, sıfır pazarlama tecrübesi ile benim pazarlamamı yapmak istedi. Ne kadar garip değil mi?
Şimdi diyor ya kendi ajansında komisyon oranı %25 imiş. O zaman kendisine bir sözünü hatırlatma gereği duyuyorum. Bana, bu tür işlerde %10 üstü kabul edilemez demişti. Ama kendi eşine gelince %25 diyor. Bir kişi de çıkıp demiyor birader sen karına %25 isterken normal de Recep’in pazarlamacısı %5 isteyince mi kötü?
Ama şimdi neden kimsenin bunu demediğini anladım zira videoda Neslihan isimli kişinin eşi olduğundan bahsetmiyor. Sırf yalan söyleyeceğim diye eşim demekten mi çekindi? Bu kadar mı düştü? Yazıklar olsun be! Para için, üç kuruş için eşim demekten imtina etmek nedir ya. Sen nasıl bir insansın? Sana tavsiyem tedavi olman yönünde.
Diyor ki “Trump AVM’de buluştuk. Ben, benim kanalın yani ajansın menajerlerinden Neslihan hanımefendi. Recep ve Recep’in sevgilisi Büşra.” Demiyor ki Recep’in sigortalı çalışanı ve menajeri Alice Büşra Alçınar. Ama algı yapmak için herif yanındaki kişinin kendi eşi olduğunu videoda söylemeyecek kadar güvenilmez bir insan. Erlik’in video altına yaptığı yorumda eşini ticarete dahil edenlere hakaretler vardı. Erlik şu anda tam da Ali Yaşar’ı anlatmış oldu işte.
Adam video boyunca Büşra’nın, yani Techolay’ın resmi sigortalı çalışanının %10 talep etmesini fazla buluyor. Öte yandan biz onun ajansından gelecek işler için %10’un üstünü kabul etmeyiz dediğimizde de, %10 çalışılabilecek bir rakam değil diyor. Yani bize %10’u fazla bulurken kendi ajansı için aynı miktarı yetersiz sayıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Kaldı ki %10 da değil, %5 talep ettik. Ama beyefendiye fazla geldi. İşte ikiyüzlülük dediğimiz şey tam da bu.
Yeri gelmişken Büşra’nın sigortalı bir çalışan olduğunu belirteyim. Faturaları kesiyor, içerik yapıyor, fuarlarda çekimleri o yapıyor ve kendisi maaş değil % ile çalışıyor. Ona verdiğim % de 10.
Ben yine açık konuşayım, çalışanım da kendisiyle ilişiği birden kesmem konusunda haksız olduğumu söyledi. Doğru. Bıçak gibi kesmemem gerekirdi ama böyle bir insanla da anlaşarak ayrılabileceğimi hiç sanmıyorum açıkçası ki durum ortada.
Eşimi İşe Sokar Mısın?
Bu arkadaşın menajeri, yani videoda söylemekten çekindiği eşi, sanırım çok kazanmıyor olsa gerek. Çünkü bir keresinde beni gerçekten dumur eden bir olay yaşadım. 4.6 trilyon dolarlık bir şirket var. Bu şirket şu anda dünyanın en değerli şirketi. Bu şirketten yakın zamanda ayrılanlar oldu ve bunların yerine de iki yeni pozisyon açıldı. Sektörde de bize dediler, bakın böyle bir pozisyon var, uygun düşündüğünüz adaylara bilgi verebilirsiniz. Ben de şirketle çalıştığımızı ve halkla ilişkiler kısmı boş kaldığı için iletişimin aksadığını, yeni birisini aradıklarını söyledim buna. Bunu isim önerisi yapması için değil, çünkü o kapasitede birisi değil, muhabbet olsun diye dedim. Büyük üstat, film duayeni, ajans sahibi arkadaş ne dedi biliyor musunuz? Eşimi Neslihan’ı oraya sokabilir miyiz?
Bakın yemin ediyorum gülmemek için kendimi zor tuttum. Herif, 4.6 trilyon dolarlık şirketin Türkiye ofisine eşim Neslihan’ı önerir misin dedi ya. Birader sen şaka mısın ya? Ben o pozisyonu birine haber vermeden önce Erdi’ye falan danışıyorum, sen kimsin, senin eşin Neslihan kim? Önermedim tabii ki. Üşengeç Recep, beyfendinin eşine iş bulamaya gelince mi kıymete bindi? Ajans sahibi abi ve eşinin neden dünyanın en büyük şirketinde tanıdığı tek kişi yok, o da ayrı bir soru. Diyorum ya, bunun amacı baştan beri benim kontaklarımı elde etmek, çevreme ulaşmak. Bununla ilgili videonun ilerleyen kısımlarında daha çok örneğim olacak ama birini daha anlatayım.
Yine bir gün aracında giderken fuarlardan para kalıyor mu diye sormaya başladı. Büşra ile yurt dışına çıkıyor olmamız, üstüne de fuarlardan video çekip para kazanıyor olmamız bunun iştahını kabartıyordu. Burada para kazanıp kazanmadığımızı öğrenmek için can atıyordu. Kafa kafaya geliyor diyerek geçiştirdim.
Piyasada %10 ile çalışan Ajans Yokmuş
Videodaki bir başka yalanı da bana piyasada %10 ile çalışan ajans yok demiş olması. Hani demiştim ya, önce benim eski reklamcımın kendi kanalını da pazarlamasını istemişti ama reklamcım bunun ne olduğunu öğrenince kabul etmemişti? İşte bu olaylardan sonra benim mevcut %40 oranımın çok yüksek olduğunu söylemeye başladı nedense. Amacı tabii ki beni reklamcımdan koparıp eşiyle birlikte bütün payı ve kontakları kendi üstlenmek. Tanıdığı bir başka menajer var mış ve kendisi %10 alıyormuş, hatta %10 üstünün de doğru olmadığını söylüyormuş. Tabii ki saf gibi o gün inanmıştım ama bugün anlıyorum ki o da bir başka yalanıymış. Gerçekten beni ikna etmek ve eşiyle birlikte gelirime çökmek için çok uğraştı.
Teknoloji Markalarıyla Konuşmasını Neden İstemiyorum?
Diyor ki Recep benim teknoloji marklarıyla konuşmamı istemiyor. İstememenin sebebi benden marka iletişimlerini istemesi. Bu kısmı anlatmayı unutmuş kendisi. Olayın başından beri sorun zaten kontağının olmaması. Örneğin A firması. Bu firmada yıllardan beri çalışan kontağım işten ayrıldı ve yerine yeni birisi başladı. Lakin yeni başlayanın kim olduğunu bilmiyoruz. Bir gün kendisinin zar zor giden arabasında seyahat ederken dedim yeni biri başlamış o firmada biliyor musun? Beni sürekli kafalamaya çalıştığı için yine yalan söyledi bir kadın başlamış diye. Halbuki işe başlayan erkekti ve daha sonra da benden mailini istedi. Ben de mailini WhatsApp’tan ilettim. Tabii ki bu yazışmalar da duruyor.
Geçmiş yazışmalara bakarken bir şey daha gözüme çarptı. Bir marka ile olan görüşmemi paylaşmışım kendisi ile. Gelen cevapta sana emanet o taraf diyor. Bugün ise çok daha farklı konuşuyor. Gaslighting ne diye sorsalar bu adamı gösteririm.
Markalarla Konuşamıyormuşum
Videoda yine markalarla konuşamadığımı iddia etmiş. O esnada Techolay’ın üç tane sigortalı çalışanı var. Şirketin iletişimde olmadığı marka kalmamış neredeyse ama Recep konuşamıyor. Kaldı ki Techolay’ın Reklam ve Proje Sorumlusu Büşra Alçınar ve kendisi fuarlarda global markaları bile bağlayabiliyor. Recep ve Büşra konuşamıyor değil. Recep, çektiği bölümlerin altına gelen yorumlardan ötürü programa daha fazla sponsor almaya tenezzül etmedi, olay bu. Programda sürekli siyasete giriyor, sürekli bir kesime hakaret ediyor, Amerikan yalakalığı yapıyor ve işçi haklarını hiçe sayıyordu. Mevcut sponsor bile bırakıp gidecek diye korkuyordum açıkçası ve bunun sonunda da ona yol verdim tabii ki.
Kendisine halihazırda sponsor olan firmalar var mış. Kendisi sinema sektöründe mimli. Çoğu filme davet bile edilmiyor. Bana inanmıyorsanız açın kanalındaki “Yine Bir Ajans Yine Bir Skandal” isimli videoya bakın. Firmalar kendisini seviyormuş. Çok gariptir, bana attığı iftiralardan sonra birçok kişi kendisinin sektörde nasıl istenmeyen adam olduğunu söyledi. Hatta filmlere davet almadıkları için sinirlenip olumsuz videolar bile yapmış. Mesela Dune 2 bunlardan biri. TME kendisini davet etmediği için gitmiş filmi eleştirmiş. Bakın beni davet etmezseniz filminizi böyle lansman gününde karalarım diye konuşmuş. Gömme işini de kendisi yapmıyor nasıl olsa. Bir seslendirmen tutmuş, her şeyi ona yaptırıyor. Aslında kendisi bir içerik üreticisi bile değil.
Ama daha kendi kanalında doğru düzgün sponsoru olmayan bu arkadaş, bana sponsor arıyormuş. Gariptir, bana bu konuda hiç bilgi vermedi. Beni teselli ettiğini de hatırlamıyorum ki gelelim işin gerçeğine. Bunu dediği anda Techolay YouTube kanalına sponsor olmayan teknoloji markası nerdeyse yoktu. Hatta o kadar çok video çıkıyorduk ki, bana Perşembe günleri tek video çıkmamızı, iki video birden yayına alınca Kısa Devre’nin izlenmelerinin baltalandığını söylüyordu.
Yine tabi insan sormadan edemiyor. Madem malum mevzulardan dolayı bana sponsor olmak istemeyen firmalar vardı, neden benimle program yapmaya devam etti kendisi? Neden bunu ilk defa sizlere anlattı da bana böyle bir şeyi hiç söylemedi? Çünkü ortada böyle bir firma yok veya sponsor bulma çabası hiç olmadı. Baştan beri amacı benim sponsorlarıma çökmekti.
Sponsorun Adını Neden Vermiyorsun?
Videoda sponsorun adını vermeye gerek olduğunu düşünmüyorum diyor. Düşünmüyor çünkü sponsoru arıyor ve sponsor da videosunda adlarını geçirirse kendisiyle bir daha hiç iş yapmayacaklarını söylüyor. Bundan korktuğu için sponsorun adını veremiyor. Bu arada tabii ki sponsorla doğrudan iletişimi yok, çağrı merkezinden ulaşmaya çalışıyor iş bilmez. Ve sponsor bulduk demesi çok komik zira sponsoru bulan da tabii ki biziz.
"Recep Sponsor Konularından Anlamıyor"
Videoyu izlerken en çok güldüğüm kısım da bu oldu. Recep sponsor konularından anlamıyor, bilmiyormuş. Bu yüzden de vade konuşmamışız. Arkadaşlar bunu anlattığı esnada bizim düzenli sponsorlarımız var ve maddi açıdan önümüzü görebiliyoruz. Bu yüzden de sponsora ödeme ne zaman olacak diye sorma gereği daha doğrusu onun gibi darlama gereği duymadık. Bu esnada kendisi Büşra’ya sürekli fatura kesildi mi diye mesaj atıyordu. İzin verirse paylaşabiliriz. Kaldı ki teknoloji dünyasında 90 güne varan vadeler var. Hatta bazen bunu bile aşan firmalar oluyor.
"Yalvararak kendi kanalına getirdi"
Ben gerçekten bu insandan ciddi bir sorun olduğunu düşünüyorum. Yalvararak kendi kanalıma getirmişim programı. Kendisi eğer bu yalvardığım mesajları paylaşmaz ise zaten nasıl bir yalancı olduğunu anlayabilirsiniz. Ama zaten paylaşamaz zira öyle bir yazışma yok. Ha o yazışmaları da yapay zekaya yaptırırsa ben canlı yayında paylaşırım.
Sponsoru Sürekli Daha Fazla Vermesi için Zorlamamı İstedi
Bizi en çok sinir eden durumlardan biri de sponsor konusunda sürekli bizi darlaması idi. Her geldiğinde “sponsora şöyle ekstra sistem tanıtalım, şunu yapalım bunu yapalım” diye başımızın etini yiyordu. Adam oturmuş işini gücünü bırakmış, programın tek sponsorunu nasıl sömüreceğine odaklanmış. Sponsorluk ve iş birlikleri getiren Büşra da onun isteklerinin hangi birisine yetişeceğine şaşırdı. Arkadaşın paradan gözü öyle dönmüştü ki, kendi seslendirmenini bile kullanarak para kazanmak istedi. Neymiş efendim, programdaki sponsor girişini beğenmemiş, biz sponsorumuza onun seslendirmenini önererek bundan da kendisine pay isteyecekmişiz. Valla hem ben hem Büşra onun yerine utandık.
"Ajansım Var"
Videoda sürekli bir ajansı olduğundan bahsediyor. Elinde hiçbir büyük isim yok ki olsa zaten videosuna destek olmalarını isterdi. Mesela sürekli Tesla’sına çöktüğü Ada neden onun ajansı yerine hala TEM Agency’de diye bir sormak lazım. Ajansına alamadı sanırım.
Yalan söylemekten kendi yalanına bile inanan insanlar vardır ya, bu da tam olarak öyle işte. Recep Baltaş’a dünyanın en büyük teknoloji firmalarından sponsor olmayan yok ama onun sorduğu firmalar nedense sponsor olmak istemiyormuş. Benim için kendini paralamış. İnanılmaz emekler harcamış. Sen nasıl bir iyilik meleğiymişsin de ben ne büyük bir fırsatı tepmişim be abi.
Teknik Sorun Olunca Recep’e Koş
Arkadaşın unuttuğu konulardan biri de bana maillerini düzeltmem için yalvardığı zamanlar. Teknik bilgisi olmadığı için mailleri çalışmıyordu. Cloudflare üzerinden gerekli ayarlamaları yapıp maillerini çalışır hale getirdim. Ama hep o bana yardım etmiş. Sitesi bozulunca yine benim kapımı çalmıştı. Air Tag’inin pili bitince bile bana yaptırmıştı. Unutmuş galiba bunları ama yazışmaları duruyor.
Yeni Kısa Devre Konukları
Ondan sonra programı birlikte çektiğimiz sayın Şahin Ekşioğlu benim 2005 yılından beri tanıdığım bir abim. Programda büyük bir keyifle yer aldı ama çok yoğun birisi olduğu için sürekli yanına gitmek zorunda kalıyorduk. Bu yüzden de programı farklı yerlerde çektik hep. Kendisi de zaten Turkuvaz Medya’dan bir iş teklifi aldığı için ayrılmak zorunda kaldı. Şahin Bey, onun gibi paragöz olmadığı için çektiğimiz üç bölümden bir ücret talebinde de bulunmadı ama ben prensip gereği herkesin emeğinin karşılığını veriyorum.
Şu anda geçmişte de benzer teknoloji gündemi videoları çektiğimiz Seyihthan Özkan ile çekiyoruz Kısa Devre’yi. Ne kadar mutlu olduğumu görebilirsiniz zira Ali Yaşar’dan kurtulunca gençleştim resmen.
Eklemeden de geçmeyeyim. Levent Pekcan ile de konuşuyordum ve kendisi de kabul etti ama bir iki bölümlük. Ben ise her hafta düzenli istediğim için olmadı.
Anlattığı her şey gerçek imiş
Video boyunca defalarca yalanı yakalayıp kanıtlarıyla ispat ettiğim şahıs üstüne bastıra bastıra tamamı gerçek diyor. Bu saatten sonra kendisine hala inanacak olan varsa buyursun inansın.
O kadar küçülmem diyor. Sen zaten küçüleceğin kadar küçüldün ama o tabletle neler yaptığını anlatmadığın sürece halen daha küçülmene yer var.
18:18 Mevzusu
Yeri gelmişken şu 18:18 konusunu da anlatayım. Kendisi kafasından 18:18 diye bir rakam uydurmuş. Sırf izleyicilerinin aklıyla alay etmek için videoları o saatte yayınlıyor. Hiçbir sebebi yok. Merak edip dursunlar dedi. İzleyicisine saygısı da bu kadar işte.
Sonuç
Günün sorunda insan sormadan edemiyor: Diyor ya yok Recep şunu destekliyor, yok Recep bunu destekliyor. Ben sadece şunu merak ediyorum: Bunları o zaman niye anlatmadı? Ya da bunları madem desteklemiyor o zaman neden benimle ilişkisini kesmedi de şimdi anlatıyor?
Benden önce adını bilen yoktu. Benden önce Filmograftı. Benden sonra adını duymaya başladı insanlar. Benim sayemde de kasacak kadar primini kastı.
Biz tüm süreci avukat ile yürüttüğümüzden ötürü tüm yazışmaları paylaşabilmem adına kendisinden tarafıma yazılı bir izin belgesi göndermesini bekliyorum. Belge geldiği takdirde içinde çokta bir şey olmayan tüm yazışmaları size gösterebilirim. Zira saklayacak hiçbir şeyimiz yok.
Ben ondan değil sizden özür diliyorum. Ben Rize’nin bir köyünde doğdum ve büyüdüm. Hayatım bunun gibi fırsatçılar arasında geçmedi. Ve maalesef bu tiplerden kazık yemeye devam ediyorum. Sizi böyle boş işler ve insanlarla meşgul ettiğim için özür dilerim. 13 yıllık emeği geride bırakıp tek bir video çekmeden yeni iş kurdum ve buralara getirdim ama bu tip yüzünden bu videoyu çekmek zorunda kaldım.
Bütün bu olayın özeti: Ortada karşılıksız hiçbir destek yok. Herifin amacı eşiyle benim bütün gelirimin %25'ine çökmekti. İzin vermeyince kötü oldum. Yoksa bir zamanlar %40’ı kabul eden adam, bugün %5’i fazla bulmaz. Para o kadar gözünü kör etmiş ki, sene sonuna kadar olmadığı bölümlerin bile parasını istedi. Evet, başkasıyla çekeceğim bölümlerin parasını da onun hesabına yatırmamı istedi.
Ada’ya Uyarı
Ada, benim bugüne kadar hiçbir kötülüğümü görmedin. Sektördeki arkadaşların bu adamın yanında olmadan endişe ediyorlar. Bu endişelerini bana anlattılar. B.K’ya sorabilirsin. Sana tavsiyem başına böyle bir olay gelmeden bir an önce ayrılman. Aynı şeyi Alp için de söylüyorlar. Lütfen onu da uyar. Zaten yeterince Tesla’na çöktü. Bu adamın senin çalıştığın proje fiyatlarını uluorta paylaştığını da belirteyim. Yani sadece benim değil, senin de sponsorların ile başını belaya sokabilir. Ben uyarımı yapayım.
Yalanlar listesi
- “Mesajları sildi.” Silinen mesaj yok.
- “İki ay önceki mesajları sildi.” Diyor, iki ay önce de silinen mesaj da yok.
- “İşten kovuldu.” Diyor, kendim ayrıldım.
- “İhtiyacım olmayan ürünleri aldım.” diyor, liste verdim, listeden ihtiyacına göre seçti.
- “Tüm makalelerimi Techolay’a yükledim.” diyor, parasını verdiğimiz kadar makale girdik.
- “Makaleleri 400–500 TL’ye verdi.” diyor, 16.600 TL değerinde ürün almış.
- “Erdi Recep ile yan yana gelmek istemiyordu diyor.” Erdi’nin kanalda videosu var.
- “Program adını ben buldum.” diyor, okurum buldu, hatta Tweet attı konuyla ilgili.
- “Recep onun evine gitmeye üşeniyordu.” diyor, evi hazır değildi.
- “Piyasada %10 komisyonla çalışan ajans yok.” Diyor, bana böyle bir ajans var diye kendi demişti.
- 18:18 yayın saati yalanı da bonus olsun.
Son düzenleme: