Giriş:

Selamlar, esenlikler.


Eğlenceli olabileceğini düşündüğüm bir konu ile bugün buradayım. Bu konuda bilgisayar oyuncularının yıllardır gelenek edindikleri ''FPS Artırma'' yöntemlerinin bazılarının gereksizliğini konuşacağız. Bu başlık altında; Yok efendim, ''FPS uçacak, Oha +1000 FPS, Bunu kurun ekran kartınız ikiye katlanacak'' gibi gibi efsane tantanaları ele alacağız.

Bilgisayar oyunlarıyla ilgilenen hemen herkesin bir noktada performans artırmak için çeşitli ayarlarla uğraştığını düşünüyorum. Özellikle yeni bir oyun çıktığında veya beklenmedik FPS düşüşleri yaşandığında ilk refleksimiz genellikle internete girip "FPS Artırma Rehberi", "En İyi Optimizasyon Ayarları", "Gizli Windows Ayarları" ya da "NVIDIA Control Panel Performans Ayarları" gibi aramalar yapmak oluyor. İşin ilginç tarafı ise yıllardır oyuncular arasında dolaşan bazı tavsiyelerin ya etkisinin son derece sınırlı olması ya da günümüz sistemlerinde artık hiçbir anlam ifade etmemesi. Hatta bazı durumlarda performans kazandığını düşündüğümüz ayarlar tam tersine sistem kararlılığını bozabiliyor, görüntü kalitesini düşürebiliyor veya çeşitli sorunlara yol açabiliyor.

Bu konuyu açma sebebim de biraz bu. Yıllardır bilgisayar kullanan biri olarak internette dolaşan sayısız "FPS Artırma Yöntemi" gördüm. Kimisi gerçekten işe yarıyordu, kimisi belirli dönemlerde mantıklıydı ama güncelliğini kaybetti, kimisi ise başından beri şehir efsanesinden ibaretti.

Bugün biraz bunlardan bahsetmek istiyorum:


Bölüm I: Her Oyunda Her Ayarı Ultra Yapma Takıntısı

Belki de oyuncular arasında en yaygın alışkanlıklardan biri bu. Yeni bir oyun açılır. Ayarlar menüsüne girilir. Görülen her seçenek sonuna kadar sağa çekilir. Her şey Ultra olur. Sonra oyun içinde FPS düşmeye başlayınca optimizasyon araştırmasına girişilir. Zaten çoğu oyunda Ultra ile High arasındaki görüntü farkı düşündüğümüz kadar büyük değil. Yani elbet fark var ama düşündüğümüz kadar değil.

Hatta bazı ayarlar vardır ki performanstan ciddi miktarda götürürken görüntüye katkısı son derece sınırlıdır. Özellikle gölgeler, volümetrik efektler, yansıma kalitesi ve bazı ışıklandırma seçenekleri buna güzel örneklerdir. Birçok oyuncu ekran görüntülerinde bile fark edilmesi zor olan detaylar için %15-20 kadar performans kaybedebiliyor.

Bu yüzden bazı oyunlarda Ultra yerine High kullanmak aslında optimizasyon yapmak değil, mantıklı davranmak olacaktır.

Bana kalırsa ayarların Custom yapılması her zaman en sağlıklısı.


1780828207604.webp


Bölüm II: NVIDIA Kontrol Panelinde Mucize Aramak

Sanırım internette en çok izlenen videolardan biri de bu.

"2026 En İyi NVIDIA Ayarları", "Bu Ayarlarla FPS'niz Uçacak", "Profesyonel Oyuncuların Gizli Ayarları"

Bu videoların büyük kısmı yıllardır aynı şeyleri tekrar edip duruyor, yıllardır hem de. Maksimum performans modu açılıyor. Düşük gecikme modu açılıyor. Doku filtreleme performansa çekiliyor. Ardından sanki sistem %50 hızlanmış gibi anlatılıyor. Yav hadi ordan.

Gerçekte ise modern ekran kartlarında bu ayarların büyük kısmı ya küçük farklar yaratıyor ya da oyundan oyuna değişiyor. Evet, bazı ayarlar belirli senaryolarda fayda sağlayabilir. Ancak internette anlatıldığı gibi sihirli bir FPS kazanımı beklemek gerçekçi değil.

Eğer ekran kartınızın gücü belirli bir seviyedeyse, kontrol panelindeki birkaç seçenek onu bir üst modele dönüştürmeyecek. RTX 4060'ını 5070 performansına çekemezsin.

Bakınız :D

1780828490425.webp


Bölüm III: Registry Ayarlarıyla FPS Artırmaya Çalışmak

Bu konu yıllardır ölmedi. Her nesilde yeniden ortaya çıkıyor. Bir video açılıyor. Windows Kayıt Defteri'ne giriliyor. Anlamı bile bilinmeyen birkaç değer değiştiriliyor. Bilgisayar yeniden başlatılıyor. Sonra da performansın arttığı iddia ediliyor.


Aslında kullanıcıların büyük bölümü herhangi bir ölçüm yapmadan tamamen hissiyat üzerinden değerlendirme yapıyor. Bazen placebo etkisi o kadar güçlü oluyor ki insanlar gerçekten fark gördüklerini düşünüyor. Oysa kayıt defterinde yapılan rastgele değişiklikler çoğu zaman hiçbir şey kazandırmadığı gibi sistem kararlılığını da bozabiliyor. Özellikle internette dolaşan eski rehberlerin büyük kısmı Windows XP, Windows 7 veya ilk nesil Windows 10 dönemlerinden kalma bilgiler içeriyor.

Bugünün sistemlerinde bunların önemli bir kısmının hiçbir karşılığı yok.

1780828834600.webp


Bölüm IV: RAM Temizleme Programları

Vay vay vay. Bir dönem bunlar inanılmaz popülerdi, hatırlıyorum da. Tek tuşla RAM temizleyen uygulamalar, belleği boşalttığını iddia eden yazılımlar, arka plandaki kullanımı sıfırlayan araçlar.

İnsanlar RAM doldukça sistemin yavaşladığını düşündüğü için bu programlara yöneliyordu. Oysa modern işletim sistemleri kullanılmayan RAM'i zaten önbellek olarak değerlendirir. Boş RAM'in tamamen boş durması aslında verimsizliktir. Windows yıllardır belleği kullanıcıdan daha iyi yönetiyor :D

Bu nedenle RAM temizleme yazılımları çoğu zaman çözüm üretmek yerine sistemi gereksiz yere uğraştırıyor. Hatta bazı durumlarda performansı artırmak yerine düşürebiliyorlar.

1780829217926.webp


Bölüm V: Her Yeni Sürücüyü İlk Gün Kurmak

Yanlış mı doğru mu tartışılır. Burada biraz dikkatli olmak gerekiyor. Yeni sürücüler elbette önemli. Ancak her sürücü güncellemesi performans artışı anlamına gelmez. Bazen belirli oyunlar için düzeltme içerir. Bazen yeni ekran kartlarına destek ekler.

Bazen de yeni sorunlar getirir, internette sık sık şu tarz yorumlar görüyoruz:

"Yeni sürücüyü kurdum, FPS düştü.", "Eski sürücüye döndüm, düzeldi.", "Son güncellemeden sonra stuttering başladı."

Bunlar gerçekten yaşanabiliyor. Bu yüzden sisteminiz sorunsuz çalışıyorsa ve yeni sürücünün size doğrudan fayda sağlayacak bir yeniliği yoksa güncelleme konusunda acele etmek her zaman şart değildir.

Her şeyin en günceli, en iyisi demek değildir.

Doğru sürücüleri veya güncel sürücüleri kurmak için en sağlıklı yolun DDU ile sürücüleri kaldırıp kalıntı bırakmayacak temiz kurulum olduğunu düşünmekteyim.

1780829957500.webp


Bölüm VI: Arka Planda Çalışan Her Şeyi Kapatmak

Bazı kullanıcılar oyun açmadan önce adeta ameliyata hazırlanır gibi davranıyor. Discord kapanıyor. Tarayıcı kapanıyor. Steam dışındaki her uygulama kapanıyor. Görev yöneticisi açılıyor. Arka planda çalışan ne varsa temizleniyor.

Eski ve düşük donanımlı sistemlerde bunun mantığı vardı. Ancak günümüzün güçlü işlemcileri ve yüksek RAM kapasitesine sahip sistemlerinde birkaç uygulamanın açık olması çoğu zaman ciddi performans kaybı yaratmıyor. Tabii ki onlarca sekme açık bir tarayıcı veya ağır bir yayın yazılımı farklı bir konu.

Ama sırf görev yöneticisinde işlem görmek can sıkıyor diye her şeyi kapatmak çoğu zaman ölçülebilir bir fayda sağlamıyor.

1780831598768.webp


Bölüm VII: Tam Ekran Optimizasyonlarını Kapatma Takıntısı


Son yıllarda internette en çok dolaşan tavsiyelerden biri de bu oldu.

Bir oyun takılıyor mu? FPS düşük mü? Fare gecikiyor mu? Cevap; "Tam ekran optimizasyonlarını kapat." oluyor.

Zaman zaman işe yarayan bir yöntem. Fakat bir süre sonra bu tavsiye o kadar yaygınlaştı ki neredeyse her sorunun çözümü gibi görülmeye başlandı.


İşin aslı ise biraz farklı:

Windows'un tam ekran optimizasyonları özelliği bazı sistemlerde ve bazı oyunlarda gerçekten sorun çıkarabiliyor. Özellikle eski oyunlarda veya belirli sürücü sürümlerinde çeşitli uyumsuzluklar yaşanabiliyor. Fakat bu durum her oyun için geçerli değil. Hatta günümüzde birçok oyunda bu özelliği kapatmak ile açık bırakmak arasında ölçülebilir bir performans farkı bile oluşmuyor. Buna rağmen internette dolaşan bazı rehberler, sanki kapatıldığı anda FPS'in %20-30 artacağını iddia ediyor.

Gerçekte ise çoğu kullanıcı herhangi bir fark görmüyor. Bu tarz ayarlar tamamen sistemden sisteme ve oyundan oyuna değişebilen şeylerdir. Evrensel bir çözüm gibi görmek doğru değil.

1780832149665.webp


Bölüm VIII: Yüksek Performans Güç Planı Her Zaman Daha mı Hızlı?


Her zaman mı daha hızlı olduğuna dair konusu tartışılır. Bir diğer klasik konumuz da güç planları.

Özellikle dizüstü bilgisayar kullananlar arasında yıllardır şu inanış dolaşıyor:

"Yüksek Performans modunu açarsam bilgisayar daha güçlü çalışır."


Kısmen doğru. Kısmen yanlış. Yani hangi alanlarda işe yaracağını ve yaramayacağını tartmamız lazım. Modern işlemciler zaten ihtiyaç duydukları anda frekanslarını otomatik olarak yükseltebiliyorlar. Boşta ise güç tüketimini azaltıyorlar. Bu nedenle günümüzde Dengeli Mod ile Yüksek Performans modu arasında çoğu kullanıcı için DRAMATİK farklar oluşmuyor. Bazı durumlarda işlemcinin boşta daha yüksek frekansta kalmasına neden olabiliyor ancak bu her zaman oyun performansına doğrudan yansımıyor. Özellikle masaüstü sistemlerde birçok kullanıcı aylarca yüksek performans modunda çalışmasına rağmen herhangi bir fark hissetmeyebiliyor.

Yani tek başına güç planı değiştirerek sisteminizi bir üst seviyeye taşımanız mümkün değil.

1780832567037.webp


Bölüm IX: Process Lasso ve Benzeri Yazılımlar

Donanım forumlarında vakit geçirenler bu isimleri mutlaka görmüştür:
  • Process Lasso
  • CPU optimizasyon araçları
  • Çekirdek yönetim yazılımları
  • Öncelik ayarlama programları
Bu araçların belirli kullanım senaryoları vardır. Özellikle sunucu tarafında veya çok özel iş yüklerinde faydalı olabilirler. Ancak internette bazen bunlar için öyle şeyler anlatılıyor ki sanki kuruldukları anda bilgisayarın performansı %50 artacakmış gibi bir hava oluşuyor.

Gerçekte ise çoğu oyuncu için fark ya yoktur ya da ölçülmesi zor seviyededir:

Üstelik bazı kullanıcılar ne yaptığını bilmeden işlem önceliklerini değiştirdiğinde yeni sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Windows'un görev zamanlayıcısı yıllardır geliştiriliyor ve modern sistemlerde kaynak yönetimini oldukça başarılı şekilde yapabiliyor.

Bu yüzden her sistemin mutlaka üçüncü parti optimizasyon yazılımlarına ihtiyacı olduğu düşüncesi doğru değil.

1780832770316.webp


Bölüm X: FPS Artırıcı Programlar ve 500, 1000 FPS Takıntısı

Sanırım teknoloji dünyasının en uzun ömürlü şehir efsanelerinden biri de bu. Bir program indiriliyor. Tek tuşa basılıyor. Arka planda birkaç işlem sonlandırılıyor.


Sonra da ekranda kocaman bir yazı beliriyor: "Bilgisayarınız yüzde 300 hızlandırıldı." :D

Keşke bu kadar kolay olsaydı. Gerçek dünyada performans artışı sağlayan şeyler genellikle donanım yükseltmeleri, sürücü iyileştirmeleri, oyun güncellemeleri veya doğru grafik ayarlarıdır. Tek tuşla çalışan mucize programlar değil. Bu tarz yazılımların büyük bölümü ya zaten Windows'un yaptığı işlemleri tekrar ediyor ya da kullanıcıya psikolojik olarak sisteminin hızlandığını düşündürüyor. Bazıları ise gereksiz servisleri kapatarak ileride başka sorunlara yol açabiliyor.

Devam edelim:

Monitör 144 Hz'dir. Oyun 180 FPS çalışıyordur. Sistem son derece akıcıdır. Ama kullanıcı mutlu değildir. Çünkü internette bir başkası 420 FPS aldığını yazmıştır. Bu yüzden saatlerce ayar değiştirilmeye başlanır. Grafikler düşürülür. Sistem kurcalanır. Sürücü değiştirilir. Sonuçta birkaç düzine FPS kazanılır ama oyun deneyimi neredeyse aynı kalır.

Burada gözden kaçan nokta şu:

FPS elbette önemlidir. Ancak istikrar çoğu zaman ham FPS değerinden daha önemlidir. 144 FPS'i sabit şekilde görmek, sürekli 120 ile 300 FPS arasında zıplayan bir sistemden çok daha iyi hissettirebilir.

Bu yüzden yalnızca sayı kovalamak bazen oyun deneyiminin kendisini ikinci plana atabiliyor.

1780833157168.webp


Bölüm XI: Oyun Modu Hakkındaki Yanlış Anlamalar

Windows Oyun Modu da yıllardır tartışılan konulardan biri bana kalırsa. Kimileri kapatılmasını öneriyor. Kimileri de mutlaka açık tutulması gerektiğini söylüyor. Gerçekte ise etkisi düşünüldüğünden çok daha sınırlı olabiliyor. Windows Oyun Modu temel olarak sistem kaynaklarını oyuna öncelik vermeye çalışıyor ve bazı arka plan işlemlerini kısıtlıyor. Ancak modern sistemlerde bunun yarattığı fark çoğu zaman birkaç FPS seviyesini geçmeyebiliyor.

Bazı kullanıcılar için olumlu sonuç verirken bazı kullanıcılar hiçbir değişiklik hissetmeyebiliyor. Yani burada da kesin ve evrensel bir doğru yok.

1780833284294.webp


Bölüm XII: İnternetteki Her Rehbere Güvenmemek Gerek

Belki de bu yazının en önemli noktası burada yatıyor. Teknoloji dünyasında bazı bilgiler yıllarca dolaşabiliyor. Bir kişi bir yerde bir şey söylüyor, bir başkası onu kopyalıyor. Sonra başka biri video çekiyor. Derken yıllar içinde o bilgi gerçekmiş gibi kabul edilmeye başlanıyor.


Oysa donanımlar değişiyor. İşletim sistemleri değişiyor. Oyun motorları değişiyor. Beş yıl önce mantıklı olan bir tavsiye bugün tamamen gereksiz hale gelmiş olabiliyor. Bu yüzden gördüğümüz her optimizasyon önerisini sorgulamakta fayda var.

Çünkü bazen en iyi ayar, hiçbir ayarı kurcalamamaktır.

1780834782543.webp


Bölüm XIII: Darboğaz Kelimesinin İnternette Fazla Kullanılması

Darboğaz diye bir gerçek var elbette, yok değil. Eğer son birkaç yılda herhangi bir donanım forumunda vakit geçirdiyseniz darboğaz kelimesini görmemeniz neredeyse imkansız.

Genelde şu sorular ve cevapla karşılaşırız:

Bir oyunda FPS beklenenden düşük mü? İşlemci kullanımı yüksek mi? Cevap: Darboğaz.

Bilgisayar açılırken iki saniye bekledi mi? Neredeyse ona bile darboğaz diyorlar.

Şaka bir yana, darboğaz elbette gerçek bir kavramdır. Her sistemde bir bileşen diğerlerinden önce sınırına ulaşır. Ancak internet ortamında bu kavram zaman zaman gereğinden fazla büyütülüyor. Bazı kullanıcılar sistemlerinin sürekli yüzde 100 verimle çalışması gerektiğini düşünüyor. Oysa gerçek hayatta işler böyle yürümüyor. Bir oyunda işlemci sınıra dayanabilir. Başka bir oyunda ekran kartı sınırına ulaşabilir. Bir başka oyunda ise oyun motorunun kendisi performansı sınırlayabilir. Bunların hepsi normaldir.

Özellikle son yıllarda "Darboğaz Hesaplayıcı" sitelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte konu daha da ilginç bir hal aldı. Kötülemek istemem fakat harbiden de bazı siteler bu işi iyi yapıyor.

Sonuç olarak insanlar gerçek test sonuçlarına bakmak yerine internetteki rastgele yüzdelere göre sistem toplamaya başladı. Oysa aynı işlemci ve ekran kartı kombinasyonu farklı çözünürlüklerde, farklı oyunlarda ve farklı ayarlarda tamamen farklı sonuçlar verebilir.

Bu yüzden darboğaz kavramını anlamak önemlidir ama onu her performans probleminin merkezine koymak doğru değildir.

1780835187500.webp


Bölüm XIV: VRAM Takıntısı


Son birkaç yılda teknoloji dünyasında en çok tartışılan konulardan biri de ekran kartlarının VRAM miktarı oldu. Epey önem arz eden bir konu aslında.

Aslında bunun mantıklı sebepleri var:

Bazı yeni oyunlar gerçekten yüksek miktarda video belleği kullanabiliyor. Özellikle yüksek çözünürlüklerde ve ultra doku paketlerinde VRAM önem kazanmakta. Ancak zamanla konu biraz farklı bir noktaya evrildi. Bazı kullanıcılar ekran kartı alırken ilk baktıkları şey haline sadece VRAM miktarını getirdi.

Bakın bu yanlış bir şey değil, VRAM miktarı çok önemli. Hatta bunu önceki rehberde uzun uzadıysa anlattım. Benim değinmek istediğim şey, kullanıcılar VRAM miktarına bakıyor fakat kartın geri kalan performansı için değerleri önemsemiyorlar. Yani kartın genel performansını ikinci plana atıyorlar. Mimari farklar unutuluyor. Bellek bant genişliği unutuluyor. Yazılım desteği unutuluyor. Sadece VRAM konuşuluyor. VRAM VRAM VRAM VRAM...

Gerçekte ise ekran kartı performansını belirleyen onlarca farklı unsur vardır:

VRAM bunlardan yalnızca biridir. Elbette yetersiz VRAM ciddi sorunlara yol açabilir. Ancak sırf belleği fazla diye daha yavaş bir ekran kartının otomatik olarak daha iyi olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle VRAM önemli bir kriterdir ama tek kriter değildir.

1780835427288.webp


Bölüm XV: İşlemci Kullanımı %100 Değilse Bir Sorun Mu Var?

Bu da son dönemin ilginç takıntılarından biri. Büyük çoğunluk böyle zannediyor. Bazı oyuncular görev yöneticisini açıyor ve oyuna giriyor. Sonra işlemci kullanımına bakıyor. %100 değilse sistemde sorun olduğunu düşünüyor. Aslında tam tersi durumlarla bile karşılaşabiliyoruz. Modern oyunların büyük kısmı tüm çekirdekleri eşit şekilde kullanmıyor. Bazıları birkaç çekirdeğe yoğun yük bindirirken diğer çekirdekleri daha az kullanabiliyor. Bu yüzden genel kullanım oranı tek başına çok anlamlı bir veri değil. Mesela CS 2, Valorant, PUBG gibi multiplayer odaklı oyunlarda işlemci kullanımının yüksek olduğunu görebiliriz. Çünkü bu oyunlar ağırlıkla işlemciden beslenen oyunlar.

Aynı durum ekran kartı kullanımı için de geçerli:

Yüzdelik değerlere bakarak sistem sağlığı hakkında kesin sonuçlar çıkarmak çoğu zaman mümkün değil. Performansı değerlendirirken yalnızca tek bir sayı yerine genel tabloya bakmak gerekir.


1780835671282.webp


Bölüm XVI: Sürekli Ama Sürekli Sıcaklıkları Takip Etmek

Sıcaklıkları elbet takip etmeliyiz fakat bunu bir hastalık derecesine taşımamıza gerek olduğunu düşünmüyorum. Donanım meraklılarının büyük kısmı bu dönemden geçmiştir zaten. Oyundan çok sıcaklık programına bakılıyor. Karakter koşarken göz bir yandan da köşedeki değerlere kayar. 65,70,75,80,90 dereceler. 1 dakika bile geçmeden göz tekrar sıcaklığa kayıyor. Sonra tekrar ve tekrar.

Elbette sıcaklık önemlidir. Hiç kimse işlemcisinin veya ekran kartının gereğinden fazla ısınmasını istemez. Ancak günümüz işlemcileri ve ekran kartları belirli sıcaklık aralıklarında çalışacak şekilde tasarlanıyor. Örneğin birçok modern işlemci 80 dereceyi rahatlıkla görebiliyor. Benzer şekilde güncel ekran kartlarının da yüksek yük altında belirli sıcaklıklara ulaşması son derece normal. Bu yüzden internette bazen görülen "74 derece olmuş, sistemim zarar görüyor mu?" tarzı panikler çoğu zaman gereksiz.

Donanımların güvenli çalışma aralıklarını bilmek, her derece değişiminde endişelenmekten daha faydalıdır.

1780835845046.webp


Bölüm XVII: Benchmark Oynamak

Bu biraz sert bir ifade, farkındayım ve mazur görün. Ama birçok oyuncu farkında olmadan oyun oynamayı bırakıp benchmark oynamaya başlıyor.

Yeni sistem toplanıyor. İlk testler yapılıyor ve sonuç güzel. Sonra bir test daha, bir test daha ve bir test daha. Bir süre sonra bilgisayarda geçirilen zamanın büyük kısmı test programlarında geçmeye başlıyor. FPS testleri ve karşılaştırmaları, skor karşılaştırmaları, sentetik testler, yeni yeni ayarlar ve yeni yeni testler...

Bunların hepsi belirli ölçüde eğlenceli olabilir. Ancak bazen asıl amacı unutuyoruz. Sonuçta bu donanımları test yapmak için değil, kullanmak için satın alıyoruz.

Sisteminizin iyi çalıştığını biliyorsanız bazen en mantıklı şey benchmark programını kapatıp sevdiğiniz oyuna girmektir.

1780836049646.webp


Bölüm XVIII: İnternete Bakarsak Herkesin Sistemi Kusursuz

Forumların ve sosyal medyanın en ilginç yanlarından biri de bu galiba. Bir konu açılıyor ve bir kullanıcı 120 FPS aldığını söylüyor, diğeri 180, diğeri 350. Bir diğeri hiç sorun yaşamadığını söyler. Sanki herkesin sistemi mükemmel çalışıyormuş gibi bir tablo ortaya çıkar.

Gerçekte durum farklı olabiliyor:

Her sistem zaman zaman sorun çıkarabilir. Her kullanıcı çeşitli problemler yaşar. Sürücü hataları olur. Oyun hataları olur. Windows sorunları olur. Bu son derece normal.

Bu yüzden internette gördüğümüz her sonucu kendi sistemimiz için mutlak referans kabul etmek yanıltıcı olabilir.

Bölüm XIX: YouTube'daki FPS Uçurma Videoları ve CC Cleaner


Sanırım oyuncuların yıllardır maruz kaldığı en büyük içerik türlerinden biri bu ya.

YouTube'a giriyorsunuz ve manzara belli:

  • "2026'DA FPS'İNİZİ İKİYE KATLAYACAK AYARLAR"
  • "BU GİZLİ WINDOWS AYARINI KİMSE BİLMİYOR"
  • "NVIDIA'NIN SİZDEN SAKLADIĞI AYAR"
  • "5 DAKİKADA 100 FPS ARTIŞ"
Okey tamam, insan belki merak eder, bir şey diyemem. Sonuçta hiçbirimiz ücretsiz performans artışına hayır demeyiz değil mi? Ama videoyu açıyorsunuz, 30 dakika boyunca çeşitli ayarlar değiştiriliyor. Beş farklı program kuruluyor. Kayıt defterine giriliyor. Windows servisleri kapatılıyor. Arka planda çalışan ne varsa susturuluyor. Bilgisayar yeniden başlatılıyor, olmazsa olmaz zaten.

Sonunda da FPS sayacında 3-5 karelik bir fark görülüyor. Bazen o da görülmüyor ki. İşin komik tarafı ise videonun başlığına bakınca insan gerçekten ekran kartının bir üst modele dönüşeceğini düşünüyor. Gerçekte ise donanım dünyasında bedava performans artışı diye bir şey oldukça sınırlıdır. Bazı ayarlar gerçekten işe yarayabilir. Bazı güncellemeler performans kazandırabilir yalan yok.

Ancak internette anlatıldığı kadar büyük mucizeler çok nadir yaşanır.


CC Cleaner ve Türevi Programlar Neymiş Peki?

Ah o altın çağlar. Bir dönem bilgisayar kullanan herkesin sisteminde mutlaka birkaç "Temizlik Programı" bulunurdu. CCleaner, Registry temizleyiciler, Sistem hızlandırıcılar, tek tuşla bakım yapan uygulamalar vesaire vesaire. Liste uzar gider. O yıllarda internet forumlarında bu yazılımların tavsiye edilmediği konu bulmak neredeyse imkansızdı. Driver Booster'a buradan selam olsun. Bilgisayar yavaş mı? Oyun kasıyor mu? FPS düştü mü? Herkes aynı cevabı veriyordu. CCleaner kur. CCleaner çalıştır. Registry temizle.

Gerçek dünyada bu yazılımların sağladığı fayda çoğu zaman anlatıldığı kadar büyük değildi. Hatta bazı Registry temizleyicileri zaman zaman sistemde yeni problemlere yol açabiliyordu. Günümüzde işletim sistemleri geçmişe göre çok daha gelişmiş durumda.

Bu nedenle yıllar önce faydalı görülen bazı alışkanlıklar artık eskisi kadar anlam taşımıyor.

1780836628207.webp


Bölüm XX: Her Gün Yeni Bir Sürücü Aramak

Donanım meraklılarının önemli bir kısmı bunu mutlaka yapmıştır. Bilgisayar sorunsuz çalışıyordur. Oyunlar akıcıdır. Her şey yolunda ve tıkırındadır. Ama internette yeni sürücünün çıktığı görülür. Hemen indirilir ve kurulur. Benchmark yapılır, karşılaştırmalar yapılır, testler uygulanır. Ertesi hafta başka bir sürücü çıkar. Aynı süreç yeniden başlar.


Elbette sürücü güncellemeleri önemlidir. Ancak bazen kullanıcılar güncellemenin kendisini amaç haline getirebiliyor. Oysa bilgisayar dünyasında en değerli şeylerden biri kararlılıktır.

Sisteminiz sorunsuz çalışıyorsa, kullandığınız oyunlar ve uygulamalar istediğiniz performansı veriyorsa bazen en iyi karar mevcut düzeni bozmamaktır.

Bölümler Bitti, Sonlara Gelelim...

Eski Alışkanlıklar Neden Hala Yaşıyor?

Bütün bu yazıda bahsettiğimiz birçok alışkanlığın ortak bir noktası var. Aslında büyük kısmı belki de geçmişte gerçekten işe yarıyordu. Ben pek yakın davranmadım bu uygulamalara, orası ayrı. Windows XP döneminde bazı optimizasyonlar anlamlıydı. 2 GB RAM'li sistemlerde arka plan uygulamalarını kapatmak ciddi fark yaratabiliyordu. Eski sabit disklerde bazı bakım işlemleri hissedilebilir sonuçlar verebiliyordu. Düşük çekirdekli işlemcilerde sistem kaynakları bugünkü kadar bol değildi.

Sorun şu ki teknoloji gelişti.

Donanımlar değişti. İşletim Sistemleri değişti. Ama tavsiyelerin bir kısmı aynı kaldı. Bu yüzden bazen 2026 yılında hala 2010 yılına ait optimizasyon tavsiyeleriyle karşılaşabiliyoruz.

Oyun Oynamak mı Yoksa Sistemle Uğraşmak mı?


Birçok teknoloji meraklısı bu ikilemi yaşamıştır ya. Bilgisayarı açarsınız çünkü bir oyun oynamak istemişsinizdir. Ama önce birkaç şey kontrol edilir. Sürücü güncel mi? Sıcaklıklar nasıl? Arka planda gereksiz işlem var mı? FPS limiti doğru mu? NVIDIA ayarları uygun mu? Windows güncel mi?

Bir saat sonra fark edilir ki oyuna hala girilmemiştir. Bazen teknolojiyle uğraşmak da başlı başına bir hobidir ve bunda yanlış bir şey yoktur. Ancak bazı kullanıcılar zamanla sistemi kullanmaktan çok sistemle uğraşmaya başlıyor.

İşte bu noktada amaç ile araç yer değiştirmiş oluyor.

1780837498312.webp


SON SÖZ & SONUÇ

Performans optimizasyonları, sistem ayarları ve donanım dünyası yıllardır oyuncuların ilgisini çekiyor. Bu ilginin büyük kısmı da son derece doğal. Hepimiz sahip olduğumuz sistemden en iyi verimi almak istiyoruz.


Ancak yıllar içinde oluşan bazı alışkanlıklar, bazı şehir efsaneleri ve bazı yanlış bilgiler gerçeklerin önüne geçebiliyor. Bazen birkaç FPS kazanmak için saatler harcıyoruz. Bazen internette gördüğümüz bir tavsiyeyi sorgulamadan uyguluyoruz.

Bazen de aslında hiçbir problem yokken problem arıyoruz. Oysa çoğu zaman iyi bir oyun deneyiminin sırrı gizli bir Windows ayarında, mucize bir programda veya internette dolaşan esrarengiz optimizasyon rehberlerinde yatmıyor.

İyi bir oyun deneyimi; dengeli bir sistem, stabil çalışan bir yazılım ve keyif aldığınız bir oyunla oluşuyor. Belki de yıllardır boşuna yaptığımız en büyük şey, oyun oynamak yerine sürekli daha iyi oyun oynayabilmenin yollarını aramak.

Ve işin ironik tarafı şu:

Bazen en iyi optimizasyon, optimizasyon yapmayı bırakmaktır.

Teee buralara kadar okuduysanız teşekkür ederim, hepinize. Umarım en sorunsuz bilgisayarlar sizlerin olur. Umarım okuması keyifli ve faydalı bir yazı olmuştur. İyi forumlarınız olsun.
 
Son düzenleme:
Ya ustam yavaş biraz her gün senin bir rehberini görüyoruz yorulmuyor musun be beni motive ediyorsun 1 hafta sonra tonla ürünümün incelemesini yapmayı düşünüyorum belki ayrıyeten 1 rehber yayınlarım.
Teşekkür ederim. Katkı sağlamak ve güzel geri dönüşler almak güzel:gül:

Performans arttıran optimizasyonlar sadece Linux'da bulunur. Linux kullanmıyorsanız boşuna optimizasyon yapmaya kalkmayın. Sadece winutil'deki standart tweakları çalıştırsanız yeterli.
Enine boyuna katıldığım bir düşünce.
 
Kesinlikle çok iyi bir rehber. Ayrıca şunlara değinmek istiyorum:

Nvidia'nın şu an en stabil kullanılabilecek sürücü sürümü 581.80 sürümüdür.
Driver Booster gibi sürücü yükleme programları bilgisayarınıza yarardan çok zarar verir. İllaha böyle bir şey arıyorsanız DriversCloud kullanılabilir, fakat yine de önermiyorum her sürücüyü üretici sitesinde bulabilirsiniz.
Oyunlardaki Ultra ve High arasındaki fark Süreyya Hanım'ın değişimi gibi :D.
 
Process Lasso genel kullanımda ne kadar etkili etkisiz bilemem ama CS2 için kesinlikle etkili. Tabii ki de FPS değerlerim uçmadı ama benchmark’ta ortalama FPS’i 30-40 FPS yükseltip %1 FPS‘i de hatrı sayılır bir şekilde yükseltmiş olması gayet iyi bence.