Kabul etmekte ne kadar zorlansakta hiçbir insan, hiçbir insanı sevmez sadece kendi mutluluğunu, refahını, isteklerini, huzurunu düşünür ve bunları yerine getirmek için hamleler yapar. Başarılı olup olmamasını maddi imkanlar ve hayattaki şansı belirler.
Hey sen çocuğunu, anneni, babanı sevmiyorsun sadece onlara şefkat besliyorsun, merhamet ediyorsun onlarla yaşamaya muhtaçsın ya da topluma ayak uydurmaya mecbur olduğun için böyle davranıyorsun.
Vatanını, dinini, değerlerin dediğin şeyleri sevmiyorsun, sadece onlara muhtaçsın, seviyormuş gibi yapmak mecburiyetindesin çünkü toplum normları bunu yapmanı senden bekliyor.
Bu bir yüzleşmedir insanın kendisi ile.
Ekleme: Bir insan birini gerçekten sevse sırf çıkarı düşüncesi vs uyuşmadı diye onun anında kalbini kırmaz, ona kötü davranmaz, dövmez, hakaret, küfür etmez.
Mesela dindar birisi Allah'a veya inandığı şeye dua ettiğinde duası kabul olduğunda sever olmadığında sevmez. Karşılıklı sevgi ve doğrudan sevgi yoktur. Hiçbir şey de böyle bir şey söz konusu değil kabul etmek zor. Bana itiraz edip, alay edenler olacak ama gerçek değişmeyecek.