Lacan 6
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 4.009
- Makaleler
- 82
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.866
Eğer her şeyi Allah yarattıysa, peki Allah'ı kim var etti? Açıkçası gözümde pek ciddiye alınacak bir soru değil bu. Yine de kafa yorup bir düzene sokması keyifli geldi.
"Allah'ı kim yarattı" demek aslında bir kategori yanılgısı. Çünkü yaratılmış olan, varlığı bir şarta bağlı olandır. Tanrı ise şarta bağlı olamaz, bağlı olması zaten Tanrı kavramıyla çelişir. Bu yüzden iki ayrı kategori düşünmek gerekiyor: şarta bağlı varlık ve şartsız varlık. Bir küme var olabilmek için bir sınıra ve o sınırın dışında kalan bir istisnaya ihtiyaç duyar. "Yaratılmış her şey" ya da "şarta bağlı varlıklar" kümesi de kurulabilsin diye, o kümenin haricinde duran bir istisna gerekir: şartsız varlık.
Bunu şöyle düşünebilirsiniz, odadaki herkes burada diyebilmek için önce bir odanın olması gerekir. Duvar yoksa, odadaki herkesten söz edemezsiniz. Daha somut bir örnek vereyim: OBS ile ekran kaydı alırken kendi ekranınızı kayda verirseniz görüntü iç içe sonsuza kadar çoğalır. Fakat o döngünün içinde çoğalan şeyin kendisi değil, döngüyü mümkün kılan fiziksel monitör dışarıda sabit durur. Evren de buna benzer. "Yaratılmış her şey" dediğimiz şey ekrandaki çoğalan görüntüdür. Onun dışında duran bir monitöre ihtiyaç vardır, ben ona Tanrı diyorum.
Bu noktada siz o dış çerçeveye Tanrı yerine başka bir isim verebilirsiniz, mitik bir baba, ilk ilke falan. Orası artık inanç alanına giriyor. İnanç tam da burada devreye girer. Benim asıl vurgulamak istediğim şey, kümenin dışında bir istisnanın zorunlu olduğu. O istisnanın yerine ne koyacağınız ise size kalmış.
Peki hiç istisna olmasaydı ne olurdu? O zaman şarta bağlı varlıklardan oluşan bir kümeden söz edemezdik. Bu da varlığın sürekli ertelenmesi anlamına gelir. Bir cümlenin içinde aynı anda hem özne hem nesne hem de başka bir şey olmanız gibi, sürekli kayan bir konumda kalırsınız. Bu ise sabit bir varlığın hiç oluşmaması, en baştan hiç var olmamış olmak demektir. Eğer "yaşıyorum, şu an varım" diyebiliyorsam, bu şarta bağlı varlıklar kümesinin bir şekilde kapanmış olduğunu gösterir.
Durum biraz Lacan'ın kapitone noktası dediği şeye benziyor. Kelimeler arasında anlam durmadan kayar gider, ama bir dikiş noktası gelir ve o kaymayı durdurup sabitler. Benim de dağılmamak için varlığımı sabitleyecek böyle bir dikişe ihtiyacım var. Bunun için kümenin bir sınırla kapatılması gerekir. O sınır da zorunlu olarak kümenin dışında olmalıdır. Eğer sınır kümenin içinde kalsaydı, yine aynı erteleme ve kayma durumu devam ederdi.
Evren kendi kendine var olamaz mı peki? Big Bang'i başlangıç, entropik çöküşü de son olarak kabul edelim. Bu iki uç arasında bir varlık zinciri kurulduğunu düşünelim. Bu zincirin kendi kendine ortaya çıkması, kendi kendini kapatan bir küme olması demek olur. Bu ise imkansızdır, doğrudan yokluğa karşılık gelir. Evreni var eden, başlatan, meydana getiren bir ilk nedenin olması gerekir ve bu neden dışarıda durmak zorundadır.
Sonuç olarak "Allah'ı kim yarattı" sorusu, Allah'ı yaratılmışlar kümesinin bir elemanıymış gibi ele alıyor. Oysa Allah o kümenin içinde değil, o kümeyi mümkün kılan sınırın kendisidir. Kümenin üyesi olmadığı için de bu soru onun için geçerli değildir.
"Allah'ı kim yarattı" demek aslında bir kategori yanılgısı. Çünkü yaratılmış olan, varlığı bir şarta bağlı olandır. Tanrı ise şarta bağlı olamaz, bağlı olması zaten Tanrı kavramıyla çelişir. Bu yüzden iki ayrı kategori düşünmek gerekiyor: şarta bağlı varlık ve şartsız varlık. Bir küme var olabilmek için bir sınıra ve o sınırın dışında kalan bir istisnaya ihtiyaç duyar. "Yaratılmış her şey" ya da "şarta bağlı varlıklar" kümesi de kurulabilsin diye, o kümenin haricinde duran bir istisna gerekir: şartsız varlık.
Bunu şöyle düşünebilirsiniz, odadaki herkes burada diyebilmek için önce bir odanın olması gerekir. Duvar yoksa, odadaki herkesten söz edemezsiniz. Daha somut bir örnek vereyim: OBS ile ekran kaydı alırken kendi ekranınızı kayda verirseniz görüntü iç içe sonsuza kadar çoğalır. Fakat o döngünün içinde çoğalan şeyin kendisi değil, döngüyü mümkün kılan fiziksel monitör dışarıda sabit durur. Evren de buna benzer. "Yaratılmış her şey" dediğimiz şey ekrandaki çoğalan görüntüdür. Onun dışında duran bir monitöre ihtiyaç vardır, ben ona Tanrı diyorum.
Bu noktada siz o dış çerçeveye Tanrı yerine başka bir isim verebilirsiniz, mitik bir baba, ilk ilke falan. Orası artık inanç alanına giriyor. İnanç tam da burada devreye girer. Benim asıl vurgulamak istediğim şey, kümenin dışında bir istisnanın zorunlu olduğu. O istisnanın yerine ne koyacağınız ise size kalmış.
Peki hiç istisna olmasaydı ne olurdu? O zaman şarta bağlı varlıklardan oluşan bir kümeden söz edemezdik. Bu da varlığın sürekli ertelenmesi anlamına gelir. Bir cümlenin içinde aynı anda hem özne hem nesne hem de başka bir şey olmanız gibi, sürekli kayan bir konumda kalırsınız. Bu ise sabit bir varlığın hiç oluşmaması, en baştan hiç var olmamış olmak demektir. Eğer "yaşıyorum, şu an varım" diyebiliyorsam, bu şarta bağlı varlıklar kümesinin bir şekilde kapanmış olduğunu gösterir.
Durum biraz Lacan'ın kapitone noktası dediği şeye benziyor. Kelimeler arasında anlam durmadan kayar gider, ama bir dikiş noktası gelir ve o kaymayı durdurup sabitler. Benim de dağılmamak için varlığımı sabitleyecek böyle bir dikişe ihtiyacım var. Bunun için kümenin bir sınırla kapatılması gerekir. O sınır da zorunlu olarak kümenin dışında olmalıdır. Eğer sınır kümenin içinde kalsaydı, yine aynı erteleme ve kayma durumu devam ederdi.
Evren kendi kendine var olamaz mı peki? Big Bang'i başlangıç, entropik çöküşü de son olarak kabul edelim. Bu iki uç arasında bir varlık zinciri kurulduğunu düşünelim. Bu zincirin kendi kendine ortaya çıkması, kendi kendini kapatan bir küme olması demek olur. Bu ise imkansızdır, doğrudan yokluğa karşılık gelir. Evreni var eden, başlatan, meydana getiren bir ilk nedenin olması gerekir ve bu neden dışarıda durmak zorundadır.
Sonuç olarak "Allah'ı kim yarattı" sorusu, Allah'ı yaratılmışlar kümesinin bir elemanıymış gibi ele alıyor. Oysa Allah o kümenin içinde değil, o kümeyi mümkün kılan sınırın kendisidir. Kümenin üyesi olmadığı için de bu soru onun için geçerli değildir.