Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Bana verdigi irade zaman icinde farkli secimlere yoneltebiliyor ama Tanri butun bunlarin disinda degil mi?
Yani ben belki 10 kere inanc degistirecegim. Tanri zaten bunu biliyor olmali. Her seye kadir bir varlik benim irademle ne sececegimi bilmiyorsa her seye kadir degildir.
Ya da Tanri zamandan muaf degildir.
Bir şey anlamadım. Tanrının zamandan muaf olmasıyla özgür irade arasında nasıl bir ilişki kurdun?
 
Evet ben determinst bir yaklaşım belirledim bu görüşümde. Bana göre zaten tek bir seçim vardır. Diğer seçimlerin varlığını biz oluştururuz kafamızda ama ne seçeceğimiz bellidir. Tabii ki bu görüş iradeyi kişilik olarak varsaydım. İnsanlar zaten aynı değil. Her doğru varsayımız doğru değil. Farklı görüşler olması doğal.



Her savaş nedeni dini duygular değildir. Rusya şu an din için mi savaşıyor yoksa kendi ülkesi için mi?
Rusya kendi ülkesi için savaşmıyor. Başka bir ülkeyi işgal ediyor.
 

Çanakkale de kurtulmadık ki. Savaş devam etti ve ülkemiz işgal edildi ve işgalciler arasında bölündü. Seyyid onbaşı topun başında tek başına bırakılınca, ancak elinden geldiği kadar savaşabildi. İman gücüyle bir Fransız zırhlısını batırdı. Geriden gelen düşman gemileri İstanbul'u ele geçirdi. (Orasını bizim tarih kitaplarımız hep atlar.)

İlginç bir soru. İnsanlara yardımcı olmak için dinî motivasyon gerekli değil. Yardım etmek için dinlere/dinlerin yönlendirmesine ihtiyaç duyan makineler değiliz, bilginize.

Konu sahibinin paylaştığı yazı yeterince açıklayıcı nitelikte.

Çoğu arkadaşımızın hatta büyük çoğunluğunun böyle hareket ettiğini düşünsem de genelleme yapmayayım: İnsanlara yardım etmek hoşuma gittiği için ediyorum. Onların mutluluğu benim de mutluluk kaynağım oluyor. Sorunlarının çözüldüğünü gördüğümde bana da ferahlama geliyor. Bilgili olduğum konularda, zamanında çektiğim sıkıntıların üstesinden gelmek üzere edindiğim tecrübeleri sonrasında aynı sıkıntıları çeken arkadaşlara aktarmak güzel hissettiriyor.

İnançtan bağımsız bir konu bu, özünde.

Varsayımlarınızın oldukça hatalı olduğunu belirtmek gerekir. İnsanlar, sandığınız gibi değil.
Ben de merak ettiğim için soruyorum. İnsanlar başka insanları merak eder.
 
Sana dediğimi nereden çıkardın? Ortaya söyledim. Suçluluk psikolojisi ile alındığına göre senin de asıl amacın buymuş.
:D Mesajlara dislike atıp, "milletin yazdığı şeye bak" demen, dislike attığın kişilere sallamak değil mi? Öyleyse bana da sallamışsın. Ortaya dememişsin. Sadece ortaya laf atmış olsan ayrı, dislike atıp üstüne "hü ne demişler" demen ayrı mevzu.
 
Tartışılmayacak konuyu kapatabilirsin. Beğeni atar geçeriz.


Yoğun trafikte karşıya geçmeye çalışan yaşlı.
Salıncaktan düşen çocuk.
Otobüste yer bulamayan yaşlı.
Ağaçta kalan Kedi.
Parasız kalan dilenci.
Dilenciye para vermem ( Çoğu dolandırıcı, değilse de çalışabilir durumda ) kalanını hep yaparım. İyi ve nazik biri olmak için ilahi bir gücün yapmazsan sana sonsuza dek işkence edeceğim tarzı tehditlerine ihtiyaç duymuyorum.

Ateistler kendisi için yaşar.
İnananlar Allah için yaşar.

Çanakkale'de inananlar inançları için ölüme gittiler, inanmayanlar cepheden kaçtılar.
Çanakkale'de insanlar vatanları ve halkları için ölüme gittiler cennet vaatleri için değil.
 
Çanakkale de kurtulmadık ki. Savaş devam etti ve ülkemiz işgal edildi ve işgalciler arasında bölündü. Seyyid onbaşı topun başında tek başına bırakılınca, ancak elinden geldiği kadar savaşabildi. İman gücüyle bir Fransız zırhlısını batırdı. Geriden gelen düşman gemileri İstanbul'u ele geçirdi. (Orasını bizim tarih kitaplarımız hep atlar.)


Ben de merak ettiğim için soruyorum. İnsanlar başka insanları merak eder.
Senin bahsettiğin Çanakkale Savaşı'ndan sonrası Çanakkale'de yenilip girseydik savaşın ahvali bizim açımızdan değişirdi zira Çanakkale savaşı sırasında da sonrasında da birleşik krallıkta sorunlar baş göstermeye başlamıştı bile.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bir şey anlamadım. Tanrının zamandan muaf olmasıyla özgür irade arasında nasıl bir ilişki kurdun?
Zaman kavramını ömür gibi kullandım. Doğum ve ölüm arası süreç yani. Tanrının böyle bir süreci yok. Biz geleceği bilemiyoruz mesela ama o her şeyi bilen, her şeye kadir. Pekala geleceği de biliyor.

Benim vereceğim kurallar bu süreç yani ömür içerisinde. Ölünce süremi doldurmuş olacağım. Buraya kadar hemfikiriz sanırsam.

Dediğim gibi, her şeye kadir bu varlık benim öleceğim zaman da dahil olmak üzere ölene kadar her şeyi bilebilir, değil mi? Zamanı burada bir videoyu ileri sarmak gibi düşün. Biz bu çizginin içerisinde ölene kadar yavaş yavaş ilerlerken o videonun her yerine hakim ve videonun işleyişine bağlı değil. Sonunda ne olduğunu da biliyor olmalı.

Özgür iradem ile değiştirdiğim ve verdiğim kararları değiştireceğimi de biliyor olmalı. Aksi takdirde her şeyi bilen olmuyor yani bu yaratıcıyı insana benzetmek olur. Ya da o bu zaman çizgisine dahildir ve vereceğim kararları bilmiyordur. Kısaca her şeye kadir değildir.
Ve bildiği bir şey için sınava tabi tutulmak da mantıklı değil.

Ne kadar anlatabildim bilmiyorum, yine anlamadım dersen hak veririm. Elimden geldiğince açıklamaya çalıştım.
 
Senin bahsettiğin Çanakkale Savaşı'ndan sonrası Çanakkale'de yenilip girseydik savaşın ahvali bizim açımızdan değişirdi zira Çanakkale savaşı sırasında da sonrasında da birleşik krallıkta sorunlar baş göstermeye başlamıştı bile.

İstanbul'u işgal eden gemiler Çanakkale'den geçti.

Çanakkale'de insanlar vatanları ve halkları için ölüme gittiler cennet vaatleri için değil.
Hepsinin cebinde Kur'an vardı. Hepsi Allah, Allah diyerek taaruza geçtiler. Hepsi de Şehit oldular.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.