Mesela ben şimdi senin ailevi değerlerine küfür etsem ''İfade özgürlüğü'' deyip geçer misin dostum? Bu hoşuna gider mi? Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence? Bu ifade özgürlüğü değildir aksine, suçtur.Küfür hakaret ifade özgürlüğüdür, Amerika'da anayasanın ilk maddesidir, sokakta nazi bayrağı çıkar ABD bayrağı yak hakkında hukuksal bir süreç başlatılmaz, keza birisinin ağzını bağlayamayacağınız için bunu yasaklamak bunun önüne geçmek için bir çözüm değildir her fikir ve düşünce eyleme geçmediği ve tehdit şantaj blackmail olmadığı süreçte suç sayılmamalıdır.
Mesela ben şimdi senin ailevi değerlerine küfür etsem "ifade özgürlüğü" deyip geçer misin dostum? Bu hoşuna gider mi? Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence? Bu ifade özgürlüğü değildir aksine, suçtur.
Dostum galiba anlama problemi yaşıyorsun senin "küfür hakaret ifade özgürlüğüdür" söylemin üzerinden konuşuyorum ki bir yerlerime dokunduğu için yasaklamıyoruz, ben burada sizin ailevi değerlerinize küfür etsem ve sizin hakkında kötü söylemler ile fikir beyanı etsem bu ifade ve düşünce özgürlüğü olmaz! Bu kişiye hakaret suçunu oluşturur ve sizde tazminat davası için adliye sarayına koşarsınız burada kimse birbirini kandırmasın ifade özgürlüğü nedir önce onu öğrenmenizi tavsiye ediyorum, ifade özgürlüğü mutlak değildir.
Siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum.Elbette biri bana durduk yere küfür ederse “evet” demem ama umursamam da.
Çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?Birisi “sana şöyle yapacağım” dediğinde gerçekten yapıyor mu? Hayır. Saçmalık. Biri bana küfür ederse ben de istersem karşılık veririm, istemezsem vermem; o benim tercihim. Şahsen bana dokunmaz, umurumda bile olmaz. Zaten sizin de başınıza gelmiştir; oyunda sövenleri tek tek evinde bulup dövüyor musunuz? Veya mahkemeye mi veriyorsunuz?
Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir.Devletin görevi “kim kime ne dedi” diye insanları mahkemelere sürüklemek olmamalı.
Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç Türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir.“Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence?” diyorsun. Mesele hoşuma gidip gitmemesi değil. Evet, hoşuma gitmez ama ifade özgürlüğü tam da hoşumuza gitmeyen şeyleri korumak için vardır.
Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "Siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz.Herhangi bir savcı da çıkıp Atatürk'ün Yunan bayrağına gösterdiği hürmetin %1'ini gösterip soruşturma açtı mı? Umarım beni anlamışsınızdır.
Sunduğum argümanlara cevap vermiyorsunuz.Siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum.
Çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?
Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir.
Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir.
Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz.
5 adet argüman var alıntıladığım ve cevaplar da altında duruyor.Sunduğum argümanlara cevap vermiyorsunuz.
Hahahahaha, 5 adet argüman var alıntıladığım ve cevaplar da altında duruyor. Ne saçmalıyorsunuz?
4. argümanın cevabına ekleme yapayım o vakit: Bu topraklarda bayrak yakmanın Türk halkınca anlamı, ABD halkının anladığı ile bir değil. Bunun siz de farkındasınız, zira alakası olmamasına rağmen "vatan, millet, Sakarya" algısını koymuşsunuz ortaya.
Hahahahaha.
Daha basit bir dil ile anlatmak istiyorum bu bizi ifadece edecektir burası Türkiye Cumhuriyeti amerikadakiler birbirlerine yüzüne bakarak dini değerlerini ya da ailevi değerlerine küfür edebilir ki bunun sonucu orada bile cinayet ve kavga ile biter kimsenin yüzüne bakıp ailevi ve dini değerlerine küfür edemezsiniz sizi parçalara bölerler.
tck 125 – hakaret suçu:
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek söz söylemek, hakaret etmek suçtur. Küfür bunun içine girer.
tck 301(1) Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye büyük millet meclisini, Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
ifade özgürlüğü – küfür farkı:
Eleştiri = ifade özgürlüğü.
Sert eleştiri = hâlâ ifade özgürlüğü.
Hakaret / küfür = suç.
Hatta sana Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'den örnek vermek istiyorum ABD üzerinden takılı kalma, bu örnekleri ChatGPT'den aldım araştırabilirsin.
Egeland v. Norway (2010)
Kudrevičs v. Latvia (2006)
Sidiropoulos v. Greece (1998)
"siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum." herhalde size gelip zarar vermem gerektiğini falan düşündünüz, inanın bana istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz fikrine karşı "hayııııırrrr! Nasıl dersin böyle bir şey" demeyeceğim, umursayabilirsiniz bu durum beni bağlamaz dünya sizin etrafınızda dönmüyor, siz ağa değil paşa değil Cumhurbaşkanı değilsiniz, yani dokunulmaz hiç değilsiniz! Siz kaldıramıyorsunuz diye size özel yasa mı çıkaralım?
Hiç mi sanal âlemde tartıştığı, küfürleştiği ya da sadece küfrünü işittiği kişiyi yaralayan, öldüren duymadınız? Nerede yaşıyorsunuz ya da nasıl yaşıyorsunuz?"çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?" şahsen birkaç el CS2 oynayıp size anne bacı din dil ırk şeklinde küfür eden bir Türk olsa veya Yunan fark etmez fakat farz edelimki Türk, ve dava açtınız şahsa ulaşılamadı takipsizlikten düştü şahsıda bir şekil buldunuz, bu sefer onu öldürecek misiniz? Bu da sevdiğiniz devletin yasalarını hiçe saydığınız anarşist bir çözüm olarak yobaz bir yaklaşım olur şahsen.
Üstte de bundan bahsettim, üşenmeyeceğim ve tekrar bahsedeceğim. Anlatacağım. İyice anlatacağım."Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir." o kadar yaptırıma uğramayan kişi gördüm ki değerli arkadaşım cidden birkaç el LoL falan oynasan veya Twitter'da gezinsen anon hesaplara yapabileceğin hiçbir şey yok maalesef gerçekler böyle, bu sefer kendine zarar mı vereceksin? Çok absürt örnek olmuş.
"Türk" tanımı Atatürk'ün tanımıdır. Bu topraklarda yaşayıp Türkiye vatandaşıysanız Türksünüzdür. Türkiye Cumhuriyeti bunu böyle kabul eder ki kimliklerimizde de uyruk kısmında direkt olarak Türkiye Cumhuriyeti yazar. Kimin kimliğinde Kürt, Laz, Rum yazar? Hahaha. Bunlar nasıl cümleler?.."Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir." ben bu toprakları ABD toprakları olarak görüyorum demedim sadece örnek olarak verdim, Türkiye cumhuriyetindeki yaşayan kürtlerin lazların çerkeslerin veya Avrupa vatandaşlarının herhangi bir konuşma hakkı yok mudur? Ya Kürt geni taşayan veya Rus geni taşıyıpta bunu bilmeyen Türkler Türk'üm derse onları nasıl ayırt edeceksin? Ya da sadece Türk'üm demesi yetiyor mu? Cidden bu konuyu nereden çekersen çek aynı yola çıkar, keza ben devlete mi karşıyım? Ona bakılırsa ana muhalefet partisine oy atmakta devleti ortadan kaldırmak sayılmalı, nasıl bu devletin başkanını devirmeye çalışırsın falan mı dememiz gerekiyor?
Bu konudan bağımsız olarak Atatürk peygamber midir ki her sözüne, davranışına katılmak zorunda olalım? Ayrıca, Atatürk'ün yerinde olsam ben de aynı tepkiyi verirdim. Siz her şeyi kalıplaştırmışsınız, daha da bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz. Buna yalnızca gülme emojisi bırakılıp geçilir fakat ben usanmadan size cevap vereceğim."Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz." şahsen bu hikayenin doğruluğu tartışılır kesin bir yargıya varamam yaşanmıştır yaşanmamıştır diye, keza Atatürk'e değil böyle devletin diye sövdü diye gördüm bir videoda, ve bunu dediyseniz Atatürk ifade özgürlüğünden yanadır o zaman? Atatürk'le düşünce ayrılığına mı düştünüz sadece soruyorum? Alıngan insanların hakkı korunacaksa ben pastarfalyanistim ya da hinduistim makarna yemek beni sanki kuranı yırtmak gibi zıvanadan çıkarıyor o zaman makarna yemeyi yasaklayalım, ya da hinduistim inek yemeyi yasaklayalım benim dinime çok aykırı ben burada yaşıyorum diye sizce mantıklı mı?
Ben muhafazakâr değilim. Bunu düzeltelim."4. argümanın cevabına ekleme yapayım o vakit: Bu topraklarda bayrak yakmanın Türk halkınca anlamı, ABD halkının anladığı ile bir değil. Bunun siz de farkındasınız, zira alakası olmamasına rağmen "vatan, millet, Sakarya" algısını koymuşsunuz ortaya." ben sırf halk istiyor diye doğrudan dönemem kusura bakmayın, sizler gibi muhafazakar insanların varlığından hemfikirim, fakat toplumun bir kesimi yanlış bir tutum sergiliyorsa ben ona okey diyemem, keza o zaman iktidar partisine oy atayım ki o kesim üzülmesin, bence böyle bir şey yok.
Türkiye Cumhuriyeti tüm fertlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmalıdır. Durumdadır, demiyorum, olmalıdır. Ağa değilim, paşa değilim, ağa ya da paşa olsam demek ki benim ihtiyaçlarımı umursayacaksınız. Statü mü önemli sizin için? Hahaha, öyle algıya böyle cevap. Normalde benlik değil.
Hiç mi sanal âlemde tartıştığı, küfürleştiği ya da sadece küfrünü işittiği kişiyi yaralayan, öldüren duymadınız? Nerede yaşıyorsunuz ya da nasıl yaşıyorsunuz?
Ayrıca, takipsizlik kararı verildiyse devlet peşini bırakmış demektir. Devletin bulmak için çaba gösterip olumlu sonuç alamadığı adamı ben nasıl bulabilirim? Velev ki buldum, bir önceki cümlemde bahsettiğim kişilerden biri ya da bu kişilere özenen biri olamaz mıyım? Burada birçok pencereden bakmamız gerekir.
Kanunların "sana ettiği küfür umurumda değil." demesi bu işi umursayan kişi olarak ilgili cezayı benim kesebileceğim anlamına gelir. Bakın, "keseceğim" değil, "kesebileceğim". Ben yapmam, siz yapmazsınız da yapan olursa ne yapacaksınız, ne diyeceksiniz? Umursamadık, sen umursadıysan ve kendince çözüm bulduysan sana da ceza vereceğiz, mi diyeceksiniz? Yahu, hahahaha.
Üstte de bundan bahsettim, üşenmeyeceğim ve tekrar bahsedeceğim. Anlatacağım. İyice anlatacağım.
Resmî kurumların bulamadığı adamı ben nasıl bulayım? Velev ki buldum, "bu adama cezasını zaten devlet verecekti. Buldum ve elimle teslim ediyorum." derim. Ben bunu derim. Ha, belki de bulduktan sonra cinayet işleyecek birileri vardır. Vardır, elbet vardır. Onlara ise yine kanunlar çerçevesinde gerekli ceza verilir. Sizin istediğiniz sistemde biri yüz yüzeyken benim aileme sövecek, ben buna katlanmak zorunda kalacağım. Bunu nasıl aklınız alıyor, bilmiyorum. Siz katlanabilirsiniz de ben nasıl katlanacağım? neden katlanacağım?
Ayrıca, şu anki sistemde sizlik hiçbir sorun yok eğer deliler gibi herkese söven tarafta değilseniz. Fakat sizin istediğiniz sistemde belki de milyonlarca insanın hakkını yiyorsunuz. Sokaktan on kişi çevirin, sekizi böyle bir şeye tepkisiz kalamaz. Umursamıyorum, diyemez. Diyemez. Bundan adım kadar eminim ve hatta bence siz de eminsiniz fakat koşturmuşsunuz bir dava uğruna, Allah akıl ve fikir versin. Hahaha.
"Türk" tanımı Atatürk'ün tanı mıdır? Bu topraklarda yaşayıp Türkiye vatandaşıysanız türksünüzdür. Türkiye Cumhuriyeti bunu böyle kabul eder ki kimliklerimizde de uyruk kısmında direkt olarak Türkiye Cumhuriyeti yazar. Kimin kimliğinde Kürt, laz, rum yazar? Hahaha. Bunlar nasıl cümleler...
Bu konudan bağımsız olarak Atatürk peygamber midir ki her sözüne, davranışına katılmak zorunda olalım? Ayrıca, Atatürk'ün yerinde olsam ben de aynı tepkiyi verirdim. Siz her şeyi kalıplaştırmışsınız, daha da bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz. Buna yalnızca gülme emojisi bırakılıp geçilir fakat ben usanmadan size cevap vereceğim.
Toplum ahlakı, toplum etiği diye kavramlar vardır, bilir misiniz? Kanunlar akla ve mantığa uygun olmalıdır, hahaha, siz "makarnacı"ysanız ve ben sizi kışkırtma amacı gütmeden makarnalara küfredersem kim bana ceza verecek? Birinin bir gerçekliğe (yani aileme, bana) küfretmesi ile bu durum aynı mıdır? Yapmayın, haklı olacaksınız diye saçmalamayın lütfen.
Ayrıca, "kışkırtma" da bir suçtur ve sizin "makarna" örneğiniz için bu durumu kullanabiliriz.
Ben muhafazakâr değilim. Bunu düzeltelim.
Sizi gerçekliğe davet ediyorum. Bugün, Anadolu'nun ücra, elektriksiz, internetsiz bir köyünde "Elon Musk'ın Starlink sistemi için ne düşünüyorsunuz?" sorusunu sorabilir misiniz? Farklı durumlar, farklı tedbirler ve işleyişler getirir. 80 milyonluk Türk halkına -özellikle mevcut siyasi düzenin, yani ateş çemberinin içerisinde bulunan Türk halkına- "bayrak yırtmak da masum bir protestodur." diyemezsiniz. Öğretemezsiniz. Bu milletin benimsemeyi bırakmayacağı birkaç değerinden biridir vatan ve millet sevgisi ve muhtemelen ilelebet de devam edecektir. Burada milliyetçilik yok, gerçeği analiz etme var. Bunun böyle olduğunu bence siz de biliyorsunuz.
Velhasılıkelam, birbirimizin düşüncelerini anlamakta zorlandığımız kesin ve muhtemelen ortak bir noktada da buluşamayacağız. Sizlere hayatınızda kolaylıklar dilerim.
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?
We use cookies and similar technologies for the following purposes:
Do you accept cookies and these technologies?