Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
"Küfür hakaret ifade özgürlüğüdür" söylemin üzerinden konuşuyorum ki bir yerlerime dokunduğu için yasaklamıyoruz. Ben burada sizin ailevi değerlerinize küfür etsem ve sizin hakkınızda kötü söylemler ile fikir beyanı etsem bu ifade ve düşünce özgürlüğü olmaz! Bu, kişiye hakaret suçunu oluşturur ve siz de tazminat davası için adliye sarayına koşarsınız, burada kimse birbirini kandırmasın. İfade özgürlüğü mutlak değildir.
 
Küfür hakaret ifade özgürlüğüdür, Amerika'da anayasanın ilk maddesidir, sokakta nazi bayrağı çıkar ABD bayrağı yak hakkında hukuksal bir süreç başlatılmaz, keza birisinin ağzını bağlayamayacağınız için bunu yasaklamak bunun önüne geçmek için bir çözüm değildir her fikir ve düşünce eyleme geçmediği ve tehdit şantaj blackmail olmadığı süreçte suç sayılmamalıdır.
Mesela ben şimdi senin ailevi değerlerine küfür etsem ''İfade özgürlüğü'' deyip geçer misin dostum? Bu hoşuna gider mi? Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence? Bu ifade özgürlüğü değildir aksine, suçtur.
 
Mesela ben şimdi senin ailevi değerlerine küfür etsem "ifade özgürlüğü" deyip geçer misin dostum? Bu hoşuna gider mi? Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence? Bu ifade özgürlüğü değildir aksine, suçtur.

Dostum galiba anlama problemi yaşıyorsun senin "küfür hakaret ifade özgürlüğüdür" söylemin üzerinden konuşuyorum ki bir yerlerime dokunduğu için yasaklamıyoruz, ben burada sizin ailevi değerlerinize küfür etsem ve sizin hakkında kötü söylemler ile fikir beyanı etsem bu ifade ve düşünce özgürlüğü olmaz! Bu kişiye hakaret suçunu oluşturur ve sizde tazminat davası için adliye sarayına koşarsınız burada kimse birbirini kandırmasın ifade özgürlüğü nedir önce onu öğrenmenizi tavsiye ediyorum, ifade özgürlüğü mutlak değildir.

Arkadaşlar, “küfür” dediğiniz şey aslında bir ifade biçimidir hoşunuza gitmez, kaba bulunur ama sonuçta kelimelerden ibarettir. Devletin görevi insanların ağzını kapatmak değil, sadece şiddet, tehdit, şantaj gibi fiili tehlike oluşturan durumları engellemektir. Elbette biri bana durduk yere küfür ederse “evet” demem ama umursamam da. Oyunlarda ana, bacı, sülale, din, dil, ırk fark etmeksizin her türlü küfür yedim, hiçbirini de ciddiye almadım. Birisi “sana şöyle yapacağım” dediğinde gerçekten yapıyor mu? Hayır. Saçmalık. Biri bana küfür ederse ben de istersem karşılık veririm, istemezsem vermem; o benim tercihim. Şahsen bana dokunmaz, umurumda bile olmaz. Zaten sizin de başınıza gelmiştir; oyunda sövenleri tek tek evinde bulup dövüyor musunuz? Veya mahkemeye mi veriyorsunuz? Dünyada en çok küfür kullanan ilk ülke olarak bunu yasaklamak bence çok absürt.

Bu iş biraz da “birileri bıçakla cinayet işliyor diye bıçakları yasaklayalım” demek gibi. Kimisi gerçekten küfürü hak eder, kimisi etmez. Ama ümitcan uygun örneğinde olduğu gibi, bazıları bu işten avukatlarla para koparıyor. Yasayı neresinden çekersen çek, lastik gibi uzat; demokrasinin kıyısından bile geçmeyen bir yere varıyor bu.

ABD örneğini boşuna vermiyorum. Orada Anayasa'nın 1. ek maddesi (first amendment) ile “rahatsız edici, kaba, hatta nefret uyandıran sözler bile” koruma altındadır. Çünkü bu sözler fiili bir saldırı değil, sadece fikir beyanıdır. Birinin ailesine küfür edilmesi hoşunuza gitmeyebilir ama bu bir düşünce açıklamasıdır; sen buna katlanırsın ya da medeni yollarla veya aynı şekilde küfürle karşılık verirsin. Devletin görevi “kim kime ne dedi” diye insanları mahkemelere sürüklemek olmamalı.

Bugün küfür yasaklanır, yarın sert eleştiri yasaklanır, öbür gün muhalif görüş yasaklanır. “ifade özgürlüğü”nün özü, rahatsız olduğun söze de tahammül edebilmekten geçer. Eğer sadece hoşumuza giden sözler korunacaksa bu özgürlük değil, sansür olur. Bunun sonu da Rusya, Çin, Kuzey Kore gibi dikta rejimlerine gider. Türkiye ve benzeri ülkeler zaten demokrasi ve ifade özgürlüğü endekslerinde en diplerde. Bu tip yasaklamalar yüzünden hem refah hem de özgürlük düşük. Ama daha özgür, parlamenter sisteme sahip ülkelerde bu tarz şeyler ifade özgürlüğü kapsamındadır ve refah seviyesi de çok daha yüksektir.

“Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence?” diyorsun. Mesele hoşuma gidip gitmemesi değil. Evet, hoşuma gitmez ama ifade özgürlüğü tam da hoşumuza gitmeyen şeyleri korumak için vardır. ABD'de bayrak yakmak protesto hakkı olarak korunuyor çünkü ortada şiddet yok, tehdit yok, sadece sembolik bir tepki var. Yani bayrak yakmak da tıpkı küfür gibi hoş karşılanmaz ama özgürlüğün sınırları içindedir. Bunu sadece kendini ve ırkını korumak için çeviriyorsan bu biraz daha faşizme, ırkçılığa kadar gider. Keza Türkiye'de İsrail bayrakları, ABD bayrakları yakılmadı mı? Polis bunlara ne yaptı? Herhangi bir savcı da çıkıp Atatürk'ün Yunan bayrağına gösterdiği hürmetin %1'ini gösterip soruşturma açtı mı? Umarım beni anlamışsınızdır.
 
Elbette biri bana durduk yere küfür ederse “evet” demem ama umursamam da.
Siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum.

Birisi “sana şöyle yapacağım” dediğinde gerçekten yapıyor mu? Hayır. Saçmalık. Biri bana küfür ederse ben de istersem karşılık veririm, istemezsem vermem; o benim tercihim. Şahsen bana dokunmaz, umurumda bile olmaz. Zaten sizin de başınıza gelmiştir; oyunda sövenleri tek tek evinde bulup dövüyor musunuz? Veya mahkemeye mi veriyorsunuz?
Çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?

Devletin görevi “kim kime ne dedi” diye insanları mahkemelere sürüklemek olmamalı.
Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir.

“Ya da ülkende biri kendi milletini/ulusun bayrağını yaksa hoşuna gider mi sence?” diyorsun. Mesele hoşuma gidip gitmemesi değil. Evet, hoşuma gitmez ama ifade özgürlüğü tam da hoşumuza gitmeyen şeyleri korumak için vardır.
Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç Türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir.

Herhangi bir savcı da çıkıp Atatürk'ün Yunan bayrağına gösterdiği hürmetin %1'ini gösterip soruşturma açtı mı? Umarım beni anlamışsınızdır.
Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "Siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz.
 
Siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum.

Çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?

Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir.

Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir.

Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz.
Sunduğum argümanlara cevap vermiyorsunuz.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Sunduğum argümanlara cevap vermiyorsunuz.
5 adet argüman var alıntıladığım ve cevaplar da altında duruyor.

4. argümanın cevabına ekleme yapayım o vakit: Bu topraklarda bayrak yakmanın Türk halkınca anlamı, ABD halkının anladığı ile bir değil. Bunun siz de farkındasınız.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Daha basit bir dil ile anlatmak istiyorum bu bizi ifade edecektir. Burası Türkiye Cumhuriyeti, Amerika'dakiler birbirlerine yüzüne bakarak dini değerlerine ya da ailevi değerlerine küfür edebilir, ki bunun sonucu orada bile cinayet ve kavga ile biter. Kimsenin yüzüne bakıp ailevi ve dini değerlerine küfür edemezsiniz, sizi parçalara bölerler.

TCK 125 – Hakaret suçu:
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek söz söylemek, hakaret etmek suçtur. Küfür bunun içine girer.

TCK 301(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İfade özgürlüğü – küfür farkı:

Eleştiri = ifade özgürlüğü
Sert eleştiri = hâlâ ifade özgürlüğü
Hakaret / küfür = suç

Hatta sana Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'den örnek vermek istiyorum ABD üzerinden takılı kalma, bu örnekleri ChatGPT'den aldım araştırabilirsin.

Egeland v. Norway (2010)
Kudrevičs v. Latvia (2006)
Sidiropoulos v. Greece (1998)
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Hahahahaha, 5 adet argüman var alıntıladığım ve cevaplar da altında duruyor. Ne saçmalıyorsunuz?

4. argümanın cevabına ekleme yapayım o vakit: Bu topraklarda bayrak yakmanın Türk halkınca anlamı, ABD halkının anladığı ile bir değil. Bunun siz de farkındasınız, zira alakası olmamasına rağmen "vatan, millet, Sakarya" algısını koymuşsunuz ortaya.

Hahahahaha.

Peki cevap veriyorum o halde harcadığınız vakte değsin :sevimli:
"Siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum." herhalde size gelip zarar vermem gerektiğini falan düşündünüz, inanın bana istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz fikrine karşı "hayııııırrrr! Nasıl dersin böyle bir şey" demeyeceğim, umursayabilirsiniz bu durum beni bağlamaz dünya sizin etrafınızda dönmüyor, siz ağa değil paşa değil Cumhurbaşkanı değilsiniz, yani dokunulmaz hiç değilsiniz! Siz kaldıramıyorsunuz diye size özel yasa mı çıkaralım?

"Çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?" şahsen birkaç el CS2 oynayıp size anne bacı din dil ırk şeklinde küfür eden bir Türk olsa veya Yunan fark etmez fakat farz edelimki Türk, ve dava açtınız şahsa ulaşılamadı takipsizlikten düştü şahsıda bir şekil buldunuz, bu sefer onu öldürecek misiniz? Bu da sevdiğiniz devletin yasalarını hiçe saydığınız anarşist bir çözüm olarak yobaz bir yaklaşım olur şahsen.

"Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir." o kadar yaptırıma uğramayan kişi gördüm ki değerli arkadaşım cidden birkaç el LoL falan oynasan veya Twitter'da gezinsen anon hesaplara yapabileceğin hiçbir şey yok maalesef gerçekler böyle, bu sefer kendine zarar mı vereceksin? Çok absürt örnek olmuş.

"Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir." ben bu toprakları ABD toprakları olarak görüyorum demedim sadece örnek olarak verdim, Türkiye cumhuriyetindeki yaşayan kürtlerin lazların çerkeslerin veya Avrupa vatandaşlarının herhangi bir konuşma hakkı yok mudur? Ya Kürt geni taşayan veya Rus geni taşıyıpta bunu bilmeyen Türkler Türk'üm derse onları nasıl ayırt edeceksin? Ya da sadece Türk'üm demesi yetiyor mu? Cidden bu konuyu nereden çekersen çek aynı yola çıkar, keza ben devlete mi karşıyım? Ona bakılırsa ana muhalefet partisine oy atmakta devleti ortadan kaldırmak sayılmalı, nasıl bu devletin başkanını devirmeye çalışırsın falan mı dememiz gerekiyor?

"Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz." şahsen bu hikayenin doğruluğu tartışılır kesin bir yargıya varamam yaşanmıştır yaşanmamıştır diye, keza Atatürk'e değil böyle devletin diye sövdü diye gördüm bir videoda, ve bunu dediyseniz Atatürk ifade özgürlüğünden yanadır o zaman? Atatürk'le düşünce ayrılığına mı düştünüz sadece soruyorum? Alıngan insanların hakkı korunacaksa ben pastarfalyanistim ya da hinduistim makarna yemek beni sanki kuranı yırtmak gibi zıvanadan çıkarıyor o zaman makarna yemeyi yasaklayalım, ya da hinduistim inek yemeyi yasaklayalım benim dinime çok aykırı ben burada yaşıyorum diye sizce mantıklı mı?

"4. argümanın cevabına ekleme yapayım o vakit: Bu topraklarda bayrak yakmanın Türk halkınca anlamı, ABD halkının anladığı ile bir değil. Bunun siz de farkındasınız, zira alakası olmamasına rağmen "vatan, millet, Sakarya" algısını koymuşsunuz ortaya." ben sırf halk istiyor diye doğrudan dönemem kusura bakmayın, sizler gibi muhafazakar insanların varlığından hemfikirim, fakat toplumun bir kesimi yanlış bir tutum sergiliyorsa ben ona okey diyemem, keza o zaman iktidar partisine oy atayım ki o kesim üzülmesin, bence böyle bir şey yok.

Daha basit bir dil ile anlatmak istiyorum bu bizi ifadece edecektir burası Türkiye Cumhuriyeti amerikadakiler birbirlerine yüzüne bakarak dini değerlerini ya da ailevi değerlerine küfür edebilir ki bunun sonucu orada bile cinayet ve kavga ile biter kimsenin yüzüne bakıp ailevi ve dini değerlerine küfür edemezsiniz sizi parçalara bölerler.

tck 125 – hakaret suçu:
Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek söz söylemek, hakaret etmek suçtur. Küfür bunun içine girer.

tck 301(1) Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye büyük millet meclisini, Türkiye Cumhuriyeti hükûmetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
ifade özgürlüğü – küfür farkı:

Eleştiri = ifade özgürlüğü.
Sert eleştiri = hâlâ ifade özgürlüğü.
Hakaret / küfür = suç.

Hatta sana Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'den örnek vermek istiyorum ABD üzerinden takılı kalma, bu örnekleri ChatGPT'den aldım araştırabilirsin.

Egeland v. Norway (2010)
Kudrevičs v. Latvia (2006)
Sidiropoulos v. Greece (1998)

Avrupa Birliği ülkelerinde biraz daha kırılgan bu konular, eksiklikler de olabilir fakat İsveç İrlanda bu konuda daha biraz daha iyiler, şimdi verdiğiniz örneği biraz absürt buluyorum çünkü siz Türkiye'de yan baktı kavgası 5TL için birbirini öldürenler durduk yere sokaktaki çocukları öldürenler minguzzi cinayetindeki gibi şeyler, Türkiye zaten temelden problemli bu konularda sırf ifade özgürlüğü için sergilenen bir tutum değil. Gelelim ABD'ye ABD'de sırf zevk için cinayet işleyenler ya da en ufak kürtaj tartışmasında bile silahlı kavga çıkması gibi bir sürü örnek var, keza bakınız



Buradaki arkadaş hala hayatta ismi handsometruth Neo nazi beyaz üstünlükçü, şahıs birkaç kavga dışında başına neredeyse hiçbir şey gelmiyor ve zenciler tarafından öldürülmüyor paul Miller'da bunun bir örneğidir, hatta



Southpark donald Trump'a yaptığı çıplak montajlar ve AI ile toplumun gerçekten büyük bir kesmini aşağlıyor, ice polisini bile yerin dibine sokuyor ve ice polisinin resmi cevabı ne sizce? İşte tam da bu:



Southparkın profil fotoğrafında bile Hz. İsa var o kadar toplumun kanayan yaralarına kadar inmişler, başlarına ne geldi hiç, yaşıyorlar mı evet, söylediğini örnekler sırf ifade özgürlüğüne özel değil insanların ortak problemi nefrettir, keza ben ABD gibi olalım demiyorum zaten bu ülkeden pek ümitli değilim sadece ifade özgürlüğünün gerçeklerini ve olanaklarını anlatıyorum, umarım anlamışsındır kadim dostum.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
"siz umursamıyorsunuz, ben umursuyorsam ne diyeceksiniz? Bu da benim özgürlüğüm, umursuyorum." herhalde size gelip zarar vermem gerektiğini falan düşündünüz, inanın bana istediğiniz şeyi söyleyebilirsiniz fikrine karşı "hayııııırrrr! Nasıl dersin böyle bir şey" demeyeceğim, umursayabilirsiniz bu durum beni bağlamaz dünya sizin etrafınızda dönmüyor, siz ağa değil paşa değil Cumhurbaşkanı değilsiniz, yani dokunulmaz hiç değilsiniz! Siz kaldıramıyorsunuz diye size özel yasa mı çıkaralım?
:rofl::rofl::rofl:

Türkiye Cumhuriyeti tüm fertlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmalıdır. Durumdadır, demiyorum, olmalıdır. Ağa değilim, paşa değilim, ağa ya da paşa olsam demek ki benim ihtiyaçlarımı umursayacaksınız. Statü mü önemli sizin için? Hahaha, öyle algıya böyle cevap. Normalde benlik değil.

"çok fazla "şahsen"li cümle kurdunuz, aynısından bir tane de ben kurayım o vakit: Şahsen ben, cezasının devlet tarafından verileceğini bildiğimden bana küfreden kişilerin peşlerine düşmüyorum. Devlet ceza vermeyecek mi, o vakit cezasını ben uygularım. Bu iş cinayete kadar gider. Yarın bu sebepten cinayet işlendiğinde ne diyeceksiniz? Ne diyebilirsiniz?" şahsen birkaç el CS2 oynayıp size anne bacı din dil ırk şeklinde küfür eden bir Türk olsa veya Yunan fark etmez fakat farz edelimki Türk, ve dava açtınız şahsa ulaşılamadı takipsizlikten düştü şahsıda bir şekil buldunuz, bu sefer onu öldürecek misiniz? Bu da sevdiğiniz devletin yasalarını hiçe saydığınız anarşist bir çözüm olarak yobaz bir yaklaşım olur şahsen.
Hiç mi sanal âlemde tartıştığı, küfürleştiği ya da sadece küfrünü işittiği kişiyi yaralayan, öldüren duymadınız? Nerede yaşıyorsunuz ya da nasıl yaşıyorsunuz?

Ayrıca, takipsizlik kararı verildiyse devlet peşini bırakmış demektir. Devletin bulmak için çaba gösterip olumlu sonuç alamadığı adamı ben nasıl bulabilirim? Velev ki buldum, bir önceki cümlemde bahsettiğim kişilerden biri ya da bu kişilere özenen biri olamaz mıyım? Burada birçok pencereden bakmamız gerekir.

Kanunların "Sana ettiği küfür umurumda değil." demesi bu işi umursayan kişi olarak ilgili cezayı benim kesebileceğim anlamına gelir. Bakın, "keseceğim" değil, "kesebileceğim". Ben yapmam, siz yapmazsınız da yapan olursa ne yapacaksınız, ne diyeceksiniz? Umursamadık, sen umursadıysan ve kendince çözüm bulduysan sana da ceza vereceğiz, mi diyeceksiniz? Yahu, hahahaha.

"Ben bana edilen küfrü şikâyet etmediğim müddetçe küfrün sahibine ceza mı kesiliyor? Umursamadığım adam zaten cezayla karşılaşmaz, umursadığımı da bırakmam. Küfre başvuracak kişi de bu riski göze alacak. Alması gerekir." o kadar yaptırıma uğramayan kişi gördüm ki değerli arkadaşım cidden birkaç el LoL falan oynasan veya Twitter'da gezinsen anon hesaplara yapabileceğin hiçbir şey yok maalesef gerçekler böyle, bu sefer kendine zarar mı vereceksin? Çok absürt örnek olmuş.
Üstte de bundan bahsettim, üşenmeyeceğim ve tekrar bahsedeceğim. Anlatacağım. İyice anlatacağım.

Resmî kurumların bulamadığı adamı ben nasıl bulayım? Velev ki buldum, "Bu adama cezasını zaten devlet verecekti. Buldum ve elimle teslim ediyorum." derim. Ben bunu derim. Ha, belki de bulduktan sonra cinayet işleyecek birileri vardır. Vardır, elbet vardır. Onlara ise yine kanunlar çerçevesinde gerekli ceza verilir. Sizin istediğiniz sistemde biri yüz yüzeyken benim aileme sövecek, ben buna katlanmak zorunda kalacağım. Bunu nasıl aklınız alıyor, bilmiyorum. Siz katlanabilirsiniz de ben nasıl katlanacağım? Neden katlanacağım?

Ayrıca, şu anki sistemde sizlik hiçbir sorun yok eğer deliler gibi herkese söven tarafta değilseniz. Fakat sizin istediğiniz sistemde belki de milyonlarca insanın hakkını yiyorsunuz. Sokaktan on kişi çevirin, sekizi böyle bir şeye tepkisiz kalamaz. Umursamıyorum, diyemez. Diyemez. Bundan adım kadar eminim ve hatta bence siz de eminsiniz fakat koşturmuşsunuz bir dava uğruna, Allah akıl ve fikir versin. Hahaha.

"Bu topraklar ABD toprakları değildir, bu topraklardaki etkin tek güç türklerdir. Türklerin devletinin varlığına karşı gelenler elbette cezalandırılacak. Bu faşistlik değildir, milliyetçiliktir ve temel vatandaşlık görevidir." ben bu toprakları ABD toprakları olarak görüyorum demedim sadece örnek olarak verdim, Türkiye cumhuriyetindeki yaşayan kürtlerin lazların çerkeslerin veya Avrupa vatandaşlarının herhangi bir konuşma hakkı yok mudur? Ya Kürt geni taşayan veya Rus geni taşıyıpta bunu bilmeyen Türkler Türk'üm derse onları nasıl ayırt edeceksin? Ya da sadece Türk'üm demesi yetiyor mu? Cidden bu konuyu nereden çekersen çek aynı yola çıkar, keza ben devlete mi karşıyım? Ona bakılırsa ana muhalefet partisine oy atmakta devleti ortadan kaldırmak sayılmalı, nasıl bu devletin başkanını devirmeye çalışırsın falan mı dememiz gerekiyor?
"Türk" tanımı Atatürk'ün tanımıdır. Bu topraklarda yaşayıp Türkiye vatandaşıysanız Türksünüzdür. Türkiye Cumhuriyeti bunu böyle kabul eder ki kimliklerimizde de uyruk kısmında direkt olarak Türkiye Cumhuriyeti yazar. Kimin kimliğinde Kürt, Laz, Rum yazar? Hahaha. Bunlar nasıl cümleler?..

"Gazete kâğıdına sarılı tütünü içmek zorunda kaldığı için Atatürk'e küfreden adam için Atatürk, "siz hiç gazete kâğıdıyla tütün içtiniz mi, ben içtim. Köylü haklıdır." demiştir. Kişiden kişiye değişen bir algı vardır ortada ve sizin dediğiniz anlayışta "alıngan" diye tabir ettiğiniz insanların haklarını korumamış oluyorsunuz." şahsen bu hikayenin doğruluğu tartışılır kesin bir yargıya varamam yaşanmıştır yaşanmamıştır diye, keza Atatürk'e değil böyle devletin diye sövdü diye gördüm bir videoda, ve bunu dediyseniz Atatürk ifade özgürlüğünden yanadır o zaman? Atatürk'le düşünce ayrılığına mı düştünüz sadece soruyorum? Alıngan insanların hakkı korunacaksa ben pastarfalyanistim ya da hinduistim makarna yemek beni sanki kuranı yırtmak gibi zıvanadan çıkarıyor o zaman makarna yemeyi yasaklayalım, ya da hinduistim inek yemeyi yasaklayalım benim dinime çok aykırı ben burada yaşıyorum diye sizce mantıklı mı?
Bu konudan bağımsız olarak Atatürk peygamber midir ki her sözüne, davranışına katılmak zorunda olalım? Ayrıca, Atatürk'ün yerinde olsam ben de aynı tepkiyi verirdim. Siz her şeyi kalıplaştırmışsınız, daha da bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz. Buna yalnızca gülme emojisi bırakılıp geçilir fakat ben usanmadan size cevap vereceğim.

Toplum ahlakı, toplum etiği diye kavramlar vardır, bilir misiniz? Kanunlar akla ve mantığa uygun olmalıdır, hahaha, siz "makarnacı"ysanız ve ben sizi kışkırtma amacı gütmeden makarnalara küfredersem kim bana ceza verecek? Birinin bir gerçekliğe (yani aileme, bana) küfretmesi ile bu durum aynı mıdır? Yapmayın, haklı olacaksınız diye saçmalamayın lütfen.

Ayrıca, "kışkırtma" da bir suçtur ve sizin "makarna" örneğiniz için bu durumu kullanabiliriz.

"4. argümanın cevabına ekleme yapayım o vakit: Bu topraklarda bayrak yakmanın Türk halkınca anlamı, ABD halkının anladığı ile bir değil. Bunun siz de farkındasınız, zira alakası olmamasına rağmen "vatan, millet, Sakarya" algısını koymuşsunuz ortaya." ben sırf halk istiyor diye doğrudan dönemem kusura bakmayın, sizler gibi muhafazakar insanların varlığından hemfikirim, fakat toplumun bir kesimi yanlış bir tutum sergiliyorsa ben ona okey diyemem, keza o zaman iktidar partisine oy atayım ki o kesim üzülmesin, bence böyle bir şey yok.
Ben muhafazakâr değilim. Bunu düzeltelim.

Sizi gerçekliğe davet ediyorum. Bugün, Anadolu'nun ücra, elektriksiz, internetsiz bir köyünde "Elon Musk'ın Starlink sistemi için ne düşünüyorsunuz?" sorusunu sorabilir misiniz? Farklı durumlar, farklı tedbirler ve işleyişler getirir. 80 milyonluk Türk halkına -özellikle mevcut siyasi düzenin, yani ateş çemberinin içerisinde bulunan Türk halkına- "Bayrak yırtmak da masum bir protestodur." diyemezsiniz. Öğretemezsiniz. Bu milletin benimsemeyi bırakmayacağı birkaç değerinden biridir vatan ve millet sevgisi ve muhtemelen ilelebet de devam edecektir. Burada milliyetçilik yok, gerçeği analiz etme var. Bunun böyle olduğunu bence siz de biliyorsunuz.

Velhasılıkelam, birbirimizin düşüncelerini anlamakta zorlandığımız kesin ve muhtemelen ortak bir noktada da buluşamayacağız. Sizlere hayatınızda kolaylıklar dilerim.
 
Son düzenleme:
:rofl::rofl::rofl:

Türkiye Cumhuriyeti tüm fertlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmalıdır. Durumdadır, demiyorum, olmalıdır. Ağa değilim, paşa değilim, ağa ya da paşa olsam demek ki benim ihtiyaçlarımı umursayacaksınız. Statü mü önemli sizin için? Hahaha, öyle algıya böyle cevap. Normalde benlik değil.

Hiç mi sanal âlemde tartıştığı, küfürleştiği ya da sadece küfrünü işittiği kişiyi yaralayan, öldüren duymadınız? Nerede yaşıyorsunuz ya da nasıl yaşıyorsunuz?

Ayrıca, takipsizlik kararı verildiyse devlet peşini bırakmış demektir. Devletin bulmak için çaba gösterip olumlu sonuç alamadığı adamı ben nasıl bulabilirim? Velev ki buldum, bir önceki cümlemde bahsettiğim kişilerden biri ya da bu kişilere özenen biri olamaz mıyım? Burada birçok pencereden bakmamız gerekir.

Kanunların "sana ettiği küfür umurumda değil." demesi bu işi umursayan kişi olarak ilgili cezayı benim kesebileceğim anlamına gelir. Bakın, "keseceğim" değil, "kesebileceğim". Ben yapmam, siz yapmazsınız da yapan olursa ne yapacaksınız, ne diyeceksiniz? Umursamadık, sen umursadıysan ve kendince çözüm bulduysan sana da ceza vereceğiz, mi diyeceksiniz? Yahu, hahahaha.

Üstte de bundan bahsettim, üşenmeyeceğim ve tekrar bahsedeceğim. Anlatacağım. İyice anlatacağım.

Resmî kurumların bulamadığı adamı ben nasıl bulayım? Velev ki buldum, "bu adama cezasını zaten devlet verecekti. Buldum ve elimle teslim ediyorum." derim. Ben bunu derim. Ha, belki de bulduktan sonra cinayet işleyecek birileri vardır. Vardır, elbet vardır. Onlara ise yine kanunlar çerçevesinde gerekli ceza verilir. Sizin istediğiniz sistemde biri yüz yüzeyken benim aileme sövecek, ben buna katlanmak zorunda kalacağım. Bunu nasıl aklınız alıyor, bilmiyorum. Siz katlanabilirsiniz de ben nasıl katlanacağım? neden katlanacağım?

Ayrıca, şu anki sistemde sizlik hiçbir sorun yok eğer deliler gibi herkese söven tarafta değilseniz. Fakat sizin istediğiniz sistemde belki de milyonlarca insanın hakkını yiyorsunuz. Sokaktan on kişi çevirin, sekizi böyle bir şeye tepkisiz kalamaz. Umursamıyorum, diyemez. Diyemez. Bundan adım kadar eminim ve hatta bence siz de eminsiniz fakat koşturmuşsunuz bir dava uğruna, Allah akıl ve fikir versin. Hahaha.

"Türk" tanımı Atatürk'ün tanı mıdır? Bu topraklarda yaşayıp Türkiye vatandaşıysanız türksünüzdür. Türkiye Cumhuriyeti bunu böyle kabul eder ki kimliklerimizde de uyruk kısmında direkt olarak Türkiye Cumhuriyeti yazar. Kimin kimliğinde Kürt, laz, rum yazar? Hahaha. Bunlar nasıl cümleler...

Bu konudan bağımsız olarak Atatürk peygamber midir ki her sözüne, davranışına katılmak zorunda olalım? Ayrıca, Atatürk'ün yerinde olsam ben de aynı tepkiyi verirdim. Siz her şeyi kalıplaştırmışsınız, daha da bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz. Buna yalnızca gülme emojisi bırakılıp geçilir fakat ben usanmadan size cevap vereceğim.

Toplum ahlakı, toplum etiği diye kavramlar vardır, bilir misiniz? Kanunlar akla ve mantığa uygun olmalıdır, hahaha, siz "makarnacı"ysanız ve ben sizi kışkırtma amacı gütmeden makarnalara küfredersem kim bana ceza verecek? Birinin bir gerçekliğe (yani aileme, bana) küfretmesi ile bu durum aynı mıdır? Yapmayın, haklı olacaksınız diye saçmalamayın lütfen.

Ayrıca, "kışkırtma" da bir suçtur ve sizin "makarna" örneğiniz için bu durumu kullanabiliriz.

Ben muhafazakâr değilim. Bunu düzeltelim.

Sizi gerçekliğe davet ediyorum. Bugün, Anadolu'nun ücra, elektriksiz, internetsiz bir köyünde "Elon Musk'ın Starlink sistemi için ne düşünüyorsunuz?" sorusunu sorabilir misiniz? Farklı durumlar, farklı tedbirler ve işleyişler getirir. 80 milyonluk Türk halkına -özellikle mevcut siyasi düzenin, yani ateş çemberinin içerisinde bulunan Türk halkına- "bayrak yırtmak da masum bir protestodur." diyemezsiniz. Öğretemezsiniz. Bu milletin benimsemeyi bırakmayacağı birkaç değerinden biridir vatan ve millet sevgisi ve muhtemelen ilelebet de devam edecektir. Burada milliyetçilik yok, gerçeği analiz etme var. Bunun böyle olduğunu bence siz de biliyorsunuz.

Velhasılıkelam, birbirimizin düşüncelerini anlamakta zorlandığımız kesin ve muhtemelen ortak bir noktada da buluşamayacağız. Sizlere hayatınızda kolaylıklar dilerim.

"Türkiye Cumhuriyeti tüm fertlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olmalıdır. Durumdadır, demiyorum, olmalıdır. Ağa değilim, paşa değilim, ağa ya da paşa olsam demek ki benim ihtiyaçlarımı umursayacaksınız? Statü mü önemli sizin için? Hahaha, öyle algıya böyle cevap. Normalde benlik değil." Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm fertlerinin ihtiyacını karşılayacak derken iki farklı görüşü destekleyen kesim için ortak bir ifade özgürlüğü yasasını nasıl yapmalıyız paşam? Peki %60 kişi ifade özgürlüğü istiyor diğer kalan %40'lık kesim ise istemiyor bu durumda ifade özgürlüğünü destekleyecek misiniz? Yo hayır siz gene istemiyorum dersiniz ve elinizde güç olsa bunu kullanıp ifade özgürlüğü yasasını kaldırırsınız bence. Statü önemli değil fakat siz bir insanın hayatını sırf annenize küfür etti diye alacaksanız bence canisiniz net ve kesin şekilde söylüyorum siz üstün bir insan değilsiniz ki bunu yapmaya hakkınız var demek istedim. Keza Avrupa birliğine girmesini büyük çoğunluk istiyor anketlere bakabilirsin devlet Avrupa Birliği kuruluşundan itibaren katılmak istedi ve bunun için adımlar attı, ve ifade özgürlüğü kısmında da benzer bir yasa da zorunlu olacaktı Türkiye için, bu konuda sesinizi çıkarmazsınız keza cevapta veremeyeceksiniz bence.

"hiç mi sanal âlemde tartıştığı, küfürleştiği ya da sadece küfrünü işittiği kişiyi yaralayan, öldüren duymadınız? Nerede yaşıyorsunuz ya da nasıl yaşıyorsunuz?

Ayrıca, takipsizlik kararı verildiyse devlet peşini bırakmış demektir. Devletin bulmak için çaba gösterip olumlu sonuç alamadığı adamı ben nasıl bulabilirim? Velev ki buldum, bir önceki cümlemde bahsettiğim kişilerden biri ya da bu kişilere özenen biri olamaz mıyım? Burada birçok pencereden bakmamız gerekir.

Kanunların "sana ettiği küfür umurumda değil." demesi bu işi umursayan kişi olarak ilgili cezayı benim kesebileceğim anlamına gelir. Bakın, "keseceğim" değil, "kesebileceğim". Ben yapmam, siz yapmazsınız da yapan olursa ne yapacaksınız, ne diyeceksiniz? Umursamadık, sen umursadıysan ve kendince çözüm bulduysan sana da ceza vereceğiz, mi diyeceksiniz? Yahu, hahahaha."
evet duydum bu insan öldürmenizi meşrulaştırır mı? Siz Türkiye'yi muz cumhuriyeti sandınız devletten üstün değilsiniz ki gidip kendiniz ceza vereceksiniz, sokaklar mahkeme salonu değildir her şeyi hukuk çerçevesinde gerçekleştirmek zorundasınız, siz devletten üstün müsünüz? Kabilede mi yaşıyoruz arkadaşım? Maganda mısın, fazla anarşik düşünüyorsunuz bence. Ufak bir örnek vereyim X bir kullanıcı verisini küfür için Türkiye cumhuriyetine vermiyor keza kişinin profil fotoğrafı ismi gerçekten kendisi fakat mahkemeye benim adıma hesap açmışlar deyip işin içinden sıyrılabilir ya da sizin isminiz atıyorum Player1 ve gerçek adınız yazmıyor şahıs ben Player1'e sövdüm bu adamın ismi Player1 değil ki deyip olayın içerisinden sıvışabiliyor bu durumlarda yargı işlemiyor yargının açığı var, peki siz bu adamı gidip öldürecek misiniz? Şahsen aynısını başka bir gerçeklikte yapmaya kalkmış olsaydınız odamda bir AR15 olurdu bence. Sen ben bulurum diyorsun ve özenirsem diyorsun? Bir karar ver gerçekten öldürmek ister miydin, keza öyle yazmışsın zaten. Şahsen birisi yaparsa beni ne ilgilendirir yaptığıyla kalır, ya adam onu öldürür ya da o onu öldürür kim silahlı çatışmayı kazanırsa o yaşar, saldıran kişi öldürürse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alır kanunları siz hiçe sayıyorsunuz harbiden bir ütopya idea'nız olabilir mi sadece soruyorum?

"Türk" tanımı Atatürk'ün tanı mıdır? Bu topraklarda yaşayıp Türkiye vatandaşıysanız türksünüzdür. Türkiye Cumhuriyeti bunu böyle kabul eder ki kimliklerimizde de uyruk kısmında direkt olarak Türkiye Cumhuriyeti yazar. Kimin kimliğinde Kürt, laz, rum yazar? Hahaha. Bunlar nasıl cümleler..." şunu anlayamadım DNA ve genetiği tamamen şu an yırtıp attınız, kürtçe konuşan Türkler Türkçe mi konuşuyor yani Kürt diye bir halk yok mu? Kürt kökenli Türk vatandaşları onlar yani Kürt'ler.

"bu konudan bağımsız olarak Atatürk peygamber midir ki her sözüne, davranışına katılmak zorunda olalım? Ayrıca, Atatürk'ün yerinde olsam ben de aynı tepkiyi verirdim. Siz her şeyi kalıplaştırmışsınız, daha da bir şeyler anlatmaya çalışıyorsunuz. Buna yalnızca gülme emojisi bırakılıp geçilir fakat ben usanmadan size cevap vereceğim.

Toplum ahlakı, toplum etiği diye kavramlar vardır, bilir misiniz? Kanunlar akla ve mantığa uygun olmalıdır, hahaha, siz "makarnacı"ysanız ve ben sizi kışkırtma amacı gütmeden makarnalara küfredersem kim bana ceza verecek? Birinin bir gerçekliğe (yani aileme, bana) küfretmesi ile bu durum aynı mıdır? Yapmayın, haklı olacaksınız diye saçmalamayın lütfen.

Ayrıca, "kışkırtma" da bir suçtur ve sizin "makarna" örneğiniz için bu durumu kullanabiliriz."
sizi anlamakta gerçekten çok güçlük çekiyorum söylediğiniz kelimeleri siz anlıyor musunuz? Bende sizi kışkırtma amacı gütmeden dininize inandığınız tanrıya hakaret etsem kim bana ceza verecek? Hani dine sövmek suç sayılmalıdır ya size göre, bu durumda sadece bencilce bir şekilde kendi dinini önemseyip hindular ve pastarfalyanlara dışlama yapmanız kabul edilemez laik üniter devlette her dine eşit davranılması gerekmez mi? İşte hakaret yasalaları'nın saçmalığı buradan ortaya çıkıyor küçük dostum.

"ben muhafazakâr değilim. Bunu düzeltelim.

Sizi gerçekliğe davet ediyorum. Bugün, Anadolu'nun ücra, elektriksiz, internetsiz bir köyünde "Elon Musk'ın Starlink sistemi için ne düşünüyorsunuz?" sorusunu sorabilir misiniz? Farklı durumlar, farklı tedbirler ve işleyişler getirir. 80 milyonluk Türk halkına -özellikle mevcut siyasi düzenin, yani ateş çemberinin içerisinde bulunan Türk halkına- "bayrak yırtmak da masum bir protestodur." diyemezsiniz. Öğretemezsiniz. Bu milletin benimsemeyi bırakmayacağı birkaç değerinden biridir vatan ve millet sevgisi ve muhtemelen ilelebet de devam edecektir. Burada milliyetçilik yok, gerçeği analiz etme var. Bunun böyle olduğunu bence siz de biliyorsunuz.

Velhasılıkelam, birbirimizin düşüncelerini anlamakta zorlandığımız kesin ve muhtemelen ortak bir noktada da buluşamayacağız. Sizlere hayatınızda kolaylıklar dilerim."
siz bir muhafazakarsınız, ve kelime anlamını araştırmanızı öneririm, evet sorarım neden gocunayım ki? Verdiğiniz örnek çok absürt kültür yanlış diye benim de mi kültüre uyma zorunluluğum var? Zorunda değilim, e söylediğin örneğe binaen siz gidin İsrail'e İslam en doğru din filistinlilere zulüm yapıyorsunuz diyebilir misin? Yo hayır diyemezsin, her şeyi zaten her yerde söyleyemezsin verdiğin örnekler çok saçma hiç cevap veremiyorsun sadece "sen gel köyde de bakalım, biz bu devleti öyle kurmadık Türkiye Cumhuriyeti ilelebet böyle olacaktır" bla bla, sen öyle dediğin zaman öyle olmuyor canım doğrular acıtır biliyorum sen böyle büyüdüğün için inandığın ve bağlı olduğun ilkelere sımsıkı hatalarını göz ardı ederek bağlandığın için objektiflik yerine sürekli kişisel boyuta alıp aşağılamalar yapman cidden olayın Türkiye ve insanlık boyutu değil kişisel kavgana dönüştürmüşsün, bir psikoloğa gözükmeni acilen tedavi olmanı öneriyorum.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.