Durumu zaten detaylıca açıkladım. Lütfen burada duygu sömürüsü yapmaya ya da durduk yere duyar kasmaya çalışmayın. İnanın bunun gerçekten hiçbir anlamı yok. Ben öyle bir insan olmadığımı, böyle şeylere prim vermeyeceğimi zaten açıkça belirttim. Eğer bu yaşanan tatsız durum bir ya da iki kere olsa, inanın kimse bunu bu kadar sorun etmeyecekti. Bunun insanı darlamakla falan da uzaktan yakından alakası yok.
Ben zaten ilk kez yazıyorum, ki bunu da babam söylediği için yapıyorum. Normalde benim böyle işlerle alakam olmaz, benim yeterince kendi işim gücüm var. Açıkçası zerre kadar umurumda bile değil. Babam ısrarla “oğlum sen yaz.” dediği için yazdım.
O “kiracıya yüz veriyor”dan kastım da babamın eskiden bu konuların üstüne pek düşmemesiydi. Hep böyle yapıyordu, fazla umursamıyordu ama son aylarda nedense umursamaya başladı. Dediğim gibi, sadece babam istediği için yazdım. Benim şahsi bir meselem değildi.
Yani “yüz vermek” derken kastettiğim tam olarak buydu. “sen de kiracı olsan anlardın.” gibi bir mantık mı var? Bunun konuyla ne alakası var Allah aşkına? Hepimiz bu ülkede yaşıyoruz, hepimiz maddi zorluklar çekiyoruz. Kimsenin hayatı güllük gülistanlık değil ama herkesin belli sorumlulukları var.
Hepimiz borçlarımızı eksiksiz ve zamanında ödemek zorundayız. Ben kendi aboneliklerimi, faturalarımı ödüyorum. O zaman ben de maddi durumum iyi değil diye, ay sonunu zor getiriyorum diye aboneliklerimi zamanında ödemeyeyim mi? Canım isteyince eksik mi yatırayım? Böyle bir dünya mı var hocam?
Bu nasıl bir bakış açısıdır, gerçekten boş yere algı yapmaya çalışmayın. Eğer bir insan bir evde oturuyorsa, bir kira sözleşmesi yaptıysa, bunu eksik ödeyecekse, tamamen kafasına göre yapacaksa ev tutmanın bir anlamı kalmıyor o zaman. O zaman ben de gideyim en lüks semtten bir ev tutayım, kiramı canım istediği zaman ödeyeyim, kafama göre davranayım. Hatta bunu her ay yapayım, her seferinde eksik yatırayım. Böyle bir düzen olabilir mi?
Bir de üstüne “eksik de olsa ödüyor ya.” demişsiniz. Gerçekten çok komiksiniz. Ya hiç ödemeseydi o zaman ne diyecektiniz? Bir insan ev tutuyorsa, kiracıysa, o kontratın gereğini yapmak, bunu her ay eksiksiz ve kafasına göre davranmadan ödemek zorundadır. Öyle bir şey olabilir mi?
Mesela siz bir işe girdiğinizde patronunuz maaşınızı sürekli eksik yatırsa, ayın onunda değil de yir misinde kafasına göre ödese, o zaman da “olsun, eksik de olsa ödüyor.” mu diyeceksiniz?
Ben arkadaşlara gerekeni söyledim zaten, onlar durumu gayet iyi anladı. Siz sanırım konuyu tam okumadan yazmışsınız. Ev sahibi benim diye bir cümle kurdum mu ben? Böyle bir iddiam mı var? Kendi kafanızdan bir şeyler kurarak yazmışsınız.
Söylediklerimi alıp bambaşka bir yere çekiyorsunuz. Bu resmen konuları çarpıtmak, cımbızla alıp başka bir anlam yüklemektir. Sizin bu yaptığınız resmen duyar kasmak, duygu sömürüsü yapmak, algı yapmak ve açıkça çarpıtma yapmaktır. Başka hiçbir şey değil.