"Az ye" demekle olmayabiliyor o pratikte hocam. Boy, kilo, yas, kas orani, hormonlar gibi onlarca faktor var kalori ihtiyacini belirleyen. Ne kadar az? Bu azlik ne duzeyde surdurulebilir? Vucut AC kalıyor mu? Kaliteli besleniyor mu? (ornegin 1000 kaloriyi hunharca cips ve kola tuketerek de alabilirsin, protein + lif + saglikli yag kombinasyonuyla da.) Ayrica cok uzun sure vucudun ihtiyacindan belirgin daha dusuk kaloriyle beslenmek enerji harcamasini azaltabilir. Kilo vermeyi de yavaslatir bu.

Surdurulebilirlik, saglikli beslenme ve AC kalmama onemli. Altta yatan hipotiroidi gibi bir durum varsa doktora gorunmeli.

Kilo sorunu olanların çok büyük bir kısmı irade yüzünden kilo veremiyor. Dediğiniz hastalıklar zaten belirti verir kilo problemi dışında farklı şeylerde.

Bu durum şuna benzer: 7/24 ınstagram/shorts kaydırıp bende dikkat eksikliği var demek gibi.
 
Kilo sorunu olanların çok büyük bir kısmı irade yüzünden kilo veremiyor. Dediğiniz hastalıklar zaten belirti verir kilo problemi dışında.

Bu durum şuna benzer: 7/24 ınstagram/shorts kaydırıp bende dikkat eksikliği var demek gibi.
Irade deyip gecmek fazla basitlestirmek olur diye dusunuyorum. Sosyal medyadaki motivasyon konusmalarina doner sonra ortalik. :) Dedigim gibi hormonel sistemler, ultra islenmis gidalarin odul sistemini guclu sekilde tetiklemesi, cevre, stres gibi faktorler var. Yani istemek istememek degil her zaman mesele, sistematik bir zorlanma. Sadece iradesizler deyip gecmek yerine irade + biyoloji + cevre + aliskanliklarin birlesimi demek daha dogru olur. Yine de bunu mumkun oldugunca duzenlemek kisinin kendi elinde tabii.

Ek olarak, hipotiroidi gibi durumlarda gozden kacabilen, baska seylerle karisabilen cok fazla semptom var. Bu hastalik yillarca sessiz ve sinsice ilerleyebilir. Her ihtimale karsi tahlilleri yaptirmak faydali olur.
 
Irade deyip gecmek fazla basitlestirmek olur diye dusunuyorum. Sosyal medyadaki motivasyon konusmalarina doner sonra ortalik. :) dedigim gibi hormonel sistemler, Ultra islenmis gidalarin odul sistemini guclu sekilde tetiklemesi, cevre, stres gibi faktorler var. Yani istemek istememek degil her zaman mesele, sistematik bir zorlanma. Sadece iradesizler deyip gecmek yerine irade + biyoloji + cevre + aliskanliklarin birlesimi demek daha dogru olur. Yine de bunu mumkun oldugunca duzenlemek kisinin kendi elinde tabii.

Her halükarda kapı yine iradeye açılıyor hastalık durumları dışında.

Ek olarak, hipotiroidi gibi durumlarda gozden kacabilen, baska seylerle karisabilen cok fazla semptom var. Bu hastalik yillarca sessiz ve sinsice ilerleyebilir. Her ihtimale karsi tahlilleri yaptirmak faydali olur.

O yüzden çoğunluk diye belirttim, herkes demedim. Doktora gitmekte her zaman fayda vardır.
 
Kilo verirken yaşın önemi var mıdır?
Mesela.
1.70 boy 95kg 38 yaşında olan biri.
İş yerinde hariç.
Şekersiz veya şekerli kola içiyor.
Ve evde pide ve hatay usulü döner yiyor.
Ya da bazen 1 tam ekmek ve 2 yumurta ve 2 domates yiyor.
Beslenme bu şekilde.
Kola içmediği gün yok.
Bu bazen 2.5 litre şekerli kola.
Bazen de 2 litre şekersiz kola.
Ve üşenmezse 7 bin ile 13 bin arası adım atıyor sadece yürüyerek.
Yani iş yerinde ki adım sayısını saymıyorum.
Ne diyorsunuz hocam?
@Deniz744

Hocam bence sizin yaştan öcne takılmanız gerekenler var, bir günde 2.5 litre koladan alacağınız şekeri geçtim, o asit midenizi deler. Kendinize bu kötülüğü yapmayın. Zaten kolanın asidi 1 hafta gidiyor, ilk gün en çok olduğu zaman. Yapmayın hocam.
'Şekersiz' kolayı "AAA şeker yok bunda tadı kola gibi içeyim o zaman" olarak düşünmeyin sakın. Beslenmeniz çok pis, acilen değiştirmeniz lazım ama bu işi kafada bitirmeniz lazım. Kola dediğiniz şey hastalık suyudur. Ben içince kendimi kötü hissediyorum. Bmi'niz yaklaşık 33 olması lazım, obez kategorisindesiniz kısaca. Yaşın tabii ki de önemi var ama şu yaşam tarzınızda yaş inanın hiç büyük bir etken değil. Ayrıca 1 hafta boyunca her gün 2.5 litre kola içmeye devam ederseniz, yakında dişlerinizi elinize alırsınız. Her gün 2.5 litre kola içebilmek için kolayı suyun yerine koymak lazım. Yani sabah aç karna da içiyorsunuz muhtemelen. Bakın 1453 harunun çok güzel bir videosu var, adam diyor ki "bana ilaçları tok iç demişlerdi ben aç içiyordum bir şey olmaz diye mide kanaması geçirdim" adam bir de kan sulandırıcı atmış ölüyormuş az daha. Bu işler hiç şakaya gelmez ama bu tarz bağımlılıkları bir anda bırakmalısınız. Yok azaltarak bırakayım yok her gün 100 ML azalsın gibi şeyler çok çok azınlıkta işe yarar. Çünkü bağımlı olduğunuzda vücut şunu düşünür. "bugün 2 litre içtim ama canım çok çekiyor amaaan yarın 2 içerim bugün bitireyim" gibi gibi. Bir anda kolayı kesin ve 1 hafta içmeyin. Kola, içerisindeki şeker yüzünden cildinizi de soldurur. Yani olduğunuzdan da kötü gösterir sizi, mesela kilolu olup da yakışıklı olan çok adam var. İnsanlar "kilo yakışıyor" diyorlar ama aslında o adam beslenmesine dikkat ediyor.
Evde pide, hatay usulu döner gibi şeyler yerine beslenmenizi protein odaklıya çekmeniz lazım, yani hatay usulu dönerde zaten patates de var, yani yediğiniz şey kalın lavaş arası ekmek, 80 gramcık tavuk (yaklaşık 20 gram protein, ha bir de onun dışına da sos bastıkları için o 80 gramın 50-60 gramı falan tavuk oluyor. Bu da 12.5 gram protein demek.)

Kısaca hayat tarzınızda büyük bir değişikliğe gitmeniz lazım, aslında diyet dediğim gibi tamamen otla beslenmek değildir. O pidelerin, hatay usulu dönerlerin çok sağlıklı alternatifleri var, tatları da hemen hemen aynı oluyor. Ha ayda 1-2 düz de yiyebilirsiniz ama bunu "keyif" için yiyin. Bunun bir ödül olmadığını ve sizi sadece devam ettirmeye yardımcı olacak bir öğünmüş gibi de düşünün.
Bir de "üşenmezse 7 bin adım" ile "günde 7 bin adım" arasında çok fark var. Ortalamasını alalım, haftada 3 gün 7 bin adım atıyorsunuz diyelim. Harekete başlamak için iyi, egzersiz olarak çok az. Ha bir de iş yerinizdeki adım sayınızı zaten saymayın, iş yerinde yürüdüğünüzden bir şey çıkmaz.

Yapmanız gereken şey şudur: Zaten 38 yaşındasınız, metabolizma hızınız az ama günlük yaşantınızda ana etken değil. Spora gideceksiniz, ağırlık/direnç antrenmanları atacaksınız, siz de bir diyetisyene gideceksiniz ve asla liste istemeyeceksiniz. Çünkü bir insan her gün pide/dürüm gibi dopamin bombası şeyleri yerken, listede "sabah(9:00) 2 haşlanmış yumurta" yi görünce morali düşüyor doğal olarak, 2. günden sonra bırakıyor.
Diyetisyenden makrolarınızı isteyeceksiniz, makro nedir? Makro o gün boyunca almanız gereken kalori miktarı gibi düşünün. Mesela bir oyunda günlük görevleriniz var, bunları tamamlayınca ödül kazanıyorsunuz. Aynı mantık.
Günde en az 2 öğün beslenin, önerim 3 tür. Spora haftada işiniz ağır ise 4, işiniz hafif/orta ise 5 gün gidebilirsiniz. Sporda size zaten bir program yazacaklardır, nasıl yapacağınızı göstereceklerdir. Göbeğinizden dolayı bazı hareketleri yapamayabilirsiniz, unutmayın ki sporda her hareketin bir alternatifi vardır. Mesela butterfly yapacakken dirseklerinizle ittiğiniz makinede göğüslerinizde dolayı tam kapatamayabilirsiniz. Ellerinizi açarak yaptığınız 1 tanesi daha var. Veya cable row yaparken göbeğinizden dolayı tam geriye çekemeyebilirsiniz, onun da bazı alternatifleri var makinenin ismini hatırlayamadım. Ayrıca ne olursa olsun kolayı bırakmak zorundasınız. Ben her zaman sürdürülebilirlik tarafındayım ama her gün 2.5 litre kola içerseniz bırakın kilo almayı muhtemelen 10 sene sonra ölürsünüz. Belki daha kısa.
Kolayı ilk aylarda hayatınızdan tamamen çıkartın, kan tahlillerinize baktırın diyabet/insülin direnci olma ihtimaliniz var. Boyunuz 170. kaslarınızı daha rahat doldurabilirsiniz, 190 bir adamdan daha çok ihtimaliniz var. Spor sonu kilolu olduğunuzdan hoca kardiyo önerebilir her gün, ancak her gün kardiyo yapmayın. Ne kadar kilolu olursanız olun her gün kardiyo da çok sağlıklı bir şey değil. Ve kardiyoyu sadece 'yürümek' veya 'bisiklet sürüyosun işte' olarak düşünmeyin. kardiyo sizin için çok gerekli şu anda, bedava kalori yakma hilesi gibi bir şey.
Ayrıca işle sporu kafanızda ayırın, işte yaptığınızı aktiviteden saymayın. Veya "işte yürüyorum zaten burada niye yürüyorum ki" diye düşünmeyin. İşte zemin düz, yürüdüğünüz mesafe kısa ve sürekli start-stop yaptırıyor. Köşe dönmek, bir iş için durmak gibi gibi. Ama spordaki o yürüme bandı kalori yakmak için özellikle tasarlandı.

Kısaca: Hayatınızda büyük bir değişikliğe gitmek zorundasınız, kolayı tamamen bırakmalısınız, bu kadar kola isteği hiç normal değil. Muhtemelen diyabet olmuşsunuzdur. Kesinlikle kan tahlili verin, size ilaç verirler en kötü onu basınca zaten kola isteğiniz gider. Zayıflamanın 'mucizevi' bir yöntemi maalesef ki yok. Tırnaklarınızla kazıya kazıya emek vere vere yapmalısınız. Instagram'da gördüğünüz "sabah kalkınca bunu yapın zayıflayın" videoları primden başka bir şey değil. Onlara inanmayın, sporunuzu yapın. Yemeğinizi yiyin. Akşam işten+spordan gelince yemek hazırlamak zor geliyorsa sabahtan hepsini yapın, tavuk göğsü tadı bozulmadan 2-3 gün kalıyor dolapta. Akşam gelip direkt yersiniz.
Yemeklerinize baharat atabilirsiniz, sos asla/ara sıra. Çünkü barbekü sos mesela diyelim çok şeker var içinde, yine canınız kola çeker. Kola içesiniz geldikçe su için. İçecek olarak doygunluğa ulaşacağınız için canınız doğal olarak kola çekmeyecek, sizin canınız aslında zaten kola çekmiyor, vücut su istiyor ve siz kola veriyorsunuz. Mesela en basidinden şöyle düşünün; bir çiçeğe su yerine kola döksek ne olur? Aynı şey.
Her şeyin başı kontrol, doktora git, spora başla, yemeklerini değiştir, bu kadar. Bilimle ve sağlıkla kalın, iyi sosyaller.
 
Hacı abuzer bey amca, yaş önemlidir 18 yaşındaki metabolizma hızı 38'de düşer 68'de dip yapar. Hız düşünce daha fazla efor gerektirir. Bahsettiğiniz kişi 50 yaşını görmeden tahtalı köye merhaba der. Sağlıksız beslendiği sürece isterse her gün maraton haltervs sporları yapsın fark etmez vücut bunu kaldıramaz. Hem asit hem şeker ikisi birlik olunca ne mide ne bağırsak ne kalp bırakır adamda. 50'sinde ölmese bile kalan hayatı keşke ölsem de kurtulsam şeklinde geçer.
Konu dışı: Hacı abuzer bey mallarınızın kalitesi tüm Avrupa'da konuşuluyor gerçekten de o kadar pis üretim yerinden o saf kaliteyi nasıl icat ediyorsunuz inanılmaz bir şey.

Hocam bence sizin yaştan öcne takılmanız gerekenler var, bir günde 2.5 litre koladan alacağınız şekeri geçtim, o asit midenizi deler. Kendinize bu kötülüğü yapmayın. Zaten kolanın asidi 1 hafta gidiyor, ilk gün en çok olduğu zaman. Yapmayın hocam.
'Şekersiz' kolayı "AAA şeker yok bunda tadı kola gibi içeyim o zaman" olarak düşünmeyin sakın. Beslenmeniz çok pis, acilen değiştirmeniz lazım ama bu işi kafada bitirmeniz lazım. Kola dediğiniz şey hastalık suyudur. Ben içince kendimi kötü hissediyorum. Bmi'niz yaklaşık 33 olması lazım, obez kategorisindesiniz kısaca. Yaşın tabii ki de önemi var ama şu yaşam tarzınızda yaş inanın hiç büyük bir etken değil. Ayrıca 1 hafta boyunca her gün 2.5 litre kola içmeye devam ederseniz, yakında dişlerinizi elinize alırsınız. Her gün 2.5 litre kola içebilmek için kolayı suyun yerine koymak lazım. Yani sabah aç karna da içiyorsunuz muhtemelen. Bakın 1453 harunun çok güzel bir videosu var, adam diyor ki "bana ilaçları tok iç demişlerdi ben aç içiyordum bir şey olmaz diye mide kanaması geçirdim" adam bir de kan sulandırıcı atmış ölüyormuş az daha. Bu işler hiç şakaya gelmez ama bu tarz bağımlılıkları bir anda bırakmalısınız. Yok azaltarak bırakayım yok her gün 100 ML azalsın gibi şeyler çok çok azınlıkta işe yarar. Çünkü bağımlı olduğunuzda vücut şunu düşünür. "bugün 2 litre içtim ama canım çok çekiyor amaaan yarın 2 içerim bugün bitireyim" gibi gibi. Bir anda kolayı kesin ve 1 hafta içmeyin. Kola, içerisindeki şeker yüzünden cildinizi de soldurur. Yani olduğunuzdan da kötü gösterir sizi, mesela kilolu olup da yakışıklı olan çok adam var. İnsanlar "kilo yakışıyor" diyorlar ama aslında o adam beslenmesine dikkat ediyor.
Evde pide, hatay usulu döner gibi şeyler yerine beslenmenizi protein odaklıya çekmeniz lazım, yani hatay usulu dönerde zaten patates de var, yani yediğiniz şey kalın lavaş arası ekmek, 80 gramcık tavuk (yaklaşık 20 gram protein, ha bir de onun dışına da sos bastıkları için o 80 gramın 50-60 gramı falan tavuk oluyor. Bu da 12.5 gram protein demek.)

Kısaca hayat tarzınızda büyük bir değişikliğe gitmeniz lazım, aslında diyet dediğim gibi tamamen otla beslenmek değildir. O pidelerin, hatay usulu dönerlerin çok sağlıklı alternatifleri var, tatları da hemen hemen aynı oluyor. Ha ayda 1-2 düz de yiyebilirsiniz ama bunu "keyif" için yiyin. Bunun bir ödül olmadığını ve sizi sadece devam ettirmeye yardımcı olacak bir öğünmüş gibi de düşünün.
Bir de "üşenmezse 7 bin adım" ile "günde 7 bin adım" arasında çok fark var. Ortalamasını alalım, haftada 3 gün 7 bin adım atıyorsunuz diyelim. Harekete başlamak için iyi, egzersiz olarak çok az. Ha bir de iş yerinizdeki adım sayınızı zaten saymayın, iş yerinde yürüdüğünüzden bir şey çıkmaz.

Yapmanız gereken şey şudur: Zaten 38 yaşındasınız, metabolizma hızınız az ama günlük yaşantınızda ana etken değil. Spora gideceksiniz, ağırlık/direnç antrenmanları atacaksınız, siz de bir diyetisyene gideceksiniz ve asla liste istemeyeceksiniz. Çünkü bir insan her gün pide/dürüm gibi dopamin bombası şeyleri yerken, listede "sabah(9:00) 2 haşlanmış yumurta" yi görünce morali düşüyor doğal olarak, 2. günden sonra bırakıyor.
Diyetisyenden makrolarınızı isteyeceksiniz, makro nedir? Makro o gün boyunca almanız gereken kalori miktarı gibi düşünün. Mesela bir oyunda günlük görevleriniz var, bunları tamamlayınca ödül kazanıyorsunuz. Aynı mantık.
Günde en az 2 öğün beslenin, önerim 3 tür. Spora haftada işiniz ağır ise 4, işiniz hafif/orta ise 5 gün gidebilirsiniz. Sporda size zaten bir program yazacaklardır, nasıl yapacağınızı göstereceklerdir. Göbeğinizden dolayı bazı hareketleri yapamayabilirsiniz, unutmayın ki sporda her hareketin bir alternatifi vardır. Mesela butterfly yapacakken dirseklerinizle ittiğiniz makinede göğüslerinizde dolayı tam kapatamayabilirsiniz. Ellerinizi açarak yaptığınız 1 tanesi daha var. Veya cable row yaparken göbeğinizden dolayı tam geriye çekemeyebilirsiniz, onun da bazı alternatifleri var makinenin ismini hatırlayamadım. Ayrıca ne olursa olsun kolayı bırakmak zorundasınız. Ben her zaman sürdürülebilirlik tarafındayım ama her gün 2.5 litre kola içerseniz bırakın kilo almayı muhtemelen 10 sene sonra ölürsünüz. Belki daha kısa.
Kolayı ilk aylarda hayatınızdan tamamen çıkartın, kan tahlillerinize baktırın diyabet/insülin direnci olma ihtimaliniz var. Boyunuz 170. kaslarınızı daha rahat doldurabilirsiniz, 190 bir adamdan daha çok ihtimaliniz var. Spor sonu kilolu olduğunuzdan hoca kardiyo önerebilir her gün, ancak her gün kardiyo yapmayın. Ne kadar kilolu olursanız olun her gün kardiyo da çok sağlıklı bir şey değil. Ve kardiyoyu sadece 'yürümek' veya 'bisiklet sürüyosun işte' olarak düşünmeyin. kardiyo sizin için çok gerekli şu anda, bedava kalori yakma hilesi gibi bir şey.
Ayrıca işle sporu kafanızda ayırın, işte yaptığınızı aktiviteden saymayın. Veya "işte yürüyorum zaten burada niye yürüyorum ki" diye düşünmeyin. İşte zemin düz, yürüdüğünüz mesafe kısa ve sürekli start-stop yaptırıyor. Köşe dönmek, bir iş için durmak gibi gibi. Ama spordaki o yürüme bandı kalori yakmak için özellikle tasarlandı.

Kısaca: Hayatınızda büyük bir değişikliğe gitmek zorundasınız, kolayı tamamen bırakmalısınız, bu kadar kola isteği hiç normal değil. Muhtemelen diyabet olmuşsunuzdur. Kesinlikle kan tahlili verin, size ilaç verirler en kötü onu basınca zaten kola isteğiniz gider. Zayıflamanın 'mucizevi' bir yöntemi maalesef ki yok. Tırnaklarınızla kazıya kazıya emek vere vere yapmalısınız. Instagram'da gördüğünüz "sabah kalkınca bunu yapın zayıflayın" videoları primden başka bir şey değil. Onlara inanmayın, sporunuzu yapın. Yemeğinizi yiyin. Akşam işten+spordan gelince yemek hazırlamak zor geliyorsa sabahtan hepsini yapın, tavuk göğsü tadı bozulmadan 2-3 gün kalıyor dolapta. Akşam gelip direkt yersiniz.
Yemeklerinize baharat atabilirsiniz, sos asla/ara sıra. Çünkü barbekü sos mesela diyelim çok şeker var içinde, yine canınız kola çeker. Kola içesiniz geldikçe su için. İçecek olarak doygunluğa ulaşacağınız için canınız doğal olarak kola çekmeyecek, sizin canınız aslında zaten kola çekmiyor, vücut su istiyor ve siz kola veriyorsunuz. Mesela en basidinden şöyle düşünün; bir çiçeğe su yerine kola döksek ne olur? Aynı şey.
Her şeyin başı kontrol, doktora git, spora başla, yemeklerini değiştir, bu kadar. Bilimle ve sağlıkla kalın, iyi sosyaller.

Hocam öncelikle mesajınız için çok teşekkür ederim.
Kola yı bırakıyorum
Döneri sade yesem nasıl olur?
Ekmeksiz patates ve sos ve ketçap mayonez olmadan
Spor salonu zor gibi görünüyor ama imkansız da değil
Bunun yerine yürüyüş yapsam?
Benim şöyle saçma bir beslenme düzenim var.
Elimden gelse sürekli aynı besinleri tüketirim.
Güya çaya şeker atmıyorum
Ama kola yı çok içer oldum
Ekmek yemiyorum bazı durumlarda işim gereği hariç
Uyku düzenim berbat
Bunda vardiyalı çalışıyor olmamın etkisi olabilir.
Şimdi hastaneye ilk hangi bölüme gitmem gerek?
Kola yı tamamen bırakıyorum
Ya ekmek
Ve döneri de bırakayım mı tamamen
Veya sadece tavuk domates marul katarak yesem de olur mu?
 
Hocam öncelikle mesajınız için çok teşekkür ederim.
Kola yı bırakıyorum.
Döneri sade yesem nasıl olur?
Ekmeksiz patates ve sos ve ketçap mayonez olmadan.
Spor salonu zor gibi görünüyor ama imkansız da değil.
Bunun yerine yürüyüş yapsam?
Benim şöyle saçma bir beslenme düzenim var.
Elimden gelse sürekli aynı besinleri tüketirim.
Güya çaya şeker atmıyorum.
Ama kola yı çok içer oldum.
Ekmek yemiyorum bazı durumlarda işim gereği hariç.
Uyku düzenim berbat.
Bunda vardiyalı çalışıyor olmamın etkisi olabilir.
Şimdi hastaneye ilk hangi bölüme gitmem gerek?
Kola yı tamamen bırakıyorum.
Ya ekmek.
Ve döneri de bırakayım mı tamamen.
Veya sadece tavuk domates marul katarak yesem de olur mu?

Uyku çok büyük problem. Ben vardiyalı çalışmıyorken her şeyim tastamam olsa bile uyku düzenim bozuldu mu kilo vermek mümkün olmuyor. Vücudun ritmi bozuldu mu her şeyi bozuyor. Sizin diğer alanlarda yapacağınız olumlu iyileştirmelerin karşılığını almanızı engeller ve bunun için mi kendimi kısıtlıyorum dedirtir moralinizi bozar. Sadece uyku düzenini sağlamak işin yarısı maalesef. Diğer maddelere geçemiyoruz uyku düzeni olmadan.
 
Hocam öncelikle mesajınız için çok teşekkür ederim.
Kola yı bırakıyorum.
Döneri sade yesem nasıl olur?
Ekmeksiz patates ve sos ve ketçap mayonez olmadan.
Spor salonu zor gibi görünüyor ama imkansız da değil.
Bunun yerine yürüyüş yapsam?
Benim şöyle saçma bir beslenme düzenim var.
Elimden gelse sürekli aynı besinleri tüketirim.
Güya çaya şeker atmıyorum.
Ama kola yı çok içer oldum.
Ekmek yemiyorum bazı durumlarda işim gereği hariç.
Uyku düzenim berbat.
Bunda vardiyalı çalışıyor olmamın etkisi olabilir.
Şimdi hastaneye ilk hangi bölüme gitmem gerek?
Kola yı tamamen bırakıyorum.
Ya ekmek.
Ve döneri de bırakayım mı tamamen.
Veya sadece tavuk domates marul katarak yesem de olur mu?

Dönerin kötü olmasının sebebi içinde sos olması değil, karbonhidrata oranla içindeki proteinin olmaması. Ayrıca döner sağlıklıdır. Siz hatay usulu dürüm dediniz döner değil, arasında çok fark var. Evde kendiniz yapın içine bol bol et koyun, koyabildiğiniz kadar salata atabilirsiniz, maruldur domatestir vb tüketin. Patates sos falan atmayın. Zaten o patates sos olayının çıkma sebebi bozuk et kullanmalarıydı, şimdi 'kültür' oldu.
Spor salonuna sanayide inşaatta çalışan arkadaşlarım geliyor. Siz de yapabilirsiniz.
Spor yerine yürüyüş pek iyi bir fikir değil, sporda ağırlık da kaldıracaksınız. Yürüyüş sadece basit kardiyo olur.
Çaya şeker atmamanız çok güzel, kola maalesef kafeinden dolayı bağımlılık yapıyor. Kola yerine çok garip gelecek ama domates, portakal gibi asitli meyveler yiyin. Kola isteğini inanılmaz kesiyor ve şekerli olduğundan güzel geliyor. Lif de var (gidip de abartıp 1 kilo yeme ama şimdi)
Ekmek yemeniz problem değil, dediğim gibi %80 sağlıklı bir diyete %20 istediğiniz gıda eklenebilir. O yazdıklarım herkes için tavsiyeler, beyaz ekmeği tamamen kesmek zorunda değilsiniz ama kolayı maalesef.
Hastanede ilk olarak kan tahlili vermelisiniz. Endokrin diye geçiyordu yanlış hatırlamıyorsam. Oraya bir gidin, her şeyinize baksınlar. Hormon mormon kan şekeri. Diyabet şüphenizi söyleyin, çok kola içtiğinizi söyleyin. O zaten sizi diyetisyene yollar. Yollamazsa gitmek istiyorum dyie söyleyin.