Son iki sene benim için gerçekten sancılı geçti. Annemi kollarımda kaybettim, birlikte yatıp kalktığım iki yakın arkadaşımı kaybettim. Kanser teşhisi kondu ve bu zorlu süreçte nişanlım beni terk etti. Yaşadığım tüm bu acı ve kayıplara rağmen, beni ayakta tutan bir şey vardı: İnatçılığım. Bu hayata bir kez geliyoruz ve elimden gelenin en iyisini yapmam gerektiğine inanıyorum. Zaman zaman motivasyonum düşüyor; çünkü motivasyon her zaman sürdürülebilir bir şey değil. Ancak böyle anlarda disiplini devreye sokuyorum. Yoluma devam ederken, inat ve disiplinle hayata karşı duruyorum.
Ailenin ilk çocuğu olarak ebeveynlerim beni katı bir şekilde yetiştirdi. Şu anda 26 yaşındayım ama 10 yaşımdan beri çalışıyorum. Bazen pazarda çalıştım, bazen hamallık yaptım. Örneğin, kardeşim ilk parasını 22 yaşında kazandı yeni çalışmaya başladı. Ebeveynlerim, ailenin en küçük çocuğu olduğu için ona karşı daha gevşek davrandı. Benimse istemediğim şeyleri bile yapmam için zorlarlardı. Bu her ne kadar zorlayıcı olsa da disiplinli olmamı sağladı diyebilirim. Bu sayede karşıma zorluk çıksa bile ayakta durabiliyorum. Çünkü böyle yetiştirildim. Yaşamaya devam edeceğim.