Ne düşünüyorsun bunlarla ilgili?
Hocam amacımı bilmediğim için kendimi en yakın hissettiğim, en güvenilir hissettiğim kişilere göre şekillendiriyorum. Annemin üzülmesi beni de üzüyor, üzülmemesi için dediklerini yapıyorum, çünkü en güvendiğim kişi o.
Babam küçüklüğümden beri asla bana vurmadı veya kızmadı, sadece uyardı sonra tekrar eğlenmememe bakmamı söyledi. Ancak babam haberi olmadan bir bakıma zarar veriyor bana, veya ben öyle düşünüyorum. Çünkü babamın evinde huzurlu hissedemiyorum, evim gibi hissedemiyorum, kendimi rahat hissedemiyorum.
Erken yetişkinliğe ulaşma konusunun farkındayım, kendimi yaşıtlarımdan daha olgun görüyorum, bunun ailem ile alakası olabilir.
Kendi yoluma gitmek istiyorum ancak imkanım yok, çünkü ne param var, ne de arkamda olan birisi, aileme anlatmaya çalıştım ancak hiçbir zaman anlamadılar. Her seferinde okulun bana bir şey katmadığını söyledim, ancak onlar başka yolun olmadığını düşünüyor. Özellikle babam, tırnakları ile kazıyarak geldiği için okul okumayı çok istiyor, dedem yüzünden okulu bırakmak zorunda kalmış, sokaklarda para kazanmaya çalışmış, en sonunda buralara kadar gelmiş.
Ancak kendime bakıyorum, daha okula gitmeyi bile beceremeyen yeteneksiz tembel birini görüyorum, babama anlatmaya çekiniyorum çünkü o hiç şikayet etmezken ben ediyorum. Annem çözüm yerine motive etmeye odaklı, ancak edemiyor çünkü ne yapacağını bilmiyor, kendisi Psikiyatriye gidiyor, ilaçlar kullanıyor, özellikle hiçbir zaman mutlu olamıyor. Annemi gerçekten gülerken göremiyorum çünkü gülemiyor, mutlu olmuyor, bunu her gördüğümde kafamı kuma gömmek istiyorum, görmemek istiyorum ancak görmek zorundayım.
Anlatmaya çalışıyorum ama her zaman içimde kalıyor, anlatamıyorum çünkü çözüm olmayacağını biliyorum, özellikle benim geleceğimi önemsedikleri için başarılı olmamı istiyorlar, çünkü ben olamazsam kimse olamaz. Bir yandan bunun korkusuyla yaşıyorum, eğer başarısız olursam ve bu kadar çabayı boş bırakırsam, onların emeğinin karşılığını veremezsem diye korkuyorum.
Normalde mutsuz değilken annemin sırf "beni çok üzüyorsun" demesi ağlatıyor beni, bana ne ismimle ne de oğlum diye hitap eder, sanki onu hep dinliyormuşum gibi çağırır. Bana gelip bu tarz konuşmadan sonra "oğlum" dese bile oturup ağlamak istiyorum.
Hiçbir zaman "seni seviyorum" gibi şeyler diyemiyorum, çünkü garip karşılıyor, bu tarz şeyleri yaşayamıyor. Babama dediğimde dümdüz sahte diyorum, çünkü artık klasik bir laf oluyor, her konuşmadan sonra seni seviyorum dediğinde "bende seni seviyorum" deyip kapatıyorum, ancak anneme dediğimde içten diyorum.
Toplumda herkesin ağzına "oku" lafı girmiş bir kere, ben okusam bile bir şey olamayacağımı düşünüyorum çünkü yetenekli olmadığımı düşünüyorum, derslerde başarılı olmak için son 1-2 ders kala çalışmam yetiyor çünkü direkt anlayabiliyorum konuyu, herkes harıl harıl çalışırken benim en ufak çalışıp sene boyu yatmam herkese normal gelmeye başladı.
Uyuyorum çünkü yapabileceğim bir şey yok, ders dinlemekten zevk almıyorum, geceleri uyumaya çalışınca düşünmekten uyuyamıyorum, kafamı sıraya koyduğum an sanki her şey bulanıklaşmaya başlıyor, beynim hiçbir şey düşünmüyor, sanki kendini kapatıyor gibi bir his oluyor, o his sırasında hiçbir şey düşünmüyorum, tepki dahi vermiyorum, çünkü veremiyorum, sanki bir şey beni durduruyor ve sadece uyumamı söylüyor.
Onlara göre hareket etmek zorundayım çünkü başka şansım yok, yolumu bulamıyorum, bin bir tane yol görüyorum, ancak başlangıçlarının neresi olduğunu göremiyorum.
Umarım fazla kafa ütülemem, burada rahatça konuşabiliyorum çünkü "acaba bunları desem üzülürler mi" diye bir düşüncem yok, benim yerime üzülmezsiniz. Ancak anneme anlattığımda benim için üzülürse daha çok üzülüyorum.
Bazı zamanlar direkt konuşamıyorum, konuşmak istiyorum, boğazımı biri sıkarmışçasına konuşamıyorum, dümdüz ağzımdan çıkmıyor kelime, a- diye kesiliyorum, birkaç dakika konuşamıyorum.
Anlatmak gerçekten birazda olsa sakinleştirdi, teşekkür ederim.