Öteki dünyaya inanmayan bir insan neden yaşar?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan 3635
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 43
  • Görüntüleme Görüntüleme 3B
  • Etiketler Etiketler
    neden
Ne güzel tarif ettin.
 
Yaşamak için illâ bir neden gerekmez, insan sırf istediği için bile yaşayabilir. Bir şeylere bağlanma dürtüsü insanlarda çok fazla olan bir şey, herkes buna sahip değil.

İnsan istediği için yaşar bu kadar basit bir şey, boşuna dallandırıp budaklandırmaya ihtiyaç yok. Kâinatın büyüklüğüne aklımız yetmez, bir yağmur damlası okyanusu idrak edemez. İnsan koca yaratılışta bir toz tanesi; ölsen de ölmesen de evrenin umurunda olmayacaksın, hatta gezegenin bile umurunda olmayacaksın.

Basit canlılarız ve çok fazla anlam aramayın, çünkü bunlar anlamsız. Bu sebeple bize sadece bahşedilen bu yaşamın keyfini çıkarmak düşer.
 
Son düzenleme:
Her arkadaşa mesajları için teşekkür ediyorum. Yazılanlar bir nebze iyi geldi. Çok mesaj geldiği için tek tek mesaj vermeye çalışmak uzun sürer. Bir daha bu konu üzerine düşüneceğim.
 
Hayatın bir amacı veya bir yere gittiği yok ihtiyar, her birimiz yaşamak için farkında olarak veya olmayarak amaç ediniyoruz ve bu amacı gerçekleştirmek uğruna zamanımızı harcayıp ölüyoruz. Asıl mesele ölmeden önce yaptıklarında, bana göre yaşamın amacı kendimi geliştirmek ve kendime sunabileceğim en iyi hayatı sunmak. Bir de tarihe kapak atabilirsem huzurla ölebilirim.
 
Öteki dünyaya inanmamak "yaratıcı yok" anlamına gelmez. Yaratıcı bizi belli bir amaç doğrultusunda yaratmış ve bu da bana göre "gönlünce yaşamak" güzel bir kıza baktığında "güzel şeyler" hissediyorsan yaratıcıyı hissediyosundur demektir.

Ama insan bana göre net "zihinsel" o yüzden farklı amaçların olmalı, "zihnini tatmin edecek" ve bunlara yavaş yavaş ulaştığında başka hedefler koyacaksındır. (ben işin zihinsel tarafında değilim) esasen insan "doğal" bir canlıdır yaratıcının senin nasıl yaşamanı istedğini anlamak gerekiyor.

Tabii gerçek şu ki "öteki dünya yok"

Başka şekilde "insan" öleceğini bilen tek canlıdır (öyle biliniyor) bu aslında yaratıcıyı "ret" ediş bana göre. Yani "insan" öleceğini asla bilmemesi gerekiyordu. Biraz daha derine inersem bu aslında bir "karar" yani insan yaratıcıdan kopmaya ve/veya ret etmeye "karar" vermiş tamamen bilinçli.

Tabii bunun sonuçları var. Hayatı anlamsız bulmak vs veya buna bağlı intihar etmek gibi.
 
Son düzenleme:
Herkesin yaşama amacı farklıdır. Yani hepimiz amacımızı kendimiz belirler ve kendi belirlediğimiz amaç doğrultusunda yaşamaya çalışırız.
 
Büyük pencereden bakınca haklısın. Hepimiz element olup gideceğiz işin sonunda, o yüzden yaşamak mantıksız geliyordur.

Ben hep kendime "elimdeki tek mülkiyetim yaşamım, ondan vazgeçmeye de niyetim yok" derim. Gelecekte binbir türlü olasılık dahilinde belki birine bir faydam dokunur, bana faydası dokunanlar olur vs. biliyorum bakış açısı baya sığ ama "yaşamak" meselesi bana hiç akıl işi gibi gelmedi. Mantık ile bir yere koyamıyorum yani. O yüzden ilkel bir şekilde bağlanabileceğim olgular beni hayatta tutuyor. Homo saphiensler olarak buna yatkınız zaten.

Kız arkadaşın, eşin, siyasi görüşün, ülken, çocukların, kardeşlerin, ailen senin hayatta kalma sebebindir belki. Ama bu nedenler dediğim gibi hep "ilkel" oluyor işin sonunda.
 
Çünkü hayat düşündüğümüzden daha fazlası, sırlarla dolu ve koskocaman bir evrende yaşıyoruz ve hala keşfedecek çok şeyi olan kum taneleriyiz. Ben kendimdeki potansiyeli görmek için yaşıyorum neleri başarabileceğimi ve nereye kadar gidebileceğimi görmek için Tanrı var veya yok ama hepimizin hayatının bir amacı var. İnsan ne kadar kötü olsa da dünya çok güzel.
 
Eğlencesine yaşıyorum başka soru?
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…