Polisler İnsan Değil mi?
Neden polis, işinize gelince kahraman; ama işinize gelmeyince düşman oluyor?
Arabanız çalındığında, biri sizi tehdit ettiğinde, çocuğunuz kaybolduğunda, mahallenizde bir kavga çıktığında ilk kimi arıyorsunuz? Polisi. Peki, neden aynı polisler bir başka olayda, belki de kendi inisiyatifleri dışında görevlerini yaparken, hakaretlere, küfürlere, düşmanlığa maruz kalıyor?
Spor şube polislerinin ne suçu var? Onlar da görevlerini yapan memurlar. Maçta taşkınlık çıkmasın, insanlar birbirini bıçaklamasın, statta bir çocuğun başına bir şey gelmesin diye oradalar. Maçlarda, tribünlerde neden polisler var? Kıymetli topçularınız, taraftarınız zarar görmesin diye. Ama yine de hedef tahtasına konuluyorlar.
Halkın bir kısmı artık genelleme yaparak tüm polisleri “düşman” gibi görmeye başladı. Oysa bu çok tehlikeli bir bakış açısı. Suçlu polis yok mu? Elbette var. Ama suçlu doktor, suçlu öğretmen, suçlu gazeteci de var. Bir meslek grubunu, birkaç kişinin hatası yüzünden toptan yargılamak adil mi?
Polisler de insan. Evlerinde bekleyen eşleri, çocukları, yaşlı anne babaları var. Gece gündüz, bayram seyran demeden görev başında olan bu insanlar, sadece kamu düzenini korumaya çalışıyorlar. Kolay mı sanıyorsunuz kalabalığın içinde, her an hedef haline gelme riskine rağmen görev yapmak?
Bir de şu soruyu kendimize soralım: Polis olmasa ne olurdu?
Her suçun cezasını biz mi verecektik? Mahallede çıkan silahlı kavgayı kim ayıracaktı? Hırsızlık olayını kim çözecekti? Birini kaybettiğinizde kimi arayacaktınız? Herkes kendi adaletini sağlamaya kalkarsa, bu ülkede yaşanır mı?
Saraçhane olaylarına ya da benzer müdahalelere örnek verip "bakın şiddet uyguladılar" diyenler çıkacaktır. Ancak bu da yine genellemeye girer. Talimat verenle, uygulamak zorunda kalan aynı kişi değil. Ve unutmayın, polis emir komuta zinciri içinde çalışır. O gencin karşısında duran polis belki içinden üzülüyor, belki çocuğunu hatırlıyor ama görevini yapmak zorunda. Tıpkı bir doktorun, en sevmediği hastayı da tedavi etmek zorunda olduğu gibi.
Polise düşmanlık çözüm değil!
Eleştiri hakkımız elbette var. Yanlış yapan polis varsa şikayet edelim, dava edelim, hak arayalım. Ama tüm bir meslek grubunu hedef göstermek, vicdansızlıktır. Hele ki sokakta sadece görevini yapan bir polise hakaret etmek, insanlık onuruna aykırıdır.
Çocuklar o hakaretleri görüyor. Polis babalarının, annelerinin nasıl aşağılandığını izliyor. O çocuklar büyüyünce ne düşünecek? Onlara nasıl bir toplum miras bırakıyoruz?
Polis halk için vardır. Halk da polis için. Güven dediğimiz şey karşılıklıdır. Lütfen artık empati yapalım. Suçluyla görevini yapanı ayırt edelim. Sessiz, sakin ama fedakâr binlerce polis var bu ülkede. Onların hakkını kim savunacak?
Bu konuya gelen mesajlar halkın polise olan kinini, düşmanlığını fazlasıyla açıklıyor. İnsanlık ölmüş, ne diyeyim. Muhtemelen şimdi herkes beni linçleyip düşmanı olarak görecek. Ama ben yine de bu konuyu açacağım. Kendi düşüncelerimi belirteceğim.
Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat edilmelidir. Polise karışılmaz, vazifesini yaparken serbest bırakılmalıdır. Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır.
Neden polis, işinize gelince kahraman; ama işinize gelmeyince düşman oluyor?
Arabanız çalındığında, biri sizi tehdit ettiğinde, çocuğunuz kaybolduğunda, mahallenizde bir kavga çıktığında ilk kimi arıyorsunuz? Polisi. Peki, neden aynı polisler bir başka olayda, belki de kendi inisiyatifleri dışında görevlerini yaparken, hakaretlere, küfürlere, düşmanlığa maruz kalıyor?
Spor şube polislerinin ne suçu var? Onlar da görevlerini yapan memurlar. Maçta taşkınlık çıkmasın, insanlar birbirini bıçaklamasın, statta bir çocuğun başına bir şey gelmesin diye oradalar. Maçlarda, tribünlerde neden polisler var? Kıymetli topçularınız, taraftarınız zarar görmesin diye. Ama yine de hedef tahtasına konuluyorlar.
Halkın bir kısmı artık genelleme yaparak tüm polisleri “düşman” gibi görmeye başladı. Oysa bu çok tehlikeli bir bakış açısı. Suçlu polis yok mu? Elbette var. Ama suçlu doktor, suçlu öğretmen, suçlu gazeteci de var. Bir meslek grubunu, birkaç kişinin hatası yüzünden toptan yargılamak adil mi?
Polisler de insan. Evlerinde bekleyen eşleri, çocukları, yaşlı anne babaları var. Gece gündüz, bayram seyran demeden görev başında olan bu insanlar, sadece kamu düzenini korumaya çalışıyorlar. Kolay mı sanıyorsunuz kalabalığın içinde, her an hedef haline gelme riskine rağmen görev yapmak?
Bir de şu soruyu kendimize soralım: Polis olmasa ne olurdu?
Her suçun cezasını biz mi verecektik? Mahallede çıkan silahlı kavgayı kim ayıracaktı? Hırsızlık olayını kim çözecekti? Birini kaybettiğinizde kimi arayacaktınız? Herkes kendi adaletini sağlamaya kalkarsa, bu ülkede yaşanır mı?
Saraçhane olaylarına ya da benzer müdahalelere örnek verip "bakın şiddet uyguladılar" diyenler çıkacaktır. Ancak bu da yine genellemeye girer. Talimat verenle, uygulamak zorunda kalan aynı kişi değil. Ve unutmayın, polis emir komuta zinciri içinde çalışır. O gencin karşısında duran polis belki içinden üzülüyor, belki çocuğunu hatırlıyor ama görevini yapmak zorunda. Tıpkı bir doktorun, en sevmediği hastayı da tedavi etmek zorunda olduğu gibi.
Polise düşmanlık çözüm değil!
Eleştiri hakkımız elbette var. Yanlış yapan polis varsa şikayet edelim, dava edelim, hak arayalım. Ama tüm bir meslek grubunu hedef göstermek, vicdansızlıktır. Hele ki sokakta sadece görevini yapan bir polise hakaret etmek, insanlık onuruna aykırıdır.
Çocuklar o hakaretleri görüyor. Polis babalarının, annelerinin nasıl aşağılandığını izliyor. O çocuklar büyüyünce ne düşünecek? Onlara nasıl bir toplum miras bırakıyoruz?
Polis halk için vardır. Halk da polis için. Güven dediğimiz şey karşılıklıdır. Lütfen artık empati yapalım. Suçluyla görevini yapanı ayırt edelim. Sessiz, sakin ama fedakâr binlerce polis var bu ülkede. Onların hakkını kim savunacak?
Bu konuya gelen mesajlar halkın polise olan kinini, düşmanlığını fazlasıyla açıklıyor. İnsanlık ölmüş, ne diyeyim. Muhtemelen şimdi herkes beni linçleyip düşmanı olarak görecek. Ama ben yine de bu konuyu açacağım. Kendi düşüncelerimi belirteceğim.
Polis, kanun adamıdır. Ona her zaman saygı göstermeli ve itaat edilmelidir. Polise karışılmaz, vazifesini yaparken serbest bırakılmalıdır. Herkesin polisi kendi vicdanıdır, fakat polis vicdanı olmayanların karşısındadır.
Son düzenleme: