Abdülaziz zamanında ise Osmanlı ekonomisi darmadağın değil miydi?
Ortalamaydı. Abdülhamid ve Vahidettin dönemi çok daha kötüydü.

Biliyorum hepsini merak etmeyin. O padişahlar zaten hep Osmanlı'nın iyiliği için yapmadı mı? Fatih mesela İstanbul'u aldığında her yer harabeydi bunun için de İstanbul'u yeniden inşa etmek için halktan para aldı. 2.mahmut ise modern türklerin başlangıcı değil mi? Sizce de 1000 yıl boyunca aynı kılık kıyafeti giyen bir millete yeni giysiler giydirmek o kadar basit mi? Abdülaziz zamanında ise Osmanlı ekonomisi darmadağın değil miydi? Devlet daha fazla borç almamak istediği için halktan aldı ama zaten eninde sonunda Avrupa'dan borç almak zorunda kaldı. Onun dışında İbrahim döneminde evet katılıyorum deli olduğu söylenip halktan zorla vergi alındığını bende duydum. Ancak onun döneminde onun dışında da 150 yıl boyunca bitmeyen celali isyanları ve Anadolu'nun tamamını elinin altığna alan isyanlar çıktı. Özellikle de Girit kuşatması başladı.
Hocam benim anlatmak istediğim; bu ulusta adamakıllı ekonomik plan yapmak falan yok. Halkın sırtına dayıyorlar. Fatih'in ve 2. Mahmut'un durumları lazım olduğu için anlaşılıyor ancak diğer padişahlar için aynı konu geçerli değil. Bu dönemde bile monarşi savunuyorsunuz ancak bakıldığında monarşik düzenler iki ucu dışkılı deynek. İyi gelirse harika! Kötü gelirse vah haline. Bu sebeple ya halkında içinde olduğu bir monarşi olmalı ya da halkın kendini geliştirip demokrat olması gerekiyor.
 
Bence en mantıklı yönetim sistemi diye bir şey şu anda yok. Ne demokrasi ne teokrasi ne sosyalizm ne faşizm ne de anarşizm. Hiçbirisi insanlar için iyi bir yönetim sistemi değil. Bu sebeple bence çoğu yönetim sisteminin Kemalizm'e benzer bir şekilde mantıklı taraflarının toplanıp bir sentez oluşturması lazım. Bu sayede sentez yönetim biçiminde belli mantıksal sorunlar yaşamadan yaşayabilirsin. Misal, anarşik bir yönetim sisteminde devlet olmadığı için güvenlik olmaz. Bu da son derece sorun teşkil eder. Bu doğrultuda mantıklı olan devletin otoritesinin olmasıdır. Değil mi? İşte bu sentez de buna benzer bir şekilde tüm her şeyi bilimsel, kuramsal ve dünyevi olarak ölçerek bir karar metodu oluşturmalıdır.
Dünyanın tek devlet ve komunist/sosyalist bir yapıyla yönetilmesi dışı hayır, bunu da sağlı sollu rüyamızda görürüz.
 
Ortalamaydı. Abdülhamid ve vahidettin dönemi çok daha kötüydü.

Osmanlı'nın ekonomisi hiçbir zaman ortalama kalmadı. 2. Viyana faciasından sonra, bahsettiğiniz "ortalama" dönemler 17. yüzyıl Osmanlı'sı dönemindeydi. Osmanlı, 1735-1739 Rus savaşından sonra tüm Rus savaşlarını kaybetti. İşte birkaç örnek:

  • 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve diğerleri.
Osmanlı, bu savaşların tamamını kaybetti. Sadece 1853 yılında, İngiltere ve Fransa ordularının yardımıyla Kırım Harbi'ni kazanabildik. Ancak onu bile zar zor kazandık, çünkü Patrona Osman Paşa'nın komutasındaki tüm Osmanlı donanması yakıldı. Ruslar, sadece o baskında bile 38 asker kaybederken biz 4.000 askerimizi şehit verdik.

Bir donanmanın yakılıp yeni bir donanma inşa edilmesi, üzerine abdülazizin yeni nesil donanmalar yapmak istemesi sandığınız kadar basit değildir. Osmanlı'nın ekonomisini Ruslar mahvetti. Çünkü sürekli bize savaş açtıkları için ekonomi diye bir şey kalmadı.
 
Osmanlı'nın ekonomisi hiçbir zaman ortalama kalmadı. 2. Viyana faciasından sonra, bahsettiğiniz "ortalama" dönemler 17. yüzyıl Osmanlı'sı dönemindeydi. Osmanlı, 1735-1739 Rus savaşından sonra tüm Rus savaşlarını kaybetti. İşte birkaç örnek:

  • 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve diğerleri.
Osmanlı, bu savaşların tamamını kaybetti. Sadece 1853 yılında, İngiltere ve Fransa ordularının yardımıyla Kırım Harbi'ni kazanabildik. Ancak onu bile zar zor kazandık, çünkü Patrona Osman Paşa'nın komutasındaki tüm Osmanlı donanması yakıldı. Ruslar, sadece o baskında bile 38 asker kaybederken biz 4.000 askerimizi şehit verdik.

Bir donanmanın yakılıp yeni bir donanma inşa edilmesi, üzerine abdülazizin yeni nesil donanmalar yapmak istemesi sandığınız kadar basit değildir. Osmanlı'nın ekonomisini Ruslar mahvetti. Çünkü sürekli bize savaş açtıkları için ekonomi diye bir şey kalmadı.

Osmanlı zamanında Anadolu'daki herhangi bir yerde yaşasaydın keşke o zaman anlardın .d
 
Osmanlı'nın ekonomisi hiçbir zaman ortalama kalmadı. 2. Viyana faciasından sonra, bahsettiğiniz "ortalama" dönemler 17. yüzyıl Osmanlı'sı dönemindeydi. Osmanlı, 1735-1739 Rus savaşından sonra tüm Rus savaşlarını kaybetti. İşte birkaç örnek:

  • 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı,
  • 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve diğerleri.
Osmanlı, bu savaşların tamamını kaybetti. Sadece 1853 yılında, İngiltere ve Fransa ordularının yardımıyla Kırım Harbi'ni kazanabildik. Ancak onu bile zar zor kazandık, çünkü Patrona Osman Paşa'nın komutasındaki tüm Osmanlı donanması yakıldı. Ruslar, sadece o baskında bile 38 asker kaybederken biz 4.000 askerimizi şehit verdik.

Bir donanmanın yakılıp yeni bir donanma inşa edilmesi, üzerine abdülazizin yeni nesil donanmalar yapmak istemesi sandığınız kadar basit değildir. Osmanlı'nın ekonomisini Ruslar mahvetti. Çünkü sürekli bize savaş açtıkları için ekonomi diye bir şey kalmadı.

Hocam sadece onlar yüzünden değil. Ordu modernize edilmedi. Adamakıllı okul açılamadı. Ham madde üretimi azdı. Bu tarz önemli sebeplerde var. Bu arada Osmanlı döneminde usulsüz toprak satışları da oluyormuş galiba.

Osmanlı zamanında Anadolu'daki herhangi bir yerde yaşasaydın keşke o zaman anlardın .d
Osmanlı'nın kalbi Balkanlardır. Anadolu halkı Türk olmasına karşın köle olarak kullanıldı.
 
Hocam sadece onlar yüzünden değil. Ordu modernize edilmedi. Adamakıllı okul açılamadı. Ham madde üretimi azdı. Bu tarz önemli sebeplerde var. Bu arada Osmanlı döneminde usulsüz toprak satışları da oluyormuş galiba.

Osmanlı'nın kalbi balkanlardır. Anadolu halkı Türk olmasına karşın köle olarak kullanıldı.

Toprak satışı olmadı sadece sürekli savaş kaybettiği için ve sürekli bundan dolayı toprak kaybettiği için Öyle zannediyorlar genellikle. Ordu modernize edilmemesinin nedeni yeniçeriler izin vermedi ya. Yeniçeriler 1700'lerden sonra kahvehanelerde kalmaya başladı. Berberlerde esnaf olarak çalışmaya başladı. Devlet ise sırf savaşlardan dolayı binlerce yeniçeri almıştır. O dönem 70.000'den fazla yeniçeri ortaya çıkmıştır. Ancak cenk vakti geldiğinde sadece 5000 kişi geliyordu. Yeniçeriler ise modernliği reddediği için ki zaten bunun örneğini nizam-ı cedid ordusuyla birlikte gördük ve sonunda 3. Selim'i öldürdüler vahşiler. Yani modernize edilememesinin nedeni buydu. Yine genç Osman da da gördük bu durumu.
 
Son düzenleme:
Bence en mantıklı yönetim sistemi diye bir şey şu anda yok. Ne demokrasi ne teokrasi ne sosyalizm ne faşizm ne de anarşizm. Hiçbirisi insanlar için iyi bir yönetim sistemi değil. Bu sebeple bence çoğu yönetim sisteminin Kemalizm'e benzer bir şekilde mantıklı taraflarının toplanıp bir sentez oluşturması lazım. Bu sayede sentez yönetim biçiminde belli mantıksal sorunlar yaşamadan yaşayabilirsin. Misal, anarşik bir yönetim sisteminde devlet olmadığı için güvenlik olmaz. Bu da son derece sorun teşkil eder. Bu doğrultuda mantıklı olan devletin otoritesinin olmasıdır. Değil mi? İşte bu sentez de buna benzer bir şekilde tüm her şeyi bilimsel, kuramsal ve dünyevi olarak ölçerek bir karar metodu oluşturmalıdır.

Toprak satışı olmadı sadece sürekli savaş kaybettiği için ve sürekli bundan dolayı toprak kaybettiği için. Öyle zannediyorlar genellikle. Ordu modernize edilmemesinin nedeni yeniçeriler izin vermedi ya. Yeniçeriler 1700'lerden sonra kahvehanelerde kalmaya başladı. Berberlerde esnaf olarak çalışmaya başladı. Devlet ise sırf savaşlardan dolayı binlerce yeniçeri almıştır. O dönem 70.000'den fazla yeniçeri ortaya çıkmıştır. Ancak cenk vakti geldiğinde sadece 5000 kişi geliyordu. Yeniçeriler ise modernliği reddediği için ki zaten bunun örneğini nizam-ı cedid ordusuyla birlikte gördük ve sonunda 3. Selim'i öldürdüler vahşiler. Yani modernize edilememesinin nedeni buydu. Yine genç Osman da da gördük bu durumu.
Hocam Safa Bey diyor ki; Osmanlı döneminde Rusya'ya küçük bir çiftlik satışı yapılacakken askerlerden bir tanesinin hesaplaması yüzünden koca bir alanı vermişler.