Bak şimdi sana ikisi arasındaki farkı söyleyeyim.

DDoS: İki kişi konuşurken araya diğerlerinin girip "Armutttt, armuttt istiyoruzzzz!" diye boş boş bağırması ve bunun sonucunda iki kişinin birbirini duyarken zorluk yaşaması gibi düşün.

Veri sızıntısı: İki kişi konuşurken o kişilerin direkt beyninin içindeki bilginin alınması.

DDoS ile Veri Sızıntısı arasındaki fark bu işte. Tamamen alakasızlar. Bak, miss gibi örnek verdim sana. Hayatta unutmazsın. 🙏

Bu arada, parolalarınız da düz metin olarak veri tabanında tutulmuyor. Bir mucize olup biri beyindeki verileri mucizevi güçler ile çalarsa hesaplarınız yine riske girmez.

Bu kadar güzel özetlenemezdi. Ellerinize sağlık.

Birbirinden çok bağımsız şeyler. DDoS dediğimiz şey bir sistemi aşırı trafik ile meşgul ederek yavaşlatmayı ya da tamamen erişilemez hale getirmeyi amaçlar. Bu tür saldırılarda saldırganın hedef sunucudaki verilere erişmesi söz konusu değildir çünkü saldırı, doğrudan veri çalmak yerine servis kesintisi yaratmaya yöneliktir. Veri sızıntısı yaşanması için sunucu dosyalarına yetkisiz erişim gerekli, bu da şu aşamada pek mümkün değil.
Veri sızdırmaları zor bir şey sanırım. Sosyal mühendislik zımbırtısı çok işe yarıyor galiba. Doğru mudur?
 
Bak şimdi sana ikisi arasındaki farkı söyleyeyim.

DDOS: İki kişi konuşurken araya diğerlerinin girip "Armutttt, armuttt istiyoruzzzz!!!" diye boş boş bağırması ve bunun sonucunda iki kişinin birbirini duyarken zorluk yaşaması gibi düşün.

Veri sızıntısı: İki kişi konuşurken o kişilerin direkt beyninin içindeki bilginin alınması.

DDOS ile Veri Sızıntısı arasındaki fark bu işte. Tamamen alakasızlar. Bak, miss gibi örnek verdim sana. Hayatta unutmazsın. 🙏

Bu arada, parolalarınız da düz metin olarak veri tabanında tutulmuyor. Bir mucize olup biri beyindeki verileri mucizevi güçler ile çalarsa hesaplarınız yine riske girmez.
Parolamı ben de hatırlamıyorum. Sunucu hatırlasa ne olur ki 🫣
 
Son düzenleme:
Bir süredir; yazılıp çiziliyor, doğru mu değil mi diye soruyorlar. Değil diyoruz, inanmıyorlar. Yok öyle bir şey desek de, inanmıyorlar. Demek ki hissediyorlar, demek ki haklılar. Evet doğru, Techolay yavaşladı.