Tanrı kavramı aklıma yatmıyor

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan 5729
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 89
  • Görüntüleme Görüntüleme 2B
  • Etiketler Etiketler
    tanrı
Kumar oynamaya gerek yok inan geç. Gerçek çıkınca cehenneme gidip işkence çekmeye de gerek yok
 
Kumar oynamaya gerek yok inan geç. Gerçek çıkınca cehenneme gidip işkence çekmeye de gerek yok
Böyle bir inanç sisteminin sürdürülebilir olduğunu düşünmüyorum. Kalben inanılmadığı sürece de tanrının bizleri cennete sokacağını sanmıyorum. Ben de asla tamamen, kalbimle inanamayacağıma göre inanıp inanmamam oldukça önemsiz kaçıyor. Ben inanmak değil, bilmek istiyorum açıkcası.
 
Ben bizi var edenleri merak ediyorum. Her şeyi başlatanları. En tepedeki tanrı zaten iletişime geçmediği için önemsiz.
Buradaki olay bana göre Tanrı istemediği sürece imkansız. Diyelim tanrı varsa bana göre o hiçbir şekilde bizim gibi olmamalı. Tıpkı program ile programcı gibi.

Tanrı istese programı istediği kodlar ve diğer programlarla da onları iletişime geçirir ve kendi yazdığı bilgileri okutur. Ama program asla tanrıyı bilemez.

Umarım anlatabilmişimdir.

Hocam bazen kalben dediğimi şey, nefsimiz de olabilir. Buna dikkat etmek gerekir bence. Nefis yani isteklerimiz, mantığının önüne de geçer.
 
Tanrıdan kastın eğer en tepedeki tanrıysa evet bizim gibi olmamalı. Ama bizi var edenlerin bize benzeyebileceğini düşünüyorum. Belki de hiç benzemiyorlardır.
 
İnsanlar açıklayamadığı şeylere gerçek üstü bir anlam atfetmeye çok meyilli. Bunun sebepleri de psikolojik. Güçlü bir varlığa sırtını dayamak, onun tarafından mükafatlandırılmak, gücünün yetmediği bir durumda her şeye gücü yeten bir kavram yaratıp ondan medet ummak daha romantik geliyor insanlara.

Merak edilen, cevabı şu an bilinmeyenler soruların cevabı bir gün bilim tarafından açıklanacak, keşfedilecek. Bu, insanlığın ortaya çıktığından günümüze kadar böyleydi ve böyle olmaya devam edecek.

Böyle tartışmalarda hep şu örneği veririm. Elimize akıllı telefonları alalım, baz istasyonlarını ve telefonla iletişim kurmamızı sağlayan teknoloji ne ise eksiksiz bir şekilde alalım ve orta çağ dönemine zamanda yolculuk yapalım. O dönemin insanlarına uzaktan iletişim kurabildiğimizi, sesimizi ve görüntümüzü uzaktan birbirimize aktarabildiğimizi gösterelim. Bunu yaptığımız an, o dönemin bilimi bunu henüz açıklayamadığı için ya bize "tanrı" diyerek tapacaklar ya da bize "şeytan", "cadı" veya "büyücü" diyerek bizi öldürmeye çalışacaklar.
 
Hocam bazen kalben dediğimi şey, nefsimiz de olabilir. Buna dikkat etmek gerekir bence. Nefis yani isteklerimiz, mantığının önüne de geçer.
Hocam ben eskiden müslümandım ama gittikçe her şey mantıksız geldi her şeyi okudum, düşündüm ve şimdi hiç olmadığım kadar uzağım ibrahimi dinlerdeki tanrı fikrinden. Bu öylesine bir fikir, bir düşünce değil. Zihnimde ki bir gerçek.

Eğer bundan bin yıl sonra insanları var eden şeyler uzaylılar çıkarsa buradan selam olsun hepsine Tabii mesajlarımız hala durursa.
 
Tanrıdan kastın eğer en tepedeki tanrıysa evet bizim gibi olmamalı. Ama bizi var edenlerin bize benzeyebileceğini düşünüyorum. Belki de hiç benzemiyorlardır.
O zaman bizi yaratan dediğin şeyin canlı yaratma özelliği varsa bunu iki şekilde yapabilir yani;

1. Evrenin kurallarıan tabii kalıp yaratır.
2. Ya da evreni o yaratmıştır yani.

Sizin kendi düşünceleriniz nelerdir bu konuda?
 
Doğaüstü bir olgunun zaten mantığa uygun gelmesi imkansızdır. İdealize edilecek tanrı kavramı direkt akıl ve mantığın dışındadır.
 
Hocam ben bizi var etme tabirini kullanıyorum, yaratmayı değil. Bizi var edenlerin yaratma özelliğine sahip olup olmayacağını bilemiyorum. Tohum ekme misali ilk evrimi, canlılığı başlatmış ve tıpkı deney gibi bizi gözlemlemiş olabilirler. Hala gözlemleniyor bile olabiliriz. Benim bahsettığım uzaylı ırk metafiziksel değil. Sadece aşırı aşırı gelişmiş bir medeniyet.
 
Kısaca ihtiyacın varsa inan, ihtiyacın yoksa salla.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…