Öldüğü falan yok. Uzaydan gelen o meteoritler tesadüf eseri de oraya düşmüş olabilir düşürülmüşte olabilir. Hiç kimse hiçbir şey bilmiyor sadece fikir yürütüyor.
Demirin gökten indiğine dair olan inanç mısıra kadar uzanıyor hocam ama o başka bir konu. Benim dediğim başka bir şey. Eğer bizim dediğimiz doğruysa kuranın dediği doğru değildir. Eğer kuranın dediği doğruysa bizim ki doğru değildir. Bilim gösterecek artık.
Uzunca bir süre bu konu hakkında düşündüm. Dinden çıktıktan bu yana birçok kitap ve yazı okudum, videolar izledim. İki tarafın da argümanlarına baktım. Hatta açıkçası tanrı fikrine inanmak istedim. Ama nedense tanrı fikri bana çok garip geliyor. Daha güneş sistemimizin dışında ne olduğunu adamakıllı bilemiyorken nasıl olur da evrenin dışı hakkında bu şekilde net yorumlar yapabiliyoruz anlamıyorum. Her ne kadar bilim kurgu romanlarına ve filmlerine konu olsa da ben tüm bu curcunayı, evrim sürecini uzaylı bir ırkın bile başlatmış olabileceğini düşünüyorum ve mantığım bunun tanrı fikrinden daha iyi olduğunu söylüyor. Tanrı hep bana boşluk kapatıcı bir kavrammış gibi geldi. Sorunlari çözmüyordu sadece bir adım öteye taşıyordu. Simulasyon da bile olmadığımız kesin değilken bazı insanların tanrı fikrine bu kadar samimi bir şekilde bağlanabilmesini garipsiyorum. Belki de onlar haklıdır ve tanrı vardır, peki ya yoksa?
"Tanrı varsa ve ben inanıyorsam, sonsuz bir ödül kazanırım; Tanrı yoksa ve ben inanıyorsam, kaybım sınırlıdır. Bu durumda, inanmak en mantıklı seçenektir.”
Blaise Pascal
Bir yerde durması lazım ve son durak Allah yani yaratıcı oluyor. Onu da yaratan yokmu dersen, yok. Peki neden? Çünkü insan her şeyi kendi yaşadığı alemin mantık sınırları içinde hayal ediyor. Şu bir gerçek ki insan çok sınırlı ve çok ama çok aciz bir canlı. Daha ezilme, sinirlenme, utanma duygularını bile bastıramayan duygusal bir varlığız. O yüzden bazı hassas konularda insanın aklına güvenmemesi ve aciz olduğunu kabullenmesi lazım.
Hocam ben bizi var etme tabirini kullanıyorum, yaratmayı değil. Bizi var edenlerin yaratma özelliğine sahip olup olmayacağını bilemiyorum. Tohum ekme misali ilk evrimi, canlılığı başlatmış ve tıpkı deney gibi bizi gözlemlemiş olabilirler. Hala gözlemleniyor bile olabiliriz. Benim bahsettığım uzaylı ırk metafiziksel değil. Sadece aşırı aşırı gelişmiş bir medeniyet.
O aşırı gelişmiş medeniyeti ele alalım. O aşırı gelişmiş medeniyeti kim yarattı? Onlardamı bir deneyin parçası? Onları oluşturanlarda bize nasıl deney yaptıklarının deneyinimi yapıyorlar? Bence tutarsız.
Kendi içinde tartışmanı "yaratılmış olmak" ön kabulüyle yapman da çok doğru değil. Neden "yaratılmış" olmak zorundayız? Yaratılmak dışında da bir nedenle var olmuş olamaz mıyız?
Yani kimin "yarattığı" tartışmasından önce "yaratıldık mı" yoksa başka bir nedenle mi var olduk sorusunu tartışmak gerekiyor.
Deney yapmak istemiş olabilirler, fantezi bile yapmış olabilirler. Belki de sadece dediğiniz gibi sadece teknolojileri ona yatkın olduğu içindir. Bilmediğimiz okyanuslarda olduğumuz için oldukça karanlık her yer. Umarım bilim elle tutulur bir şeyler keşfeder bu konu hakkında.
Bu konu hakkında yani inanç konuları hakkında bilim bir şey kesfedemez maalesef. Bilim dediğimiz şey bizim yaşadığımız dünyanın yasaları içinde dönen bir şey.
Yanlış. Eğer yaratılmak dışında başka bir nedenle var olduysak, cevabımız o nedenin kendisi olmuyor da nasıl yine "yaratılmak" oluyor? Mantıken demişsiniz, hangi mantıkla?
Yanlış. Eğer yaratılmak dışında başka bir nedenle var olduysak, cevabımız o nedenin kendisi olmuyor da nasıl yine "yaratılmak" oluyor? mantıken demişsiniz, hangi mantıkla?
Siyaseti veya ideolojiyi güçlendirmek amacıyla insanların dini duygularını sömürerek yönlendirmek başka bir şey yaratıcının yaratıp daha sonra bizi yönlendirmesi başka bir şey. Hangisini kastettiniz?
Uzunca bir süre bu konu hakkında düşündüm. Dinden çıktıktan bu yana birçok kitap ve yazı okudum, videolar izledim. İki tarafın da argümanlarına baktım. Hatta açıkçası tanrı fikrine inanmak istedim. Ama nedense tanrı fikri bana çok garip geliyor. Daha güneş sistemimizin dışında ne olduğunu adamakıllı bilemiyorken nasıl olur da evrenin dışı hakkında bu şekilde net yorumlar yapabiliyoruz anlamıyorum. Her ne kadar bilim kurgu romanlarına ve filmlerine konu olsa da ben tüm bu curcunayı, evrim sürecini uzaylı bir ırkın bile başlatmış olabileceğini düşünüyorum ve mantığım bunun tanrı fikrinden daha iyi olduğunu söylüyor. Tanrı hep bana boşluk kapatıcı bir kavrammış gibi geldi. Sorunlari çözmüyordu sadece bir adım öteye taşıyordu. Simulasyon da bile olmadığımız kesin değilken bazı insanların tanrı fikrine bu kadar samimi bir şekilde bağlanabilmesini garipsiyorum. Belki de onlar haklıdır ve tanrı vardır, peki ya yoksa?
Sayın yazar, iyi bir Müslüman dünyadaki tüm insanların iman etmesini ve cennete gitmesini ister. Bundan mutluluk duyarım. Bile isteye her şey apaçık ortadayken iman etmek kolayken diğer tarafı seçen insana üzülsem de bir tarafım da teşekkür ediyor. Bu dünyada imtihan edilmiş her insana dünyalar dolsu cennet hazırlanmıştır. Her imtihan edilenin cenneti hazır ve nazırdır şu an. Evleri köşkleri nehirleri binbir çeşit meyveleri eşleri zevk duyulabilecek her şey hazırdır. En günahkar insan bile cennete gitmeyi hakettiyse 10 dünya genişliğinde cenneti vardır. Ancak cennette yerleri hazır olduğu halde iman etmeyip sdonsuza dek cehennemde yanacaklar için hazırlanmış cennetler iman edenlere ikram edilir. Milyarlarca insan için özel olarak hazırlanmış cennete sadece iman edenlere verilir cehenneme gidenler kendisi için hazırlanan köşklerin sarayların eşlerin iman edenlere sunulduğunu canlı canlı görür ve pişmanlığın Nirvana'sını yaşar. O bakımdan iman etmeyenler kendi haklarını iman edenlere hediye etmiş oluyorlar o yüzden de birazcık sevinir teselli bulurum iman etmeyenlere duyduğum üzüntünün yanında.
Sayın yazar, iyi bir Müslüman dünyadaki tüm insanların iman etmesini ve cennete gitmesini ister. Bundan mutluluk duyarım. Bile isteye her şey apaçık ortadayken iman etmek kolayken diğer tarafı seçen insana üzülsem de bir tarafım da teşekkür ediyor. Bu dünyada imtihan edilmiş her insana dünyalar dolsu cennet hazırlanmıştır. Her imtihan edilenin cenneti hazır ve nazırdır şu an. Evleri köşkleri nehirleri binbir çeşit meyveleri eşleri zevk duyulabilecek her şey hazırdır. En günahkar insan bile cennete gitmeyi hakettiyse 10 dünya genişliğinde cenneti vardır. Ancak cennette yerleri hazır olduğu halde iman etmeyip sdonsuza dek cehennemde yanacaklar için hazırlanmış cennetler iman edenlere ikram edilir. Milyarlarca insan için özel olarak hazırlanmış cennete sadece iman edenlere verilir cehenneme gidenler kendisi için hazırlanan köşklerin sarayların eşlerin iman edenlere sunulduğunu canlı canlı görür ve pişmanlığın Nirvana'sını yaşar. O bakımdan iman etmeyenler kendi haklarını iman edenlere hediye etmiş oluyorlar o yüzden de birazcık sevinir teselli bulurum iman etmeyenlere duyduğum üzüntünün yanında.
Sonsuz mülk sahibi birinin bir taraftan alıp diğer tarafa vermesi saçma olur. Sanırım bunda sandığın gibi seni teselli edebilecek bir şey yok. Dahası inandığın din asla emin olmaman gerektiğini vurgularken senin daha şimdiden -yaşın kaç bilmiyorum- kendini cennete gidecekler arasına kafadan yazmış olman, "gitmeyecekler" diye oluşturduğun kümedeki insanlara hem acıma hem de çekecekleri acıdan faydalanma duygusuyla bakman komik. Peygamber mezardaki ölülere inanç ayırmaksınız afları için dua ederken senin böyle düşünmen cennete gideceklerden olmayacağına bir delil olabilir. Bu durumda sende birinin cennetine kaynak oluyorsun. O bundan keyif almalı değil mi?