80-160 IQ arası zayıf zihinlerimizle yarattığımız "Tanrı" konseptleri bana absürt derecede komik geliyor. Sırf kendi yarattığı über aciz kulları eşcinsel ilişki yaşadığı için sinirlenen ve onları öldüren sonsuz güç ve kudrete sahip bir "varlık?" olması vs. Her şeyi anında yaratma ve yok etme kudretine sahip bir erkin; sinirlenmek, sevmek, kızmak gibi insanlara özgü duygulara sahip olması yeterince absürt bence. Günümüz dinlerinin ortaya attığı komik dogmatik argümanlara girmeye dahi gerek yok.
Gözlemlenebilir evrenin akıl almaz büyüklüğü karşısında, pek dikkate alınmayacak bir galaksinin dış kollarından birinde, pek de göz alıcı olmayan bir yıldız etrafında dönen ufak bir kaya parçası üzerinde yaşayan, yalnızca 300 senedir sistematik şekilde bilim üreten, henüz yaşadığı evreni öğrenme konusunda anasınıfı seviyesinde dahi olmayan ilkel canlılarız. Henüz ölüme bir çare bulamadık. Ortalama 80-90 yıla çıkan homosapien ömrü bile insanın kendisini, evreni, doğayı anlaması için yeterli değil. Bu sebeple her köşede bir doğa üstülük, üstün bir aklın düzeni vs aramaya veya görmeye oldukça meyilliyiz. Bilmemek bizi rahatsız ediyor. İnsan bilmediğinden korkar. Hatta insan bilmemekten nefret ediyor. Bu bilmediğimiz şeylere anlam verme çabasının doğurduğu dinlerimiz, inançlarımız, tanrılarımız günümüzde hala oldukça ilkel olan 300 senelik sistematik bilimin bile karşısında duramıyorlar.
Bütün bu dogmaların, tanrıların ilkel insan aklının bir ürünü olduğunu biliyoruz. Ha bunların dışında hiç bilmediğimiz, her şeyi yaratmış sonsuz güçlü bir tanrının çıkagelmesini de istemezdim sanırım. 80-160 IQ beyinlerimizle her şeye çok derin anlamlar yükleme işlerini artık aşmış olmamız lazım. Etrafımızda, doğada, evrende gördüğümüz her şey bildiğimiz veya henüz keşfedemediğimiz fiziksel, kimyasal tepkimelerden ibaret