Yanlış bilgi vermeyin.
İslam'in onumuzdeki yillarda hiristiyanligi gececegi muhtemelel olsa da su an hiristiyanliktan az inanani var.

Hocam neden İslam'ın daha çok geçeceğini düşünüyorsunuz? Benim gördüğüm; insanların tercihi genelde İslam'dan uzaklaşmak oluyor.
 
Hocam neden İslam'ın daha çok geçeceğini düşünüyorsunuz? Benim gördüğüm; insanların tercihi genelde İslam'dan uzaklaşmak oluyor.
Asagida arkadasin da dedigi gibi, musluman olan ulkelerin nufusu daha hizli artiyor nufusunun belirli bi' kismi musluman olan Hindistan gibi. Endonezya vs ornekler cogaltilir, diger kitalarda dogum oranlari cok fazla dusuyor.
 
Boş verin o zaman, çok da takılmayın. Hayat var ve olmuş bir şekilde. Cevabı bulunamayacak sorular, insanı yormaktan başka bir işe yaramaz. Tanrı var desem ne olur? Yok desem ne olur? Eğer O; benim dememle değişen bir şeyse, tanrı değildir zaten.

Bu arada hayat içinde pek çok değişen olur. Bunların da değere veya kıstasa ihtiyacı vardır ve değerlerini belirlemek nispeten daha kolaydır. Diger taraftan vakit de değerli, o zaman cevabını bulamayacağımız soruların faydası nedir ki?

Buralar kabul noktaları; ne ben size fayda sağlarım, ne de siz bana. Çıkış noktalarındaki farkı belirleyen hususlar ise; insanın hayat içindeki değerlendirmeleri, davranışları, beklentileri gibi etkenlerden geçmektedir.
 
Son düzenleme:
Agnostik misin? Bence böyle şeyleri çok kafaya takmaya gerek yok. Tanrı'nın ne yapacağını, amacını falan bizim aklımız almaz. İnsan düşüncesi de sürekli değişiyor zaten, boşuna bu konularda dönüp duruyoruz. Takılma bence bu kadar.

Aslında Tanrı'ya bu kadar kızmaya gerek olmayabilir diye düşünüyorum. Sonuçta Tanrı her şeyi gören, her şeyi duyan bir varlık, değil mi? Kutsal kitapları da bize direkt ve basit bir şekilde anlatıp göndermiş. Ama ben Tanrı'nın 'aaa bu eşcinsel, hemen cehenneme atalım' gibi basitçe düşündüğünü sanmıyorum. Tanrı demek, insanların anlayamayacağı kadar büyük ve karmaşık bir varlık demek. Yani demek istediğim, Tanrı basitçe düşünmüyor, basitçe hareket etmiyor, olaylara düz bir bakış açısıyla yaklaşmıyor. Zaten Tanrı insanlara 'Size akıl verdim, düşünün' diyor. Bence Tanrı'nın bize verdiği aklı kullanarak olayları daha derinlemesine anlamamız gerekiyor.

Mesela, 'kadınlara önem vermiyor' demişsin. Kutsal kitapların gönderildiği yıllarda, o dönemin insanları için belki de kadınlara o zamanın şartlarında önem veriliyordu. Çünkü o yıllardaki insanların anlayışı, ahlakı ve medeniyeti bugünkünden çok farklıydı. Yıllar ilerledikçe insan yaşamı, toplum yapısı ve düşünce tarzı sürekli değişiyor. Belki de şu anda kutsal kitapların kadınlara yeterince önem vermediğini düşünüyoruz. Ama 100 yıl sonra, toplum ve anlayışımız değiştiğinde, aynı metinleri 'aslında kadınlara önem veriyordu' şeklinde yorumlayabiliriz. Yani demek istediğim, yorumlar ve anlamlar zamanla çok farklılaşabiliyor. Umarım şimdi daha net anlatabilmişimdir.
 
Son düzenleme:
Tanrının varlığına inanmıyorum, fakat Tanrının var olmaması da saçma geliyor.

Bana saçma gelen şey Tanrı yoksa evren nasıl var oldu? Büyük patlama ile meydana geldi ama bu patlama nasıl gerçekleşti? Çoğu Ateist evren aynı Tanrı gibi sonsuzluktan beri var diyor fakat bana bu çok saçma geliyor. Bana göre bir şey kendi kendine sonsuzluktan beri var olmuş olamaz. Yaratılmış olması lazım. Kendi kendine var olmuş olamaz.

Aynı şekil Tanrının var olması yine saçma geliyor. Büyük dinlerden bahsedecek olursak, kitapları bana saçma geliyor. Tanrının yazacağı türden şeyler değil. Koskoca yüce bir Tanrı insanların eşcinsel olmasını takmamalı, insan gibi duyguları olmamalı. Ona inanılmadığı zaman sinirlenmesi bana saçma geliyor. Dünyanın en iyi insanını sırf kendine inanmadığı için sonsuza kadar yakıyor. Tanrının sonsuz merhameti nerede? Egoistlik bu bildiğin.
Bende bir iki kendi fikrimi belirtmek istiyorum. Belki farklı bir bakış açısı katabilirim size. Savaşlar yıllardır var olan şeyler. Milyarlarca insan kendi doğruları için savaştı ve rahmetine kavuştu. Halen daha da devam ediyor bu durum. Fakat dünya değişti artık insanlar anladılar ki ölüm bile çare olmuyor bazı şeylere. İstemeselerde barış anlaşmaları yaptılar. Günümüzde ise halen daha savaşıyoruz kendi doğrularımız için. Bunlarda sizin doğrularınız ve bunun için savaşıyorsunuz ama kendinizle. İnsan öyle bir varlık ki doğruyu veya yanlışı bulmak için kendi içinde bile savaşlar veriyor. Fakat bazı soruların net cevaplarına ulaşabiliyor iken bazılarına ulaşamıyoruz. Mesela bu sorunun cevabı belki size göre ulaşılabilir ama bana göre ulaşılamaz. İşte buda bir savaştır. O yüzden bazı şeyleri yaşamadan tecrübe edemiyoruz maalesef. Gerçek cevaba ulaşmak için yaşamamız gerekiyor. Bu sorunun cevabını bulacağım diye kendinizi öldürmeyin. Hep aklınızın bir köşesinde olsun. Sorgulamayın ama unutmayın. Vakti geldiğinde yaşayacak ve cevaba ulaşacaksınız.
 
Evren ebedidir diyenler benim gibi panteist kafadaki insanlar, ateistler sadece yok der herhangi bir tanrı kavramına.
Bilime göre evren ebedi değildir yani. Entropi yüzünden değildir. Eğer evren ebedi olsaydı o zaman şu anki tüm yıldızların söndüğü, her şeyin bittiğini falan bilirdik muhtemelen olmazdık zaten.

Çünkü entropi gerçekleştiği için, ebedi olan yani sayılamaz olan bir zaman geçmiştir ve tüm olaylar bitmiştir zaten.
 
Tanrı var mı yok mu diye kafa yormak, pratikte hayatımızı etkilemiyor. Tıpkı 'evren sonsuz mu, yoksa bir başlangıcı mı var?' sorusu gibi. Sonuç değişse bile sabah kalkıp kahvemi içmeye, işe gitmeye, sevdiklerimle vakit geçirmeye devam edeceğim. Dinlerin tanımladığı tanrı kavramı bana uzak, evrenin kökeniyle ilgili teoriler de soyut kalıyor. İster bir 'ilk sebep' olsun, ister fizik yasaları. benim için önemli olan, burada ve şimdi nasıl bir insan olduğum.