Her insanın hataları olduğu gibi o zamanki Osmanlı'yı yöneten padişahların da hataları vardı. Bunlar gerek büyük gerek küçük. 2. Abdülhamid döneminde bir o kadar hata olmasına rağmen ülkeyi geliştirmeye çalışmıştır.

1770937115214.webp


1770937629758.webp


O dönemde Britanya İmparatorluğu'nun günümüz ABD ve İsrail'i olarak düşünürsek Yunan adalarını fiili baskılardan ötürü kaybettik. Kıbrıs da satılmadı geçici olarak Britanya İmparatorluğu'na bırakıldı. Sonrasında da İngiliz'ler 1. Dünya Savaşı esnasında orayı ilhak etti. Mısır'da da öyle peşkeş çekilmedi. Bilinen büyük yanlışlar. 2. Abdülhamid vatanına sadık birisiydi. Bu yüzden Kıbrıs'ı, Mısır'ı, Yunan adalarını peşkeş çekecek bir hükümdar değildir.

2. Abdülhamid, o dönem Osmanlı'nın hasta adam olarak anılmaya yavaş yavaş başladığı dönemde payitahta geçti ve 30 yıl boyunca saltanatta kaldı. Bu dönemde imparatorluğa büyük katkıları olmuştur. Yol, hastane, okullar, su kanalları, su yolları, demiryolları vb. gibi altyapı ve kamusal yatırımlar yapmıştır. Ve önceki padişahlardan kalan borçları ödemeye çalışmıştır 2. Abdülhamid.

1897'de olan Türk-Yunan savaşı 2. Abdülhamid döneminde kazanılan Osmanlı'nın son açık taarruz savaşıdır. Yani bu dönemde Osmanlı kendisi ilerleyerek kazandığı son savaş olarak tarihe geçmiştir. Bu da 2. Abdülhamid döneminde olmuştur.

Ayrıca 2. Abdülhamid'in kurduğu okullardan Atatürk mezun olmuştur.

Baskıcı bir dönem var idi bu doğrudur. Fakat o dönemlerde yahudiler ve Britanya İmparatorluğu ajanları imparatorlukta cirit atmaktaydı. Abdülhamid ise kendince bir baskılama mecburiyetine girmiştir.

Bana kimse 2. Abdülhamid Han'ın kötü bir padişah olduğunu kabullendiremez.

Kanuni konusunda ise evet Kanuni Sultan Süleyman o dönemde yanlışlar yapmıştır ve imparatorluğun kaderini de etkilemiştir. Ama yine de "abartılan" bir kişi olamaz. Fakat yanlışları çok olmuştur.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Kanunin in Osmanlı'nin başına geçtiğinde ülke zaten altın çağını yaşıyordu babasının bıraktığı miras sayesinde ilerledi biraz da mesele Fatih Sultan Mehmet gibi bir adam geceydi yavuz sultan selimden sonra sınırlar İspanya'ya kadar uzanirdi. Yavuz Sultan Selim'in 8 yılda yaptığını 46 yılda yapamadı

Evet, dogru. Ama Yavuz basa geçtiginde geç kalındı. Bizim kırılma noktamız işte buradaydı.
Digerleri artık sonuç. Biz denizci millet degiliz, bunun sıkıntısını tarih boyunca çekiyoruz. Bu bizi çok sınırladı. İspanya bilmem ama işimiz yine zor olurdu. Ceneviz ve Venedikliler varken Akdeniz'de. Sanayilesme ve 100 yıl savasından sonra toparlanan Avrupa'da işimiz çok zordu.
Paşazlanan Rusya'yı da hesaba katmak lazım.
Ondan sonraki sureç malum.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
@snop02 başkentin İstanbul'da olması da devleti çok zora sokuyordu. Hem Acem Diyarındaki gelişmeleri hem de Batı'daki gelişmeleri İstanbul gibi bir yerden takip etmek çok zor. Eğer İstanbul'dan sonra başkent Belgrad olsaydı, dediklerin olabilirdi.

Kıbrıs da satılmadı geçici olarak Britanya İmparatorluğu'na bırakıldı. Sonrasında da İngiliz'ler 1. Dünya Savaşı esnasında orayı ilhak etti.
Benim bildiğim kadarıyla Kıbrıs direkt satılmıyor, fakat kiralanıyor. Daha sonra İngilizlerin ilhak etmesiyle ada tamamen kaybediliyor.

Fakat burada şuna dikkat etmek lazım. Adam zaten en başta adayı ilhak etse bile senin kalkıp da adayı koruyabilecek gücün yok. Adayı kiralayarak ilhak edilme sürecini bile bile hızlandırmış oluyorsun aslında. Bu duruma bakılırsa, ada direkt satılsa daha çok işimize yarayabilirmiş. :D
 
Her insanın hataları olduğu gibi o zamanki Osmanlı'yı yöneten padişahların da hataları vardı. Bunlar gerek büyük gerek küçük. 2. Abdülhamid döneminde bir o kadar hata olmasına rağmen ülkeyi geliştirmeye çalışmıştır.

Eki Görüntüle 226819

Eki Görüntüle 226820

O dönemde Britanya İmparatorluğu'nun günümüz ABD ve İsrail'i olarak düşünürsek Yunan adalarını fiili baskılardan ötürü kaybettik. Kıbrıs da satılmadı geçici olarak Britanya İmparatorluğu'na bırakıldı. Sonrasında da İngiliz'ler 1. Dünya Savaşı esnasında orayı ilhak etti. Mısır'da da öyle peşkeş çekilmedi. Bilinen büyük yanlışlar. 2. Abdülhamid vatanına sadık birisiydi. Bu yüzden Kıbrıs'ı, Mısır'ı, Yunan adalarını peşkeş çekecek bir hükümdar değildir.

2. Abdülhamid, o dönem Osmanlı'nın hasta adam olarak anılmaya yavaş yavaş başladığı dönemde payitahta geçti ve 30 yıl boyunca saltanatta kaldı. Bu dönemde imparatorluğa büyük katkıları olmuştur. Yol, hastane, okullar, su kanalları, su yolları, demiryolları vb. gibi altyapı ve kamusal yatırımlar yapmıştır. Ve önceki padişahlardan kalan borçları ödemeye çalışmıştır 2. Abdülhamid.

1897'de olan Türk-Yunan savaşı 2. Abdülhamid döneminde kazanılan Osmanlı'nın son açık taarruz savaşıdır. Yani bu dönemde Osmanlı kendisi ilerleyerek kazandığı son savaş olarak tarihe geçmiştir. Bu da 2. Abdülhamid döneminde olmuştur.

Ayrıca 2. Abdülhamid'in kurduğu okullardan Atatürk mezun olmuştur.

Baskıcı bir dönem var idi bu doğrudur. Fakat o dönemlerde yahudiler ve Britanya İmparatorluğu ajanları imparatorlukta cirit atmaktaydı. Abdülhamid ise kendince bir baskılama mecburiyetine girmiştir.

Bana kimse 2. Abdülhamid Han'ın kötü bir padişah olduğunu kabullendiremez.

Kanuni konusunda ise evet Kanuni Sultan Süleyman o dönemde yanlışlar yapmıştır ve imparatorluğun kaderini de etkilemiştir. Ama yine de "abartılan" bir kişi olamaz. Fakat yanlışları çok olmuştur.

“O dönemde Britanya İmparatorluğu'nun günümüz ABD ve İsrail'i olarak düşünürsek Yunan adalarını fiili baskılardan ötürü kaybettik. Kıbrıs da satılmadı geçici olarak Britanya İmparatorluğu'na bırakıldı. Sonrasında da İngiliz'ler 1. Dünya Savaşı esnasında orayı ilhak etti”
Boyle söylersen kendinle çelişirsin…

“Yunan adalarını fiili baskılardan ötürü kaybettik.”
“Kıbrıs da satılmadı geçici olarak Britanya İmparatorluğu'na bırakıldı. Sonrasında da İngiliz'ler 1. Dünya Savaşı esnasında orayı ilhak etti”
Tarihte boyle bir şey yokk. Ya senindir, ya degildir!'
Savunamadıgın/savunamayacagın seyi zaten kaybedersin.
 
Attila hakkında çok spekülasyonlar var, ne kadar macar arkadaşım varsa hepsi atillanın macar olduğunu kendi ataları olduklarını söyler.
 
Attila hakkında çok spekülasyonlar var, ne kadar macar arkadaşım varsa hepsi atillanın macar olduğunu kendi ataları olduklarını söyler.

Peki Attila kökeninin nereye dayandığını söyleyebiliyorlar mı? Adam zaten Türk oğlu Türk nasıl kendilerine yamalayabiliyorlar anlam veremiyorum pek.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Evet ama bu hunların kim olduğunu değiştirmiyor sıkıntı orada.

Türkiye Türk adını almış hungary hun adını almış, yani onlar kendilerini hunların devamı bizde kendimizi göktürk ve Osmanlı devamı olarak görüyoruz, ben Osmanlı kısmını kabul etmiyorum zaten gürcü ve pontid rumum, fakat kim sorarsa Türk'üm diyorum sonuçta bu ülkede yaşıyoruz iyi kötü bütün anılarımız yaşantımız burada sonuçta, onlarda öyle aslında akrabayız fakat ayrılmışız öyle düşün.
 
Türkiye Türk adını almış hungary hun adını almış, yani onlar kendilerini hunların devamı bizde kendimizi göktürk ve Osmanlı devamı olarak görüyoruz, ben Osmanlı kısmını kabul etmiyorum zaten gürcü ve pontid rumum, fakat kim sorarsa Türk'üm diyorum sonuçta bu ülkede yaşıyoruz iyi kötü bütün anılarımız yaşantımız burada sonuçta, onlarda öyle aslında akrabayız fakat ayrılmışız öyle düşün.

Bende farklı değilim ama tarihi olduğu gibi ele almanın taraftarıyım. Mesela Osmanlı'daki kendini Türk olarak görmeyen farklı etnik kökene sahip paşaları da sahiplenmek bana mantıklı gelmiyor mesela.

Anlatmak istediğim macarlar, Türk veya hun ne diyorsak olmamasına rağmen kendileri sahipleniyorlar bunu garipsiyorum sadece.