Asıl problem kilit noktada atıyorum "yargıda" bir bütün olup dik duruş gösterememekten kaynaklanıyor. Tepkiler hep bireysel oluyor ve diğerleri korkunca o azınlığı yok ediyorlar. Ve daha sonra da kimse cesaret gösteremiyor.
Bu iş "topyekün" olması lazım. Arkadaş grubunda bile bir şey yapıyorsun seni yalnız bırakyorlar ve zarar gören sen oluyorsun, bu böyle olduğu sürece köle olmaya maalesef mahkumuz.
 
Uyuyoruz ve halk ölüyor. Bakınız deprem oldu belki yüzbinlerce insan hayatını kaybetti. Bazıları da sakat kaldı. Peki bunu halka reva görenlere ne oldu? Hepsi kaçtı veya bir şekilde aklandı. Maden ocakları, tren kazaları, uçak faciaları, deprem vs. Yani sürekli bir şekilde halka zararı oluyor, sebep olanlar ise utanmadan geziniyor. Mesela ülkede müthiş bir gıda terörü var. Çünkü inceleme yapması gereken şahıslar rüşvetini alıp bir de çayını içip gidiyor. Her yerde yolsuzluk, denetimsizlik, torpil, hırsızlık var daha ne olsun? Kimi öğrencinin cebinde yemek alacak parası olmuyor, kiminin çocuğu da arabasıyla bir insanı ezip kaçıyor. Gelir adaletsizliği nasıl bir boyuta ulaştı daha fazla anlatmama gerek yok.
 
Kendimize konduramıyoruz, gururumuza yediremiyoruz ama gerçek şu ki bizde o eleştirdiğimiz ırklarla aynı hatta daha aşağı seviyedeyiz. Esnafın kalitesizliği, insanların hırsız olması daha niceleri. Beter olmayı hak eden bir toplulukta yaşıyoruz ve ben Max 80 yıllık ömrümü bu ahlaksızları yola getirmek için harcamayacağım.
 
Kendimize konduramıyoruz, gururumuza yediremiyoruz ama gerçek şu ki bizde o eleştirdiğimiz ırklarla aynı hatta daha aşağı seviyedeyiz. Esnafın kalitesizliği, insanların hırsız olması daha niceleri. Beter olmayı hak eden bir toplulukta yaşıyoruz ve ben Max 80 yıllık ömrümü bu ahlaksızları yola getirmek için harcamayacağım.

Kesinlikle haklısınız, bu duruma bir örnek vermek istiyorum hatta.

Geçenlerde milli voleybol maçında kameralara yansıyan bir görüntü vardı. Bir kadın zıplarken memesi hafiften gözüküyor gibi oluyordu, çoğunuz karşılaşmışsınızdır görüntüyle. Afgan'lara sapık diyen mükemmel kişiler ne yaptı peki bu durum karşısında? Görüntüyü elden ele dolaştırıp gündeme soktular, ardından kadının ig hesabını bulup kadını taciz ettiler ve bununla yetinmeyip kadının eşini bulup ona da yazdılar. Sizce bütün bu aptallıkları medeni bir halk yapar mı? Elbette yapmaz. Bizimkiler öyle bir bastırılmış cinsellik yaşıyor ki bir tane meme görünce kendilerinden geçiyorlar. Gömdükleri ırklardan geriye kalır bir yanları yok aslında, daha fazla örnek verip konuyu saptırmaya gerek yok sadece.

"Hayır öyle değil sen yanlış düşünüyorsun" diyenler olur belki, Anadolu bölgesinde yaşananları araştırmanızı öneririm. Ülkenin büyük bir bölümünün Afganistan gibi ülkelerden zerre kadar farkı kalmadı.
 
İnsanı yoldan çıkaran bence ölümlü olması, aslında ölümlü olması değil "öleceğinin bilincinde olması" hatta gençliğinin bile bir süre sonra sona ereceğini bilmesi. En eğitimli insan bile bahsedilen insanlar gibi yaşamak zorunda kalıyorlar.
Değiştirilmesi arzu edilen şeyleri yapmak çok zor ve yaşamdan feragat ettirmeyi gerektiren şeyler. Ve ne bilinirse bilinsin, ne konuşulursa konuşulsun sonuç değişmiyor ve maalesef zaman akıyor.
Peki o güç her şeyi bilen ve durumda memnun olmayanların eline geçse değişen bir şey olur mu? Bence olmaz.
 
Zaten asıl sorun da bu değil mi hocam? Ana akım medyada herkesin hapse girdiğini görünce insanlar düşüncelerini içine atıyor. O yıllarda medya bağımsızdı.
Artık yaşını almış insanlardan zaten sokağa çıkmalarını beklemek mantıklı olmaz, 80 Darbesini görmüş olan vatandaşlar olarak özellikle uzak duruyorlar sokaktan.

Zaten sokağa çıkma işi gençlere -kanı kaynayanlara- düşüyor bir noktada, bunun için de örgütlü olmak gerekiyor, benzer düşüncedeki insanlarla birlikte olmak gerekiyor vs. liste uzar. Bütün bunları istemeyen, siyasi ajandasından uzak tutan partiler, örgütler, dernekler vs. artık her neyse, bunlardan uzak durmanın gerekliliğinden de bahsetmiştim zaten.

Kısaca, gençler olarak düşüncelerimizi içimize atma işini bir kenara koyup reaksiyon almamız gerekiyor. "Aman şunu bunu yapsam ne olur ki" demeden elden ne geliyorsa faaliyete geçirmek lazım.
 
Çınar bir şeyler zırvalamış yine.

Sözün derin bir anlamı var ama Türk milleti uyuyalı çok oldu.
"Aman bu rütbelinin karşısında yakamı ilikliyeyim - zenginin kulu köpeği olayım - bana dokunmayan yılan bin yaşasın..."

Halk muhalefet ve hükümetin bir şeyler yapmasını bekledikçe uyanmaz artık.
%2'lik kesimden olup, dâhâ iyi yaşam şartları ve çocuk büyütme koşulları için mecbur tüyeceksin buradan.
 
Bu ülke çoktan uyudu arkadaşlar, 15 senedir de uyuyuş devam ediyor, ben artık saldım. Gezi gibi güzel başlayan bir şeyi bile provokasyona kaybettik, şu an bu durumdan rahatsız olanların da zaten tamamı artık bitkisel hayatta gibi bir şey.

Kadıköy'de oturuyorum, iniyorum modaya, bakın istisnasız her gün 1000'den fazla farklı insan geçer moda 1 ve moda 2'den, hepsini durdurup sorun, hepsi hükümetten şikayetçidir ama 5 dakika sonra birasını alıp (o da artık ne zaman yasaklanırsa.) Çimlere oturup hayatını devam ettirir.

Bu halkın nabzı yok, bir şeylere tepki gösterecek hali bile kalmamış. Ulan benzinin fiyatı artıyor, Fransa'da hükümet düşüyorken neredeyse bizimkiler benzin kuyruğuna giriyor, aralarında senin benim gibi insanlar da var ideolojik olarak bu arada, ne yapabiliriz ki bu insanlara karşı?

Partiler zaten salmış, kimse kimseyi yürüyüşe çağıramıyor, he çağırılsak totomuzun dibinde canlı bomba patlayamayacağı kesin değil, patlamasa ampul kılıklı sol örgütü adı altında teröristleri aramıza sokacaklar, bir anda bütün eylem polisle kavgaya dönüşecek gezi gibi, bu da berbat bir şey.

Fırsatı olan bu ülkeden kurtulsun arkadaşlar.