Söylemek istediklerimi biraz farklı anladınız sanırım. Ben hükümeti veya şu anki gidişatı savunmak amaçlı söylemedim. Eskiye kıyasla alım gücümüzün arttığını fakat enflasyon ve yüksek vergi ile bunun fark edilemez hale geldiğini söyledim sadece. Demek istediğim sadece, Türkiye'nin ekonomik olarak eskiye nazaran daha iyi olduğu ve bahsedildiği kadar kötü olmadığıydı. Düzgün bir yönetimle ortalama 3 sene gibi kısa bir süre içinde Amerika, Norveç olmasa bile İspanya, İtalya gibi ülkelerin alım gücünü yakalayabileceğimizi söylemek istedim sadece.

Normal ülkelerde 62 - 63 yaş üstü insanlar emekli oluyor. O saatten sonra çoğu kişi hayattan elini çekip ölümü bekliyor. Önemli olan bu zamanın gençken insanın elinde olması.

Dostum bende hükumet ile ilgili bir şey demedim. 15 yılda ancak toparlar. Fark edilemez durumda değil kardeşim nasıl yorumluyorsunuz bazen şok geçiriyorum. O kadar bariz fark edilir ki. Pazara markete gidip 1 aylık asgari ücret ile neler alınabiliyor 2000'li yıllar ile hesaplayın. Sonra konuşalım.
 
Dostum bende hükumet ile ilgili bir şey demedim. 15 yılda ancak toparlar. Fark edilemez durumda değil kardeşim nasıl yorumluyorsunuz bazen şok geçiriyorum. O kadar bariz fark edilir ki. Pazara markete gidip 1 aylık asgari ücret ile neler alınabiliyor 2000'li yıllar ile hesaplayın. Sonra konuşalım.
Alım gücünün artışı farkedilemez hale geliyor dedim siz azaldığını söylemişsiniz. 2002 ve 2023 asgari ücret kıyaslamasını aşağıya bıraktım. Daha güncel bir kıyaslama bulursam onu da bırakacağım.
 

Dosya Ekleri

  • FklK_XzXgAAxbqo.webp
    FklK_XzXgAAxbqo.webp
    82,6 KB · Görüntüleme: 70
Benim gerçekten pek vaktim yok. 2 oyun geliştirme ve 2 site yapmak ile uğraşıyorum. Arada bir de anime izliyorum...

Sizce gerçekten vaktim var mı?
 
2002 ile karşılaştıralım madem.
Fark etmez, direkt 2000'li herhangi bir yıldan kıyaslama bulursanız incelemek isterim. Benim anlatmak istediğim, az önceki mesajınızdaki "15 yılda ancak toparlar" durumunun pek doğru olmadığı. Eğer ki düzgün bir yönetimle enflasyon dindirilirse, yüksek vergiler normal seviyelere çekilirse, alım gücünün 3 yıl gibi kısa bir sürede en az 3 kat arttığını görebiliriz hep beraber. Ülkenin şu anda ekonomik zemini buna müsait.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Fark etmez, direkt 2000'li herhangi bir yıldan kıyaslama bulursanız incelemek isterim. Benim anlatmak istediğim, az önceki mesajınızdaki "15 yılda ancak toparlar" durumunun pek doğru olmadığı. Eğer ki düzgün bir yönetimle enflasyon dindirilirse, yüksek vergiler normal seviyelere çekilirse, alım gücünün 3 yıl gibi kısa bir sürede en az 3 kat arttığını görebiliriz hep beraber. Ülkenin şu anda ekonomik zemini buna müsait.

Bence çok zor. Gene de sizin fikriniz tabii.
 
Söylemek istediklerimi biraz farklı anladınız sanırım. Ben hükümeti veya şu anki gidişatı savunmak amaçlı söylemedim. Eskiye kıyasla alım gücümüzün arttığını fakat enflasyon ve yüksek vergi ile bunun farkedilemez hale geldiğini söyledim sadece. Demek istediğim sadece, Türkiyenin ekonomik olarak eskiye nazaran daha iyi olduğu ve bahsedildiği kadar kötü olmadığıydı. Düzgün bir yönetimle ortalama 3 sene gibi kısa bir süre içinde Amerika, Norveç olmasa bile İspanya, İtalya gibi ülkelerin alım gücünü yakalayabileceğimizi söylemek istedim sadece.


Normal ülkelerde 62 - 63 yaş üstü insanlar emekli oluyor. O saatten sonra çoğu kişi hayattan elini çekip ölümü bekliyor. Önemli olan bu zamanın gençken insanın elinde olması.
62 yaşında emekli olanı hiç görmedim hocam. Genellikle 50-55 arası insanlar emekli oluyor. Benim çevremde öyle en azından.
 
62 yaşında emekli olanı hiç görmedim hocam. Genellikle 50-55 arası insanlar emekli oluyor. Benim çevremde öyle en azından.
Türkiyede seçim kazanmak için EYT ile 40 - 42 yaşında insanları emekli ettiler. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Normal ülkelerde dememin sebebi buydu zaten. Normalde 62 - 63 yaş aşağısı emeklilik olmaz.
 
Vakit aslında çok ama üşengeçlik ve erteleme hastalığı var çoğumuzda. Planladıklarımızın ve yapmamız gerekenlerin farkında olduğumuz halde ilk adımı atmıyoruz. Bunun yerine hâlihazırda yapmaya alışık olduğumuz şeye yöneliyor, kolaya kaçıyoruz. "Vakit yok" demek bahane sadece. Zaten bunun farkında olup çalışan, öğrenen, vakit yaratanlar başarılı oluyor çoğunlukla.