Ev konusu zaten tüm dünyanın büyük şehirleri için başlıca bir sorun. Alım gücü olarak çok iyi seviyelerde olan Norveç'te bile ev için 30 yıllık kredilere giriliyor. Aynı şekilde diğer Avrupa ülkelerinde ve Amerika'da da durum aynı. Bu ülke özelinde değil.
Arabadaki bu fark dediğim gibi yüksek vergiden kaynaklanan bir sorun. 1 kendinize 3 devlete alıyorsunuz. Araba piyasası yüksek vergiden dolayı oldukça şişiyor.
Diğer gıda, kıyafet gibi durumlarda alım gücü geçmişe kıyasla daha yüksek. Bundan 30 - 35 yıl önce Ümraniye'den bakıp bostancı sahilini görebiliyordunuz. Şu anda her yer dolu. Ev fiyatlarının yükselmesinin başlıca sebepleri bunlar. Tabii enflasyonda etken fakat ev ve araba fiyatlarında enflasyonun üstünde bir artış var. Bunların sebepleri de az önceki açıkladığım sebepler.

Yani ev araba konusunu örnek olsun diye belirttim. Birçok şey aşırı pahalı millet basit şeylerde bile zorlanıyor.
 
@8126, ev konusu dediğiniz gibi başlı başına dünya genelinde sorun fakat asıl mesele alım gücü. 1 milyon alım gücüne Türkiye'de ve diğer ülkelerde alınan evlere baktığınızda, demek istediğimi anlarsınız.
Yanlış anlamadıysam 1 milyon dolar - euro ile Türkiyede ve diğer ülkelerde alınan evlerin farkından bahsediyorsunuz.
Bu konuda şehir etkeni çok önemli. İstanbul gibi 20 milyon insanın yaşadığı ve ülkenin 1/4'ünü kapsayan bir şehirde gerçekten 1 milyon dolara çok lüks bir ev alamayabilirsiniz. Aynı şekilde İstanbul ile nüfus açısından kıyaslanamayacak Berlin, Paris, Londra gibi şehirlerde ev fiyatlarına bakarsanız oralarda da aslında 1 milyon dolara çok lüks evler gelmediğini görebilirsiniz.
Türkiyenin ortalama bir ilinde 1 milyon dolara çok güzel evler alabilirsiniz. Hatta 1 milyon dolara kendi lüks evinizi de yaptırabilirsiniz. Burada şehir en önemli etken. Türkiyede bazı şehirlere yığılma olduğu için bu şehirler gerçekten pahalı oluyor. Diğer şehirler ucuz oluyor fakat bu seferde gelişmemiş oluyor. Bu nüfus dağılımı konusunda gerçekten sıkıntılar var.
 
@8126, aslında örneği 1 milyon birim üzerinden vermek istemiştim. Bizim açımızdan TL, yabancılar açısından dolar ya da o ülkede geçerli olan para birimi üzerinden düşünebilirsiniz. Bizler TL kazanıyor, TL harcıyoruz. Onlar da kendi ülkelerinde geçerli olan para birimini kazanıyor, onu harcıyor.
 
Yani ev araba konusunu örnek olsun diye belirttim. Birçok şey aşırı pahalı millet basit şeylerde bile zorlanıyor.
Tabii zorlanıyor ben buna bir şey demiyorum zaten. Bunun başlıca sebeplerinin enflasyon ve yüksek vergi olduğunu belirttim. Bunlar gerçekten çok büyük sorunlar değil. Düzgün bir yönetimle kısa sürede atlatılabilecek sorunlar. Bu sorunlar atlatıldıktan sonra alım gücünün artışını daha net bir şekilde görebiliriz.
Ev, araba dışında diğer ürünlerdeki alım gücü artışını enflasyon görünmez hale getiriyor aslında. Daha öncelere göre alım gücümüz artsa bile enflasyon yüksek olduğu için bunu çok farkedemiyoruz, birde üstüne vergi binince durum daha kötü gibi görünüyor.

@8126, aslında örneği 1 milyon birim üzerinden vermek istemiştim. Bizim açımızdan TL, yabancılar açısından dolar ya da o ülkede geçerli olan para birimi üzerinden düşünebilirsiniz. Bizler TL kazanıyor, TL harcıyoruz. Onlar da kendi ülkelerinde geçerli olan para birimini kazanıyor, onu harcıyor.
Bu seferde baktığınız zaman biz 1 milyon Tl'yi onların para birimine göre çok daha kolay kazanıyoruz. Japonyada örneğin 1 milyon yen kazanmak çok zor bir şey değil. Aynı şekilde Güney Kore'de buna bir örnek. Para birimi üzerinden kıyaslamak doğru değil.
 
Tabii zorlanıyor ben buna bir şey demiyorum zaten. Bunun başlıca sebeplerinin enflasyon ve yüksek vergi olduğunu belirttim. Bunlar gerçekten çok büyük sorunlar değil. Düzgün bir yönetimle kısa sürede atlatılabilecek sorunlar. Bu sorunlar atlatıldıktan sonra alım gücünün artışını daha net bir şekilde görebiliriz.
Ev, araba dışında diğer ürünlerdeki alım gücü artışını enflasyon görünmez hale getiriyor aslında. Daha öncelere göre alım gücümüz artsa bile enflasyon yüksek olduğu için bunu çok fark edemiyoruz, bir de üstüne vergi binince durum daha kötü gibi görünüyor.

Bu sefer de baktığınız zaman biz 1 milyon TL'yi onların para birimine göre çok daha kolay kazanıyoruz. Japonya'da örneğin 1 milyon yen kazanmak çok zor bir şey değil. Aynı şekilde Güney Kore'de buna bir örnek. Para birimi üzerinden kıyaslamak doğru değil.

Dostum Almanya'da az bir çalışmayla araba alıyorlar burada kaç katı pahalı arabalar orada hurdaya çıkıyor. Buna ne demek lazım?
 
Dostum Almanya'da az bir çalışmayla araba alıyorlar burada kaç katı pahalı arabalar orada hurdaya çıkıyor. Buna ne demek lazım?
Bunun zaten vergi kaynaklı olduğunu söyledim. Türkiyede eğer ki vergiler Almanya gibi olsa burada da bahsettiğiniz araçlar hurdaya çıkar. Vergiler Almanyadaki gibi olsa 4 milyonluk arabayı 1 - 1.2 milyon liraya alabiliriz. Aynı şekilde dolarla maaş alan kişilerde bu yüzden Türkiyede yaşamayı tercih etmiyor. Maaşı tüm Dünyada geçerli olan bir para birimi fakat Türkiyede binebildiği araba ile Birleşik Arap Emirliklerinde binebildiği araba arasında devasa fark var. Aynı maaş, aynı para birimi ama farklı araç. Bu aradaki fark vergi farkı.
 
Son düzenleme:
Bunun zaten vergi kaynaklı olduğunu söyledim. Türkiye'de eğer ki vergiler Almanya gibi olsa burada da bahsettiğiniz araçlar hurdaya çıkar. Vergiler Almanya'daki gibi olsa 4 milyonluk arabayı 1 - 1.2 milyon liraya alabiliriz. Aynı şekilde dolarla maaş alan kişilerde bu yüzden Türkiye'de yaşamayı tercih etmiyor. Maaşı tüm dünyada geçerli olan bir para birimi fakat Türkiye'de binebildiği araba ile birleşik Arap emirliklerinde binebildiği araba arasında devasa fark var. Aynı maaş, aynı para birimi ama farklı araç. Bu aradaki fark vergi farkı.

Peki bu kadar ağır vergiler alınması nedendir? O kadar vergiye yıllardır pek bir gelişme yaşanmıyor.
 
Genelde insanların çoğu vaktinin olmadığını ve bu yüzden hayallerine veya bazı şeylere vakit kesinlikle ayıramadığını söylerler. Bu; Namaz, kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, en azından 15 dakika spor yapmak, yazılım dili öğrenmek gibi bir sürü şey olabilir. Peki gerçekten vaktimiz yok mu? Vaktimiz var da, onu yanlış yere veriyor olamaz mıyız? Bence insanların %95'i falan gerçekten öyle. Sosyal medya bağımlılığı gibi çok büyük vakit harcama kaynakları varken, çok küçük - küçük vakit harcama kaynakları da hayatımızdan ciddi bir bölümü götürebilir. Verimlilik konusunu katmıyorum bile, bunu bir bahaneye yükleyen insanlar verimlilik kavramını unuttu artık. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Emekli olduğun anda günün 24 saati senin adamım 😎
 
Peki bu kadar ağır vergiler alınması nedendir? O kadar vergiye yıllardır pek bir gelişme yaşanmıyor.
Söylemek istediklerimi biraz farklı anladınız sanırım. Ben hükümeti veya şu anki gidişatı savunmak amaçlı söylemedim. Eskiye kıyasla alım gücümüzün arttığını fakat enflasyon ve yüksek vergi ile bunun farkedilemez hale geldiğini söyledim sadece. Demek istediğim sadece, Türkiyenin ekonomik olarak eskiye nazaran daha iyi olduğu ve bahsedildiği kadar kötü olmadığıydı. Düzgün bir yönetimle ortalama 3 sene gibi kısa bir süre içinde Amerika, Norveç olmasa bile İspanya, İtalya gibi ülkelerin alım gücünü yakalayabileceğimizi söylemek istedim sadece.

Emekli olduğun anda günün 24 saati senin adamım 😎
Normal ülkelerde 62 - 63 yaş üstü insanlar emekli oluyor. O saatten sonra çoğu kişi hayattan elini çekip ölümü bekliyor. Önemli olan bu zamanın gençken insanın elinde olması.