Şöyle bir ekleme yapayım;
Eğer odayı karartıp sinematik bir HDR deneyimi ve çok canlı renkler arıyorsanız, QD-OLED donanımsal mimarisi gereği WOLED'i ezer. Çünkü WOLED, yüksek parlaklığa çıkmak için "beyaz alt piksel" basarak renkleri soldurmak zorundayken QD-OLED saf RGB ve Quantum Dot katmanıyla renk hacmini kayıpsız verir.
Ancak iş gündüz aydınlık odada oyun oynamaya, ofis programları kullanmaya, metin okumaya geldiğinde WOLED'in parlaklık seviyesi, polarize filtresi ve metin netliği tercih edilebilir. Tabi işin içine yeni nesil Tandem OLED panelleri de katabiliriz ancak onlarda da donanımsal sınırların getirdiği "Dirty Screen Effect" (kirli ekran) ve özellikle karanlık/gri tonlarda sinir bozucu Banding (renk şeritlenmesi) problemleri mevcut.
Olayın pazarlama kısmını bir kenara bırakıp, bu panellerin arka planında çalışan voltaj ve piksel sürme algoritmalarını kodlayan bir yazılımcı gözüyle bakarsam tablo çok daha farklı: Biz işin arka planında bu donanımsal kusurları, asimetrik çürümeyi ve kalıcı yanıkları kullanıcıdan gizleyebilmek için yazılımla sürekli entegrasyonlar yapıyoruz.
O yüzden ekranım kirlendi mi, statik HUD izi kaldı mı paranoyası yaşamadan yıllarca arkama yaslanıp işimi yapmak ve hardcore oyun oynamak isterim kafasındaysanız, benim kendi tercihim her zaman çok yüksek yerel karartma sayısına sahip Mini-LED Fast IPS bir monitör olur.