İki türü bayağı bir inceleyerek ve yerinde görüp test ederek maalesef iki ürününden de aldım. PG32UCDP ve PG32UCDM. Ancak genel kullanımım ve tercihim her zaman WOLED oldu.
 
QD-OLED olan PG32UCDM modeli benim için çok aşırı fazla parlaklık, canlılık/doygunluk hissi verdi. W-OLED olan PG32UCDP modeli bana daha doğal ve olması gereken görüntüyü veriyormuş gibi hissettirdi ve bu benim çok hoşuma gitti. QD-OLED kullanırken ufak bir ışık bile telefon kamerası ışığı bile QD-OLED'in siyahını mor yapıyor.

Ben aşırı parlak ve çok doygun renkleri sevmiyorum. Bu bir kişisel tercih aslında. W-OLED'i en temel seçme sebebim kusursuz, sonsuz/gerçek siyahlar.
 
QD-OLED olan PG32UCDM modeli benim için çok aşırı fazla parlaklık, canlılık/doygunluk hissi verdi. W-OLED olan PG32UCDP modeli bana daha doğal ve olması gereken görüntüyü veriyormuş gibi hissettirdi ve bu benim çok hoşuma gitti. QD-OLED kullanırken ufak bir ışık bile telefon kamerası ışığı bile QD-OLED'in siyahını mor yapıyor.

Ben aşırı parlak ve çok doygun renkleri sevmiyorum. Bu bir kişisel tercih aslında. W-OLED'i en temel seçme sebebim kusursuz, sonsuz/gerçek siyahlar.
Teşekkür ederim.
 
Şöyle bir ekleme yapayım;

Eğer odayı karartıp sinematik bir HDR deneyimi ve çok canlı renkler arıyorsanız, QD-OLED donanımsal mimarisi gereği WOLED'i ezer. Çünkü WOLED, yüksek parlaklığa çıkmak için "beyaz alt piksel" basarak renkleri soldurmak zorundayken QD-OLED saf RGB ve Quantum Dot katmanıyla renk hacmini kayıpsız verir.

Ancak iş gündüz aydınlık odada oyun oynamaya, ofis programları kullanmaya, metin okumaya geldiğinde WOLED'in parlaklık seviyesi, polarize filtresi ve metin netliği tercih edilebilir. Tabi işin içine yeni nesil Tandem OLED panelleri de katabiliriz ancak onlarda da donanımsal sınırların getirdiği "Dirty Screen Effect" (kirli ekran) ve özellikle karanlık/gri tonlarda sinir bozucu Banding (renk şeritlenmesi) problemleri mevcut.

Olayın pazarlama kısmını bir kenara bırakıp, bu panellerin arka planında çalışan voltaj ve piksel sürme algoritmalarını kodlayan bir yazılımcı gözüyle bakarsam tablo çok daha farklı: Biz işin arka planında bu donanımsal kusurları, asimetrik çürümeyi ve kalıcı yanıkları kullanıcıdan gizleyebilmek için yazılımla sürekli entegrasyonlar yapıyoruz.

O yüzden ekranım kirlendi mi, statik HUD izi kaldı mı paranoyası yaşamadan yıllarca arkama yaslanıp işimi yapmak ve hardcore oyun oynamak isterim kafasındaysanız, benim kendi tercihim her zaman çok yüksek yerel karartma sayısına sahip Mini-LED Fast IPS bir monitör olur.
 
Son düzenleme: