Bu sefer hiçbir adaya zorunlu olarak vermek zorunda değilim. Bu son seçim diye diye istemediğimiz Kılıçdaroğlu'na zorla oy verdim. Ben bu ülkede bir oyu zorunluluk olarak atmak durumuna düşmemeliyim. Gerçekten acınası bir durum.
 
Toplumun kolektif IQ ortalamasıyla paralel bir hayat yaşamak zorunda kalmak bu dönemin en büyük cezası olsa gerek
Hocam bu arada evet, haklısınız "Çoğunluğun kararı adaletin değil, sadece kalabalığın ölçüsüdür."
Futbol takımı tutarmışçasına parti tutuyor, o yüzden. Ve sorduğunda "işte tutuyorum" diyenler var.
 
Ne yapar ne eder bu seçimi de alır. Gitmeye niyetleri yok, kaybetse bile gitmez. Hatırlarsınız İstanbul'u kaybettiklerinde 2. Kere seçim yaptırmışlardı. Bela oldular maalesef.
 
Kimse bana karşı terör sempatizanlarına müdahale etmeyen polisi savunmaya kalkmasın. Türk polis teşkilatının yerini Kuva-yi İnzibatiye almış vaziyettedir.
 
Hocam bu arada evet, haklısınız "Çoğunluğun kararı adaletin değil, sadece kalabalığın ölçüsüdür."
Futbol takımı tutarmışçasına parti tutuyor, o yüzden. Ve sorduğunda "işte tutuyorum" diyenler var.
İnan, yorucu ve açıklama yapmak bile can sıkıcı. Artık hiçbir şey hissetmiyorum ve bu düşüncede olan insan sayısı gerçekten artacak. Tek benimle kalmayacak, eğer böyle sürerse toplum kendi içinde kendini parçalayacak. Bunu bir kaos olsun diye söylemiyorum. Gerçekten bunu tahmin öngörmeye başlıyorum. Hani bir cismi sürekli sıkıştırırsın ya, pres makinesinde bir yere kadar dayanır, sonra çok fazla ses getirir ve patlar; durum bu yani, gidişatı hiç sağlıklı bulmuyorum. Bunları bu konudan bağımsız söylüyorum. Özgür filan için değil yani, sorunlar çok farklı, kutuplaşma var.