3 saattir yatmaya çalışıyorum ancak olmuyor; kalbim acıyor ve delirmek üzereyim. Çok fazla şey var, hangisini anlatsam bilmiyorum. Sıkmamak için konuyu uzun tutmak istemiyorum.
Belirtilerime bakınca dünya yorgunluğu, tükenmişlik sendromu, melankoli ve ikincil travma var; bunlar bendeki en yüksek belirtiler şu an.
Az önce ağladığım için rahatlamak amacıyla buraya yazıyorum; çünkü sosyalleşebildiğim tek yer burası. Ondan öncesinde bir hayatım vardı en azından. İşi şakaya vuruyorum, profil fotoğrafımdan da belli zaten (1 hafta sonra İsmet İnönü'yü tekrar koyacağım) ama vurmak da istemiyorum, bir şeylerin yanlış olduğunun farkındayım.
Dün marketteydim, kasiyer kolamı aldı, direkt normal koymak yerine köşeye bildiğin yuvarlayarak attı. Orada sinirden "Düzgün koyamıyor musunuz kolayı?" dedim, herkesten de azar yiyince almadan gittim. Ondan sonra hayattan tekrar soğudum, dışarı da çıkmıyorum çünkü.
Tek sabrettiğim şey 2028 seçimleri olmamalı ya. Nisan'da Final Fantasy VII Remake'e başladım, o zamandan beri siyasete bakmıyorum çünkü iyi bir şeyin hiçbir zaman olmayacağını anladım; anca kayyuma baktım, geçtim. Bundan dolayı da yaşanan olayları (Filistin, Doğu Türkistan vs.) Umursamadığımı düşünerek vicdan azabı çektim ama baksam da daha kötü etkileniyorum, paradoksa girdim.
Bu konuyu açmadan önce Mizah ve Eğlence kategorisine "Günün esprisi" başlığı açıp mesaj olarak "Sonra trende demiş bu raya kadarmış, anlayan çıkar mı?
" yazacaktım. Konu oluştur butonuna basacakken "Ben ne yapıyorum?" dedim. İşte ben niye gidip bunu yapıyorum mesela? Bu neden aklıma geldi de 3 aydır devamlı olarak bu espriye gülüyorum? Bunu yazarken yine güldüm, sebebi ne işte?
Gittim belki görürler diye Enis Kirazoğlu, Orhun Kayaalp, Limonify, geçmişte izlediğim düşük aboneli 3 kanal ve Yusuf İpek'e mesaj attım; belki görürler de sohbet ederiz diye. Mesajın başında uzatmak istemiyorum deyip uzattım, bana da bravo. Kronik stresten konu nereye geldi işte.
Belirtilerime bakınca dünya yorgunluğu, tükenmişlik sendromu, melankoli ve ikincil travma var; bunlar bendeki en yüksek belirtiler şu an.
Az önce ağladığım için rahatlamak amacıyla buraya yazıyorum; çünkü sosyalleşebildiğim tek yer burası. Ondan öncesinde bir hayatım vardı en azından. İşi şakaya vuruyorum, profil fotoğrafımdan da belli zaten (1 hafta sonra İsmet İnönü'yü tekrar koyacağım) ama vurmak da istemiyorum, bir şeylerin yanlış olduğunun farkındayım.
Dün marketteydim, kasiyer kolamı aldı, direkt normal koymak yerine köşeye bildiğin yuvarlayarak attı. Orada sinirden "Düzgün koyamıyor musunuz kolayı?" dedim, herkesten de azar yiyince almadan gittim. Ondan sonra hayattan tekrar soğudum, dışarı da çıkmıyorum çünkü.
Tek sabrettiğim şey 2028 seçimleri olmamalı ya. Nisan'da Final Fantasy VII Remake'e başladım, o zamandan beri siyasete bakmıyorum çünkü iyi bir şeyin hiçbir zaman olmayacağını anladım; anca kayyuma baktım, geçtim. Bundan dolayı da yaşanan olayları (Filistin, Doğu Türkistan vs.) Umursamadığımı düşünerek vicdan azabı çektim ama baksam da daha kötü etkileniyorum, paradoksa girdim.
Bu konuyu açmadan önce Mizah ve Eğlence kategorisine "Günün esprisi" başlığı açıp mesaj olarak "Sonra trende demiş bu raya kadarmış, anlayan çıkar mı?
Gittim belki görürler diye Enis Kirazoğlu, Orhun Kayaalp, Limonify, geçmişte izlediğim düşük aboneli 3 kanal ve Yusuf İpek'e mesaj attım; belki görürler de sohbet ederiz diye. Mesajın başında uzatmak istemiyorum deyip uzattım, bana da bravo. Kronik stresten konu nereye geldi işte.
Son düzenleyen: Moderatör: